By 03 Ocak 2011 Devamı →

YENİ VE MÜKEMMEL GÖĞÜSLER



YENİ VE MÜKEMMEL GÖĞÜSLER

Kadınların aynadaki görüntülerinden tatmin olmayıp, daha güzel olma hırsıyla estetik operasyon geçirmeleri bana hastalık gibi geliyordu. Her zaman doğallığın ve orijinalliğin asıl güzellik olduğuna inanan ben, bir gün bu takıntımdan vazgeçtim. Çünkü göğüslerim orijinaldi, ama artık çirkinliklerine dayanamıyordum.
YENİ VE MÜKEMMEL GÖĞÜSLER

Göğüslerimin arkadaşlarımmkilere benzemediğini ergenlik dönemimden beri biliyordum ama bu şekilde kalmalarını istemediğimi geçen yaz fark ettim. Göğüslerini minicik bikiniler giyerek sergilemekten çekinmeyen bir kız arkadaşımla tatile gitmiştik. Çok kadınsı ve şekilli göğüsleri vardı. Kıyaslama yapmaktan kendimi alamıyordum. Benim göğüslerim sarkmış birer fazlalığa benzerken arkadaşımmkiler erkeklerin 10 metreden fark edebileceği bir cazibeye sahipti. Bense giydiklerimi üzerime yakıştıramıyor, göğüslerimin sarkıklığından dolayı askısız sutyen kullanamıyor, dekolte giyinemiyordum. En kötüsüyse; çıplak halimde beni bu kadar rahatsız eden bir görüntü olması, kendimle barışık olmamı zorlaştırıyordu. Ve sonuç; yapaylıktan nefret ettiğim için son derece karşı olduğum estetik operasyon, bu sorunu ortadan kaldırmanın tek çaresi olarak 25 yaşında karşıma çıkmıştı. www.xprodoksit.com

İş yerindeki hemen tüm arkadaşlarım kadın olduğu için estetik yaptırma düşüncemi ilk onlarla paylaştım. Doğallığın bozulmaması gerektiğini savunan hatta üstüne bir de ameliyathane korkusu olan biri olarak biraz telkine ihtiyacım vardı. Arkadaşlarım bekle-diğimin aksine estetik operasyon fikrine çok ılımlı bakıyorlardı. Etraflarındaki birçok insan benzeri operasyonlar geçirmiş ve çoğunlukla memnun kalmışlardı. Yakınımdaki insanların bu konuyu normal karşılamaları, beni iyice cesaretlendirdi. “Neden olmasın?” demeye başladım. Dergilerden beğendiğim ve beğenmediğim göğüslerin fotoğraflarını kesip biriktirmeye başladım. Eğer ameliyata kesin karar verirsem doktoruma ne istediğimi ve istemediğimi iyi anlatabilmeliydim. Ama her şeyden önce atlatmam gereken başka bir zorluk vardı. Bu tür bir karar almadan önce anneme de fikrini sormam gerekiyordu. Ve çok yüksek ihtimalle sağlıkla ilgisi olmayan bir ameliyatın hiçbir gereği olmadığını söyleyip beni caydırmaya çalışacaktı.

Ertesi sabah anneme konuyu açtığımda beklenmedik bir şekilde ameliyat isteğimi onayladığını, hatta bildiği iyi bir doktor olduğunu söyledi. Çok şaşırdım. Ama bir yandan da üzüldüm. Görselliğe hayatında üçüncü, dördüncü sırada yer veren annem bile böyle keyfi bir ameliyatı onayladığına göre, 25 yıldır gerçekten çirkin göğüslerle yaşıyor olduğumdan emin oldum.

Doktorla İlk Buluşma

“Doktorumla ilk görüşmede ameliyatla ilgili çok fazla detay sormadım. Öğrendiğime göre, göğüslerim yeterli büyüklükte oldukları için kas altına yerleştirilecek yuvarlak bir silikon mükemmel bir görüntüye sahip olmam için yeterli olacaktı.”

Annemin bahsettiği doktorla ilk konuşmaya gittiğimizde, bu kadar hızlı karar vereceğimi tahmin etmiyordum. Görüşmeye gitmek üzere uzunca bir doktor ismi listesi çıkartmış, randevularımı bile almıştım. Ama hiçbirine gerek kalmadı. İlk gittiğim doktorun sakinliği, duvarında asılı uzmanlık belgeleri, gösterdiği önce-sonra fotoğrafları ve kafamdaki tüm sorulara verdiği tatmin edici cevapları bana daha fazla araştırma yapmama gerek olmadığını hissettirdi. Doktordan çıktığımızda fiyatta anlaşmış, hatta ameliyat gününü bile kararlaştırmıştık. 10 gün sonra, bir cumartesi sabahı, sarkık göğüslerimin birer bombaya dönüşmesi için ameliyat masasına yatacaktım.

Doktoruma ameliyatla ilgili çok fazla detay sormayı tercih etmedim. Baygın bir şekilde ameliyat masasında yatarken tam olarak neremin nasıl kesilip biçileceğim duymak ve hayal etmek istemedim. Ama elbette bilmem gerekenler vardı. Göğsüm kaldırılacak ve daha yuvarlak hatlara sahip olması için yuvarlak bir silikon takılacaktı. Bir de damla şeklinde silikonlar varmış. Onlar hiç göğsü olmayanlar için daha idealmiş. Daha doğal gözükürmüş ama daha maliyetliymiş. Ancak göğüslerim zaten yeterli büyüklükte olduğu için kas altına yerleşecek yuvarlak bir silikon, mükemmel bir görüntü için yeterli olacakmış. Bunları konuşmak ve sonucu hayal etmek çok güzeldi. Ama ameliyat günü hiç de o kadar neşeli olduğumu söyleyemeyeceğim. www.xprodoksit.com

Ameliyat Günü Geldi Çattı

Yoğun iş tempom sebebiyle ameliyat günü ben hiç fark etmeden yaklaşmıştı. Sonunda, operasyondan önceki cuma günü, ameliyat olacağım fikri iyice burnumun dibine gelince biraz korku hissetmeye başladım. İlk kez narkoz alacaktım ve ilk kez ameliyathaneye girecektim. Üstelik düzeltilmelerinin yanı sıra, göğüslerime silikon da yerleştirileceği için yaklaşık 3,5 saat sürecek zor bir operasyon olacaktı. Ameliyat sonrasının çok ağrılı olacağını birçok kişiden duymuştum. Ancak doktorum üç gün sonra kalkıp işe gidebileceğimi söylemişti. O ağrılarla nasıl gidecektim? Ya morluklar ne zaman geçecekti? Ameliyata birkaç saat kala, verdiğim kararın yalnızca zor kısımları aklımda dönüp durmaya başlamıştı.

Cumartesi sabahı, hastane odasında ameliyat saatinin gelmesini beklemek çok gerilimliydi. Birkaç basit kan testinden sonra annemle birlikte bir hemşirenin gelip beni götürmesini bekliyorduk. Bu bekleyişin beni çok korkuttuğunu itiraf etmeliyim. Üzerime, daha önce sadece filmlerde ve hastane ziyaretlerinde gördüğüm yeşil ameliyat elbisesini giydirdiklerinde bu korku iyice rahatsız edici bir hal almaya başladı. Birilerinin birazdan beni gözümün içine baka baka uyutacağı, ben farkında olmadan vücudumu kesip biçerek değişiklikler yapacağı hayali gözümün önünden gitmiyordu. Tam bu sırada içeri her zamanki sakin gülümsemesiyle doktorum girdi. Son bir kontrol yapacağını söyleyerek göğsümün üzerine kalemle çeşitli şekiller çizdi, boynumdan aşağısını eşit iki parçaya böldü, kareler, oklar ve işaretler koydu. Bayramlarda kurban edilen koyunların ruh haline hiç bu kadar yaklaştığımı hatırlamıyorum. O esnada büyük bir konsantrasyonla göğüslerim için son planlamaları yapan doktorumla beni oldukça rahatlatan şöyle bir diyalogumuz oldu:

Ben: “Göğüslerimi nasıl şekle sokacağınız hakkında kafanızda herhangi bir soru işareti var mı?”
Doktorum: “Hayır.”
Ben: “Peki olsaydı bana söyler miydiniz?”
Doktorum: “Olsaydı ameliyatı yapmazdım,”

Doktorum kısa süreliğine de olsa bu sözleriyle korkumu yatıştırmıştı. Ancak bu ufak huzur hissi uzun sürmedi. Sedyeyle içeri giren bir hemşire ameliyat saatinin geldiğini söyledi. Anneme veda ettim. Onun sakinliğinden aldığım güçle hayatımda ilk kez sedyeye yattım. Üstümü yeşil bir örtüyle örttüler, kafama bir bone taktılar. Stres ve korkuya dayanamayarak ağlamaya başladım. Ameliyathanenin kapısına geldiğimizde etrafı daha fazla görmemek için yüzümü kafamdaki boneyle kapattım ve artık narkozu yapmalarını istediğimi söyledim. Gözümü kapattım, açtığımda ise hiçbir şey olmamış gibi tekrar doktorun beni kalemle işaretlediği odadaydım.

Artık Eski Ben Değilim!

Artık Eski Ben Değilim
“Göğüslerimin sarkıklığından dolayı giydiklerimi üzerime yakıştıramıyordum. En kötüsüyse; çıplak halimde beni bu kadar rahatsız eden bir görüntü olmasının, kendimle barışık olmamı zorlaştırmasıydı.”

Aslında durumun “hiçbir şey olmamış gibi” olmadığını yavaş yavaş kendime gelmeye başladığımda göğsümde hissettiğim derin acı ve mide bulantısıyla birlikte anladım. Narkozdan uyanmak çok acayip bir his. Rüyanızın son saniyelerini izlerken yavaş yavaş gerçek hayata gözleriniz açılır ya; bu da yavaş yavaş rüya gibi görünen bölük pörçük görüntülerin gitgide tanımlanıp sizi gerçek dünyaya getirmesi gibi. Benim uyanırken gördüğüm ilk sahne basımdaki bir sürü tanıdığım ve tanımadığım insanın bana bakması ve bir tanesinin kusmam için ağzıma bir tas tutuyor olduğuydu. Acı içinde çıkarıyordum. Ameliyatta olması gerekenden daha fazla dozajda narkoz vermişlerdi. Bir ameliyat sonrası için hiç de iyi bir başlangıç sahnesi değildi.

Etraftaki görüntülerin netleşip gerçek oldukları kesinleşince orada neden bulunduğumu hatırlayıp göğüslerime baktım. Kusmam durmuştu. Kollarımı kıpırdatamadığım için ameliyat elbisesinin üzerinden şöyle bir bakabildim. Çok şiş ve büyük duruyorlardı. Canım çok yanıyordu. Silikonlar kasımın altına yerleştirildiği için acısı çok daha fazla ve derinden geliyordu. Dokunduğumda ise birer taşı elliyormuşum kadar sertlerdi. Kendimi, çektiğim acının arkadaşlarımın ziyaretleriyle hafiflediğine inandırmaya çalışıyordum. Bu sırada tuvaletimin geldiğini fark ettim. Tuvalete gidebilmek için yataktan doğrulmam gerekiyordu. İmkansız kadar zor ve işkenceliydi o doğrulma çalışmalarım. 15 dakikanın sonunda ayağa kalkıp tuvalete gidebildim, tekrar yatağıma yatarken ise bu ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığını sorgulayacak kadar acı çekiyordum.

Zorlu bir hastane günü, akşam saat 20:00 civarında taburcu olmamla sona erdi. Doktorumun dediğine göre geceyi hastanede geçirmeme gerek yoktu. Hastaneden ayrılmadan önce hemşireler direnlerimi çıkıp üzerime özel bir sutyen giydirdiler. Annemin ve arkadaşlarımın yardımıyla yataktan bir kez daha doğruldum. Bu seferki eve gitmek içindi, o yüzden nispeten de olsa iyi hissediyordum. En azından birinci ve en zorlu gün geride kalıyordu.

Eve Dönüş

Eve geldiğimiz için mutluydum ama aslında bunun aynı işkencenin kendi yatağımda devam etmesinden başka bir artısı yoktu. Hemen yatıp uyumak istiyordum. Ama aynı pozisyonda kıpırdamadan yatmak belime korkunç bir ağrı yapıyor, yatış pozisyonumu kolay kolay değiştiremediğim için en azından ayağa kalkıp yeniden yatma ihtiyacı hissediyordum. Ayağa kalkmaksa yardımsız 20 dakika sürüyordu.

Bölük pörçük bir uykuyla ikinci günün sabahına uyandığımda acımda azıcık da olsa bir hafifleme olmasını bekliyordum. Ama yoktu! Hastane günü olduğu gibi yatakta kıpırdamadan yattım. Kıpırdamadığım anlar en acısız anlarımdı. Belime koyduğum yastıklarla bel ağrımı hafifletmeye çalıştım. Tuvalete gitmem gerekmesin diye ilaçla içtiğim sular dışında bir şey içmemeye çalıştım. Telefonum gün içinde sık sık çaldı ama kolumu kulak hizama kadar bile kaldıramadığım için sadece annemin yardımıyla konuşabildim, ikinci gün de böyle geçti.

Üçüncü gün artık doktorumun tavsiyesini uygulamam gerekiyordu; yürümeliydim. Doktor daha hızlı iyileşmem için kan dolaşımımı hızlandırmam, özellikle de yürüyüş yapmam gerektiğini söylemişti. Evin içinde tabii. Ameliyatın üzerinden iki gün geçmiş olmasına rağmen ayağa kalkmak ve yürümek çok kolay değildi. Yine de küçük ve ağır adımlarla evin içinde yürüyüşler yaptım. İyi geldiğini hissettim. Akşam ziyarete gelen arkadaşlarımla birlikte salonda oturdum. Üşüdüğüm anlar oldu. Üşümek göğüs ameliyatından sonra en acı veren şeylerden biriymiş. Dikleşmeye çalışan göğüslerinize içeriden iğneler saplanıyor gibi oluyor. Hemen battaniyelere sarmıp o günü geride bırakmak üzere yatağıma yattım.

Dördüncü günün sabahına daha iyi uyanmam şarttı, çünkü işten aldığım iznin son günüydü. Ertesi gün çalışmaya başlamaya hazır olmalıydım. Nitekim diğer günlere nazaran daha iyi hissediyordum. O gün evin içinde bol bol yürüdüm, hatta akşama doğru evimizin yanındaki kuaföre gidip saçımı bile yıkattım. Daha iyi olsam da henüz banyo yapmaya hazır değildim.

İşe Başlıyorum

Beşinci günün sabahı artık bir iş günüydü. Gitmediğim günlerden yapmam gereken birçok şey birikmişti. Ağrılarla birlikte zorlanacağımı düşünüyordum ama aksine yapacak çok işimin olması ağrılarımı daha az hissetmemi sağladı. İşe gidiş ve dönüşümde, araba kullanmam yasak olduğu için servise bindim. Yol üzerindeki kasisler haricinde beşinci günümü zorlaştıran başka bir şey olmadı. Ağrı ve acılarım vardı, ama hareketimi fazla kısıtlamıyor, iş yapmamı engellemiyordu.

Altıncı gün iş çıkışı kontrole gittik. Doktor bandajları açıp dikişlerimi çıkarttı. Göğüslerime göz ucuyla bakmak istedim ama morluklar ve dikiş izlerinin ürkütücü görünüşünden dolayı tam anlamıyla bakmaya cesaret edemedim. Doktorum her şeyin yolunda olduğunu, kısa bir zaman sonra hem görünüşün oturacağını hem de ağrıların azalarak yok olacağını söyledi. O anda bu cümle kulağıma fazla iyimser gelmişti ama gerçekten de öyle oldu. İlk bir haftadan sonra göğüslerim hızla iyileşmeye başladı. Yan yatabilmeye ve deliksiz uyumaya başladım. Şişlikler indi, şekilleri iyice oturdu. Acı azaldı, morluklar geçti. Büyüklükleri eski göğüslerimden çok farklı olmadığı için giysilerim üzerime küçük gelmedi. Tam 20 gün sonra ise yakın bir arkadaşımın nişanına göğüs kısmı korse gibi oturan bir elbiseyle katıldım. İnsanların elbiseme ve göğüslerime olan bakışları bana çok tanıdık geldi. Tıpkı geçtiğimiz yaz benim güzel göğüslü arkadaşıma imrendiğim gibi onlar da benim göğüslerime imrenerek bakıyorlardı. Çok hoşuma gitti.

Samimi birkaç arkadaşıma estetik yaptırdığımı söyledim. Çığlık atarak bakmak istediklerini söylediler. Bu arada çok ilginç bir detay; göğüsler vücudunuzun gözükmemesi gereken yerlerinden olmasına rağmen, estetik ameliyat sonrasında bu mahremiyet hissinde bir azalma hissediyorsunuz. Görmek isteyen herkese herhangi bir klinik vakaymış gibi rahat bir edayla göğüslerinizi açıp gösterebiliyor, dekolte giymekten çekinmiyorsunuz. Bunu güzelleşen göğüslerinizin şovunu yapmak için değil, onları saklamanız gerektiği hissinden uzaklaştığınız için yapıyorsunuz. Çok garip ve yaşanmadıkça anlaşılmayacak gariplikte bir durum. Bende bu tür bir rahatlıkla arkadaşlarıma göğüslerimi gösterdim. Hepsi çok doğal göründüğünü, büyüklük ve şekillerinin vücuduma çok iyi oturduğunu düşündüler. Bence de öyle. Sonuç olarak görünüşümün çektiğim bütün acılara değdiğini düşünüyorum. Kendimi yeni göğüslerimle kendimi çok daha mutlu hissediyorum.

Bu Ameliyattan Neler Öğrendim :

1. Annemin fikirleri hakkında ön yargılı olmamayı.
2. Doktor seçiminde altıncı hissime güvenebileceğimi.
3. Bazen yapay yöntemlere kendimizi iyi hissetmek adına başvurulmasında sakınca olmadığını. (Bunu bir alışkanlık hatta “hastalık” haline getirmeden!)
4. Asla geçmez zannedilen acıların zamanla kaybolup gittiğini. (Bunu her türlü acı için geçerli sayabiliriz!)
5. Yapıp yapmamakta tereddüt ettiğiniz, sizi mutlu edecek değişiklikleri ertelememeniz gerektiğini. www.xprodoksit.com

Meme Küçültme Ameliyatları Prof. Dr. Akın Yücel
Hayalinizdeki Memeye Kavuşun Op.Dr. Nuri Battal
Meme Estetiğinde Yeni Yöntemler Doç. Dr. Erdem Tezel
Meme Estetiğinde ALTIN Formül
Moufarrege Meme Küçültme Tekniği
Memesiz Kalma Psikolojisi
Doğal Göğüs Sıkılaştırma ve Büyütme
Çok Küçük Göğüsleri Büyütmek İçin
Protezle Doğal Göğüs Görünümü
Göğüs Şekilendirici Ürünler
Emziren Annelerde Göğüs Sarkması
Dolgun ve Dik Göğüsler için Öneriler
Küçük Göğüsler İçin Bitkisel Öneriler
Emziren Annelerde Göğüs Sarkması
Göğüs Büyüten Bitkiler Prof.Dr. James Duke
Botoks ile Göğüs Kaldırma Dr. Ceyda Şener
Küçük Göğüslere Ayva ile Veda Suna Dumankaya
Göğüs Hikayeleri Gail Konop Baker

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler


Comments are closed.