By 21 Kasım 2010 Devamı →

WELLNESS YAŞAM TARZIDIR



Wellness bir yaşam tarzıdır
Wellness (sürekli sağlıklılık, iyilik hali) bir yaşam biçimidir. İdeal sağlığa kavuşmak ve bunu devam ettirmek, stresinizi kontrol altında tutmak, rahatlamak, kaliteli ve iyi bir uyku uyumak ‘wellness yaşam biçimi‘ için gerekli olan temel bileşenlerdir.Wellness Yaşam Tarzıdır
Wellness yaşam biçiminden uzun vadeli bir kazanç elde etmek istiyorsanız bu aktiviteleri ve hayat felsefesini yaşam tarzınız ve alışkanlıklarınızla birleştirmelisiniz.Hayat dediğiniz iyi olmalıdır. Dengeli bir iyilik hali, zihnin ve vücudun dengeli ve doğal halidir. Dengeli bir vücut, enerji dolu ve sağlıklıdır. Dengeli bir zihin dingin, berrak ve açıktır. Yeni deneyimlere, yeni keyiflere, heyecanlara hep açıktır. Hayat dediğiniz şey de dans gibi eğlenceli ve coşkulu olmalıdır. Dansın amacı müzik bitene kadar odayı arşınlamak değil, o an’ı yaşamaktır. Müzikten, hareketten, eşinizden zevk almaktır. İyiliği ve sağlığı gündelik hayatınıza dahil etmek, hayat ile dans etmekten daha fazla zevk almanıza yardımcı olacaktır.

WELLNESS İÇİN İLK 4 KURAL

1 AKDENİZ DİYETİNE ÖNCELİK

Yeni bin yılda sağlıklı beslenme trendi Türk, İtalyan, Yunan, Lübnan, Fas ve Tunus mutfaklarının karışımı olan Akdeniz mutfağında yoğunlaşıyor. Akdeniz mutfağı muhteşem bir füzyon mutfağıdır: Güney Avrupa, Balkanlar, Anadolu, Doğu Akdeniz, Arap ve Kuzey Afrika yemeklerinin yüzlerce yıl sonra yeniden buluşmasıdır.

Akdeniz diyetinde sebzeler, meyveler, deniz ürünleri (özellikle balık), kuru baklagiller, tahıl içeriği yüksek kepekli esmer ekmek ve tahıllar bol bol yer almaktadır. Ayrıca makarnaya, kuskusa, bulgura, zeytin ve zeytin yağına ağırlık verilmiştir.

Akdeniz diyetinde aynı öğünde, değişik besin gruplarının bir arada bulunması bir özelliktir. Öğle ve akşam yemeklerinde genellikle sebzeler, kuru bakllagiller ya da makarna vardır. Ara öğünlerde meyve, yağsız yoğurt, yağlı tohumlar (fıstık, ceviz) yer alır.

Akdeniz diyeti bol miktarda posa içerir. Bol posa, özellikle meyve, sebze ve kuru baklagillerden sağlanır. Bu besinler vitamin, mineral ve bitkisel proteinler bakımından zengindir. Yarım su bardağı kuru baklagil, bir köfte büyüklüğünde etle aynı miktarda protein içerir.

Akdeniz diyetinin temel yağ öğesi zeytinyağıdır. Genellikle günde 1-2 kadeh kırmızı şarap içilir. Uzun süren sofra sohbetleri, sevgi ve güler yüzle yapılan törensel sofra servisi yanında, yiyene ve pişirene sınırsız iltifat Akdeniz diyetinin geleneksel figürleridir.

2 TEMİZ VE GÜVENLİ BESİN

Güvenli besinden genel olarak anlaşılan böcek öldürücüleri ve koruyucu kimyasal maddeleri içermemesi, kirlenmemesi, taze, temiz ve doğal üretilip size öyle teslim edilmesidir. Üretiminden tüketimine her aşamada güvenilmesidir. Besinlerin bakteri ya da diğer mikroorganizmalarla kirlenmesi, daha yaygın ve tehlikeli bir sorundur.

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de her yıl binlerce gıda zehirlenmesi ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık kendisini mide bulantısı, kusma, ateş ve ishal şeklinde gösterir. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar bu sorundan en çok etkilenenlerdir.

3 KATKI MADDELERİNDEN KAÇININ

Protein, yağ ve karbonhidratları yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmek ve bunların yanına yeterli vitamin ve mineral kullanmak sağlıklı bir diyet için tek başına yeterli değildir.

Yediğimiz yiyeceklerin zararlı katkı maddelerini içermemesi ve vücuda zararlı etkisi olabilecek maddelerin oluşmasına izin vermeyecek şekilde hazırlanmış, üretilmiş, paketlenmiş, saklanmış yeni kimyasalların olması gerekir.

Şeker gibi bazı katkı maddeleri yiyeceklere, raf ömrünü uzatmak, yiyeceğe daha iştah açıcı bir görünüm kazandırmak, yiyeceğin hazırlanmasını kolaylaştırmak ya da rengini, parlaklığını ön plana çıkarıp satışını artırmak için eklenir.

Bazı katkı maddeleri (şeker gibi) doğal kaynaklardan elde edilir, bazıları ise (aspartam) sentetiktir.
Yiyeceklerin içinde çok az miktarlarda olsa da, bir yıl boyunca tükettiklerinizin tümü ile neredeyse birkaç kilogram katkı maddesi tüketmekteyiz. Şekeri de bir katkı maddesi sayarsak, bu rakam 40-50 kilograma kadar çıkabilir.

Katkı maddelerinin herhangi bir besin değeri olmadığı gibi bunların çoğu zararlı maddelerdir. Bunların bazılarının kullanımı önce yasaklanmış, sonra bazı kurallara uyulması zorunluluğu getirilerek, serbest bırakılmıştır. Yapay bir tatlandırıcı olan sakarin buna örnektir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan aspartamın da baş ağrısı, ishal ve bilinç bozuklukları, hafıza kaybı gibi birtakım yan etkileri bulunduğu ve özellikle çocuklar için zararlı olabileceği belirtilmektedir.

En doğru seçim, katkı maddeleri bol olan rafine gıdalardan kaçınarak, taze meyve ve sebzeler, tahıllar ve bakliyat ağırlıklı bir planla beslenmek olacaktır.

4 ÇİĞ GIDALARA DİKKAT

En sağlıklı yiyecekler doğal koşullarda, yapay gübre, hormon ya da böcek öldürücü kimyasal maddeler kullanılmadan üretilen taze sebze ve meyvelerdir. Taze meyve ve sebzelerin olgun olanlarını seçmek gerekir. Olgun sebze ve meyveler, ham olanlara ya da rafta beklemiş olanlara göre çok daha fazla miktarda vitamin ve enzim içerir. Bu tür yiyeceklerin rafta bekleme süresi uzadıkça daha çok besin maddesi (vitaminler) kaybı ortaya çıkar. Meyveleri tüketmeden önce iyice yıkamak veya on dakika kadar temiz suda bekletmek önerilir. Meyvenin üzeri mumlanmışsa, kabuğunu ince bir şekilde soymak gerekir. Genel olarak taze meyveler kabuklu tüketilmelidir. Narenciyelerin üzerindeki kabuk soyulabilir ancak kabuğun iç kısmındaki beyaz bölge yenmelidir. Bu bölge C vitamini ve antioksidanlar açısından çok zengindir.

Sebze ve meyveler mümkün olduğunca çiğ tüketilmelidir. Vitaminler ısıya karşı aşırı derecede duyarlı olduklarından, pişirme işlemi sırasında yapısal tahribe uğrarlar. Eğer çiğ olarak tüketilmeyecekse, buharla pişirme ya da bir tavada hafifçe yumuşayana kadar pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

Eğer sebze ve meyveleri taze olarak bulma şansınız yoksa, konserve yerine donmuş ürünler tercih etmelisiniz. Konservelerde çok fazla miktarda tuz ve diğer bazı zararlı maddeler bulunur.

SAĞLIK BİLİNCİ
Dengeli, yeterli ve çeşitli beslenmenin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Protein, karbohidrat ve yağların nasıl dengeleneceğini, antioksidanlar, organik gıdalar ya da probiyotiklerden nasıl yararlanılacağını merak ediyoruz. Geçen yılın yıldızları keten tohumu, fındık ve cevizdi. Sağlıklı yaşam tutkunları sağlık mucizeleri yaratabilen yeni besinler aramaya çoktan başladı.
Welness ürünlerine inanılmaz bir talep var. Treadmill cihazları (yürüme-koşu bandı), egzersiz bisikletleri pek çok evde televizyonun hemen karşısında yerini aldı. Dambılı olmayanlar, pedometre kullanmayanlar ayıplanmaya, yağ-kas oranını bilmeyenler ıskalanmaya başlandı. Siz bütün bu değişimleri ‘kendini daha iyi hissetmek’ tümcesini ifade eden ‘wellness’ kelimesinin altına da yazabilirsiniz.

TREND DEĞİL ZORUNLULUK
Bütün bunları bir ‘kendine tapınma’ ya da ‘bedenine takılma’ gibi değerlendirmemelisiniz. Bunların geçici hevesler olduğunu sanmamalısınız. Sağlıklı yaşam salgınının haklı nedenleri var. Birincisi, vücudumuzla dedelerimizden daha uzun zaman geçireceğimizin farkına varmamızdır.

1900’lü yılların başında ortalama insan ömrü 50 yıl kadardı. 2000’li yıllarda 80 yıla tırmandı. Büyükanneleriniz, dedeleriniz sizden az yaşıyor, daha erken yaşlanıyor, yaşlanmaya fırsat bile bulamıyorlardı. Menapoz veya andropoz dönemi en fazla 5-10 yıl kadardı. Bellek kaybını bilmiyor, kemik kırılganlığı artışı osteoporoz veya yaşlılık romatizması ile tanışmıyorlardı. Çok az karşılaştıkları Alzheimer hastalığını ise ciddiye almıyorlardı. Diyabete, hipertansiyona, katarakta önem vermiyor, depresyon, kronik yorgunluk sendromu, reflü özafajitini pas geçiyorlardı! İnsanların daha az yaşamasının nedeni yaşam standartlarının bozuk, tıbbın güçsüz, özellikle bulaşıcı ve salgın hastalıkların çok yaygın olmasıydı. Genç yaşlarda verem, çiçek, tifüsten kırılıp gidiyor, zatürreye, abseye, ampiyeme teslim oluyorlardı. Şimdi bu korkunç hastalıkların çoğunun izi bile kalmadı. Çiçek, veba veya tifüs salgınını en son ne zaman duydunuz?

Yeni bin yılın erkekleri dış görünüşlerine en az kadınlar kadar önem veriyor. Estetik operasyonlar erkeklere itici gelmiyor. Burnunu düzelttiren, karın yağlarını aldıran erkekleri kimse ayıplamıyor.

AMAÇ DAHA İYİ YAŞAMAK
Günümüz insanının sağlıklı yaşama ve kendine iyi bakma telaşı daha uzun yaşayacağı bilinci ve daha az hastalanıp yaşlılığa daha iyi hazırlanma kaygısıdır. İnsanlar ortalama 80-90 yıl hayatta kalacağının farkındalığı ile beden ve ruhun bakımına daha çok önem veriyor.

Sağlıklı yaşam kaliteli hayat tutkusunun ikinci nedeni refah artışıdır. Son yüz yılda yaşanan iki büyük savaşa rağmen refah artışından herkesin bir parça payını alması insanlara kendilerine daha iyi bakma fırsatı vermiştir. Ekonomik güçlenme ve refah artışı beslenmeye karın doyurmanın ötesinde bir anlam kazandırmıştır. Yeteri kadar yiyecek bulan her insan yiyip içtiklerinin besin değerini sorgulamaya, sağlık yararlarına kafa yormaya başladı. Sadece doymak değil yiyip içtikleri ile sağlıklarına ek bir fayda sağlamak, mümkünse yiyeceklerle bazı sağlık sorunlarına çözüm bulmak istiyorlar.

AKDENİZ MUTFAĞI

Meyve, sebze, balık, zeytinyağı bu mutfağın başlıca aktörleri.
Omega 6 ve omega 3 yağ asitlerinin dengelendiği en iyi yerler Akdeniz ülkeleri.
Fast food ağırlıklı modern batı mutfağı aşırı miktarda omega 6 yağ asidi içeriyor. Omega 6’nın fazlası ise kalp damar hastalıklarını kolaylaştırıp, hipertansiyona davetiye çıkarıyor.
Haftada iki üç kez balık, bol miktarda sebze, ceviz ve tahıl tüketen, zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz mutfağı tam bir omega 3 zengini.
Ve dahası… Akadeniz mutfağında;
-Ölçülü miktarda şarap
-Az miktarda yağsız kırmızı et
-Yoğurt, ıspanak, bakliyat
-Yağlı tohumlar
-Domates, lahana, karnabahar, enginar
-Portakal, üzüm, incir, nar
-Uzun sofra sohbetleri, şaka, gırgır, sataşma ve dostluk var.
Genç kalmak, geç yaşlanmak, akıl ve ruh sağlığınızı koruyup, belleğinizi korumak, cinsel yaşamınıza daha uzun bir ömür kazandırmak istiyorsanız Akdeniz mutfağından pek ayrılmayın.

DİYETİN İÇERİĞİ
SABAH
Yağsız veya az yağlı süt
Yağsız ya da az yağlı peynirler
Zeytin
Çiğ sebzeler (domates, salatalık, sivri biber)
Taze ve kuru meyveler (kayısı, erik, üzüm, incir)
ÖĞLE VE AKŞAM
Balık, sebze yemeği, salata, meyve
Makarna veya kuskus, yoğurt ya da salata, meyve ile 1-2 bardak kırmızı şarap
Kuru baklagil ve sebze karışımı, salata, meyve ya da 1-2 kadeh kırmızı şarap
ARA ÖĞÜNLER
Yağsız yoğurt, meyve, taze sebze (salatalık, domates, biber, kabak)

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300(212) 2367300

Son Yazılar :
* Erkek Ömrünü Tüketen Yanlışlar
* Probiyotik Mucizesi
* HDL Kolestrolünüz Düşük mü?
* Hangi Kansere Hangi Bitki Kitabı
* Tokluk Şekeri Neden Önemli
* Kilo Sorununu Ciddiye Alın
* 7 Büyük Diyet Yanlışı
* Dizlerinizin Kıymetini Bilin
* Beyaz Şeker Zararlı mı?
* GUT Atakları Önlenebilir mi?
* Yalancı Hipertansiyona Dikkat
* Sağlıklı Beslenme Sahası
* PSA Testi ile Erken Teşhis
* Kilo Yönetiminde 5 Önemli Tavsiye
* Erken Teşhis Hayat Kurtarır
* TROİD Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
* Bilinçli ve Sağlıklı Beslenme
* Memehmet ÖZ’de Kanser Olabilir
* İnsülin Drenci Diyeti
* Kanser Testleri Ne Kadar Güvenli?
* İnsülin Direnci Belirtileri ve Önlemler
* Enerji Düzeyinizi Arttırın
* Üzüm ile Gelen Sağlık
* Bu Hapları Yasaklayın

Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, ,


Comments are closed.