By 15 Ocak 2012 Devamı →

YÜKSEK PROTEİN DİYETLERİ DİYABET YAPIYOR



Yüksek protein diyetleri diyabet hastası yapıyor…

Yıllardır fazla kilolarımdan şikayetçiyim ve yaşım da ilerlediği için zayıflamak istiyorum. Protein diyetlerinin, kısa sürede çok etkili olduğunu duydum. Doğru mu? A.Ç./VanSon dönemin yükselen trendlerinden biri, yüksek protein içeren diyet programları. Bu tip diyetlerde; proteinden zengin, karbonhidrat ve yağdan ise fakir besinler tercih ediliyor. Ancak, aşırı proteinli gıdalarla uzun süre beslenmek başta böbrek fonksiyonları olmak üzere tüm vücudu zorlayan bir süreç başlatıyor.

%40 ARTIYOR

Kısa süre önce, Avrupa Diyabet Çalışmaları Birliği’nin 47’nci yıllık toplantısı düzenlendi. Bu toplantıda, İsveç’te yaklaşık 27 bin kişi üzerinde yapılan bir çalışmanın sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre; yüksek protein içeren bir beslenme planı Tip 2 diyabet riskini tam yüzde 40 oranında artırıyor. Tam tersine, tam tahıllı gıdalar ve bol lif içeren yiyecekler diyabet riskini düşürüyor. Bu nedenle, kısa sürede hızlı kilo vermek adına, yüksek proteinli diyetleri uygulamayın. Genetik mirasınıza, altta yatan hastalıklarınıza, kullandığınız ilaçlara ve kilo verme hedeflerinize uygun, size özel diyetler uygulamalısınız.

Gıda bağımlılığınız var mı?

Son yıllarda fast-food ve abur cuburdan başka bir şey yiyemez oldum. Ağzıma bir lokma sebze yemeği koymuyorum. Bu yiyeceklere bağımlı olabilir miyim? R.H./İzmir

Modern besinler, yüksek yağ, yüksek şeker ile tat ve kıvam artırıcı birçok değişik madde içerebiliyor. Örneğin; hazır gıdalar, dondurulmuş gıdalar ve hazır soslarda sık kullanılan MSG (monosodyum glutamat) maddesi, yemeğin tadını artırır ve beyniniz tarafından yiyeceklerin ‘süper’ lezzetli olarak sınıflandırılmasına yol açar.

ÇOK ÖNEMLİ BİR TEST

Daha da kötüsü, bu maddeler yüzünden beyindeki açlık, tokluk merkezi tam çalışamaz ve bu gıdalardan çok tükettiğinizde giderek daha sık acıktığınızı fark edersiniz. Yale Üniversitesi, bu gıdalara bağımlılığınız olup olmadığını anlamak için bir test hazırladı. Bu testteki soruların her hangi birini, haftada birkaç kez veya daha fazla yaşıyorsanız; beslenme ve psikoloji uzmanlarının ortak planlayacağı bir programa başlamanız öneriliyor:

–  Aç olmasam da yiyorum.
–  Bazı yiyecekleri beslenme planımdan çıkarma düşüncesi beni strese sokuyor.
–  Aşırı yemek yüzünden kendimi yorgun hissediyorum.
–  Bazı yiyecekleri fazla tüketmek bende olumsuz hisler doğuruyor ve bunları düşünmekten, aile, arkadaş, iş veya hobilerime vakit ayıramıyorum.
–  Bazı yiyecekleri azalttığımda sinir ve gerginlik gibi fiziksel yoksunluk belirtileri yaşıyorum.
–  Gıda ve yemek yemekle ilgili davranışlarım beni gergin ve hassas bir hale getirdi.
– Gıda ve yemek yemekle ilgili davranışlarım hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor.
–  Duygusal ve fiziksel sıkıntılar doğursa da, hep aynı tarz yiyecekleri tüketiyorum.
–  Eskiden tükettiğim miktarlar, artık bende keyifli bir his yaratmıyor.

Metabolik sendrom göz sağlığını olumsuz etkiler

Yüksek tansiyon ve kolesterol hastasıyım. Fazla kilom var ama şekerim yok. Görüşümde bulanıklık oluştu. Gözlerim için endişelenmem gerekir mi? N.T./Edirne

Şeker hastalığı, uzun vadede gözdeki retina damarlarında hasara yol açabiliyor. Metabolik sendrom ise gözleriniz için risk teşkil ediyor.

MUAYENE YAPTIRIN

Kilo fazlalığı, yüksek tansiyon, insülin direnci ve yüksek kolesterol ile tanımlanan metabolik sendrom; yeni bir araştırmaya göre, gözde ‘açık açılı glokom’ denilen bir soruna yol açıyor. Amerikan Göz Enstitüsü tarafından yaklaşık 2 milyon kişiyi inceleyen çalışmaya göre, glokom riski; metabolik sendromda yaklaşık yüzde 50 artıyor. Glokomun, geri döndürülemez körlüğe kadar giden ciddi bir göz sorunu olduğunu hazırlatalım. Bu nedenle yaşam tarzınızı değiştirmeli ve hastalıklarınızı kontrol altında almanız ve düzenli göz muayenelerinizi yaptırmalısınız…

Dr. Ece Hattat

50 Yaş Üstü Altın Destekler
Kanser Hayat Tarzınıza Bağlı
Günlük Hayatta Spora Yer Açın
Kadınların Yaptığı Hatalar
Uykusuzluk ve Melatonin
Uzun Yaşamanın Sırrı
Mayo Hastalığı
Çikolata Tansiyonu Düşürür
Sigara Sonrası Öksürükler
Cinsel Gücünüzü Arttırma Yöntemleri
Tansiyon, Hafıza Kaybı Yapıyor


Yüksek proteinli diyetlere

Sağlığımızı güvenceye almak için düzenli beslenmeli, bunun için de her gün belirli bir miktarda protein tüketmeliyiz.

Fakat fazla miktarda protein almanın bazı sağlık sorunlarına yol açabileceğini unutmamalı ve bu konuda da “ifrat-tefrit”ten uzak, “makul” bir noktada kalmaya özen göstermeliyiz. Aşırı proteinli beslenmenin bazı tehlikelerinin olabileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. İşte o tehditler ve tehlikeler…

Yüksek proteinli beslenmek her şeyden önce kemiklerimizi risk altına sokuyor. Günlük tüketim 100 gramı geçti mi, böbreklerden kalsiyum kaybı artıyor. Yani idrara daha fazla kalsiyum karışmaya başlıyor. Bu da osteoporoz riskinin, yani kemiklerinizin kırılganlığının artmasına sebep oluyor.
Aşırı protein tüketmenin başka zararları da var. Mesela kanınızda ürik asit isimli atık madde de artabiliyor. Bu madde böbreklerde böbrek taşına (ürik asit taşları), eklemlerde romatizmaya (gut hastalığı) sebep oluyor.

Hele hele kısa sürede kilo verdiren Atkins, Dukan diyetleri veya bunların Türk versiyonlarını yapmaya kalkıp da günlük protein tüketiminizi 150-200 grama çıkarmaya kalkarsanız, işte asıl tehlike o zaman başlıyor!

Aşırı protein yükü böbreklerinizi zorlamaya ve sizi “ketoz” denilen çok tehlikeli bir “asidoza” sürüklemeye başlıyor. Belki biraz daha hızlı kilo veriyorsunuz ama kaslarınızı yani balatalarınızı yakma pahasına. Belki birkaç kilo fazla veriyorsunuz ama iştah dengenizi altüst etme tehdidini kabullenerek. Böyle bir beslenme planı metabolizmanızı bir-iki haftada darmadağın etmeye de kâfi gelebiliyor.

KAS KAYBI YAPAR

Kısacası yüksek proteinli diyet çılgınlığından vazgeçmek lazım. “Birkaç haftalık kısa bir yüksek protein diyetinden ne olacak?” demeyin. Birkaç haftalık bir çılgınlık belki kemiklerinizi eritmez ama ciddi bir kas kaybına yol açacağı, metabolizmanızın canına okuyacağı kesindir.

Hele bir de yaşı 50’nin üzerinde biriyseniz, kalp riski olan, bypass geçiren, stent takılan bir hastaysanız çok daha fazla dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Çünkü böyle bir beslenme planı aşırı protein yükü yanında aşırı hayvansal yağ kazanımına da yol açacağından damarlarınız bundan hiç hoşlanmayacaktır.

NE YAPMALI?

Kısacası yüksek proteinli diyetlerden uzak durmakta fayda var. Kilo vereyim derken sağlığınızdan olmak istemiyorsanız, kısa ve uzun dönemli sağlık sorunlarıyla karşılaşmayı arzulamıyorsanız, günlük toplam kalori ihtiyacınızın proteinlerden gelen kısmı yüzde 30’u geçmemeli. Ayrıca beslenme planınızda sadece hayvansal değil, bitkisel proteinler de olmalı, hayvansal-bitkisel proteinler dengelenmeli.

Aşırı protein içeren besinlerin alerji riskini artırabileceğini de hatırlatalım. Daha az hayvansal protein tüketen toplumlarda (örneğin Japonya’da) kanser oranının biraz daha düşük olduğunu bir kenara not edelim. Yani uzun vadede alerji ve kanser riski de var, bilginiz olsun.

Bana sorarsanız günlük beslenme planlarınızı yaparken de, kilo vermeyi düşündüğünüzde de “Ne kadar proteine ihtiyacınız var?” ya da “Ne miktarda protein sizin için zararlı olabilir?” sorularına doğru yanıtı bulabilmek için doktorunuzla mutlaka görüşmelisiniz.

Sizin ne kadar protein tüketeceğinize diyet uzmanları ya da diyet kitapları karar vermemeli ve prensip olarak aşırı proteinle beslenip beslenmeme konusunda kafanızda her zaman soru işareti olmalıdır.

Sözün özü, yüksek proteinli hiçbir diyet, doktorlara sorulmadan uygulanmamalı, daha doğrusu bu tür diyetlerden prensip olarak uzak durulmalı…

Dr. Evren ALTINEL

Diyabetik Karmaşası
Tip 2 Diyabet ve Tedavisi
Diyabete Doğal Umut
Diyabet ve Zayıflama
Diyabet ve Obezite
Gizli Şekeri Bul Diyabeti Kes
Tip 2 Diyabet için Bitkisel ilaç
Yüksek Protein Diyetleri Diyabet Yapıyor
Kanser Arttı Diyabet Patladı
Diyabet Körlük Nedeni Olabilir

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Ece Hattat

Etiketler:, , ,


Comments are closed.