By 28 Temmuz 2010 0 Comments Devamı →

SU ÇİÇEĞİ TEDAVİSİ

Su Çiçeğinin Tıbbi ve Doğal Tedavisi

Suçiçeği düşünüldüğünden daha ağır bir hastalık ve ciddi yan etkileri var. İlkbaharda görülen salgın yazın da sürüyor.

su çiçeğiEge Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Zafer Kurugöl, suçiçeği vakalarını normalde ilkbaharda gördüklerini, ancak yaz aylarında da salgının devam ettiğini söyledi.

Suçiçeğinin düşünüldüğünden daha ağır bir hastalık ve ciddi yan etkilerinin olduğunu belirten Prof.Dr. Kurugöl, tek korunma yolunun aşı olduğunu belirtti. Aşı yaptırmadığı için suçiçeği çıkarıp havale geçiren oğlu Ali hastaneye yatırılan Menekşe Güldal, “Oğlumun kontrollerini sağlık ocağında (aile hekimliğinde) yaptırıyordum. Aşılarını da orada oluyordu. Bana suçiçeği aşısının yapılmadığını söylemediler. Bilseydim dışarıda yaptırırdım” dedi.

Prof.Dr. Zafer Kurugöl, suçiçeğinin çok bulaşıcı bir hastalık olduğunu hatırlattı. Hastalığın halk arasında kendiliğinden iyileşen, her çocuğun mutlaka geçireceği bir hastalık olarak bilindiğini belirten Prof.Dr. Kurugöl, şunları söyledi:

“Çoğunlukla da iyileşmeyle sonuçlanan bir hastalıktır. Ancak düşünüldüğünden daha ağır ama aşıyla korunulabilir bir hastalık. Suçiçeği çok ağır yan etkilere yol açabiliyor. Birincisi, üzerine eklenen bakteri infeksiyon dediğimiz zatürreye, kan zehirlenmesine, beyin iltihabına, beyin iltihabı sonucu dengesiz yürümeye, çok ağır şekilde deri kanamalarına ve vücutta iç kanamalara neden oluyor. Bunun dışında böbrek, karaciğer tutuluşuna neden olabilir. Yani birçok organı tutarak çok ağır yan etkilere, sonucunda da ölümlere yol açabiliyor. Her yıl bizim gibi büyük merkezlerde 1- 2 çocuk suçiçeğinden kaybediliyor. Bunu önlemenin tek yolu aşı. Belki hastalık nadir yan etkiyle seyrediyor. Bu yan etkileri yapabiliyor ama çok sık görülebildiği için sayısal olarak yan etki görülen vaka sayısı da fazla oluyor. Hastanın tedavi maliyeti de çok ağır oluyor.”

Türkiye’ de hastalık daha geç ortaya çıkıyor.

Prof.Dr. Zafer Kurugöl, Amerika’da, çeşitli Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde suçiçeği aşısının rutin aşı programına girdiğini, krizdeki Yunanistan’da bile bu aşının devlet tarafından ücretsiz yaptırıldığını söyledi. Prof.Dr. Kurugöl, suçiçeğinin erken yaşta geçirildiğini, ancak sıcak bir ülke olan Türkiye’de, Avrupa ülkelerine göre hastalığın daha geç geçirildiğini kaydetti. Türkiye’de ergenlik çağına gelenlerin yüzde 10- 15′inin suçiçeği geçirmemiş olduğunu belirten Prof.Dr. Kurugöl, şunları kaydetti:

Suçiçeği vakalarını normalde ilkbaharda görüyoruz. Ama yaz aylarında da salgın devam ediyor. Nedenini kestirmemiz çok kolay değil, virüsün özelliğinden olmuş olabilir. Genellikle acile, polikliniğe hergün başvuranlar oluyor bazen de beyin iltihabı gibi ağır vakalar geliyor. En fazla salgını olan bir hastalık. Ergenlik çağına gelmişlerin yüzde 10-15′inin hastalığı geçirmemiş olması, bu kesimde ağır enfeksiyon riski olduğunu gösterir. Bu nedenle suçiçeği geçirmemiş kişiler, ergen ya da erişkin, aşı yaptırmalı.”

Suçiçeği aşısının rutin aşı şemasına dahil edilmesi gereken en önemli aşı olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Zafer Kurugöl, “Bir kez hesaplamıştım. Yoğun bakıma bir çocuk yatmıştı. O çocuğa kullanılan ilaç, yapılan tedavi masrafıyla Bornova ve Karşıyaka’yı aşılayabilirdiniz. Bu kadar net. Üstelik o çocuk kaybedildi, onun kaybedilmesinin ise hesabı olmaz. Bu aşı bu kadar önemli. Bu hastalık ileri yaşlarda ağır seyrediyor” diye konuştu.

Suçiçeği konusunda anne babaların panik yapmamasını isteyen Prof. Dr. Kurugöl, su çiçekli çocukta yan etki olmaması ya da yan etki olunca ‘şunu yapın’ önerisinde bulunacakları bir yöntem olmadığını vurguladı. Prof.Dr. Zafer Kurugöl, sözlerini şöyle sürdürdü:

Asprin kullanılmamalı

“Suçiçeği, çok sık rastlanan bir hastalık, komplikasyonu nadir görülüyor. Ama o çocukta, o yan etkilerin çıkacağını önceden belirleyecek tahmin yöntemi yok. Ne laboratuvar olarak da ne de ailelere şu olursa şöyle yapın diyebileceğimiz bir yöntem yok. Ancak asprin kullanılmaması gerekiyor, toksik etki yapmaması için. Çocuk yıkanabilir, duş alabilir. Bu sıcakta aileler çocuklarını yıkamıyor, çocuk havale geçiriyor. Geçirmemesi için aşı yaptırmak gerekli. Aşı yüksek oranda koruyor. İleriki yaşlardaki zonaya karşı da koruyor. Hastalık aşıya rağmen geçirebiliyor ama hafif atlatılır, yan etki olmaz. Aşı bir yaşından sonra yapılabilir.”

Öte yandan, 2 yaşını 2 ay geçen Ali Güldal, suçiçeği çıkardı, havale geçirince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi’ne yatırıldı. Büyük oğlu 6 yaşındaki Halil Can’ın suçiçeği çıkardığını, 10 gün sonra da küçük oğlu Ali’nin yüzünde, vücudunda su dolu keseciklerin ortaya çıktığını belirten Menekşe Güldal, “Büyük oğlumu özel doktora götürmüştüm, suçiçeği aşısı yapılmıştı. Küçük oğlumun kontrollerini ise sağlık ocağında (aile hekimliğinde) yaptırıyordum. Aşılarını da orada oluyordu. Bana suçiçeği aşısının yapılmadığını söylemediler. Bilseydim dışarıda yaptırırdım. Çünkü büyük oğlum hastalığı hiç ateşlenmeden çok hafif atlattı, 10 gün sonra küçüğü çıkardı. Ama onun hafif olmadı, havale geçirdi. Korkuyla hastaneye geldik. Tedavisi sürüyor, hem korku hem aşı yaptırmadım diye büyük pişmanlık yaşıyorum” dedi.

Prof.Dr. Zafer Kurugöl
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi


BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMİ

Birbirine benzeyen çocuk enf eksiyonları genelde orta dereceli olurlar ve bitkisel tedavilere olumlu yanıt verirler; fakat komplikasyonlar oluşabilir ve (kızamıkta olduğu gibi) profesyonel müdahele gerekebilir. Problemlerin çoğuna virüsler neden olduğu için antibiyotiklerin bu rahatsızlıkların üzerinde hiçbir etkisi olmaz. Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkisel tedaviler ideal yöntemdir.

Bu bulaşıcı virüs hastalığı, göğüste ve sırtta beliren kırmızı lekelerle başlayıp vücudun diğer kısımlarına, kafa derisi ve yüze sıçrar. Tahriş olmuş lekeler. önce kabarcıklara ardından da kabuklu yaralara dönüşürler. Bu yaraları kaşımak veya zarar vermek iz kalmasına neden olabilir, bu yüzden enfeksiyon kapmış bebekler çok dikkatli yıkanmalıdırlar. Diğer belirtiler yüksek ateş (39-40 derece), boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığıdır.

SU ÇİÇEĞİ BİTKİSEL TEDAVİ

Tedavi genelde bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudun virüsle savaşırken gösterdiği belirtileri hafifletmek içindir.

â–  Eşit miktarlarda kanaryaotu demi, hodan suyu ve sulandırılmış güverinağacı kabuğu karıştırılarak hazırlanan losyon, irite olmuş deri isilikleri için kullanılabilir; pamuklu bir bezle, her bir veya iki saatte bir ya da ihtiyaç duydukça sürün.
â–  Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çocuğa günde üç defa ekinezya tabletleri veya tentürü verin (doz yaşa göre değişir).
â–  Gerektikçe takkeotu, kestere veya papatya çayı vererek tahrişi hafifletebilirsiniz.
â–  Hastalığın ateş safhasında kadifeçiçeği, hodan veya fesleğen demleriyle ıslatılmış soğuk kompres veya sünger uygulayın. Hastayı serin tutmak, aynı zamanda deride tahriş riskini de azaltacaktır.

Penelope Ody – Home Herbal

- Zona Riski ve Su Çiçeği

Paylaş
Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler

Etiketler:,


Yorum Ekleyin


− 1 = iki