By 15 Haziran 2012 Devamı →

SU İÇSEM YARIYOR DİYENLERDENSENİZ



“Su içsem yarıyor!” veya “Bana su bile kilo aldırıyor!” deseniz belki size kimse inanmaz ama bazılarının daha kolay kilo alıp, zor kilo verdiği hatta kilo vermede ciddi biçimde zorlandığı doğrudur.
“Kilo direnci” özellikle orta yaşlı hanımlar arasında yaygın bir sorundur.
Kilo direncinin birden çok sebebi var. Omega dengesizliği (aşırı omega-6 yüklenmek, omega-3’den fakir beslenmek), D vitamini, demir, B12 vitamini noksanlığı kilo vermeyi yavaşlatıp kilo direnci sebebi olabiliyor ama sorunun aslında iki büyük nedeni var: Bir; “İnsülin Direnci”, iki; “Tiroid bezi tembelliği”…Kilo direnci konusunda merak ettiklerinize daha detaylı yanıtlar arıyorsanız, “Hafifleyin Gençleşin” kitabımdan aldığım şu notları da dikkatle okumanızı öneriyorum.

GERÇEKTEN DİRENÇLİ MİSİNİZ?
Bazı kişiler “kilo vermeye dirençli”dir. Genetik yapıları, biyokimyaları ve metabolizmalarından dolayı kalori kısıtlayıcı diyetlere ve egzersiz programlarına rağmen, kilo veremezler.

Bir kilo fazlalığı veya obezite sorunu ile karşı karşıya iseniz ve sorununuzu çözemiyor, fazla kilolardan kurtulamıyorsanız, probleminiz metabolizmanız ve fizyolojinizden kullandığınız ilaçlar veya genetik mirasından kaynaklanabilir. Başarısızlığınızın sebebi her zaman diyete uyumsuzluğundan veya hareketsizliğinizden kaynaklanmıyor olabilir. Bazı insanlar az yemeleri ve yeterince aktif olmalarına karşın kolay kilo alır, güç kilo verirler.

Kalçalarınıza ve karnınıza yapışan ve bir türlü sizi bırakmak istemeyen fazla yağdan yakınıyorsanız, sizi kilo vermeye dirençli yapan sorunun ne olduğunun dikkatle araştırılması gereklidir. Bazı incelemeler ile sorun doğru belirlenmez, uygun şekilde tedavi edilmez ise, ne yaparsanız yapın hiçbir zaman kilo veremez, kilonuzu yönetemezsiniz.

BUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?
Eğer kilo verme sizin için bir sorun haline geldi ise, sakın pes etmeyin! Doktorunuza bir türlü kilo veremediğinizi ve çok kolay kilo aldığınızı, düzenli bir diyet ve egzersiz programına rağmen kilonuzu denetleyip yönetemediğinizi açıkça belirtin. Bazen sorunun sizde değil, metabolizmanızda olduğu doğrudur.

Doktorunuz size bazı kilit sorular soracaktır. İlk sorular aldığınız ilaçlar ve tedavilerle ilgilidir. En çok bilinenleri; antidepresanlar, yüksek tansiyon ilaçları, steroidler, diyabetik ilaçlar, östrojen ihtiva edenler ve sara nöbet atakları için kullanılanlardır. Eğer bu ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız, mutlaka doktorunuza belirtin.

Eğer ilaçlar sorumlu değilse, kilo düzeniniz metabolik ya da hormonal bazı problemlerden kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle detaylı bir incelemeye gerek vardır.

BİR NUMARALI SUÇLU: İNSÜLİN YÜKÜNÜZ
Genetik bir miras olan bu sendromun başlıca tetikleyicileri aşırı kalori tüketimi ve yetersiz fiziksel aktivitedir. Metabolik sendrom sizi kalp krizi, inme, Tip 2 diyabet, çeşitli kanserler ve karaciğer hastalıklarına aday yapacaktır. Fazla kilolarınızı vermek ve daha aktif olmakla metabolik sendromun üstesinden gelebilirsiniz.

Ağırlığınızın yüzde 5-10’unu vermeniz insülin direnci sorununuzu önemli düzeyde metabolizmanızı rahatlatır. Polikistik over sendromu, tüylenme, periyot düzensizlikleri ve premenstruel sendrom sorunu olan kadınların kilo direnci sorunlarının altında Metabolik sendrom sorunu yatabilir. Hipertansiyon, glikoz toleransı bozukluğu veya tip 2 diyabet hastalığı ile birlikte görülen kilo fazlalığı, obezite ve kilo direnci sorunlarında bu sendrom hatırlanmalıdır.

İKİ NUMARALI SUÇLU: ÖSTROJEN DESTEKLERİ, DEPRESYON İLAÇLARI
Doğum kontrol hapları veya Hormon Yerine Koyma Tedavisi (HRT) kullanıyorsanız östrojen desteğinin size hediyesi olan yağın kalçalarınızda, baldırlarınızda depolanmasına ve selülit gelişimine pek engel olamazsınız. Kilo vermekte güçlük çeken kadınların östrojen kullanıp kullanmadıkları dikkatle sorgulanmalıdır. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların da kilo vermeyi zorlaştırdığı aklınızda olsun.
ÜÇ NUMARALI SUÇLU: HİPOTİROİDİNİZ
Hipotiroidi tiroid bezinin yeterince tiroid hormonu üretememesi halidir ve sanıldığından daha sık görülen bir sağlık sorunudur. Özellikle orta yaş ve doğumlar sonrasında kadınlarda fazla rastlanılan, çok sinsi seyreden bazı olgularda sürekli kilo alma ve kilo verme kilo direncinin bazen tek belirtisidir. Bu hastalarda tiroid hormonlarının üretimi yavaşlamış ya da tümüyle durmuştur.

Hipotiroidi de; metabolizmanız yavaşlar, vücudunuz daha fazla kaloriyi yağ olarak depolar. Yetersiz çalışan bir tiroid beziniz olduğunun diğer belirtilerini de not edebilirsiniz. Soğuğa ve sıcağa dayanıksızlık, yorgunluk, kabızlık, ciltte değişiklikler (solukluk, kuruluk, kalınlaşma), seste kalınlaşma. Doktorunuz tiroidinizin yetersiz çalıştığından şüphelenirse, tiroid fonksiyon testleri isteyecektir. Bu testlerin en önemlileri TSH, serbest T3 ve serbest T4 adı verilen tiroid hormonlarının kan düzeylerinin analizidir.

Metabolizmanızı ateşleyin!
– Yürürken, daha uzun mesafeleri amaçlayın: Daha hızlı gitmeyi değil, daha uzun mesafeler gitmeyi deneyin. Vücudunuzun oksijen eşliğinde yaptığı hareketler (yürüyüş, yüzme, golf) ne kadar uzun sürerse bedeninizin o kadar çok yağ harcayacağından emin olabilirsiniz.

– Dolaşmayın, yürüyün! Adımlarınızı biraz sıklaştırırsanız metabolizmanızı daha da hızlandırır, daha çok yağ yakabilirsiniz. Uzun mesafeleri katetmek her zaman iyidir, bu mesafeleri daha hızlı adımlarla katetmek daha da iyidir.
– Yemek sonrası kısa yürüyüşleri unutmayın! Yemeği takiben yaptığınız hafif yürüyüşlerde metabolizmanın daha hızlı bir süreçle işlediği, daha çok kalori (enerji) tükettiği biliniyor.

– Sık sık ve az az yiyin: Öğün atlamayın. Yavaş ve uzun süre çiğneyerek yemeyi deneyin.

– Hayatınızı baharatlandırın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür. Baharatlar vücudunuzu daha bir hızlı bir çarka sokabilir, metabolizma hızınızı yükseltebilir. Ayrıca daha çok baharat kullanmak sizi tuzdan ve krema-mayonezden uzak tutar. Daha az tuz ve krema-mayonez daha kolay kilo kontrolü demektir.

– Doktorunuz tarafından önerilmeyen metabolizmanıza etkili olduğu söylenen hiçbir ilacı (tiroid ekstreleri, amfetamin, sibutramin), bitkiyi (Ephedra-Ma-Huang), yağ bağlayıcıyı (Orlistat), minerali (Chromium picolinate) veya maddeyi (kafein) kullanmayın.

– Bol bol su ve günde 3-4 fincan yeşil çay için.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için :
Yaşasın Hayat!
Teşvikiye Cad. Bayer Apt. No: 63 Kat: 5 Nişantaşı
0212 230 74 00 – 0212 236 73 00
osmanmuftuoglu.net


Son Yazılar :
* Kalsiyum Hapları Zararlı mı?
* Kilo Vermek İçin Yürüyün
* İlaçların Yan Etkileri Korkutuyor
* Damar Yaşınızı Biliyor musunuz?
* İnsülin ve Glukagon
* Huzursuz Bacak Sendromu Nedir?
* Başınız Dönüyorsa
* Renkli Gıdaların Gücü
* Ağrı Kesici Kullanırken Dikkat
* Kasık Ağrılarının Nedeni?
* Glisemik İndeks Diyetinin Önemi
* Diyet Borcunuz mu Var?
* Diyet Günahları
* Kardiyometabolik Egzersizler
* Bitkisel Sahtekarlıklara Dikkat
* Diyet Yapmak mı Kalori Yakmak mı?
* Hasta mı Hastalık mı?
* Bu İlaçlara Aman Dikkat
* Haplar Kilo Verdirir mi?
* Fibrokist Deyip Geçmeyin
* Vücudun Hassas Dengelerine Dikkat
* İyi Bir Hayat İçin 13 Reçete
* Tiroit Neden Önemlidir?
* Cinsel Güç Problemlerine Karşı
* Fotokopi Diyetler İşe Yarar mı?
* Kadınlar İçin 10 Tehtit
* Kilo Yönetimi Anayasası
* Vitaminler Kilo Aldırmaz
* Anti Selülit Reçete
* Süt Sizede Dokunuyor mu?
* Çuha Çiçeği Yağı Her Derde Deva mı?
* Yanlış Beslenme Depresyonu Tetikleyebilir
* Bağışıklık Sistemini Güçlü Tutmak İçin
* Baş Dönmesi Ne Zaman Tehlikelidir?
* Kabızlığa Doğal Çözümler
* Kanserden Korunma Planı
* Kolestrolü Dengelemek için Nasıl Beslenmeli?
* Anti-Kanser İçeceği
* Safinaz Olmak İyi mi Kötü mü?
* Saç Önerileri ve Formüller (Video)
* Glikasyon Tehlikesine Dikkat


Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, , , ,


Comments are closed.