By 01 Ağustos 2011 Devamı →

ORUÇ SAĞLIMIZI ETKİLER Mİ?



Ben orucun bedensel ve fiziksel anlamda sağlığımızı güçlendirdiği, bir ölçüde de iyileştirdiğini düşünenlerdenim.
ORUÇ SAĞLIMIZI ETKİLER Mİ…… “Orucun sağlığı bozup bozmadığı” sorusuna yanıt vermeye çalışacağız. Yaşasın Hayat Kliniği’nde birlikte çalıştığımız Aile Hekimi Uzman Dr. Evren Altınel bu konuda sıkı bir çalışma yaptı. İşte Altınel’in ulaştığı sonuçlar…
* Çeşitli çalışmaların sonucu olarak, dikkat eksikliğine bağlı kazalarda çoğalma olduğu ve kaza nedeniyle acil servislere başvuru sayısının arttığı bildiriliyor.
* Astım ve ülser olgularında artış, buna karşılık yüksek tansiyon ve kalp spazmı başvurularında azalma gözleniyor. Gündüzleri sigara içilmemesine rağmen, muhtemelen ilaç kullanımındaki aksamalara bağlı olarak, astım olgularında sayıca artış ve astım krizlerin derinliğinde de şiddetlenme tespit ediliyor.
* İlaç kullanımındaki aksamalara bağlı olarak psikiyatrik sorunlarda alevlenmeler yaşanıyor.
* Ramazanın gebelik ve süt verme üzerine etkileri konusu daha belirsiz. Ancak, yeni doğanda Apgar skoru düşüklüğü (güç ve direnç açısından gerekenden daha zayıf olma hali) ve annede, emzirmeden sonra yeterince su tüketememeye bağlı sorunlara rastlanıyor.
* Oruç tutarken yeterince dikkatli bir şekilde kontrol edilemeyen, dolayısıyla komplikasyonlar çıkaran diyabet olgularının hastaneye yatış sayısında bir değişiklik gözlenmiyor.
* Oruç tutmak isteyen tüm hastalara ramazandan önce, ramazan sırasında ve sonrasında doktor kontrolü öneriliyor. Bir önceki ramazan ayının nasıl geçirildiğinin bilinmesi de önemli. İftarda ve sahurda bol sıvı almaları, şeker ve yağ tüketimini kısıtlamaları, sahurda mutlaka bir şeyler özellikle de glisemik endeksi düşük besinleri tüketmeleri tavsiye ediliyor.
* Ramazan sırasında diyabet hastalarının tedavi şemalarında değişiklikler yapılabiliyor. Oral antidiabetiklerin kullanım saatleri değiştirilebiliyor, uzun etkili insülin dozu azaltılıp insülin enjeksiyonları iftar veya sahur saatine alınabiliyor.
Uyku düzeni bozulabilir
Sahura kalkmak, sonra da bir süre uyanık kalmak, hatta sıklıkla sahurdan sonra tekrar uyumamak olağandan 24 saat daha azalmış ve bölünmüş bir uyku düzenine yol açar. Gün içerisinde bilişsel yetilerde gerileme olabilir. Yoğunlaşma (konsantrasyon) güçlüğü çekilebilir. Dikkat azalabilir. Bellek bir miktar zayıflayabilir. Az uyumak, sportif etkinliklerde de performansı olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle oruç tutanların trafikte ve iş kazaları konusunda dikkatli olmaları gerek.
Su kaybına dikkat
Vücut, doğal ve düzenli olarak solunum yoluyla, terlemeyle, idrar ve dışkıyla su kaybeder. Normalde, alınan sıvı miktarı yitirileni karşılar. Gereksinim duydukça susuzluk hissiyle sıvı tüketimi tetiklenir. Oruçluyken su içilemeyeceğinden susama hissi ve vücudun sıvı gereksinimi giderilemez. Vücudumuz, bu duruma kayıpları azaltarak uyum sağlamaya çalışır: İdrar azalır ve yoğunlaşır, kalın bağırsaktan daha fazla su geri emildiğinden daha katı dışkı oluşur. Ramazan süresince kabızlık yakınmalarında artış olmasının bir nedeni de bu. İftarda oruç açıldığı andan sahurda yeniden başlayıncaya kadar bol sıvı alınmalı ve vücut ‘sulanmalı’!
Pankreasın kafası karışır
Pankreastan iki önemli hormon salgılanır: İnsülin ve glükagon. İnsülin bedenimizde en fazla üretilen sindirim hormonu. Glükozun hücre içerisine girmesini ve burada enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlar. Ayrıca, besinlerle alınan enerji kaynaklarının fazlasının depolanması da insülinin görevleri arasında. Glükagon ise açlık hormonu. Kan şekerini yükseltmeye çalışır. Bunu yaparken vücudumuzun depolarını kullanır. Oruç, insülin-glükagon döngüsünü tersine çevirir. Ramazanın ilk günlerinde, oruç sırasında hissedilen açlık duygusu, insülinin glükozu hücre içerisine sokmasıyla ortaya çıkan hipoglisemiden kaynaklanıyor. Yaklaşık on gün içerisinde bu durum hafifliyor. İlerleyen günlerde insülin yerini glükagona bırakıyor. Glükagon organizmanın rezervlerini harekete geçiriyor. Glükagonun etkinliği arttıkça ciddi hipoglisemi riski kayboluyor, açlık hissi azalıyor, kişinin oruç sırasındaki uzun açlık saatlerine direnci artıyor.Benzer Konular :
Kalp Hastaları Oruç Tutmalı mı? Prof.Dr. Bingür Sönmez
Oruç Zayıflama Yöntemi DEĞİLDİR
Oruç Tutarken Baş Ağrısına Karşı Dr. Ender Saraç
Ramazanda Beslenme Dyt. Mevra Çimili
Ramazanda Ağız Kokusuna Karşı
Ramazanda Beslenme Önerileri Dyt. Gizem Keservuran
Ramazanda Beslenmenin İncelikleri Dyt. Taylan Kümeli
Diyabet ve Ramazan

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Yaz Meyvelerinin Gücü
* Osteoporozun Çaresi Egzersiz
* Kalsiyum Deposu Besinler
* Doğa Şifa mı Tehtid mi?
* Neden Terliyoruz?
* Bu Kadar İlaç Nerey Gidiyor?
* Sağlığa Zararlı Yaz Yanlışları
* En İyi Krem Hangisi?
* Cilt Yaşlanmasına Karşı Kırışıklık Kürü
*
Tansiyonu Düşük Olanlar Daha Şanslı
* Anti-Aging Rüyası Bitiyor mu?
* Unutkanlık ve Kötü Beslenme
* DUKAN Diyet Zararlı mı?
* Çölyak Hastalığı Yayılıyor
* Kolestrol İlaçları Tehlikeli mi?
* Kolestrol Neden Yükselir?
* Yorgunluk ve Hipoglisemi İlişkisi
* D Vitamini Sorunu
* Depresyonu Tetikleyen Sorunu Bulmak
* Bitkisel Yağlar Sağlıklı mı?
* Zayıflama Hapları ve Zararları
* Domates ve Prostat
* Detoks Kürü Yapmalı mı?
* Menopoz Kolestrolü Yükseltir mi?
* Bir Avuç Fındık Şişmanlatır mı?
* Karaciğer Yağlanması Neden Yaygın?
* Omega-3 Yağ Asitleri
* Her gün Aspirin Yutmak Ne Kadar Doğru?
* Tiroid Nodülü Nedir?
* Metabolizmanız Hızlı mı Yavaş mı?
* Diyet Programları Neden Başarısız?
* Neden Kilo Alıyoruz?

Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, , , ,


Comments are closed.