By 29 Ocak 2012 Devamı →

SAFİNAZ OLMAK İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?



Birkaç gün önce kilo sorunları nedeniyle konuştuğum, 40 yaş civarındaki hanımefendi, bana çocukluğumun o güzel çizgi romanlarındaki karakteri “Safinaz”ı yeniden hatırlattı. İşte o hastamın anlattıkları
“Üç yıl öncesine kadar kilo sorunu nedir bilmezdim. Öğrenciyken zaten hep sıska biriydim. Kilom o kadar azdı ki arkadaşlarım beni “Safinaz!” diye çağırmaya başlamışlardı. Ne var ki son üç yıldan beri sürekli kilo alıyorum. Bunda beş yıl önce başladığım antidepresan haplarının da etkisi var diye düşünüyorum ama başka bir problemimin olup olmadığını da anlamak istiyorum.”SAFİNAZ KİMDİ?

Mutlaka siz de hatırlayacaksınız Safinaz, Temel Reis’in incecik hanımıydı. Bu çizgi romanın yayınlandığı günlerde kilo sorunu bizden çok ama çok uzaktaydı. Şimdi öyle mi? Neredeyse her üç kadınımızdan biri fazla kilolu ya da obez!

Son çalışmalara bakılırsa rakam biraz daha abartılı. Bu çalışmalar, Türk kadınları arasında kilo fazlalığı ya da obezite hastalığına yakalananların oranının yüzde 40’ları geçtiğini gösteriyor ki bu çok ürkütücü bir değer.

KİLOLU HANIMIN SORUNU NEYDİ?

Gelelim bana Temel Reis’in eşi Safinaz’ı hatırlatan 40’lı yaşlardaki hanımefendinin neden kilo aldığının cevabına: Hanımefendinin kiloları göbek çevresinde birikmişti. Tatlı krizleri yaşıyordu. Dahası dedesi göbekli bir diyabetliydi ve kalp krizi nedeniyle hayata veda etmişti. Kısacası genç kızlığını Safinaz gibi geçirse de o hanımefendiyi genetik mirası esir almıştı. Testlerinde de belirgin “İnsülin direnci” söz konusuydu ve biz de “anti-insülin program”ı uyguladık.

DUYGUSAL TEHDİDE DİKKAT!

Sorunun bir başka yönü daha var ki o da metabolik bir problem olan kilo sorunu kadar önemli: Fazla kilolu olmanın duygusal travması. Köşe yazılarını keyifle okuduğum bir hanımefendi geçenlerde bu konuya değinen çok güzel bir yazı yazdı. “Fazla kilolu olmak artık o kadar sık konuşulmaya başlandı ki, birkaç kilo alanlar bile bu durumdan sıkılıp hallerinden utanmaya başladılar. Bu iyi bir gelişme değil. Biraz kilolu olmanın sağlık bakımından çok dert edilecek bir tarafı yok.” Doğru! Hele hele fiziksel aktivitesini sürdüren biriyseniz, birkaç kilo fazlalığınıza -bazı özel durumlar dışında- çok fazla önem vermeyebilirsiniz.

3-5 KİLO NE ZAMAN ÖNEMLİ?
İstisnai durumların neler olduğuna gelince: Eğer vücut ağırlığınızın yüzde 5’inden fazla kilo almışsanız ve kilolarınız göbek-karın bölgenizde, bel çevrenizde, kollarınızda birikmişse, sizin ya da ailenizin sağlık hikâyesinde şeker hastalığı, kalp krizi, hipertansiyon, gut hastalığı gibi tatsızlıklar varsa, kilonuz insülin direnci sorunuyla ilişkiliyse hafif ve orta derecedeki kilo fazlalıklarınızı bile önemsemenizi tavsiye ederim. Bu olağanüstü durumlar söz konusu değilse ve kazandığınız kilo, olmanız gereken beden ağırlığının yüzde 5’ini geçmemişse bu durumu çok fazla kafanıza takmanız gerekmez.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için :
Yaşasın Hayat!
Teşvikiye Cad. Bayer Apt. No: 63 Kat: 5 Nişantaşı
0212 230 74 00 – 0212 236 73 00
osmanmuftuoglu.net

Son Yazılar :
* Safinaz Olmak İyi mi Kötü mü?
* Saç Önerileri ve Formüller (Video)
* Glikasyon Tehlikesine Dikkat
* Kanser Arttı Diyabet Patladı
* Proteinin Azı Karar Çoğu Zarar
* Her Dört Kişiden Birinin Derdi REFLÜ
* Göbek Demek Dert Demek
* Antidepresanlara Dikkat
* Kilo Kontrolü için Öneriler
* Kozmetik Ürünler Umut mu Mucize mi?
* Kahve Kilo Yapar mı?
* Kanser Hastaları Nasıl Beslenmeli?
* Mamografi Tartışması
* Bedeninizle Barışın
* Göbek Nasıl Erir?
* Şeker ve Kanser İlişkisi
* Yorgunluğa Dikkat
* Tiroit Nodülleri


Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, ,


Comments are closed.