By 24 Ekim 2014 Devamı →

Smear Testi Nedir Nasil Yapılır



Smear Testi (Simir veya PAP) Testi Nasıl Yapılır?

Pap smear, rahim ağzından spatula ve/veya fırça ile kazıma ile alınan hücrelerin tek hücre görünümü temelinde değerlendirilmesi ile yapılan bir tarama muayenesidir. Hücreler ince bir şekilde mikroskop lamı üzerine sürü­lür ve hücrelerin bozulmasını engellemek için hızlıca kimyasal maddelerle cama sabitlenir. Klasik Pap smear için duyarlılık ve özgüllük sırasıyla %51 ve %95′tir. Klasik Pap smear yalancı negatifliğini azaltmak için sunulan yeni bir metoda göre, hücreler sabitleyici solüsyonda askıda tu­tulur, dağıtılır ve sonrasında hücreler özel olarak bir filtrede top­lanır. Hücreler daha sonra mikroskop camına transfer edilerek hücresel değerlendirme yapılır.

Dünyada iki dakikada bir kadın rahim ağzı kanseri sebebiyle ölüyor. Tarama yöntemleri sayesinde önlenebilir bir hastalık olan serviks kanseri hakkında tek sorun bu konunun kadınlar tarafından yeterince bilinmemesi…

Serviks KanseriKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Tülin Dabakoğlu, serviks kanseri hakkında bilinmesi gereken her şeyi 10 soruda özetledi.

1. Serviks (Rahim Ağzı) Kanserini Diğer Kanser Türlerinden Ayıran Nedir?

Serviks kanserini (rahim ağzı kanseri) diğer kanserlerden ayrılan en önemli farkı, erken teşhis ve tarama yöntemleri ile önlenebilir bir hastalık olması… Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkün oluyor. Rahim ağzındaki değişikliklerin başlangıçtan ilerlemiş kansere doğru gidişi 10-15 yıl gibi bir süreci kapsayabiliyor. Bu nedenle tarama testi sayesinde lezyonlar erken tanınıp kontrol altına alınabiliyor. Ancak buna rağmen kadınlar hala serviks kanseri nedeniyle ölüyor. Çünkü konunun önemi yeterince vurgulanmıyor ve hastalık, kadınlar tarafından yeterince bilinmiyor.

2. Hangi Yaş Gruplarında Daha Sok Görülüyor?

Dünya ölçeğinde 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü, meme ve akciğer kanserinden sonra kanserden ölümlerin önde gelen üçüncü nedeni olan serviks kanseri Türkiye’de en sık görülen sekizinci kanser türüdür.

Dünya çapında 2 dakikada bir, bir kadının serviks kanserinden ölüyor. HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu ve cinsel ilişki ile yakın ilişkili olduğundan 20 yaş altında görülme olasılığı son derece düşük… En sık 40-50 yaşları arasında görülüyor, olguların sadece yüzde 10 kadarı 75 yaş üstünde oluyor.

3. Hangi Faktörlere Bağlı Olarak Ortaya Çıkıyor ve Nasıl İlerliyor?

Rahim ağzı kanseri riskini arttıran çeşitli faktörler bulunuyor. Hastalık erken yaşta çok sayıda doğum yapmış, erken yaşta cinsel ilişkiye girmiş ve sigara içen kişilerde daha sık görülüyor. Ayrıca HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanseri için çok önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Rahim ağzı kanserli hastaların yüzde 98’inde HPV enfeksiyonu saptandığını biliyoruz. Bu risk faktörlerine sahip kadınlarda serviks kanseri erken yaşlarda öncü lezyonlar şeklinde ortaya çıkıyor. İlerlemiş lezyona dönüşüm 10-15 yıl gibi bir süreci kapsadığından ve yavaş ilerlediğinden serviks kanseri erken tanınma olasılığı yüksek olan kanser türleri arasında yer alıyor.

4. Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Serviks kanseri için birçok risk faktörü tanımlansa da, son epidermiyolojik çalışmalar bu kanser türü için önemli risk faktörünün HPV enfeksiyonu olduğunu gösteriyor. Bununla beraber kanser gelişimini tetikleyen risk faktörleri de bulunuyor. Bu risk faktörleri; erken yaşta cinsel ilişki (20 yaştan önce), çok sayıda cinsel eş veya eşin çok eşli olması, doğum sayısının fazlalığı, kötü hijyen, düşük sosyoekonomik seviye, sigara kullanımı, yetersiz beslenme (A ve C vitaminleri ile beta karoten ve folat eksikliği) bulunuyor. Bugün serviks kanseri gelişimi için HPV’nin mutlaka var olması gerektiği, diğer risk faktörlerinin ya virüsle karşılaşma oranlarını arttırdığı ya da kanser yapıcı süreci hızlandırdığı için önemli olduğu üzerinde duruluyor.

5. Serviks Kanserinin Belirtileri Neler?

Serviks kanseri erken evrelerinde hiçbir belirti vermeyebiliyor. Lezyonlar derinleştikçe, hastalık klinik olarak belirgin hale geliyor. Genital sistem muayenesinde görülebilen çeşitli büyüme paternleri göstererek derin rahim ağzı yaraları veya karnabahar tarzında büyüyen lezyonlarla ortaya çıkabiliyor. Erken lezyonlar; dokunmakla kanayan, kaba, kırmızımsı granüler alanlar şeklinde görülüyor. Genellikle hastalarda kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrası kanama gibi belirtiler ilk şikayetlerden oluyor. Hasta ilerleyen evrelerde ağrı, devam eden kanamalar ve çevre organlara verdiği zararla ilişkili şikayetlerle geliyor.

6. Tanı Koyma ve Evrelendirme Nasıl Yapılıyor?

Serviks kanserinin erken dönemde yakalanması rutin olarak yılda bir kez yapılan pap-smear testi ile mümkün oluyor. Bu test ile henüz başlangıç aşamasındaki kanser tanınıyor ve tedavisi başarılı oluyor. Pap-smear testi servikal kanserlerin yüzde 90’ını erken dönemde yakalayabiliyor. Gelişmiş ülkelerde cinsel yönden aktif kadınların yılda bir kez smear testi yaptırması zorunlu hale getirildikten sonra serviks kanserlerinden ölüm oranı yüzde 50-70 oranında azalmıştır. Smear testinin kanser açısından pozitif çıkması durumunda kesin tanı için serviksten biyopsi alınması gerekiyor. Biyopsi işleminin rahim ağzını bir mikroskop gibi büyüten ‘kolposkop’ denen cihaz eşliğinde yapılması uygun oluyor. Servikal biyopsi alımı tek tek şüpheli bölgelerden parça alınması ve serviks içi kanalının ince bir küretle kazınması şeklinde olabileceği gibi rahim ağzının bir bütün halinde çıkarılmasını sağlayan ‘LEEP uygulaması’ ile de olabiliyor. Her iki uygulamada da kişi ağrı duymuyor. Alınan örnekler patolojik incelemeye alınıyor. Bu incelemede kanser hücrelerinin varlığı, kanser varsa bu hücrelerin tipi (adeno kanser, skuamoz kanser), farklılaşma derecesi ile kanserin yüzeyel ve derine doğru ne kadar yayıldığına bakılıyor. Kadında servikal kanser varsa daha sonraki aşamada hastalığın yayılma derecesine bakılması amacıyla IVP (ilaçlı böbrek filmi), rekto-sigmoidoskopi (bağırsakların incelenmesi), akciğer röntgeni ve batın ultrasonu rutin olarak uygulanıyor. Hastalığın doku derinliğine, çevre dokulara ve lenf bezlerine yayılımına göre evrelendirme yapılıyor.

7. Tedavi Seçenekleri Neler?

Kanser ve kanser öncesi servikal oluşumlarda birçok tedavi seçeneği bulunuyor. Her vakada hekim ve hasta en uygun tedavi yöntemine berlikte karar veriyor. Ayrıca saptanan lezyonun evresi de tedavinin seçiminde önem taşıyor.

* Erken evrelerde lazer, kriyocerrahi (oluşumu dondurma), LEEP konizasyon (koni şeklinde doku parçasının alınması) yöntemlerinden uygun görülenler uygulanabilir.

* İleri evrelerde histerektomi ve lenf nodlarının temizlenmesi (kadın üreme organlarının alınması), radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (antikanser ilaçları ile tedavi) yöntemlerinden biri veya uygun olan kombinasyonları tercih ediliyor.

8. Tedavide Başarı Onarları Nasıl?

Tedavinin başarını kanserin evresine göre ortaya çıkıyor. Tedavi ile beş yıllık sağ kalım oranları, serviks kanserinin erken evresi göz önüne alındığında yüzde 92, tüm evreler hesaba katıldığında ise 5 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık yüzde 72 olarak görülüyor. Teşhisten beş yıl sonra tedavi ile sağ kalım oranları, Evre I kanser için yüzde 80-90, Evre II için yüzde 50-60, Evre III için yüzde 25-35 ve Evre IV için yüzde 15’ten az oluyor.

9. Erken Teşhisin Önemi Nedir?

Serviks kanserinin doğal seyri yıllar içinde yavaş ilerlemesidir. Bu özelliğinden dolayı öncü lezyonların erken tanınması hastalığın seyrinin iyi olacağını gösteriyor ve yayılma potansiyeli olan kanserin önlenmesinde tarama programlarının önemini ortaya koyuyor. Hastalığın hafif displazi (dokularda bozulma) ile başlayıp ilerlemiş kansere doğru devamlılık gösterdiğinin kanıtı servikal displazinin yani öncü erken lezyonların 20’li yaşlarda, kanserin 25-35’li yaşlarda ve ilerlemiş hastalığın 40 yaşından sonra görülmesi oluyor.

Bu yüzden, ilerlemiş kanser aşamasına gelmeden önce lezyonlan yakalamak için taramaya erken yaşlarda başlanması önem taşıyor.

10. Rahim Ağzı Kanserinden Nasıl Korunulabilir?

Korunma yöntemleri; birincil, ikincil ve üçüncül korunma şeklinde üçe ayrılıyor. Alınabilecek ilk tedbir risk faktörlerinden uzak durmak oluyor. Cinsel davranış şekilleri, enfeksiyondan korunma, HPV aşıları birincil tedbirler arasında yer alıyor. İkincil korunma tarama testlerini zamanında düzenli yaptırarak erken lezyonlann yakalanmasını sağlamak oluyor. Üçüncül korunma ise zamanında ve doğru tedavi ile erken lezyonlann yok edilmesi ve hastalığın ilerlemesinin durdurulmasını ifade ediyor.

HPV NEDİR?

HPV, hem erkek hem de kadında genital bölgede ve mukozalarda enfeksiyon yapan, siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden oluyor. Karnabahar görünümünde, bazen tek bir bölgede çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak olan bazen de birden fazla yerde 5 cm. çapına erişebilen bu ağrısız kidelerin yaklaşık 100 tipi bulunuyor. Yüksek riskli HPV tipleri olan ‘16-18-31 -33-35-39-45-51 -52-56-58-59-68-73-82’ özellikle rahim ağzı, vajina, vulva, anüs ve penis kanserlerine neden olabiliyor. Genital bölgede rastlanan siğillerin yüzde 85-90’ından HPV tip 6 ve 11 sorumlu oluyor. Rahim ağzı kanseri olan kadınlarda en sık rastlanan tip ise HPV 16… Çoğu virüs hastalığında olduğu gibi HPV de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşiyor ve zaman zaman alevlenmelere yol açıyor.

NASIL BULAŞIYOR?

HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer alıyor. Özellikle çok sayıda cinsel eşi olan (veya öncesinde olmuş olan) bireyler ve bu bireylerin eşlerinde yaygın görülüyor. Bulaşma için tam bir cinsel ilişki olmasına gerek bulunmuyor, enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabiliyor.

BELİRTİLERİ NELER?

HPV bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölgede ve/veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken kondilom (siğil) adlı kitlelerin oluşmasıyla belirti veriyor. Kadınlarda bazen HPV enfeksiyonunun tek belirtisi, jinekolojik muayenede pap-smear incelemesinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormalliklerin (koilositoz) bulunması ile anlaşılıyor.

KİMLER HPV AŞISI OLMALI?

Uzm. Dr. Tülin Dabakoğlu, ergenlik çağına yaklaşırken, birey henüz aktif cinselliğe başlamadan önce yapılması önerilen aşının üç aşamada birer doz olmak üzere bir yıl içinde yapılmasının uygun olduğunu belirtiyor. Öncelikle HIV taşıyıcıları, immün sistemi baskılayan tedavi alanlar, kortizon kullananlar, bağışıklık sistemini zayıflatan hastalığı olanlar veya HPV açısından riskli gruptakilerin (örneğin çok partnerliler) aşılanması öneriliyor. Uzm. Dr. Dabakoğlu, aşılama dozları bittikten sonra serviks kanseri riski tamamen bitmediği için pap-smear taramasına devam etmek gerektiğinin altını çiziyor.

PAP-SMEAR TESTİ NEDİR?

Dokuların yenilenmesi sırasında rahim ağzından yani serviksteki doku yüzeyinden dökülen hücrelerin toplanmasına ‘smear’ deniliyor. Bunların incelenmesine ise ilk kez 1930’lu yıllarda bu işlemi tanımlayan Yunanlı Dr. George Papanicolau adlı doktorun ismine ithafen ‘PAP Smear’ adı veriliyor. Bu test, rahim ağzının kötü huylu veya kötü huylu bir hastalığa dönüşme potansiyeli olan değişikliklerini saptamak amacıyla kullanılıyor. Tanı koydurmayan bu testin anormal çıkması kişide bir problem olabileceğini ve tanıya yönelik ileri testler yapılması gerektiğini işaret ediyor.

NASIL UYGULANIYOR?

Smear örneği, hastanın kanamasız olduğu bir dönemde jinekolojik muayene esnasında plastik bir spatul ya da fırça kullanılarak serviksten vajinaya dökülen hücrelerin rahim ağzı ve kanalından toplanması ile uygulanıyor.

KİMLER HANGİ SIKLIKLA YAPTIRMALI?

Uzm. Dr. Tülin Dabakoğlu, hayatı boyunca herhangi bir dönemde veya halen cinsel aktif olan ya da 21 yaşına gelmiş tüm kadınların yıllık pelvik muayene ve pap-smear yaptırmaları, 30 yaş üzerinde ve üç yıl ardışık yıllık normal pelvik muayene ve pap-smear sonucu olan kadınların daha uzun aralıklarla kontrol edilebileceğini söylüyor.

PAP-SMEAR TESTİ SONUÇLARI NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Pap-smear incelemesinin hedefi rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonları yakalamak oluyor. Kanserin kesin tanısı rahim ağzından biyopsi alınarak dokunun patoloji uzmanı tarafından incelenmesiyle konuyor. Pap-smear incelemesinde ek olarak bakteri, trikomonas, mantar ve HPV enfeksiyonlarının dolaylı olarak tanısı konabiliyor.

ÖNCÜ LEZYONLAR NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

Test sonucunda anormal sonuçlar bulunması halinde, çıkan sonuca göre 3-6 ay içinde tekrar smear testi yapılması, HPV için test yapılması ya da kolposkopi yapılarak rahim ağzının mikroskop benzeri aletle incelenmesi öneriliyor. Çıkan öncü lezyonun tipine göre, hastalık ilerlemeden koterizasyon ile o bölgenin geniş olarak çıkarılması gibi yöntemlerle kontrol altına alınabiliyor.

Rahim Ağzı Kanserinden Korunma

Anal Smear ile Erken Teşhis

Smear Testi ile Erken Teşhis Prof.Dr. Erkan Topuz

Rahimağzı Kanseri Aşısı

Kaç Yaşına Kadar Smear Yaptırmalı?

Genital Siğiller Kansere Neden Olur mu?

10 Soruda Serviks Kanseri

Smear Testi Nasıl Yapılır?

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Jinekoloji, Sağlık

Etiketler:, , , , , , ,


Comments are closed.