Ana Sayfa

Sağlık
Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 

Reklam
Loading

TANSİYON SORUNU
xprodoksit gönderdi. | 04.05.2009

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin verilerine bakılırsa, Türk halkının tansiyonu yükseliyor. 60’lı yıllarda yüzde 10-15 civarında olan hipertansiyona yakalanma olasılığı, son yıllarda yüzde 30’ların üzerine çıkmış! Bu rakamlar yakın bir gelecekte bizim de bir hipertansiyon salgınıyla karşı karşıya kalabileceğimize işaret ediyor.

DÜNYA Sağlık Örgütü (WHO), hipertansiyonu önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sıraya yerleştirmiş. Özellikle iskemik kalp hastalıkları ve beyin damar hastalıklarına bağlı olan hastalanma ve ölüm oranlarını azaltmada, hipertansiyonla mücadelenin çok önemli bir yeri var. Yaygın ve çok önemli bir sağlık sorunu olmasına rağmen ciddi bir belirti vermediğinden sinsice yayılıyor. İlk belirtisi kalp krizi, felç, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ya da görme kaybı olabiliyor. Bazı doktorlar hipertansiyon için "sessiz katil" tanımını belki de bu nedenle kullanıyor.

Kan basıncı yüksekliğini belirlemenin tek yolu tansiyonu ölçmek! Eğer tekrarlanan ölçümlerde kan basıncı 140/90 mm. Hg’nin üzerinde bulunursa durum ciddi, hipertansiyon kalıcı kabul ediliyor. Bununla birlikte 130/80’in üzerindeki değerler bile önemli bulunuyor. İşte bu nedenle hiçbir sorunu olmayanlarda dahi kan basıncını yılda en az bir kez ölçmek gerekiyor. Ölçüm sıklığını ellili yaşlar sonrasında yılda iki veya üç olarak sıklaştırmak gerekiyor.

Tuzu azaltın

Hipertansiyonun pek çok nedeni var ama fazla tuz tüketimi çok önemli bir faktör. Türk halkı tuzlu yiyeceklere çok düşkün. Beslenme kültürümüzde turşu, sucuk, tuzlu zeytinler, peynirler, pastırma, kebap, salamuralar gibi tuzdan zengin yiyecekler, tuzlu kuruyemişler çok fazla. Son yıllarda hazır ve paketlenmiş besinleri, dondurulmuş ürünleri daha yaygın kullanılmaya başladık. Pizza, hamburger, patates kızartması çok yiyoruz. Bütün bunlar tuz tüketimimizi arttırdı (Maksimum 4-6 gram civarında olması gereken bir günlük tuz tüketimi, Türk Hipertansiyon Derneği verilerine bakılırsa 18 gram civarına yükselmiş durumda). Tuz tüketiminde Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi şampiyon! En az tuzu Egeliler tüketiyor. Hipertansiyonla mücadelede özellikle tuz tüketimi konusunda çok dikkatli olmamız, bu kötü alışkanlıktan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Ne yapıp etmeli, az tuzlu besinlere ağırlık vermeliyiz.

Kilo sorununun yaygınlaşması da önemli bir faktör. Kilo sorunu olanlar zaten çok tuz tüketen kişiler olduğu için problem daha da büyüyor. Ayrıca stres, tembellik, sigara ve alkol kullanımındaki yaygınlaşma da toplum sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştı. Bu kötü alışkanlıklar hipertansiyona yakalanma olasılığını da yükseltiyor.

Erken teşhis

Hipertansiyonlu kişilerin erken teşhis edilmesi başta kalp, böbrek ve göz hastalıkları olmak üzere birçok hastalığı önleyebilir. Erken teşhis çoğu hastada sorunu belki de ilaç bile kullanmadan çözmeyi sağlayacaktır. Eğer tansiyonunuzun kaç olduğunu bilmiyorsanız mutlaka ölçtürün. Kan basıncınızı bilmeniz kilonuzu, boyunuzu, yaşınızı bilmeniz kadar önemli bir nokta. Bu ölçümleri belli aralıklarla tekrarlamayı da ihmal etmeyin. 20-50 yaş aralığında yılda bir-iki kez, elli yaş sonrasında ise iki-dört kez kan basıncınızı ölçün ve bir kenara not edin. Eğer bu ölçümlerde 135/85 mm.Hg’nın üzerinde rakamlarla karşılaşacak olursanız ölçümleri daha sık aralıklarla tekrarlayın. Benzer değerler çıkıyorsa doktorunuzla görüşmeniz gerektiğini aklınızdan hiç çıkarmayın.

Kampanya var

’Türkiye’nin tansiyonunu ölçüyoruz’. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin Sağlık Bakanlığımız ile işbirliği içinde yürüttüğü bir kampanyanın adı bu. Kampanya tansiyonunuzu ölçme şansını ayağınıza getiriyor. 11 Mayıs 2009 tarihinde Ankara’da Kızılay ve Tandoğan’da, 12-13 Mayıs’ta İstanbul’da Eminönü ve Kadıköy’de, 15-16 Mayıs’ta Antalya’da Cumhuriyet Meydanı’nda derneğin görevlendirdiği doktorlar tam teşkilátlı bir araçla sizi bekliyor olacaklar. Faydalanmanızı öneriyorum.

Hipertansiyon nedenleri

Hipertansiyon çok yaygın bir hastalık olmasına rağmen çoğu hastada belirli bir neden saptanamıyor. Ailevi-genetik faktörlerin önemli olduğu biliniyor. Gözden kaçmış böbrek hastalıkları, böbreküstü bezi sorunları, hormonal değişimler, kilo kazanımları, ruhsal gelgitler, psikolojik sorunlar etkili olabiliyor. Özellikle genetik mirasında hipertansiyon sorunu olanlar, bol kalorili, bol tuzlu ve yağlı beslenir, egzersiz yapmayı ihmal ederlerse, hele bir de bu yanlışa kilo almayı özellikle de göbeklenmeyi- eklerlerse hipertansiyon riski artıyor. Sigara, alkol kullananlarda da risk fazlalaşıyor. Yaş arttıkça hipertansiyona yakalanma olasılığı da artıyor. Diyabet, kolesterol yüksekliği, iyi kolesterol azlığı, trigliserid fazlalığı, ürik asit yüksekliği gibi sorunları olanların hipertansiyon olasılığı yönünden daha dikkatli olmaları gerekiyor. Doğal beslenme tarzından uzaklaştıkça hipertansiyona yakalanma olasılığı artıyor. Belki de bu nedenle şehirlerde yaşayanlar hipertansiyona daha kolay yakalanıyor.

Hipertansiyon belirtileri

Hipertansiyona ait özel bir belirti yok. Bazı hastalarda baş ağrısı, ensede ağrı ve dolgunluk hissi, yorgunluk, kendini kötü hissetme hali, baş dönmesi, burun kanamaları gibi şikáyetler olabiliyor ama bu belirtilerin hiçbirisi tipik değil. Daha birçok hastalıkta benzer işaretler görülebiliyor. Tansiyonu çok yüksek bir hastada hiçbir belirti, işaret, şikáyet de olmayabiliyor.

İlaca ne zaman başlamak gerekir

Hipertansiyon tanısı konulanların önemli korkularından biri ilaca başlamak zorunda kalmalarıdır. Ömür boyu her gün ilaç kullanmaya mahkûm olmaktan haklı olarak kimse hoşlanmaz. Ama ne var ki eldeki istatistiksel veriler de, klinik tecrübeler de tekrarlanan ölçümlerde kan basıncı değerleri 140-90 mm/Hg’den yüksek bulunan kişilerde ilaç tedavisine başlatılması gerektiğine işaret ediliyor. Tabii ki bazı hastalarda tedaviden önce tuzu kısıtlamak, potasyumu artırmak, kilo vermek, uykuyu, stresi düzenlemek gibi yaşam tarzı değişikliklerini de yapmak gerekiyor. Bütün bunlara rağmen kan basıncı ayarlanamıyorsa ilaç kullanmamak kullanmaktan daha tehlikeli problemlere yol açıyor.
- Gebelikte Yüksek Tansiyona Karşı Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Çikolata Tansiyonu Düşürüyor
-
Tansiyon ve Kolestrole Karşı Kür Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu
-
Tansiyona Karşı Böcek Tüketimi
-
Tansiyon Sorunu Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Hipertansiyon Tedavisi ve Diyet Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Tansiyon Düşüren Formüller Dr. Ender Saraç
-
Yalancı Hipertansiyona Dikkat Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Tansiyon Hafıza Kaybı Yapıyor
-
Yüksek Tansiyon ve Kolestrol için Zeytin Yaprağı Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Tansiyonu Düşük Olanlar Daha Şanslı Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Kahve Tansiyonu Yükseltir mi? Prof.Dr. Erdem Yeşilada
-
Tansiyon İlaçları Cinsel Gücü Azaltır mı? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
-
Tansiyonu Yükselten Besinler Dyt.Özlem Sert Aydın
-
Dirençli Tansiyona Çözüm Umudu

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Adınız Soyadınız
Mail
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
3+4 kaçtır? 


Yasal Uyarı! : 1- Bu sitede yer alan bilgilerin yardımcı ve destekleyici olduğunu unutmayınız ve hekime gitmeden kendi kendinizi tedaviye kalkışmayınız. Uygulamalar kişisel ihtiyaca ve koşullara göre değişkenlik gösterebilir. Site içeriğinin tanı ve tedavi amacıyla kullanılması hatalı olup, bundan doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bir rahatsızlığınız var ise öncelikle mutlaka bir hekime danışınız. 2- Bu sayfada yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir ve site kullanım şartlarını kabul etmiş sayılır. Yazılanlardan xprodoksit.com sorumlu değildir. Kaldırılmasını istediğiniz yorumu, sayfa adresi ve yorum tarihi ile birlikte iletişim sayfasından bildirebilirsiniz. Gizlilik Politikası 3-Uyarı: Site içeriğindeki bilgiler çeşitli yayın organlarından derlenmiş olup www.xprodoksit.com 'un hiç bir uzman ile doğrudan bağlantısı bulunmamaktadır. Soru ve sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz.
Paylaş

Son Fotoğraflar
KENE UYARISI VERİLEN İLLER
BEŞ YAŞINA KADAR EMZİREN ANNE
EN SEVİLEN SAÇ MODELLERİ
MUCİZE BEBEK HAYATA TUTUNDU
MUCİZE İKİZLER


Koçluk ve Kişisel Gelişim Kampı


© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et