By 24 Mayıs 2011 Devamı →

SAĞLIKLI YAŞAMIN ALTIN KURALLARI



Uzun ve sağlıklı Yaşamanın Altın Kuralları

Artık sağlıklı yaşamaya karar verdiniz ama etrafa birbiriyle çelişen o kadar çok bilgi var ki, hangisine uyacağınıza bir türlü karar veremiyorsunuz. Eğer siz de aynı kafa karışıklığından yana dertliyseniz; daha sağlıklı bir gelecek için bilmeniz gereken bilgileri içeren bu yazıdan faydalanabilirsiniz.

Cilt Kanserine Dikkat
20’li yaşlarınnı süren kadınlar arasında en sık ratlanan kanser vakası –meme kanserinin neredeyse iki katı- cilt kanseri. Tabii ki bunda baş sorumlu çoğu zaman o bayıldığımız yanık tenimiz. Üstelik bunun için 2 hafta hiç kığırdamadan güneş altında yatmamız da gerekmiyor. Karlı havalarda yansıyan güneş ışınları bile tehlikeli olabiliyor. Basit önlemlerle büyük ölçüde önlenebilir olan bu kanser türünden korunmak için denizde, plajda ve dağda güneş ışınlarından korunmayı sakın ihmal etmeyin. (Cilt Kanserinden Korunmak için – Prof.Dr. Erkan Topuz)
20’li Yaşlar

Göz Ardı Edilmemesi Gereken Üç İşaret

ADET DÖNEMİ SANCISI: Adet döneminiz çok sancılı geçiyorsa bunun sadece doğa ananın size kötü bir şakası olduğunu düşünmeyin. Yoğun adet sancısı ve diğer dönemlerde cinsel ilişki sırasında duyulan acı, çikolata kisti adı verilen ve ileride kısırlığa bile yol açacak kadar ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Aynı şekilde cinsel hastalıklar da kendilerini en sık bu iki semptomla hatırlatırlar. Bu nedenle sorunlarınızı mutlaka bir jinekologa danışmanızda fayda var. (Detaylı Bilgi İçin)

İDRAR YAPARKEN ACI VE YANMA: Eğer idrar yaparken bir acı ya da yanma hissediyorsanız bunun için aklınıza gelen tek neden sistit olmasın. Çünkü pek çok cinsel hastalık da idrar sırasında yanmaya yol açabiliyor. Her yıl binlerce kadında cinsel yolla geçen hastalık tespit edildiği düşünüldüğünde bunun atlanmaması gereken bir sorun olduğu daha net anlaşılabilir. Uzmanlar, bu durumun yanı sıra; vajinal akıntı, kasık ağrısı gibi şikayetleri yaşayanları daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

HALSİZLİK: 34 yaş altındaki kadınların ortalama yüzde 40 gibi bir oranında, anemi yani kansızlığın başlıca nedenlerinden olan demir eksikliği tablosu görülüyor. Eğer siz de kendinizi sürekli yorgun ve halsiz hissediyorsanız, en ufak bir fiziksel aktivite sonrasında nefes nefese kalıyorsanız mutlaka bir kan sayımı yaptırmalısınız. Çünkü zamanında tespit edilmeyen bu sorun ilerleyen yıllarda kalp hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor. (Demir Eksikliği Nasıl Giderilir?)

En Faydalı Egzersiz:

Ağırlık Kaldırma
Kardiyo çalışmalarımn sizi incecik bir siluete kavuşturmada ne kadar etkili olduğu bir gerçek ancak bunu ağırlık çalışmalarıyla birleştirmiyorsanrz kemiklerinizin sağlığı için çok önemli bir şeyi yapmayı –hem de tam zamanında– ihmal ediyorsunuz demektir. Bunun için her gün elastik bantlarla ve birer-ikişer kiloluk ağırlıklarla en az 20 dakika çalışın. Sonra da bunu kardiyo bisikleti, kürek ya da koşu gibi bir kardiyo egzersiziyle birleştirin. Böylece hem sıkılaşacak hem de ciğerleriniz ve kemikleriniz için çok yararlı bir çalışma yapmış olacaksınız.

Çok Geç Olmadan Düşünün:

Osteoporoz
Etkileri belki sizi yıllar sonra etkileyecektir ancak siz, kadınların yüzde 50’sini etkileyen ve 50 yaş üzerinde sıklıkla görülen kemik kırılmalarının baş sorumlusu olan osteoporoza karşı önlemlerinizi şimdiden almaya başlayın. 20’li yaşlarda kemik sağlığınız için yapacağınız her türlü yatırımın karşılığını fazlasıyla alırsınız. Sandığınızın aksine belli bir yaştan sonra alacağınız önlemler pek de etkili olmayacaktır. Ayrıca son günlerde yapılan bir araştırmayla, ileriki dönemlerde osteoporoz sorunu yaşayan kadınların, 20-29 yaşlan arasında düşük kemik yoğunluğuna sahip olduğu da ortaya kondu. İşte bu nedenle bu yaşlarda kemik yoğunluğunuzu artırmaya çalışın. Bunun en iyi yollarıysa kalsiyum oranı yüksek bir diyet yapmak, günde ortalama 15 dakikalık bir güneş banyosu almak (güneş koruma olmadan) ve haftada 5 gün egzersiz yapmak. (Kendi Kendinize Osteoroporoz Testi)

Annenize Sorun:
Ailede Yaşanan Depresyon Vakası Var mı?

Konuşulmayanları konuşun ve ailenizde ve yakın akrabalarınız arasında hiç depresyon vakası olup olmadığını araştırın. Ayrıca annenizden doğum sonrası depresyonu yaşayıp yaşamadığını öğrenin. Çünkü 10 kadından birisini genetik geçiş özelliği taşıyor ve erken teşhis edilmesi tedavide başarıyı büyük ölçüde artırıyor.

Şimdi Tam Sırası
Anne olmak şu an için çok öncelikli bir konu olmayabilir ancak 20’li yaşlarınızda alacağınız bazı önlemler zamanı geldiğinde sorun yaşamanızı engelleyebilir. Doğurganlık 30’lu yaşların ortasından itibaren hızla azalmaya başlar. 35 yaş üzerindeki kadınlar için tüp bebek uygulamalarında başarı şansı yaklaşık yüzde 31 civarındadır. Bu oran 42 yaşında yüzde 5’e düşer

“Doğurganlığınızı ve ileriki yaşlardaki üreme kapasitenizi korumak için ne gibi önlemler almanız gerektiğini doktorunuza sorabilirsiniz”

20’li Yaşlarda Yaptırmanız Gereken 3 Önemli Test :

Klamidya :
Her yıl 25 yaşın altındaki binlerce kadın en yaygın cinsel hastalıklardan birisi olan klamidyaya yakalanıyor ve bu oran hızla artıyor. Eğer siz de böyle bir ihtimalden şüpheleniyorsanız (korumasız cinsel ilişkide bulunduysanız) jinekologunuza bu durumu anlatın ve bunun için bir test yapmasını isteyin. Bu cinsel sağlığınız için verebileceğiniz en iyi kararlardan biri olabilir çünkü zamanında tedavi edilmeyen klamidya, kısırlığın da önemli sebeplerinden birisi. (Klamidya Nedir? Prof.Dr. Derin Kösebay)

Ben Kontrolü :
Cilt kanseri türlerinin en tehlikelisi olan malin melanom vakaları hızla artıyor ve bu nedenle de şüpheli benlerin kontrolü gittikçe daha büyük önem taşıyor. Sizi endişelendiren benlerinizi bir cilt hastalıkları uzmanına gösterebilir ve ben haritanızın (vücudunuzdaki tüm benlerin boy ve yerlerinin kaydedilmesi) çıkarılmasını isteyebilirsiniz. İlerde bu harita çok işinize yarayacak ve benlerinizin şekillerîndekî olası bir değişiklik kolayca tespit edilebilecektir. (Benlerin Tedavisi)

Smear Testi :
Rahimağzı kanseri vakaları tıpkı cilt kanseri vakaları gibi 35 yaş altı genç kadınlar arasında hızla yayılıyor. Oysa bu vakaların büyük bir bölümünü, ciddi bir boyuta gelmeden basit bir testle tespit etmek olası. Bunun için her 3 yılda bir smear testi yaptırabilir ayrıca dilerseniz rahimağzı kanseri vakalarının yüzde 70’inden sorumlu olan HPV virüsüne karşı aşılanabilirsiniz. (Smear Testi Nasıl Yapılır? Opr.Dr. Alper Mumcu)
30’lu Yaşlar


En Faydalı Egzersiz:
Aletli Kondisyon Çalışmaları

30’lu yaşlardan itibaren hem metabolizma hızınız hem de kas kitle yoğunluğunuz azalmaya başlar. Bu nedenle kardiyo egzersizlerinin nimetlerinden bol bol faydalanmanız gerekebilir. Eğer 40’lı yaşlarda ciddi bir sarkma sorunuyla baş etmek istemiyorsanız şimdiden harekete geçmelisiniz. Bunun için yapılabilecek en iyi şeyse, spor salonunda aletli kardiyo aletleriyle haftada en az üç gün çalışmak.

Çok Geç Olmadan Düşünün:
Karaciğer Hastalıkları

Uzmanlara göre günümüzün yanlış beslenme alışkanlıkları ve gittikçe artan alkol tüketimi karaciğer hastalıklarının baş sorumlularından. Hiç düşünmeden tükettiğiniz birkaç kadeh şarap, sizi ilerleyen yıllarda önemli karaciğer hastalıklarıyla karşı karşıya bırakabilir. Son 15 yıla kıyasla karaciğer hastalıklarının yaklaşık yüzde 500 oranında arttığı düşünülürse durumun ne kadar ciddi olduğu daha da iyi anlaşılabilir.

Annenize Sorun:
Menopoza Ne Zaman Girmiş?

30’lu yaşlarda menopoz kelimesini telaffuz etmek mantıksız gibi gelse de ne zaman olacağı büyük ölçüde genler tarafından belirlenen menopozla, hiç beklemediğiniz bir anda karşılaşabilirsiniz. Eğer hamile kalmayı erteliyorsanız mutlaka annenize danışın ve menopoza kaç yaşlarında girdiğini öğrenin. (Menopoz Yaşı Düşüyor)

Sadece Sağlığınızı Değil Gençliğinizi de Koruyun

Günümüzde sağlıklı yaşlanmak ve anti-aging uygulamaları ayrılmaz bir bütün. Biz de anti-aging uzmanlarına danıştık ve gençliğini uzun yıllar korumak isteyenlerin 20’li ve 30lu yaşlarda, nelere dikkat etmek gerektiğini öğrendik…

BESLENME VE VİTAMİNLER: İleride her-hangi bir sağlık problemiyle karşılaşmamak ve gençliğinizi korumak için dengeli beslenin. Uzmanlar doğurganlık yaşına gelmiş tüm kadınların folik asit takviyesine başlamasını tavsiye ediyorlar. Günlük kalori ihtiyacının yüzde 55-65’inin karbonhidratlardan, yüzde 20-30’unun yağlardan ve yüzde 20-25’inin proteinlerden alınması gerektiğine dikkat çekiyorlar.

SPOR: Bu yaşlarda kazanacağınız ekstra güç, biyolojik yaşınızın temelini oluşturacak. Dolayısıyla her gün spor yaparak kemik ve kas kitlenizi güçlendirmeye özen gösterin. Genç kalmanın ve sağlıklı yaşamanın yolu, düzenli olarak spor yapmaktan geçiyor. Egzersizler, büyüme hormonunun salgılanmasını sağlıyor fakat sporu abartmak da yaşlanma sürecini hızlandırıyor. Dolayısıyla pek çok sporu dengeli şekilde yapmaya özen gösteriniz.

PSİKOLOJİ: Bu yaşlarda bol bol eğlenmek ve hızlı bir tempoda yaşamak elbette hakkınız! Ancak 20-30’lu yaşların, ileride oluşabilecek sağlık sorunlarının temelini oluşturduğunu da unutmayın. Öncelikle ideal kilonuzu koruyun. Vücut yapınızı tanımanız da önemli.

UYKU SORUNUNUN ÜSTESİNDEN GELİN

Araştırmalara göre, 30’lu yaşlardaki kadınların yaklaşık yüzde 59’u uykuya dalmakta güçlük çekiyor ve kendisini sürekli yorgun hissediyor. Siz de bu konuda benzer sorunlar yaşıyorsanız; her akşam aynı saatte yatın, gündüzleri kestirmeyin, uyumadan en az 6 saat önce kafeini kesin, akşam yemeklerini mümkün olduğunca hafif alın ve arada iş stresinden uzaklaşmaya çalışın.

Şimdi Tam Sırası

30’lu yaşlar, göz sağlığınızı uzun süre korumanıza yardımcı olacak önlemler almanız için tam zamanı. Antioksidan özellikte (koyu renkli sebze ve meyveler gibi), A vitamininden zengin (süt ve havuç gibi) besinler tüketmek, selenyum ve çinko içeren gıdaları tercih etmek (ton balığı ve fındık gibi) yaşa bağlı olarak ortaya çıkan makula dejenerasyonu hastalığını önlemede oldukça etkili.

30’lu Yaşlarda Yaptırmanız Gereken 3 Önemli Test :

Karaciğer Fonksiyon Testi :
Yaptıracağınız bazı kan testleriyle karaciğerinizin sağlıklı çalışıp çalışmadığını öğrenmeniz mümkün. Ayrıca karaciğeriniz için ultrason taraması yaptırabilir ve sağlık durumu hakkında fikir edinebilirsiniz.

Doğurganlık Testi :
Jinekologunuzun yapacağı bazı hormon testleriyle doğurganlık durumunuzu araştırabilir ve çıkan sonuca göre bebek yapma planlarınızı öne alabilirsiniz.

VKİ (Vücut Kitle İndeksi)

Pek çok hastalığın en önemli risk faktörlerinden olan obezite riskinizi çok basit bir hesaplama olan VKI ile öğrenebilirsiniz. Bunun için online hesaplayıcımızdan yararlanabilirsiniz. (ya da kg cinsinden vücut ağırlığınızı, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölerek hesaplayabilirsiniz.) Online Vücut Kitle İndeksini Öğren

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler

Etiketler:, , , , , , ,


Comments are closed.