By 11 Haziran 2013 Devamı →

Yaşlanmayı Yavaşlatabilir miyiz?



Farkında olmadan cildinizin son kullanma tarihini yaklaştırıyor musunuz?

yaşlanıyoruzGençken bunu size kimse söylemez (aslında bu doğru değil, büyük ihtimalle siz dinlemiyordunuz), ama belli bir yaşa geldiğinizde, ruhunuz 30-40 arasında bir yaşta kalırken, vücudunuz yaşlanmaya devam eder. Yaşlanan bir vücudun içine hapsolmuş genç bir insan gibi hissetmeye başlarsınız. Bu her zaman hiç de hoş olmayan bir sürpriz olur. Teknik olarak yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün olmasa da (cildiniz dahil tüm vücudunuzun hücrelerinin son kullanma tarihi DNA’larına kodlanmıştır), hızlandırmamak için yapabileceğiniz çok şey var! Hayat tarzı ve çevresel faktörlerin yaşlanma hızınızı ne kadar çok etkilediği sır değil. Gelin, en büyük suçlulara birlikte göz atalım.

Yüksek kan şekeri seviyesi olanların ciltlerinde yaşlanmanın belirtileri daha erken görülür ve ciltleri zarar görmeye daha yatkındır. Herhangi bir çeşit karbonhidrat yediğinizde, çayınıza şeker atmaktan bir tabak makarna keyfine kadar, hepsi vücudunuzun ana yakıt kaynağı olan glikoza dönüşür. Sorun, vücudunuzda çok fazlası biriktiğinde ortaya çıkmaya başlar. Aşırı glikoz, proteinler, özellikle de cildinize direnç ve güç veren madde kolajen için kötü haberdir.

Şekerli yiyeceklerden oluşan yemek alışkanlıkları, aynı zamanda cansız cilde, gözlerin altında koyu halkalara, ton kaybına, lekelere, kabarıklıklara ve kırışıklıklarda artmalara sebep olabilir. Bu nedenle fındıklarda, tohumlarda, yağlı balıklarda veya renkli sebze ve meyve desteğinde bulunan doğal yağları beslenmenize dâhil etmeniz gerekir. A, C, E, çinko ve selenyum içeren bir antioksidan ilavesiyle beraber; keten tohumu, balık veya çuha çiçeği yağı gibi, yağ asidi ilavesi de sıkça tavsiye edilir.

Güneşin Karanlık Yüzü

Eğer bilmiyorsanız dinleyin: güneş cildinizin en yakın arkadaşı değil! Daha fazla zarar görmemek için, saat 11:00 ve 15:00 arası güneşe çıkmaktan mümkün olduğunca sakının. Güneşin zararlı mor ötesi ışınları, zamanla cildin altındaki kolajeni yok eder. Koyu tenlerin güneş zararına karşı bağışık olduğu sadece bir efsanedir. Koyu ciltler, foto-yaşlanmanın kırışıklık, sarkma ve dokuda bir değişiklik gibi işaretlerine boyun eğmekle kalmaz, cilt lekeleri sorunları da yaşayabilirler. Yüksek koruma oranına sahip bir güneş kremi kullanarak cildinizin güneşten yeteri kadar korunduğundan emin olun.

Bütün hormonlarınızın arasında, cilt üzerinde belki de en fark edilir etkiler menopoz döneminde azalan östrojen seviyesinden kaynaklanır. Bu hormon grubu cildi yumuşak, nemli ve dolgun tutar. Ayrıca, cildi güneş hasarlarından koruyarak ve yeni hücre oluşumunda rol oynayarak antioksidanlara yakın bir işlev görürler. Seviyeler doğal olarak azalıp son bulduğunda, kadınlar belirgin bir incelme, esneklik kaybı, kuruluk ve cildin hassaslık ve kuruluğunda bir artış hissederler.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler

Etiketler:, ,


Comments are closed.