By 30 Ocak 2012 Devamı →

ŞİŞMANLIK BULAŞICIYMIŞ



Arkadaşlarınız şişman mı? Depresif misiniz? Özgüven eksikliği mi yaşıyorsunuz? Genelde kalabalık sofralarda mı yemek yiyorsunuz? Aman dikkat, uluslararası bilimsel araştırmalara göre, o zaman kilo almaya yatkınsınız! İşte kilo aldıran görünmez tuzaklar…Şişmanlık BulaşıcıdırKış rehaveti, bayram tatlıları, yılbaşı ziyafetiydi derken, son aylarda pek çoğumuz biraz kilo aldık. Fazlalıklardan kurtulmanın yolu ise belli: Yiyip içtiklerimize dikkat etmek, gerekirse diyet yapmak ve elbette spor… Ancak iş bunlarla bitiyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan araştırmalara göre, kilo aldıran, ancak pek bilinmeyen pek çok tuzak var. (Süddeutsche Zeitung)
GEÇ YATMAK YAĞLANDIRIYOR

Uykusuzluk, vücuda hayatın rayında gitmediği mesajını veriyor. Vücut da kendini ‘zor zamanlar’a hazırlıyor. ‘Ekonomik mod’a geçiyor; enerji, yani yağ depoluyor. Bugüne dek yapılan birçok araştırma da, yorgun kişilerin daha çok yemek yediğini, şişmanlamaya daha yatkın olduklarını ve diyet yaparken başarı oralarının çok yüksek olmadığını orta koydu. Tabii bu araştırma sonuçlarından yola çıkarak, ‘çok uyumak zayıflatır’ gibi bir sonuca varmamak gerek!Hatta tam tersi geçerli: Günde dokuz saatten fazla uyuyanlar, gün içinde yeterince hareket etmedikleri için, kilo alma riskiyle karşı karşıya. Fakat sadece uykuda geçirilen süre değil, hangi saatlerde uyunduğu da kilo üzerinde etkili oluyor. Güne daha geç başlayanlar, erken başlayanlara oranla daha fazla uyamasalar bile, daha çok yemek yiyor ve daha az hareket ediyor; haliyle bu da onlara kilo olarak geri dönüyor. Avustralya’da yapılan bir araştırma gösterdi ki; gece kuşları, günde ortalama olarak 27 dakika daha fazla oturuyor. ABD’deki Nortwestern Üniversitesi’nde görevli bilim adamları da yine gece kuşlarının günde 250 kalori daha fazla aldıklarını ortaya koydu. Bunun sebebi, geç kalkıp geç yatmanın biyoritmi bozması.

ŞİŞMANLIK BULAŞICI

Davranışların ve duyguların bulaşıcı olduğu, bilim insanlarının uzun zamandır bildiği bir gerçek. Ama şimdi Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, şişman arkadaşların kilo aldırdığını, zayıf arkadaşların da kilo verdirdiğini saptadı.

Araştırmacıların açıklaması şöyle: Biri kilo aldığında veya verdiğinde, yakın çevresindekilerin de ‘normal ölçü’ algısı değişiyor. Nitekim Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma da, yakın çevrenin ‘ölçütleri’ belirlediğini gösterdi: Mide küçültme ameliyatı geçirenlerin yakınlarının da ameliyat sonrasında kilo verdiğini tespit ettiler.
SOSYAL KONUM, VÜCUT ŞEKLİNİ BELİRLİYOR

Sosyal hiyerarşide alt seviyelerde olanlar, şişmanlığa daha yatkın. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma kapsamında, 4 bin genç kızdan, okulda ne kadar popüler olduklarını söylemeleri istendi. Pek popüler olmadıklarını düşünen kızların, iki yıl içinde, popüler olduklarını düşünenlere kıyasla çok daha fazla kilo aldıkları gözlemlendi. Araştırmacılar uyarıyor: Özgüven eksikliği ve depresiflik, kilo alımını belirleyen, ancak dikkate alınmayan etkenlerin başında geliyor.

KİLOLAR ‘FIRSAT KOLLUYOR’

Yemeğe zahmetsizce ulaşabiliyor olmak, daha fazla yemenin sebeplerinden biri. Bir kafeteryada yapılan araştırma, dondurucunun kapağı açık bırakıldığında, dondurma alanların sayısının arttığını gösterdi. Aynı şekilde, kabuksuz bademler, kabuklu olanlara oranla çok daha tüketildi. Çalışma masalarına şekerleme konulanların elleri daha sık bunlara uzandı. Aynı şekilde ‘stok’lar da tüketilen gıda miktarı üzerinde etkili oluyor. Büyük paketler, kişileri daha çok yemeye iterken, küçük paketler söz konusu olduğunda kişilerin mideye in

KALABALIK İŞTAH AÇIYOR

Kalabalık sofralar, daha fazla yemek yemeye itiyor. Yapılan araştırmalar, yakın çevreden biriyle masaya oturulduğunda, tüketilen yemek miktarının yüzde 33 oranında fazla olduğunu ortaya koydu. Ama sadece bununla kalmıyor. Sofradaki kişilerin sayısı arttıkça, porsiyonlar da büyüyor. Yedi veya daha fazla sayıda kişinin bulunduğu sofralar söz konusu olduğunda, kişilerin yediği yemek miktarı yüzde 90 artıyor. Bunun sebebi ise zaman: Kişiler çoğaldıkça, masada geçirilen zaman ve dolayısıyla tüketilen yemek miktarı da artıyor. Tabii yemek yenilen atmosferin etkisini de yabana atmamak gerek: Kısık ışık ve fonda çalan hafif bir müzik de yemeğin süresini uzatıyor. Bilim insanları ayrıca, yemek çeşitlerinin çok olmasının iştah açtığını söylüyor: 10 farklı renkte çikolata sunulan denekler, sadece yedi renk çikolata sunulanlardan çok daha fazla (yüzde 43) yedi.

DÜŞÜNMEK BİLE DOYURUYOR

Zayıflamak isteyenler, zayıf düşmemek için, genelde yemek yemeyi akıllarına bile getirmek istemiyor. Ki bu, istediklerinin tam aksi bir sonuca yol açıyor. Çünkü yapılan kimi araştırmalar, kısa bir süre önce yenilen bir yemeği hatırlamaya çalışmanın, lezzetli veya yüksek kalorili bir yemeği hayal etmenin, iştahı kestiğini ortaya koydu. Bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları, güzel hayaller kurmanın, beyindeki ödüllendirme sistemini harekete geçirdiğini, böylece yeme isteğinin azaldığını söylüyor.

TABAKLAR BÜYÜDÜKÇE BEDEN DE GENİŞLİYOR

Teoride, mide dolduğunda, beyne ‘doydum’ diye sinyal göndermeli ve kişinin yemek yeme isteği azalmalı. Ancak psikologlar, pratikte durumun farklı olduğunu ispatladı bile. Kendiliğinden sürekli yeniden dolan çorba kaseleriyle bir deney yaptılar. Denekleri iki gruba ayırdılar. Bir grubun önüne ‘falsolu’ kaseler kondu, diğer grubun önüne normal kaseler. Elbette ilk gruptaki denekler, kaselerin ‘falsolu’ olduğunu bilmiyordu.

Ve sonuç: Bu gruptakiler, diğerlerine kıyasla, yüzde 76 oranında daha fazla çorba tüketti. Yani beyne ‘doydum’ sinyali gitmesi, tabakların doluluğu gibi ‘görsel uyaranlara’ da bağlı. Tabak çanaklar büyüdükçe, içine konan yemek miktarı daha azmış gibi görünüyor. Zira bir başka araştırma sonucunda, deneklerin, ellerinde büyükçe kaseler tutuşturulduğunda, aldıkları dondurma miktarının yüzde 36 oranında arttığı görüldü.

Bardaklara gelince: Küçük ve geniş olanlar, kişileri bardakları daha fazla doldurmaya itiyor. Araştırmacılar, barmenleri bir deneye tabi tutarak bu sonuca vardı. Önlerine konan, kimi küçük ve geniş, kimi de ince uzun bardaklara eşit miktarda içki dökmeleri istenen barmenler, geniş olanlara yüzde 26 oranında daha fazla içki doldurdu. Aynı deney sıradan kişilerle de yapıldı ve bu sefer oran yüzde 88 oldu!

BİLGİSAYAR BAŞINDA YEMEYİN

Uzmanlar uyarıyor: Televizyon veya bilgisayar ekranı karşısında yemek yemek yiyenler, çok daha fazla miktarda gıda tüketiyor. Bristol Üniversitesi’nden bir ekibin yaptığı araştırma, ekranın ‘dikkat dağıtma etkisi’nin, yemek bittikten çok sonra da devam ettiğini ortaya koydu. Denekler iki gruba ayrıldı. İlk gruptakiler, bilgisayarda kağıt oynarken, öğle yemeği yedi. Diğerleri masada. Yarım saat sonra hepsinden, açık büfeden atıştırmalıklar almalar istendi. Bilgisayar önünde yemek yiyenler, ne yediklerini tam olarak hatırlayamadı ve doymadıklarını söyleyerek, diğer gruptakilerin iki katı kadar atıştırmalık aldı.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Diyet

Etiketler:


Comments are closed.