Sedef hastalığı; özellikle diz kapaklarında, dirseklerde, ellerde, ayaklarda

belde ve kafa derisinde ortaya çıkan bir deri hastalığıdır. Bu hastalıkta deri hücrelerinin bir kısmı normalden daha hızlı çoğalarak o bölgelerde kalın, beyazdan kırmızıya değişen renklerde yama gibi döküntülere sebep olurlar. Çoğunlukla yetişkinlerde görülmekle beraber, çocuklarda da hastalık belirtileri ortaya çıkabilir. Normal olarak deri hücreleri yavaş yavaş gelişirler ve 28 gün sonra en üstteki tabaka kendiliğinden dökülür. Alttan olgunlaşıp gelen yeniler, dökülenlerin yerlerini alır. Sedef hastalığında ise alttaki hücreler henüz olgunlaşmadan 3-6 gün içinde üste çıkarak yerleşir ve o bilindik plakları oluşturur. Sedef hastalığının kesin sebebi bilinmemekle beraber, çoğu vakada kalıtımın rolü ön plana çıkar. Bununla birlikte bağışıklık sistemi bozuklukları, soğuk ve kuru iklim, deri yaralanmaları, mikrobik hastalıklar, bazı ilaçlar, endişe ve stresin de hastalığın gelişiminde etkili olabileceği varsayılır. Hastalığın belirtileri çok çeşitlilik gösterir ve farklı tablolar içerisinde ortaya çıkabilir. Hafif seyreden vakalarda küçük döküntüler görülür. Orta şiddetlilerde üstü beyaz kabukla kaplı kırmızı kabarık döküntüler belirginleşirken; şiddetli vakalarda bu tabloya kaşıntı ve hassasiyet de eklenir. Döküntüler kendi aralarında birleşerek büyük alanları kaplar ve harita benzeri görünüme bürünebilir.
Cildi nemli tutun
Eklemlerde ağrı ve şişlik, el ve ayak tırnaklarında bozukluk, sedef döküntüleri ile beraber görülebilen tablolardır. Tüm belirtiler hiç tedavi uygulanmasa bile kendiliğinden ortadan kaybolup bir süre gizlenebilirler. Genellikle hastalığın görüntüsüne ve hastanın hikayesine dayanılarak teşhis konulabilir. Hafif vakalarda mantar enfeksiyonlarından ayırmak için özel bazı tetkikler gerekir ama genellikle ileri tetkike ihtiyaç yoktur. Sedef tedavisi; önce cildi nemli ve yumuşak tutmakla başlar. Bunun yanında; döküntüleri söndürmeye yönelik kremler, losyonlar, mor ötesi ışın tedavisi ve bağışıklık sistemini baskılayan tabletler kullanılır. Sizin gibi kafa derisinde döküntü olan hastalar özellikle şampuan formundaki ilaçlardan fayda görür. İlaçlar belirtileri kontrol altında tutmakla beraber, bu hastalık için henüz kesin tedavi yoktur.
Kaynak :Sabah 26.4.2007
Ayak kokusu ne yapsam geçmiyor
16 yaşındaki oğlumun ayakları çok kokuyor. Temiz olmasına dikkat ediyorum ama ne yapsam kokuyu gideremiyorum. Ayakkabıyı çıkardığı anda odaya bir koku doluyor. Oğlum çok futbol oynuyor; ondan olabilir mi?
Ayakta bulunan normal bakteriler, ayakkabı ve çoraptaki nemle biraraya gelince etrafa kötü kokulu sülfür bileşikleri salarlar. Kuru ayak, kokusuz ayak demek olduğu için dikkat edilecek en önemli konu; nemi emen pamuklu çoraplar giymek ve hava geçiren deri ya da kumaş ayakkabıları tercih etmek. Ayakkabıların içine serpilecek ayak pudralarının çok faydası var. Özellikle futbol ayakkabıları koku yapmaya müsait şartları barındırır. Temizlikleri iyi yapılmazsa tamamen kokuyu bertaraf etmek mümkün değildir. Bazı insanlarda görülen ayaklardaki aşırı terleme kokuya sebep olur. Eğer ayaklarda çok terleme varsa terlemeyi azaltıcı özel spreyler, nemi ve dolayısıyla kokuyu azaltmada iş görür. Bunun daha basit yöntemi ise haftada üç gün bir kaba koyduğunuz evdeki artık çayın içine ayakları batırmak ve 10 dakika bu halde beklemek. Çayın içindeki 'tannic asit' geçici olarak terlemeyi önler. Fakat ayaklar kızarık, şiş ve kaşıntılı ise oğlunuzu doktora götürmekte fayda var.
Bacaklarımdaki tüyler batıyor
Bacaklarımdaki tüyleri tıraş bıçağı ile temizliyorum. Temizlikten bir-iki gün sonra özellikle bacaklarımın içi kısmında ve kasık bölgelerimde kırmızı küçük kabarcıklar ve sivilceler ortaya çıkıyor. Ne yapmam gerekiyor?
Tıraş bıçağı ya da ağdayla tüylerin cilde çok yakın alınması, kalan uçlarda kırılmalara yol açar. Boydan ikiye ayrılan tüy, cildin hemen altında kendi etrafında sarılarak toplanır. Büyüdükçe de dışarı doğru değil kendi etrafında katlanarak uzamaya devam eder. Deri kabarıklaşır ve kızarır; bu duruma 'kıl batması' ya da 'kıl dönmesi' denir. Bu durumdan kurtulmak için kimilerinin yaptığı gibi cildi keselemek ne yazık ki problemi çoğaltır. Onun yerine içinde asetil salisilik asit bulunan özel losyonlar, cildin üst tabakasını temizlemek ve kıl köklerinin ağzını açmak için kullanılabilir. Böylece içeride katlanmış kıllar dışarı çıkmak için kendilerine yol bulabilir. Aynı yerde kıl batması her seferinde tekrarlıyor ve bir türlü iyileşmiyorsa lazerle yeniden çıkması tamamen engellenebilir.
Karnımdaki çatlaklar nasıl gider?
25 yaşındayım ama karnımın her iki yanında çatlaklar var. Çaresi olmadığını düşündükçe çok üzülüyorum. Bu çatlaklardan kurtulmanın bir yolu var mı yoksa bu durumu kabullenmem mi gerekiyor?
Karın, kalça ve baldırlardaki çatlakların sebebi genellikle hamilelik ya da sık kilo alıp vermedir. Bu sırada deri altındaki elastik tabaka yırtılır ve doku tekrar kendini toparlayamaz. Eğer cilt çok ince ya da çatlak çok genişse kırmızı çizgiler oluşur, değilse çatlaklar beyaz çizgiden öteye geçmez. Kesin tedavisi yoktur ama bu işler için hazırlanmış kremler kullanılabilir ya da kırmızı çatlakların rengini soldurmak için lazer tedavisi uygulanabilir.
DR. EREN EROĞLU