By 22 Ocak 2012 Devamı →

YÜZ NAKLİ HAYALİ GERÇEK OLDU



Türkiye’nin ilk rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bugün gerçekleştirdiği yüz nakli ile Türk tıp tarihinde bir ilke daha imza attı. Uşak’ta tren çarpması sonucu beyin ölümü gerçekleşen ve ailesi tarafından organları bağışlanan 38 yaşındaki Ahmet Kaya’nın yüzü gece 03.30’da başlayan ameliyat ile 19 yaşındaki mermer işçisi Uğur Acar’a nakledildi. 12.30 itibariyle sona eren operasyonun ardından yüz nakli yapılan Uğur Acar, hastanenin yoğun bakım ünitesinde kendisi için hazırlanan özel bölüme alındı.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Prof.Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde, Uşak’ta tren çarpması sonucu beyin ölümü gerçekleşen ve ailesi tarafından organları bağışlanan 39 yaşındaki Ahmet Kaya’nın kolları ile sağ bacağı Atilla Kavdır’a, yüzü ise Türkiye’de ilk defa yapılacak ameliyatla Uğur Acar’a nakledilmesine ilişkin ameliyat yaklaşık 9 saatte tamamlandı.


Uşak’ta beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya’dan alınan yüz, bacak ve iki kol Antalya’daki alıcılara nakledilmek üzere Akdeniz Üniversitesine getirildi.

Saat 03.15’de ameliyata başlayan ekip, yüz nakli ameliyatı ile aynı anda iki kol ve bacak nakli ameliyatını da gerçekleştirmeye başladı. 24 saat sürecek ameliyatın yüz nakli bölümü ise öğlen saatlerinde tamamlandı.

Akdeniz Üniversitesi yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Uşak’ta beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya’dan alınan yüz, Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Gebece köyünde yaşayan 19 yaşındaki Uğur Acar’a nakledildi.

Ameliyatı başarıyla tamamlayan ekip, Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığında, dünyada ilk kez uygulanan bir hastaya iki kol ve bir bacak nakline devam ediyor.

Kaya’dan alınan iki kol ve sağ bacak, Kepez ilçesine bağlı Varsak Altıayak Mahallesi’nde yaşayan 34 yaşındaki Atilla Kavdır’a naklediliyor.

TÜRKİYE’NİN İLK YÜZ NAKLİ AMELİYATI

Ahmet Kaya’dan alınan yüzün Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Gebece köyünde yaşayan 19 yaşındaki Uğur Acar’a nakledildiği öğrenildi.

Acar’ın 40 günlükken beşiğinde uyuduğu sırada evlerinde çıkan yangında alev alan battaniyenin üzerine düşmesi sonucu yüzünün yüzde 90’ının yandığı belirtildi. Bir mermer atölyesinde çalıştığı öğrenilen Acar’ın uzun süredir yüz nakli ameliyatı için beklediği, bugüne kadar Şişli Etfal Hastanesi ile Çapa Tıp Fakültesinde çeşitli ameliyatlar geçirdiği bildirildi.

Acar’ın rutin kontrol için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne gelerek Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından muayene edildiği, kontrolün ardından otobüs ile Manavgat’a döndüğü öğrenildi. Acar’ın otobüsten indiği sırada Prof. Dr. Özkan’ın kendisini arayarak, yüz nakli için beklenen kadavranın çıktığını ve acilen hastaneye geri dönmesini istediği ortaya çıktı.

 


İşte operasyonun bütün bilinmeyenleri
Kahraman ekibin başındaki Prof. Dr. Ömer Özkan tıp litaratürüne giren ameliyatların ayrıntılarını anlattı

Tarihi ameliyat dünya basınında
Bir dramdan iki hayat parladı!

AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Türk tıp tarihinde bir ilke imza atan ekibin başındaki isim Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Uğur Acar’ın, donör 39 yaşındaki Ahmet Kaya’nın ikizi olmayacağını söyledi. Prof.Dr. Özkan, “Birebir benzemeyecek. Ama Kaya’nın ailesi bir şeyler hissedecektir. Ama benzemesi mümkün değil” dedi. Prof. Dr. Özkan, ilerleyen dönemde Uğur Acar’ın olası estetik taleplerini de karşılayabileceklerini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde cumartesi sabaha karşı saat 03.30’da başlayan ve 11 saat süren ameliyat dizilerinin ardından Türkiye’de ilk defa tam yüz nakli ile dünyada ilk olarak tarihe geçen, aynı hastaya aynı anda çift kol ve sağ bacak nakli yapan ekibin başkanı, Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, o ameliyatın bilinmeyenlerini, yaşadıklarını, en çok neye şaşırdığını anlattı.

EN BÜYÜK ERDEM, KAYA AİLESİNİN

Prof. Dr. Özkan, bu sürecin en büyük erdeminin Uşak’ta tren çarpması sonucu hayatını kaybeden Ahmet Kaya’nın ailesine ait olduğunu söyledi. Henüz daha 40 günlükken üstüne düşen soba nedeniyle yüzünde ağır yanıklar oluşan mermer işçisi Uğur Acar ve 11 yaşında elektrik tellerine konan güvercinleri uçurmak için çıktığı inşaatta tellere uzattığı demir çubuğun neden olduğu elektrik çarpması sonucu iki kolunu ve sağ bacağını kaybeden Atilla Kavdır’a hayatlarında yeni bir başlangıcı sağlayan Kaya ailesinin, dünyada ilk defa yakınlarının yüzle birlikte kolunu, bacağını ve diğer organlarını bağışladığını hatırlatan Prof. Dr. Özkan, “Bu çok önemli. O ailenin erdemi bu” dedi.

AMELİYATI YAPACAĞIMIZ İÇİME DOĞDU

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak çift kol nakli ve kadavradan rahim nakli ameliyatlarının ardından yüz naklini bir hedef olarak önlerine koyduklarını ve tarih vererek bu hedefe ulaşma sürelerini kısaltmak istediklerini belirten Prof. Dr. Özkan, “Ben ‘Yılbaşına kadar bunun yapacağız’ diyordum. Yılbaşını kaçırdık. Şöyle bir hayıflandık. ‘Ocak ayının sonuna kadar yapacağız’ diyorduk, 20’sinde hallettik. Hatta o gün bu işi yapacağımız içime doğdu ve arkadaşlarıma söyledim” diye konuştu.

UÇAK KANATLARINDAKİ BUZLAR

Son dönemde gerçekleştirdiği doku nakilleriyle tıp dünyasında adından sıklıkla bahsedilen Akdeniz Üniversitesi’nin ‘yorgun ama mütevazı hocası’ Prof. Dr. Özkan, Uşak’tan uzuvları almak için gelen Sağlık Bakanlığı’nın uçağına, ilk kez bindiğini söyledi. Bakanlığın uçağını çok beğendiğini aktaran Prof. Dr. Özkan, neredeyse 48 saate yakın bir süre hiç uyumadan çalıştığı süreçte, Uşak Havaalanı’nda uçağın kanatlarında oluşan buzlanmanın alkolle çözülmesine çok şaşırdığını anlattı.

KALBİNİN DURMASI STRESE SOKTU

Uçağın kanatlarında buzlanmanın çözülmesinin kendilerine 15 dakika gibi bir zaman kaybettirdiğini fakat başarılı geçen operasyonların sonunda çok da önemli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ömer Özkan, peşi sıra gerçekleştirilen ameliyatlarda en beklenmedik anın verici Ahmet Kaya’nın uzuvları alınmadan önce kalbinin durması olduğunu söyledi. Hastanın kalbinin durmasının çok da istenen bir durum olmadığını ve bu durumun organlarını bir iki saat içinde alınması zorunlu hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Özkan, “Ama Uşak’tan buraya geç gelebilirdik. Uçak kalkamayabilirdi, geç gelebilirdik. Yine de aldığımızda kalbi atıyor olsa oksijensiz kalma oranı düşük olacak. Daha rahat davranırdık. O biraz strese soktu” diye konuştu.

UŞAK’TAN 5 PAKETLE DÖNDÜLER

Antalya’dan Uşak’a giden ekip 5 paketle döndü. Prof. Dr. Özkan da dahil olmak üzere ekipte bulunan herkes bir paketi kucaklayıp üniversite hastanesinin ikinci katındaki ameliyathaneye koşarken Prof. Dr. Özkan, o an kendisinin hangi organı taşıdığını hatırlamadığını söyledi. Prof. Dr. Ömer Özkan, Uşak’ta kolların tek paket haline getirildiğini, bacak ve yüzün ayrı ayrı paketlendiği ve diğer iki pakette ise çeşitli aletlerin bulunduğunu söyledi.

BACAK HESAPTA YOKTU MANKEN TAKILDI

Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi uzuvlarla beraber Antalya’ya dönerken Uşak’ta 3.5 saate yaklaşan başka bir operasyon başladı. Uşak’a gittikleri anda donörden alınan uzuvlardan bacağın izninin olmadığını belirten ve iznin son anda geldiğini aktaran Prof. Dr. Özkan, donör Kaya’nın vücut parçaları tam olarak defnedildiğini söyledi. Prof. Dr. Özkan, son dakika izni gelen sağ bacağa ise cansız mankenin bacağından ayarlamalar, silikonlar yaparak tamamladıklarını söyledi. Ahmet Kaya’nın yüzü ise yüzde 90’a yakın bir benzerlik taşıyan silikon maske ile kapatıldı.

Prof. Dr. Özkan bu işlemi, “Ameliyata girmeden hastanın yüzünün kalıbı alınıyor. Biz giriyoruz hastanın yüzünü alıyoruz. Biz Uşak’tan ayrıldıktan sonra 3.5 saat daha ameliyat devam etti ve o maske takıldı” diyerek anlattı.

TEK EKSİK AMELİYATHANE MÜZİĞİ

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Antalya’da gerçekleştirilen operasyonlarda ise beklenmedik, hesapta olmayan hiçbir durumla karşılaşmadıklarını söyledi. Her ameliyatın bir organizasyon işi olduğunu ve belli bir şema dahilinde hareket edildiğini aktaran Prof. Dr. Özkan, iki hastanın eş zamanlı ama farklı salonlarda ameliyat edildiğini söyledi.

Türk tıp tarihine adını yazdıran ameliyatların tek eksiği ise fon müziği oldu. Ameliyathanelerde arka planda bir müziğin çalmadığını belirten Prof. Dr. Özkan, “Hep olur, ama yoktu. Biraz konsantre olmanız gerekiyor. Aklımıza bile gelmedi” dedi.

BURUN KEMİĞİ VE DİŞLERE MÜDAHALE

Türkiye’de ilk yüz nakli ameliyatının yaparken “Acaba becerebilecek miyiz?” duygusuna hiç kapılmadığını, en ufak bir tereddüt yaşamadıklarını anlatan Prof. Dr. Özkan, “Biz verici çıktığı andan itibaren bunun yapacağımıza inandık. Tereddüt yoktu” dedi.

Nakil sırasında burun kemiği ve ön dişlerle ilgili müdahalede bulunduklarını belirten, yüzdeki diğer kemik ve kas yapısına müdahale etmediklerini kaydeden Prof. Dr. Özkan, hastanın yüzü açık bir şekilde iyileşme sürecini takip edeceklerini söyledi.

FİLMLERDEKİ GİBİ DEĞİL

Prof. Dr. Ömer Özkan gerçekleştirdikleri operasyonunun Türkiye’de yüz naklinin meşhur olmasını sağlayan John Trovolta ve Nicolas Cage’in başrollerini oynadığı ve FBI ajanı Sean Archer ve azılı suçlu Castor Troy’un ileri tıbbi tekniklerle yüzlerinin değiştirilmesi ve yaşananları konu alan 1997 yapımı Face Off (Yüz Yüze) filmine hiç benzemediğini söyledi. Yani 19 yaşında yüz nakli olan Uğur Acar, bir ayna önünde yüzündeki bandajların doktorlar tarafından açılmasını beklemeyecek, gencin hikayesinde böyle bir an olmayacak. Prof. Dr. Özkan, şöyle konuştu:

“Korktuğumuz şey, problem olursa kontrol etmek lazım. Bu nedenle yüzü açık, sarılmadı. Biz doku nakli yaptığımız hiçbir hastayı sarmayız. Bu da onlardan biri. Diğerlerinden farkı yok aslında ama daha önemli. Diğerlerinden farklı olarak kontrol edebilmemiz için açık olması gerekiyor. Filmlerdeki gibi asla değil. Unutulmaması gereken nokta bu bir tam yüz nakli. Tüm yüz değişti. Sadece göz kapakları duruyor. Burun, dudaklar dahil her şey değişti.”

BEN BİLE BU KADARINI BEKLEMİYORDUM

Uğur Acar’ın yüzünün ameliyattan sonra güzel olduğunu, iyi olacağını beklediğini ama bu kadar iyi olacağını kendisinin de beklemediğini kaydeden Prof. Dr. Ömer Özkan, Uğur Acar’ın Ahmet Kaya’nın ikizi olmayacağını söyledi ve “Birebir benzemeyecek. Ama Kaya’nın ailesi bir şeyler hissedecektir. Ama benzemeyecek. Benzemesi mümkün değil” dedi. Prof. Dr. Ömer Özkan, Acar’ın diğer nakillerde olduğu gibi belli ilaçları kullanmak durumunda olduğunu da belirterek, ilerleyen dönemde olası estetik taleplerine de olumlu yanıt verebileceklerini kaydetti. “Dudağımda değişiklik istiyorum derse bu yapılabilir mi?” sorusuna Prof. Dr. Özkan “Her şey yapılabilir” dile karşılık verdi.

İSTEDİĞİ AN AYNAYA BAKABİLİR

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mucize yaratan ekibinin bir üyesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı DR. Murat Yılmaz ise yüz nakli olan Uğur Acar’ın dün 12.30 gibi alındığı yoğun bakımda uyandığını, kendisine ameliyatın başarılı geçtiğini uyutmaya devam edeceğini söylediklerini aktardı.

Uğur Acar’ın uyumlu bir şekilde kafasıyla onayladığını belirten Murat Yılmaz, “Ne kadar uyuyacak? Bir süresi yok. Çok fazla uyumasına gerek olacak bir hasta değil” derken Acar’ın uyandıktan sonra istediği zaman aynaya bakabileceğini söyledi. Murat Yılmaz, “Her an aynaya bakabilir, bakmaması için hiçbir sebep yok. Güzel bir yüzü var” dedi.


Korkulan oldu!

Nakil bacakta uyum sorunu çıktı! Atilla Kavdır ikinci kez ameliyata alınarak nakil yapılan bacağı alındı…

AKDENİZ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde dünyada ilk kez aynı anda iki kol ve sağ bacak nakli yapılan 34 yaşındaki Atilla Kavdır, bu sabaha karşı saat 06.00 sıralarında yeniden ameliyata alındı. Prof.Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip, kılcal damarlarda; uyum sorunu yaşayan ve morarma görülen bacağı aldı.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde dün dünyada bir ilk olarak aynı anda çift kol ve bacak nakli yapılan Atilla Kavdır’ın nakil yapılan sağ bacağında ekimozlar (kılcal damar kanamaları), kararma va aşırı morluklar oluşması nedeniyle sabaha karşı 06.00 sıralarında yeniden ameliyata alındı. Ameliyatı Akdeniz Üniversitesi ;Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan yönetirken, Atili Kavdır’ın yakınları kan bulmak için seferber oldu. Hastaneye 30 ünite kan getirildi, doktorlar 6 saat süren ameliyat sonunda nakil yapılan bacağı aldı.

BİR DOLAŞIM PROBLEMİ YAŞANDI

Ameliyat sonrasında açıklama yapan Prof.Dr. Ömer Özkan, yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Uğur Acar ile iki kol ve bacak nakli yapılan Atilla Avdar’ın birinci günün sonunda sağlık durumlarının gayet iyi durumda olduğunu söyledi. Aynı anda çift kol ve bacak nakli olan Kavdır’ın nakil bacağını almak zorunda kaldıklarını aktaran Prof.Dr. Ömer Özkan, şunlcarı söyledi:

“Hastanın sağlığı açısından bize geldiğinden fazlasını vermeyi taahhüt ediyoruz. Ama bir dokuyu tutturalım derken hayati riske atmamak lazım. Onun için bu dönem önemli, onu feda ettik. Bir dolaşım problemi yaşandı. Bu dokuyla veya damarlarla ilgili olabilir. Hastaya daha fazla yük vermemek içi bacağını ampute etmek zorunda kaldık. Diğer sistemleri açısından bir sorunu yok.”

Bacak naklinin kol nakli gerçekleştirildiği için yapıldığını, protez gibi araçlarla bu yoksunluğun telafi edilebileceğini kaydeden Prof.Dr. Ömer Özkan, hastanın ailesinin de zorlamamayı önerdiğini söyledi.

İKİ HASTA DA YARIN UYANDIRILACAK

Cerrahi problemleri genellikle ilk 10 gün içinde gördüklerini aktaran Prof.Dr. Özkan, iki hastanın da şu an uyutulduğunu belirterek, “Uyuması bizi biraz rahatlatıyor. İnşallah yarın her iki hastamızı da uyandırmayı planlıyoruz” dedi. 10 gün boyunca her iki hasta için çok önemli riskler olduğunu, bunlara hazırlıklı olunması gerektiğini kaydeden Prof.Dr. Ömer Özkan, kol nakli olan Atilla Kavdır’da olası riskler karşısında geri döndürmek kolayken aynı sözleri yüz nakli olan Acar için söyleyemeyeceğini kaydetti.

Yüz nakli olan Uğur Acar’ın şu ana kadar en ufak problemi olmadığını kaydeden Prof.Dr. Özkan, “Enfeksiyon problemi çok fazla olabilir. Bir de doku olduğundan alternatifin çok fazla yok. Yüz naklinde eskiye döndürmek hemen hemen imkansız” dedi. Prof.Dr. Özkan, böylesi bir durum karşısında ya vücudun farkı yerlerinden doku nakli ya da acil bir yeni verici bulunması gerektiğini dile getirdi.

Hastalarının yoğun bakımda tutuduğunu ve ailelerine gösterilmediğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Aslında görebilirler, ama biz çok yoğun çalışıyoruz. Çalışmayı engellememesi açısından böyle bir tercih yaptık” dedi.


Türkiye’nin ilk yüz nakli yapılan hastası Uğur Acar ilk sözlerini bu sabah saatlerinde söyledi. Acar, doktorlara ‘Hoşgeldiniz’ dedi. 25.01.2012

AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk yüz nakli ile çift kol nakli ameliyatlarının 5’inci gününde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Geçici ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakil Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Koçak, ortak basın toplantısı düzenledi.

Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özkan, Türkiye’nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar’ın dünden beri serviste takip edildiğini söyledi. Bugün sabah saatlerinde gerçekleştirdikleri kontrolde Uğur Acar’a “Hoşgeldin yeni hayatına” demek isterken onun kendilerinden önce davrandığını aktaran Yrd. Doç. Dr. Özkan, “Bize ’Hoşgeldiniz’ dedi. Birazcık boğuktu, ama bizim için çok yeterliydi. Acıktığını, susadığını ifade etti. Bu beklediğimizden çok çok iyi” dedi.

2 GÜN SONRA KONUŞMASI BEKLENİYORDU

Dün yoğun bakımdan çıkarılarak servise alınan Uğur Acar’ı Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü İsrafil Kurtcephe ziyaret etti. Hastasının sağlık durumu ile ilgili dün açıklama yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, “Gözlerini açtı. Konuşması şu anda mümkün değil. Bir iki gün sonra o imkânı vereceğiz.” diyerek Acar’ın konuşmasını henüz beklemediklerini ifade etmişti.

SAKALLARI ÇIKACAK

Türkiye’nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar’ın fotoğraflarda belli olmayacak şekilde sakallarının çıkmaya başladığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Özkan, “Sakalları çıkacak elbette. Bir iki gün içinde görürüz. Uğur çok motive zaten. Dün bir ara televizyon izletmeyi tartıştık. Yüzünü televizyonda görsün istemediğimiz için izletmedik. Kendisi ’Benim için hiç sorun değil’ şeklinde el kol hareketleriyle yanıt verdi. Bu bizi mutlu etti” diye konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Özkan, donör Ahmet Kaya’nın yakınlarının Uğur Acar’ı görme yönündeki taleplerinin ise ilerleyen dönemde karşılanabileceğini belirterek, “Ödem azalmakla birlikte devam etmekte. Yüz biraz daha kendisini bulsun, göstereceğiz” dedi.

KAVDIR’IN DA DURUMU DAHA İYİ

Gerek Uğur Acar gerekse çift kol nakli olan Atilla Kavdır için herşeyin çok yolunda olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Özkan, “Atilla Kavdır yoğun bakımda. Bir süre daha yoğun bakımda takip etmek yönünde karar aldık. Düne göre çok çok iyi. Yalnız yoğun bakım hocamız, yoğun bakımda devam etmesi konusunda ısrarlı. 1- 2 gün daha yoğun bakımda devam edecek. ’Uğur çıktı Atilla Bey kaldı’ diye ailenin bir endişesi var, ama endişeye gerek yok” diye konuştu.

GENELKURMAY BAŞKANI ARADI

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in, ekibin başkanı eşi Prof. Dr. Ömer Özkan’ı aradığını aktaran Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, “Kendisi çok gururlandığını ifade etti ve gazilerimiz için de ümit kapısı olduğunu belirtti” dedi. Yrd. Doç. Dr. Özkan, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ile ortak çalışma yapılması yönündeki soruya ise “Niye olmasın” karşılığını verdi.

ŞAKA BİLE YAPTI

Prof. Dr. Ömer Geçici ise yüz nakli olan Uğur Acar’ı dün ve bugün gördüğünü belirterek, “Düne göre çok önemli farklar var. Dün konuşamıyordu, bugün çok güzel kendini ifade edebiliyor. Şaka bile yaptı. Haline hatırını sorduk. Bunlara çok güzel ve net cevaplar verdi” diye konuştu. Uğur Acar’ı çok iyi gördüğünü belirten Prof. Dr. Geçici, “Uğur yüzünü şu zaman görecek diye bir şey söylemek çok zor. Uğur ve tedavi ekibiyle ortak karar vereceğiz. Süreç hızlı da olabilir, zaman da alabilir. Ama Uğur’un genel yapısı, hayatı sevmesi açısından sürecin çok hızlı işleyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

DOKU VE ORGAN REDDİ SÖZ KONUSU DEĞİL

Doç. Dr. Hüseyin Koçak da her iki hasta için en büyük riskin doku ve organ reddi olduğunu belirterek, “Her iki hasta için ret söz konusu değil. Şu an için ikisi de sağlıklı” dedi.

Dün servise alınan Uğur Acar, AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nin B Blok 5’inci katında, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi’ye ait serviste tuttuluyor. Acar, iki kişilik odada tek başına kalıyor.


Çift kol ve rahim nakillerinin ardından, gerçekleştirdikleri yüz nakliyle yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın konuştuğu ekibin başındaki Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, sürecin tamamlanmasının ardından ’ütopik’ bir nakil planladığını açıkladı. Özkan’ın ayrıca ameliyatlardan hiçbir ücret almadığı ortaya çıktı.

’Ütopik’ olarak nitelendirdiği yeni çalışmasıyla ilgli şu an için bilgi veremeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Özkan, “5 sene önce rahim nakli de bize ütopik geliyordu. Şu an aklımda olsa bile, o çalışmayı yapmayacağım. Rahim nakli yapılan kadının bebeğini kucağına alması, yüz nakli yapılan hastanın da tamamen iyileşmesinden, tahminen 1- 1.5 yıl sonra yeni çalışmayı ele alacağım” dedi.

Ankara’nın Haymana İlçesi’nde oturan manifaturacı baba ve ev kadını annenin 6 çocuğundan biri olan Prof. Dr. Ömer Özkan, bugünlerde yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın gündeminden düşmüyor. Aynı anda bir hastasına tam yüz nakli, bir başka hastasına da çift kol ve bacak nakli yaparak tıp literatürüne giren Prof. Dr. Ömer Özkan, operasyonların üzerinden 5 gün geçmesine rağmen henüz dinlenmeye fırsat bulamadı.

Geç saatlerde geldiği evinde önce kızı 11 aylık Zeynep Lara ile ilgilenen, oyunlar oynayan, uyuduktan sonra da gecenin bir vakti, “Hastalarıma bir bakıp, geleyim” diyerek ayrılan ve gecesi gündüzüne karışan Prof. Dr. Ömer Özkan, aynı hastanede birlikte görev yaptığı eşi Plastik Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan ile birlikte muhabirinin sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. Özkan, liseyi Ankara Bahçelievler’deki Cumhuriyet Lisesi’nde okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gördüğünü, plastik cerrahi alanındaki uzmanlık eğitimini de Hacettepe’de aldığını anlattı. Ömer Özkan, dünyada mikro cerrahi konusunda en ileri iki ülke olan Japonya ve Tayvan’da 6’şar ay kaldığını, Avrupa Plastik Cerrahi Derneği’nin verdiği bursla da Almanya’nın Münih kentinde 3 ay çalışma yaptığını kaydetti. Prof. Dr. Özkan, “Ancak beni asıl yetiştiren Hacettepe’dir” vurgusunu yaptı.

TÜM UZUVLAR NAKLEDİLEBİLİR

Son yıllardaki organ nakilleriyle özel yaşamına, hobilerine zaman ayıramamasından, çok sevdiği futbolu oynamaya ve sinemaya gitmeye pek fırsat bulamamasından yakınan Prof. Dr. Özkan, ailece tatil de yapamadıklarını söyledi. Prof. Dr. Özkan, en son arkadaşlarıyla birlikte, taraftarı olduğu Galatasaray’ın Türk Telekom Arena’da Fenerbahçe’yi 3-1 yendiği maça gittiğini söyledi.

Prof. Dr. Özkan, 5 Ocak’ta da çift kol ve rahim nakillerini anlatmak üzere davet aldığı Japonya’ya gittiğini ve Japon meslektaşlarına deneyimlerini aktardığını kaydetti.

’AKLIMDA YENİ BİR İLK VAR’

Dünyada ilk kez kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiği, şimdi de Türkiye’de ilk yüz naklini, bu ameliyatla aynı anda çift kol ve bacak nakliyle de yeni bir ilki gerçekleştirdiğinin hatırlatılması ve “Aklınızda başka bir ilk var mı?” sorusu üzerine Prof. Dr. Özkan, “Var. Bir şeyler planlıyoruz ama şimdi o konuya girmeyelim. Önce yüz naklini sonuçlandırmamız lazım” yanıtını verdi.

“Tüm uzuvlar nakledilebilir mi?” sorusuna “Evet” yanıtı veren Prof. Dr. Özkan, “Beyin de mi?” sorusuna da “Tüm uzuvlar” karşılığını verdi. Prof. Dr. Özkan, hangi uzvu nakletmeyi planladığına ilişkin soruya ise ısrarla “Hayır, söyleyemem” karşılığını verdi.

Prof. Dr. Özkan, rahim naklinin 1- 1.5 yıl, yüz naklinin de en az 1 yıl daha vaktini alacağına işaret ederek, “Bunların bir tanesinin takibi bile çok yorucudur. Uzun süre şehirden ayrılamıyorsunuz, tatil yapamıyorsunuz. Çok büyük bir yük altındayız. Onları tamamlamamız lazım. Yüz ve rahim ameliyatları yüzünden Antalya’dan uzun süre ayrılamayacağım” dedi.

ÜTOPİK BİR NAKİL PLANLANIYOR

Rahim ve yüz naklinin takibi sürerken yeni bir yük almanın gereği olmadığını vurgulayan Prof.Dr. Ömer Özkan, yapmayı planladığı uzuv nakliyle ilgili toplumda yoğun bir beklenti olup olmadığına ilişkin soruya da “Var da siz yok olduğunu düşünün. Aslında bu konuyu konuşmak istemiyorum. Ama bunu planlıyoruz. Şimdi biraz ütopik geliyor olabilir. Ancak 5 sene önce de rahim nakli bize ütopik geliyordu. ’Yapabilir miyiz?’ diye tartışıyorduk” diye konuştu.

“Ütopik” olarak nitelendirdiği, ancak sır vermediği yeni çalışmasının ancak rahim nakli yapılan kadının bebeğini kucağına alması, yüz nakli yapılan hastanın da tamamen iyileşmesinden sonra, tahminen 1- 1.5 yıl sonra ele alınabileceğini anlatan Prof. Dr. Özkan, yeni çalışmanın bu süreden sonra yapılacağını, şu an aklında olsa bile o çalışmayı yapmayacağını kaydetti. Prof. Dr. Özkan, bu nedenle, çift kol nakli yaptıktan yaklaşık 1 yıl sonra rahim nakli fikrine ısındığını ve adapte olduğunu anlattı. Prof. Dr. Özkan, yüz naklinin de çok önce planlamasına rağmen, rahim naklinin üzerinden 5- 6 ay geçmeden gündeme getirmediklerine değindi.

Prof. Dr. Özkan, “Belli bir süre geçtikten sonra, yüz nakli fikrini ısıttık, ’Artık yapalım, zamanı geldi’ diye düşündük. Rahim nakli operasyonu bizi çok yoruyor. Cihan Topla’a yaptığımız ilk çift kol naklinin yorgunluğu kalmadı, artık o iş bitti” dedi.

Prof. Dr. Ömer Özkan, ilk yüz naklinin yapıldığı Fransa’da 2005 yılından önce, daha hayvanlar üzerinde çalışılırken, yüz nakli yapmanın aklına geldiğini, ancak o dönem bu fikrini olgunlaştıramadığını, yapamadığını belirtti.

İKİ KEZ ARAYAN CUMHURBAŞKANIYLA GÖRÜŞEMEDİ

Prof. Dr. Özkan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bazı milletvekillerinin, Anayasa Mahkemesi üyelerinin ve meslektaşlarının kendisini arayarak tebrik ettiklerini, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Başdanışmanı aracılığıyla iki kez telefonla aramasına rağmen, kendisine ulaşılamadığını, hastanın başında olduğu için telefonunu sekreterine bıraktığını, bu yüzden de Cumhurbaşkanı ile görüşemediğini söyledi.

İŞBİRLİĞİ TEKLİFLERİ

Prof. Dr. Ömer Özkan, tıp çevrelerinden olumsuz tepki alıp almadığı, meslektaşları arasında kıskançlık yapan olup olmadığı sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“En ufak olumsuz bir tepki görmedim. İyi tepkiler var. Japonya’dan Amerika’ya kadar tebrik edenler var. İşbirliği teklif edenler bile var. Ülke içinden de tebrikler yağıyor. Biz de bundan memnunuz. İşbirliği teklifleri bizim bu konuda çok üstün olduğumuz anlamına gelmiyor. Ama önemli bir işi başarıyorsunuz. Bu işi yapmış olan Amerika’da da insanlar var, ortak bir çalışma grubuna dahil etmek istiyorlar bizi. Tecrübeleri paylaşmak istiyorlar. Tabii, bizde iki tane, varsayalım Yunanistan’da bir tane, Bulgaristan’da bir tane yapıldıysa, bu üç merkezin birer tecrübesi yerine, birleşip, 5 vakanın tecrübesini paylaşması çok farklı olur. Bu tür operasyonların sayısının çok az olması nedeniyle, tecrübe birikimi ve paylaşımı yapmak istiyorlar. Özellikle Japonya’dan bu konuyla ilgili tebrik ve teklifler var. Avrupa’dan, Amerika’dan çok sayıda tebrik mesajı aldık.”

İşbirliği tekliflerine çok sıcak baktığını anlatan Prof. Dr. Özkan, “Bu operasyonlarda başarısız olsak bile tecrübemizi aktarmış olacağız. Bizim olumsuz tecrübelerimiz bile gelecekte insanlara ışık açacak bir şey. Böyle bir şey olmasını asla ummuyoruz tabii ki. Olumlu tecrübe olsun, onları paylaşalım isteriz. Ama bundan önceki her basamak, gelecek için bir tecrübe olacak” dedi.

YÜZ NAKLİ, RAHİM NAKLİNDEN PAHALI

Kol naklinin maliyetinin aşağı yukarı çıkarıldığını ve maliyetin 150-200 bin lira civarında göründüğünü, rahim naklinin biraz daha pahalı, yüz naklinin de rahim naklinden daha pahalı olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, ameliyatların maliyetlerinin henüz çıkarılmadığından söz etti.

“Bu ameliyatlar para için yapılacak ameliyatlar değil” diyen Prof. Dr. Özkan, ameliyatların masraflarının devlet tarafından ödeneceğini, bu konunun mevzuata konulduğunu, ancak henüz ameliyatlarla ilgili bir fiyatlandırma yapılamadığına dikkati çekti. Prof. Dr. Özkan, “Çünkü bu ameliyatların örneği yok. Ne gibi masraflar çıkacak, sonunda kaça malolacak henüz bilinmiyor? Ama sonunda bir fiyatlandırma çıkacak ve ilgili birimler bunun değerlendirmesini yapacak. Ancak her halükarda bu maliyetin hastanın cebinden çıkmayacağı kesin” diye konuştu.

“AMELİYATLARDAN PARA ALMADIM”

Prof. Dr. Özkan, ne rahim naklinden, ne kol naklinden, ne de yüz naklinden para kazanmadığını, bu ameliyatları prestij için yaptığını belirterek, şöyle dedi:

“Bu bir prestij ameliyatı, bu bir sembol ameliyat. Bu artık plastik cerrahide tavan ameliyattır. Bu ülkede, bu kurumda ülkenin plastik cerrahları tarafından bu ameliyatlar yapılıyorsa, burada artık yapılamayacak ameliyat yoktur. Bu ülkenin geldiği düzeyi gösteren ameliyatlardır. Yurt dışında sözü geçtiği zaman, ’Türkiye’de yüz nakli bile yapılıyor’ denecek olması önemlidir. Bunlar herhangi bir maddi beklentiyle yapılacak ameliyatlar değil. Zaten bunun maddi olarak karşılığının olması söz konusu değil. Bunun karşılığında ’Ben bu kadar kazanıyorum’ demeniz de mümkün değil. Para almamız da doğal değil. Bunlar tamamen kendi kişisel isteğimizle yapılan, içten gelen arzularla yapılan ameliyatlar.”

KADAVRA ÜZERİNDE ÇALIŞARAK HAZIRLANDIM

Prof. Dr. Özkan, kadavradan rahim naklinin dünyada örneği olmadığını, kol nakliyle ilgili olarak önceden, kopan kolların yerine dikilmesi operasyonlarında tecrübe edindiğini, yüz naklinde ise dünyada tecrübenin çok az olduğunu vurguladı. Dünyada, tam yüz nakli, kısmi yüz nakli, ’tama yakın yüz nakli’ denilen bir kavram olduğunu, bu nakillerin her birinden üçer- beşer kez yapıldığını belirten Prof. Dr. Özkan, daha önce yapılan nakil sayısının az olması nedeniyle nakillere hep kadavra üzerinde çalışarak hazırlandığını kaydetti.

Yaptığı yüz nakliyle ilgili tıp çevrelerinden olumsuz eleştiriler ya da kıskançlıkla yaklaşanlar olup olmadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Prof. Dr. Özkan, tanınmış plastik cerrahların ve hocaların birçoğunun övgülerini aldığını, olumsuz yaklaşan kimse olmadığını vurguladı.

Dünyada yüz nakli yapılan hasta sayısının 15’ten fazla olduğu, bu konuda bazı tartışmalar yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Özkan, bunlardan bir kısmının tam, bir kısmının kısmi yüz nakli olduğunu, tam yüz nakli sayısının 7-8 civarında olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özkan, yüz naklinin en çok yapıldığı ülkenin 7-8 nakille Fransa olduğunu, onu 4 nakille ABD’nin izlediğini, Çin, İspanya ve Belçika’da da 1’er yüz nakli yapıldığını, Belçika’daki yüz naklinin de Antalya’dakinden 10 gün kadar önce yapıldığını açıkladı.

RAHİM NAKLİNİN MEVZUATI HAZIRLANIYOR

Kol naklini özel izinle ve kendi çabalarıyla yaptıklarını hatırlatan Prof. Dr. Özkan, bu operasyonları yapabilmek için bir mevzuata ihtiyaç duyulduğunu, ama yeni yapılması planlanan bir ameliyatın mevzuatının olmasının da beklenemeyeceğini anlattı. Rahim naklinin mevzuata giremediğini, çünkü dünyada bile örneği bulunmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Özkan, şu bilgileri verdi:

“Bize ’Eğer rahim nakli yapmak istiyorsanız ve bizi buna yapabileceğinize inandırırsanız, ikna olursak özel izin veririz’ dediler. Hakikaten çok çaba gösterdik ve Sağlık Bakanlığı’nı ikna ettik, onlar da iyi bir çalışma yaptı ve rahim naklinde yine özel izin verdiler. Ama devamlı özel izin olmaz. Mevzuat gerekiyor. Eğer rahim naklinde başarılı olursak, o da mevzuata dahil edilecek. Bu da ancak, rahim naklettiğimiz hastanın çocuk sahibi olmasıyla anlaşılacak. Rahmin adapte olması için 6 aylık bir süre öngörmüştük ama acele etmenin anlamı yok. Verdiğimiz ilaç dozlarını iyice düşürmek istiyoruz. Biz 1 yıl planlıyoruz, çok da geciktirmeden, önceden hazırladığımız embriyoları rahime transfer edeceğiz. Bundan sonraki aşama tüp bebek uzmanlarının başarısı olacak.”

DÜNYAYA ÖRNEK BİR MEVZUAT

Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’nin organ naklinde dünyaya örnek olabilecek bir mevzuata sahip olduğunu, mevzuatın yasalaştığını belirterek, yasanın her şeyi içerdiğini, artık özel izne gerek kalmadığını, Akdeniz Üniversitesi ile birlikte 4 merkezde operasyon yapılmasına izin verildiğini hatırlattı.

Prof. Dr. Özkan, 1 yıldan beri Türkiye’nin hemen her yerinde toplantılar, seminerler yaparak, organ nakli koordinatörlerini bilgilendirdiklerine de işaret ederek, bunun meyvesini Uşak’ta, Ahmet Kaya’nın ölümünde gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Özkan, Uşak’taki organ nakli koordinatörünün Kaya’nın organlarının bağışlanmasını, bu toplantılardan elde ettiği bilgi sayesinde organize ettiğini anlattı.

YÜZLERCE MESAJ GELDİ

Prof. Dr. Özkan, özellikle yüz nakli ameliyatının kamuoyunda çok ilgi uyandırdığını, e-mailine yüzlerce mesaj geldiğini, ama yoğunluğundan dolayı bu mesajları okuyamadığını kaydetti. Türkiye’de özellikle kol nakli bekleyen binlerce hasta olduğuna işaret eden Prof. Dr. Özkan, trafik kazaları, elektrik çarpması ve terörle mücadelede kolunu kaybeden binlerce hastanın yanı sıra, rahim nakli bekleyen de binlerce hasta bulunduğunu, bu hastaların diğer merkezlerde de nakillere başlanmasını beklediklerini, ancak bunun için yeterince bağış olması gerektiğine dikkati çekti. “Biz bir ilki başlattık. Taşı elimizin altına koyduk” diyen Prof. Dr. Özkan, izin verilen diğer merkezlerin de çalışmalara başlayacağını kaydetti.

ORGAN BAĞIŞI KARTI YETERLİ DEĞİL

Rahim ve yüz naklini eşi Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan’ın da içerisinde olduğu bir ekiple gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan, eşiyle birlikte organlarını bağışladıklarını hatırlatarak, herkesi organ bağışına çağırdı. Prof. Dr. Özkan, bağış yapıldıktan sonra düzenlenen kartın aslında önemi olmadığını, organlarını bağışlayanların yakınlarının, buna izin vermemesi halinde bağışçının yanındaki kartın hükümsüz olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Özkan, bu nedenle, organlarını bağışlayanların resmi işlemlerin yanı sıra, ailesine, akrabalarına organlarını bağışladığını söylemelerini, öldüğünde organlarının alınması konusunda sorun çıkarmamalarını söylemelerinin önemli olduğunun altını çizdi.


Yeni yüzünü ilk kez televizyonda gördü

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, 37 yaşındaki Ahmet Kaya’nın yüzünün nakledildiği Uğur Acar’ın 19 yaşına göre farklı bir cilt yapısı olacağını söyledi.

AKDENİZ Üniversitesi’nde (AÜ) Türkiye’nin ilk yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Uğur Acar, yüzünü ilk kez ameliyat sonrası 6’ncı günde televizyonda haberleri izlerken gördü. Hastanın kendisiyle ilgili haberleri izlediğini belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Aslında bir miktar gözden kaçmış. Bir iki tane izlemiş, onun tepkisini ölçmeye çalıştım. Sorun yok” dedi.

AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Türkiye’nin ilk yüz ve aynı donörden alınan çift kol nakil ameliyatlarının sonrası kritik 10 günün yarısı tamamlandı. Ameliyat sonrası 6’ncı günde düzenlediği basın toplantısında yaklaşık 11 saat süren ameliyatları gerçekleştiren ekibin başkanı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, “Yüz naklinde çok büyük bir basamağı geçmiş durumdayız” dedi.

Uğur Acar’ın kendisiyle açık ve net şekilde anlaşılabildiğini kaydeden Prof. Dr. Özkan, Uğur Acar’ın kendisi hakkındaki televizyondaki haberleri takip ettiğini söyledi. Prof. Dr. Özkan, Acar’ın yüzünü henüz yakından görmediğini belirtirken, “Yüzünü görmek istiyor mu?” sorusuna, “Aslında bir miktar gözden kaçmış. Ama istiyor. Çok soğukkanlılıkla izliyor. Bir iki tane izlemiş, onun tepkisini ölçmeye çalıştım. Sorun yok. ’Bize bir iki gün müsaade et’ dedik. O da olgunlukla karşılıyor. 2- 3 gün sonra rahatlıkla serbest bırakacağız artık” diye konuştu.

20-25 YAŞLARINDA GÖSTERİR

Prof. Dr. Özkan, hastanın yüzüne dokunmasına izin vermediklerini, zaten dokunsa da hissedemeyeceğini belirterek, hissizliğin 3 aydan önce tamamlanmayacağını aktardı. Prof. Dr. Ömer Özkan, Uğur Acar’ın ameliyat sonrası kaç yaşında görüneceğine ilişkin bir soruya ise “Yaş en fazla 20- 25 olur. Zaten küçük görünüyordu. Olgun bir görünümü olur. 1 yılın sonunda bunu anlayacağız. Gerekirse buna müdahale ederiz” dedi.

AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki bir diğer hasta çift kol nakli olan Atilla Kavdır’ın halen yoğun bakımda tutulduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Düne göre daha iyi olmakla birlikte yoğun bakımda. Önemli olan bir önceki günden daha iyi durumda olmak. İlaçlarla ilgili problemleri, enfeksiyon riskleri olmasın diye atlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

YENİ YÜZÜ 37 YAŞINDA OLACAK

Dünyanın ilk rahim nakli ile Türkiye’nin ilk yüz naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, Uğur Acar’ın sağlık durumunu değerlendirdi.

Uşak’ta ailesi tarafından organları bağışlanan 37 yaşındaki Ahmet Kaya’nın yüzünün nakledildiği Uğur Acar’daki ödemin inmeye başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, hastanın çay, çorba, süt ve meyve suyu içtiğini, yakında katı gıdalarla beslenmeye başlayabileceğini söyledi.

Uğur Acar’ın odasında televizyon izlediğini belirten Özkan, hastalarından kendisini görebileceği haber programlarından uzak durmasını istediklerini ifade etti. Özkan, “(Herşey yolunda, çok iyiyim) diyor. Ayağa bile kalkabilir ama biz izin vermiyoruz” dedi.

İLK ALTI AY MİMİĞİ, SICAK-SOĞUK ALGISI VE KAŞINTISI OLMAYACAK

Uğur’un ‘boğuk ama yanına yaklaşıldığında anlaşılacak’ şekilde konuştuğunu söyleyen Özkan, genç adamın bundan sonraki 6 ay da bu şekilde konuşacağını belirtti. Uğur Acar’ın ilk 6 ay hiçbir mimiği, soğuk-sıcak algısı ve kaşıntısı olmayacağını bildiren Özkan, 1 yıl sonra mimiklerin belirgin hale geleceğini söyledi.

Uğur Acar’ın vücudunun 10 günden sonra yeni yüzü reddetmeye çalışacağını ifade eden Özkan, ilaçlarla bunu baskılamaya çalıştıklarını vurguladı. Özellikle ilk yılın çok önemli olduğuna işaret eden Özkan, “Bu tehdit bir yıl boyunca devam edecek. Uğur’u bir yıl yakından takip edeceğiz. Çünkü bir yıl riskli. Dünyada reddedilmeyen yüz yok. Ama ilaçlarla bu durumla başa çıkılmış” dedi.

‘UĞUR ÇOK SOĞUKKANLI’

Uğur Acar’ın çok mantıklı bir insan olduğunu, nakil öncesi ve sonrasında çok soğukkanlı davrandığını belirten Özkan, kendisinin bile ameliyattan önce çok daha heyecan duyduğunu söyledi. Özkan, “40 günlükten itibaren yüzünün olmamasının verdiği rahatsızlıktan dolayı sanırım ameliyata çok hazırmış. Hala da çok rahat. O kadar rahat ki sanki başkası ameliyat olmuş gibi” diye konuştu.

Uğur’a ‘çok iyi görünüyorsun’ dediğini anlatan Özkan, onun da ‘sen daha iyi görünüyorsun’ diye espri yaptığını kaydetti.

YÜZÜ DAHA YAŞLI OLACAK

donörün yaşının 37 olmasının Uğur’un yüzünde nasıl bir fark yaratacağıyla ilgili sorusu üzerine Özkan, “Elbette 19 yaşına göre farklı bir cilt olacak. Biraz daha yaşlı olacak ama onu hep beraber göreceğiz zaten” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Özkan, beklemedikleri kadar yaşlı olması durumunda, Uğur’a estetik operasyon uygulanabileceğini, ancak böyle bir duruma şimdilik ihtimal vermediklerini söyledi.

Dünya literatüründe yüz nakli için alıcı ve verici arasında istenen aralığın 15 yaş olduğuna dikkati çeken Özkan, Uğur’a bu kritere uygun nakil yapıldığını kaydetti.

Özkan, “Uğur’un yüzü kendisinden erken mi yaşlanacak” sorusunu ise, “19 yaşındaki gibi elbette ki olmayacak. Biraz daha önde gidecek gibi duruyor ama bunu hep beraber göreceğiz. Yüz nakli dünyada bile 5-6 yıllık bir ameliyat. Çok yeni olduğu için elimizde veriler yok. O yüzden hep beraber göreceğiz” dedi.

Ameliyat sırasında kendisinin de çok heyecanlandığını vurgulayan Özkan, şunları söyledi:

“Ben hiç öyle olacağını tahmin etmemiştim. Yüz nakli değilse de yüzde bir sürü ameliyat yaptık. Aramızda hep konuşuyoruz. Yüz nakliyle ilgili kongreleri, makaleleri takip ediyorsunuz, öncesini, sonrasını görüyorsunuz. Fransa’da nakil yapılan hastaları gördük. Bir şeylerin değişeceğini biliyorsunuz ama bu kadar radikal değişeceğini bilmiyordum. Bu kadar donöre benzeyeceğini… Çok ürperdik orada. O duyguyu anlatmak mümkün değil. Hem mutluluk hem şaşkınlık.”

HAFTAYA TRAŞ OLABİLİR

Prof. Dr. Ömer Özkan da, Uğur ile sürekli konuştuklarını ve hastanın sıvı gıdalarla beslendiğini ifade etti. Uğur’un sakallarının da çıkmaya başladığını vurgulayan Özkan, “Eski vericide nasılsa, alıcıda da o şekilde sakallar çıkacak. 1-2 hafta sonra tıraş etmek gerekir. Kendisi isteyecektir zaten. Sakalları uzuyor” dedi.

Yrd. Doç. Özlenen Özkan da, Uğur’un ilk tıraşının yüzünde herhangi bir çizik oluşmasına riskine karşın profesyonel biri tarafından yapılması gerektiğini söyledi. 27.01.2012


İKİ AYA TABURCU OLACAK

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye’de ilk kez yüz nakli yapılan Uğur Acar’ın 2 ay içinde taburcu edilebileceğini bildirdi.

Özkan, yaptığı açıklamada, Uğur Acar’ın henüz aynaya bakmadığını, hastanın herşeyi yiyip içebildiğini, odasında gezdiğini ve DVD izlediğini söyledi.

Uğur Acar’ın sakallarının uzadığını anlatan Özkan, tıraş konusunda bir aciliyetleri olmadığını kaydetti. Buna karşın yüzünün temizliği için Acar’ın 1-2 gün içinde tıraş olabileceğine dikkati çeken Özkan, “Sakalları bayağı gür. Yüzünde sakallarını hissediyor. Ama sakaldan çok yüzünü merak ediyor” dedi.

 “Uğur için herşey yolunda, dikişlerini de aldık” diyen Özkan, başı dahil sık sık duş alabildiğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Özkan, yüzdeki ödemin oldukça gerilediğini ve Uğur’un görüntüsünün de ilk fotoğrafından bir hayli farklı olduğuna dikkati çekerek, “Yüz kaslarını çalıştırması için fizik tedaviye de başlanacak” diye konuştu.

 Enfeksiyondan korumak için Uğur’u dışarıya çıkartmadıklarını belirten Özkan, bu nedenle ziyaretçi kabul etmediklerini, ilaçların dozu azaldıkça enfeksiyon riskinin de azalacağını bildirdi. Uğur Acar’ın yüzünü çok merak ettiğini ve aynaya bakmak istediğini dile getiren Özkan, “(Ne zaman göreceğim) diye bizi zorlamaya başladı. O da çok uzak bir zaman değil” dedi.

Özkan, aile üyelerinin Uğur Acar’ı ziyaret etmek istediklerini ancak bunun için biraz daha sabretmeleri gerektiğini söyledi. Bu tür ameliyatların
hastalar ve ailelerinin iyi hissetmeleri için yapıldığını ifade eden Özkan,

 Uğur’un ağabeyi Ali Acar’ın da çok mutlu olduğunu belirtti. Özkan, “Herşey yolunda giderse 2 ay içinde Uğur’u evine gönderebiliriz” dedi.

 “MUCİZE GİBİ

Uğur Acar’ın ağabeyi Ali Acar da kardeşi için çok mutlu olduğunu ifade etti. Aile üyelerinin Uğur Acar’ı merak ettiklerini anlatan Ali Acar, “Mucize gibi. İlk başlarda tıp ne kadar ilerlemiş diye şaşırmıştım. Ama çok mutluyuz” dedi.

 Ali Acar, kardeşini yeni yüzüyle bir an bile olsun bir başkası gibi hissetmediğini, artık normal bir insan gibi hayat süreceği için çok mutlu olduklarını kaydetti.

 ATİLLA KAVDIR’IN DURUMU

 Öte yandan, çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır’ın yoğun bakımdaki tedavisinin de sürdüğü, durumunun her geçen gün daha iyiye gittiği bildirildi. 9.2.2012


Uğur’a dünyadan evlilik teklifi yağıyor!

İngiliz Daily Mail Gazetesi’nin internet sitesinde okuyucular Acar’ın yeni görümü için çok yakışıklı olduğuna dair yorumlar yaptı. Hürriyet’in haberine göre, bir okuyucu da Acar için ‘Biraz daha genç olsaydım seninle evlenirdim’ şeklinde yorum yaptı. İşte dünyadan okuyucu yorumları;

UĞUR ACAR YÜZÜNÜ ALDIĞI AHMET KAYA’NIN KIZI LEYLA KAHVECİ ILE BULUŞTU

– Biraz daha genç olsaydım onunla evlenirdim. Sakallı haliyle çok kalp kıracağa benziyor. Bence öncekinden çok daha yakışıklı olmuş. Jane / YORK
– Sakallı hali kesinlikle çok daha iyi. Kendisini de beğendiğine sevindim zaten önemli olan da bu. Prinkcat/Hampshire
– Muhteşem bir hikaye. Genç adama iyi şanslar dilerim, çok cesur bir kalbi var. Zizi/ UK
– Gerçekten sakallı haliyle çok yakışıklı görünüyor. Tuula Maria / Finland
– Şimdiye kadar gördüğüm en iyi yüz nakli. Sakallı haliyle daha iyi duruyor. Mia
– Çok yakışıklı olmuş! Gerçekten çok seksi duruyor sakallı haliyle. İnanılmaz bir ameliyat ve Türk doktorları için iyi bir adım! Mummyoftworascalcs/Londra
– Bu bugüne kadar gördüğüm en doğal görünen yüz nakli. İyi şanslar dilerim. Chrissy / Ocean Springs ABD

“KIZ DA BULURUZ, DÜĞÜN DE YAPARIZ”

Uğur Acar’ın halası Ayşe İnce, Acar’ın yeni yüzünü beğendiklerini belirterek, “Yüzü tamam artık, ona yuva kuracağız. Askerliğini yaptıktan sonra kız da buluruz, düğün de yaparız” dedi.

Görüntüleri televizyonda izlediğini ancak bu kadar yakından ve detaylı görmediğini söyleyen Uğur Acar’ın halası Ayşe İnce, Acar’ın AA aracılığıyla dizüstü bilgisayarda yeniden izledi.

İnce, “Yeni yüzü çok iyi olmuş, eski Uğur yok karşımızda. Yüzünde bir yara var, o da nakil yapılan kişiden kalmış. Yüzünde hala şişlik var. İyi olduğunu işaret göstererek anlatıyor. Yüzü tamam artık, ona yuva kuracağız. Askerliğini yaptıktan sonra kız da buluruz, düğün de yaparız” dedi.

Uğur Acar’ın sucuklu yumurta isteğinin hatırlatılması üzerine Ayşe İnce, Uğur Acar’a sucuklu yumurta yapacağını ve ne isterse alacağını söyledi.

Uğur Acar’ın eniştesi Yusuf İnce de Uğur’un yeni halini çok beğendiklerini belirtti.

Uğur Acar’ın yakışıklı olduğunu kaydeden Yusuf İnce, “Eski Uğur gitti yeni Uğur geldi. Anadan doğma gibi oldu, dünyaya yeni geldi” diye konuştu.

Acar’ın anne ve babasının rahatsız olduğunu, diğer evlatlarına da kendilerinin analık ve babalık yaptığını kaydeden İnce, Acar’a gereken desteği göstermeye hazır olduklarını belirtti.

Acar’ın yüzündeki sorunun ortadan kalktığını ifade eden İnce, “İnşallah askerliğini de yapar gelir, onun kısmetine de bakarız, yeter ki sağlıklı bir şekilde gelsin” diye konuştu.

Uğur Acar’ın ağabeyi Mustafa Acar da Uğur’un iki defa operasyon geçirdiğini, yüzünün düzelmesi için sürekli arayış içinde olduğunu söyledi.

Uğur’un yüzünün bir gün değişeceğini umut ettiklerini belirten Mustafa Acar, “Bir anda mucize oldu, yeni bir yüze kavuştu. Böyle daha güzel oldu. İnşallah sonra da iyi olur. Sonuç 6 ay sonra belli olacak. Uğur’a bakınca kendimi daha iyi hissediyorum” dedi.

Kardeşinin Ahmet Kaya’ya biraz benzediğini söyleyen Acar, Uğur Acar iyi olduğunda önce Kaya’nın ailesini ziyaret edeceklerini kaydetti.

Uğur Acar’ın yüzündeki yanık nedeniyle okulunu bitiremediğini ifade eden Mustafa Acar, mobilya ve mermer sektörlerinde çalıştığını ancak çevredeki insanların rahatsız olması nedeniyle uzun süreli bir işte çalışamadığını bildirdi.

Uğur Acar’ın yeni yüzüyle yeni bir hayatı olacağını ifade eden Acar, “Tek isteğimiz düzenli bir işi olması. Uğur bugüne kadar düzenli çalışmayı çok istedi ama elinde olmayan imkanlar nedeniyle düzenli bir işi olmadı. Ona biz destek olduk. Olmaya da devam ederiz ancak yeni yüzüyle birlikte sabit bir işi olacağına inanıyorum. Ameliyatı gerçekleştiren Ömer hocanın da hastanede ona bir iş imkanı yaratacağını tahmin ediyorum” dedi. 16.02.2012-Haber Türk

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, , , , ,


Yorumlar "YÜZ NAKLİ HAYALİ GERÇEK OLDU"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. eren delice dedi ki:

    aaaaaaa