By 25 Mayıs 2009 3 Comments Devamı →

RAHİM AĞZI YARASI VE TEDAVİSİ

5 SORUDA RAHİM AĞZI YARALARI

En sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden bir olan servisit kolaylıkla tedavi edilebilen ancak ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.
RAHİM AĞZI YARASI VE TEDAVİSİ
Halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinen servisit en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir. VKV Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı Ünitesi uzmanlarından Dr. Senai AKSOY kadınların yarısından fazlasının hayatının bir döneminde yakalandığı rahim ağzı yaraları hakkındaki en önemli 5 soruyu cevaplandırıyor.
Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır. Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına mutlaka servisit bulunur. Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir.
Genel anlamı ile servisit rahim ağzı dokusunun iltihabıdır. çok büyük bir olasılıkla bir enfeksiyona bağlıdır ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.
1. Rahim ağzı yaralarının belirtileri nelerdir?
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur. Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar. Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus yapımını bozarak spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve kısırlığa yol açabilir. Servisiti olan gebe bir kadında da düşük ve erken doğum riski bulunur. Bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer be göz enfeksiyonları normalden daha fazla görülür.
2. Tanı nasıl konulur?
Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan savunma mekanizmalarının bir sonucudur. Herhangi bir dokuda yaralanma, irritasyon ya da enfeksiyon olduğunda beyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o bölgeye göç ederler ve bu bölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte olduğunda, normalde açık pembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede yara şeklinde görülebilir. Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa da tanıdan emin olmak ve ayırıcı tanı yapabilmek için bazı ek tetkikler gerekebilir.
Biyopsi: Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise lokal anestezi altında serviks biyopsisi alınabilir. İşlem esnasında şüpheli alanlardan örnek alınır. Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından biyopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.
Kolposkopi: Rahim ağzının ışık altında büyütece benzer bir optik alet yardımı ile incelenmesidir. Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi öncesi rahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonra boyanır. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biyopsi alınacak yer tespit edilir. Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları da değerlendirilir ve anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Bu damarlanma değişiklikleri servisit ile kötü huylu hastalıkların ayrımında önemlidir.
Smear: Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır. Smear her kadının yılda 1 defa yaptırması gerek son derece basit ancak bir o kadar da önemli bir testtir.
3. Rahim ağzı yaralarının nedenleri nelerdir?
Servisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir. Eğer altta yatan sebep bir enfeksiyon ise bu enfeksiyonun uygun şekilde tedavisi, servisit problemini de çözecektir. Servisite neden olan en önemli 3 mikroorganizma klamidya, gonore ve trikomonasdır. Bunun dışında bazı alerjik maddeler de bu duruma yol açabilir.
4. Tedavi nasıl uygulanır?
Eğer servisit durumu uzamış ise ve altta yatan etkenin tedavisine rağmen servisit tablosunda gerileme yoksa serviskteki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir. Bunlardan en sık kullanılan koterizasyon ve kriyoterapidir. Koterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme yara yakma adı verilir. Kriyoterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında yara dondurma ismi verilir. Son olarak da Lazer ile hücrelerin tahribi uygulanabilir.
Koter: Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalam şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir. 3 yöntem arasında en son tercih edilmesi gereken tedavidir. İşlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. İşlem sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.
Kriyoterapi: Kotere göre bazı avantajları vardır. Daha az ağrıya neden olur, ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar.Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz. Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun değdiği yerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Son derece basit ve yaklaşık 10 dakika süren bir işlemdir.
Lazer: Dokuların lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye bir üstünlüğü yoktur. Tedavi şekli ne olursa olsun hücrelerin tahrip edilmesini takiben 1 – 2 hafta kadar süren bol sulu bir vajinal akıntı görülür. Bu süre zarfında lekelenme şeklinde kanamalar olabilir bu nedenle işlemlerden sonra 2 hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Tamamen iyileşme 6 – 8 hafta kadar alabilir.
5. Nasıl önlem alınır?
Servisitten korunmak ya da erken dönemde teşhis edilmesini sağlamak için bazı basit önlemler yeterlidir.
* Çok emin olmadığınız kişiler ile ilişkiye girmeyin.
* Partnerinizde gonore belirtileri varsa hemen doktorunuzla görüşün
* Vajinal akıntı varlığında muayene olmayı geciktirmeyin
* Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile yılda 1 kez jinekolojik muayeneden geçin
* Kokulu tampon, deodorant gibi irritan maddeleri kullanmayın
Paylaş
Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Jinekoloji

Etiketler:, , , ,


3 Yorum Var "RAHİM AĞZI YARASI VE TEDAVİSİ"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. ecrin yıldız diyor ki:

    merhaba ben bir buçuk yıllık evliyim çocuğum olmuyor tedavi için gittiğimde bana rahimde yara var dediler çok endişeliyim bu yüzden çocuğum olmuyor olabiliri mi yarayı yaktırdığımda yumurtalıklara zarar verirmi lütven bana ceva yazarmısınız

  2. mehmet altunbas diyor ki:

    iyi akşamlar
    bir tanıdıgım arkadasım adet döneminin daha sancılı gectigini söyleyerek doktora gitti. yapılan kan ve idrar tahlilleri
    sonucunda rahminde büyük bir yara oldugu söylendi aksef 500mg ilac verilip ertesi gün
    ultrasona girmesi gerektigi ve tedavi olarakta dondurma işlemi yapılacagı söylenmiş…ultrason sonucuna gorede belki
    rahim kanseri olabilecegi soylenmiş.ama interneti karıstırınca bazi celişkiye kapıldım.
    bu hastalığın cinsel yolla bulasan bir hastalık, tedavisi olan ve tedavisinin basit ve
    endişeye mahal vermeyecek bir hastalık olduguna dair izlenimler edindim. ama endişem arkadasıma söylenen rahim kanseri
    olabilirsiniz ibaresi ile ilgili…boyle bir durum var olabilir mi? yardımcı olursanız sevinirim…

  3. derya güven diyor ki:

    merhaba bende de yara var 2 ay oldu teşis konuldu yakılması veya dondurulması gerektiğini söyledile maddi sorunlardan dolayı ertelemek zorunda kaldım acaba ne kadar para gerektiğini söyleyebilir misiniz ona göre ayarlayım kendimi lütfen en kısa zamanda cevap verirseniz çok memnun olurum

Yorum Ekleyin


sekiz − = 6