By 09 Haziran 2011 Devamı →

UNUTKANLIK VE KÖTÜ BESLENME



Kötü beslenmek unutkanlık yapıyor
Unutkanlık giderek artan bir sağlık sorunu oldu ve çevremizdeki her üç kişiden biri unutkanlıktan yakınır hale geldi. Peki, ne oldu da sorun bu kadar yaygın bir hale geldi?

unutkanlıkUnutkanlıktan yakınanların hızla artmasının nedenlerinden biri olarak “kötü beslenme”nin yaygınlaşması gösteriliyor. Bu fikre ben de katılıyorum. Hatta sadece bedeni değil ruhu kötü beslemenin unutkanlık problemini yaygınlaştırdığını düşünüyorum. ışin ruhsal yanına yazının sonunda değineceğim,önce yeme-içme yanlışlarımızla unutkanlık arasındaki ilişkiyi bir gözdengeçirelim.

VİTAMİN FAKİRİ OLDUK!

Yeteri kadar et, balık, süt ve süt ürünü tüketmeyenlerde bilhassa vejetaryen beslenenlerde B-12 vitamini eksikliği sık görülüyor. B-12 vitamini belleğin temel iletişim moleküllerinden olan asetilkolinin üretiminde önemli bir aracı madde. Bu azalınca asetilkolin üretimi de azalıyor. Neticede bellek güçsüz ve zayıf düşüyor. (Vitamin Kullanımı Nasıl Olmalı?)Demir
eksikliği de önemli bir hafıza kaybı nedeni. Et tüketiminin yetersizliği yine burada da en önemli faktör olarak karşımıza çıkıyor. Demir beyinsel işlevlerde görev alan pek çok enzimin yapısına giriyor. Ayrıca beyne oksijen taşıyan kan hücrelerinin ana maddesi hemoglobinin üretimi için de demir şart. Beslenme ile yeteri kadar demir kazanamayanlarda bellek zayıflıyor.
Omega-3 yağ asitlerinin de eksikliği önemli bir problem. Beynin neredeyse yüzde 60’ı yağdan oluşuyor. Bunun yüzde 20’ye yakını omega-3 yağ asitleri. Omega-3 yağlarından özelikle DHA (Docosahexaenoic acid) beyin için çok ama çok önemli bir madde. Sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı sağlıyor.Sinir kılıflarının bütünlüğünü koruyor, güçlendiriyor. Omega-3 yağlarının eksilmesi durumunda hem demans hem de Alzheimer ile ilgili bellek problemlerine daha sık rastlanıyor. Omega-3 eksikliği özellikle balık, omega-3’ten zengin yumurta, et, süt, ve omega-3 kaynağı ceviz tüketmeyenler için önemli bir sorun.Araştırmalar D vitamini noksanlığının da belleği olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor. D hipervitaminoz olanlarda unutkanlık daha sık görülüyor.

Belleğimizi olumsuz yönde etkileyen besinsel unsurlar sadece bunlarla sınırlı değil. Yeteri kadar B-6 vitamini kazanamıyorsanız, vücudunuza yeteri kadar antioksidan polifenollar dahil edemiyorsanız genel olarak kötü besleniyorsanız belleğiniz bu yanlışlardan da olumsuz yönde etkileniyor.

HİPOGLİSEMİYE DİKKAT!

Bellek-beslenme ilişkisi denince hipoglisemi sorununu da hatırlamak lazım! Eğer kronik bir hipogliseminiz varsa yani kan şekeri düşmeniz ciddi ve uzun süreli ise ya da sık sık tekrarlıyorsa bu durumda da bellek kaybı tuzağına düşmeniz kolaylaşıyor. Fazla kilolu kişilerde özellikle obezlerde (bilhassa obeziteye bağlı uyku apnesi olanlarda, obezite sonucu şeker hastalığı gelişenlerde) bellek problemlerine yakalanma ihtimalinin artacağını da bir kenara not etmemiz lazım. (Yorgunluk ve Hipoglisemi)

RUHUNUZU DA BESLEYİN

Konuya girerken belirttiğimiz gibi ruhsal beslenme yanlışlarımız ve noksanlıklarımız da bellek sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar güvensizlik duygusu içinde yaşayan, endişe hisleri yoğun olan, stres düzeyi yüksek saptanan, mutsuz kişilerde depresyonlularda da bellek sorunlarının sıklaştığını belirtiyorlar.

Mutlu, keyifli, huzurlu kişilerde yani ruhunu iyi ve güzel duyularla besleyenlerde inanç dünyası zengin, manevi hayatı güçlü kişilerde bellek problemlerine daha az rastlanıyor. Kısacası ruhsal sorunlardaki yaygınlaşmanın da önemli bir neden olabileceği biliniyor.

UNUTMAYIN

Çölyak hastalığının ilacı var mı?

Hastalığın ilaçla tevdisi söz konusu değil. Yapılabilecek tek şey var: Gluten içeren yiyeceklerden yani buğday unu ihtiva eden besinlerden uzak bir beslenme planı oluşturmak. Mısır ekmeği yenilebiliyor ama içine buğday unu eklenmemiş olması şartıyla. Aslında çoğu fırın glutensiz ekmek ve fırın ürünleri ve pastalar üretmeye başladılar.

Çölyak hastaları-nın pirinç yemelerinde de herhangi bir yasaklama söz konusu değil.

Canları pilav istediğinde bulgur pilavı yiyemiyorlar ama pirinç pilavı serbest. Bu konuda bir beslenme uzmanı ile birlikte çalışmak daha iyi sonuç veriyor. Daha fazla yardım isteyenleri Çölyak hastalarının oluşturduğu gruplardan, sivil örgütlenmelerden, dernek ve vakıflardan destek almaları da mümkün.

Ama temel prensip hep aynı:

Çölyakla ilgili bir kuşkunuz varsa, buğday, çavdar, yulaf arpa gibi tahıllardan uzak duracaksınız. Mısır ve pirinç ürünleri serbest ama bunları da ölçülü tüketeceksiniz. Çölyak hastalarına ihtiyaç duydukları vitamin ve mineralleri ancak doktorları vermeli ve ihtiyaç olmadıkça sürekli B vitamini demir takviyesi filan da yapılmamalı.

BİR BİLGİ
Doğal bellek güçlendiriciler hangileri?

– Egzersiz: Düzenli egzersiz yapmak belleği güçlendiriyor.
– Yeterli ve dengeli beslenmek: Beslenme bozukluklarında bellek sorunlarına daha sık rastlanıyor.
– Bazı bitkisel maddeler: Zerdeçal, yeşil çay, ginseng, resveratrol (siyah üzüm), ginkgo biloba gibi bitkisel destekler doğru bilinçli ve bilgili kullanılırsa belleği olumlu yönde etkiliyor.
– Besin destekleri: Lesitin, kolin, fosfatidilkolin ve fosfatidilserinin belleği güçlendirdiği ve hafıza kaybını yavaşlattığı belirtiliyor. Özellikle fosfatidilkolin için oldukça güvenilir tavsiyeler var.
– B-12 vitamini ve D vitamini desteklerinin de belleği güçlendirdiği unutulmamalı!

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız
için :
Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357
Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, , , , ,


Comments are closed.