By 11 Aralık 2006 Devamı →

ORHAN PAMUK VE NOBEL



Orhan Pamuk, Stockholm’de düzenlenen törende Nobel Edebiyat Ödülü’nü İsveç Kralı Gustav’ın elinden aldı.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk, Stockholm’de İsveç Kralı 16’ncı Carl Gustaf’ın elinden ödülünü aldı.

İsveç’in başkenti Stockholm’deki Konser Salonu’nda düzenlenen tören, Stockholm Filarmoni Orkestrası’nın çaldığı, İsveçlilerin ”Kral Marşı” ile açıldı.

İsveç Akademisi Daimi Sekreteri ve Nobel Ödül Komitesi üyesi Profesör Horace Engdahl, ”yazar Orhan Pamuk’un doğduğu kenti, Dostoyevski’nin St. Petersburg’u, James Joyce’un Dublin’i ve Proust’un Paris’i yaptığı gibi, vazgeçilmez edebiyat toprağı haline getirdiğini” söyledi.

Engdahl, Pamuk’un diğer ünlü yazarlar gibi bunu başardığını, doğduğu kenti dünyanın farklı bölgelerinden okurlara hemen hissettirerek ve kabul ettirerek başka bir şekilde yaşatma imkanı sağladığını ifade etti.

“Pamuk’un İstanbul tutkusu”

Konuşmasına, komite tarafından ödül sahibi ilk açıklandığında kullanılan ”kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbirleriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan Orhan Pamuk” diyerek başlayan Engdahl, yazarın kitaplarına ve İstanbul tutkusuna ayrıntılı biçimde atıfta bulundu.

Profesör Engdahl, yazarın Doğulu gibi anladığını Batılı bir yöntemle okuyucuya yansıttığını belirtti.

Engdahl, Pamuk’un romanlarında Batı formlarını kullanırken, okuyucusunu başka duygular, kimlikler ve diğer kültürler arasından inançlar ve hikayeler labirentine süreklediğini kaydetti.

Engdahl, konuşmasının sonunda, İsveç Kralı 16’ncı Carl Gustaf’ı, Pamuk’a ödülünü vermek üzere sahneye davet etti. Kral Gustaf, Nobel diploması, madalyası ve 10 milyon İsveç Kronu içeren ödülü Pamuk’a takdim etti.

Törende, edebiyat dışında fizik, kimya, tıp, ekonomi ve dünya barışındaki katkılarından dolayı bu yıl seçilen kişilere ödülleri verildi.

Nobel töreninin ardından İsveç Kralı 16’ncı Carl Gustaf, yaklaşık bin 300 davetliye Stockholm şehir salonunda resmi akşam yemeği verecek. Tören İsveç televizyonundan naklen yayımlanıyor.

Tören öncesinde prova yapıldı

Stockholm konser salonunda yapılan provaya Orhan Pamuk ile birlikte, Fizik dalında Nobel alan John C. Mather ve George F. Smoot, Kimya dalında ödül alan Roger D. Kornberg, Tıp dalında ödüle layık görülen Andrew Z. Fire ve Craig C. Mello ile Ekonomi alanında ödül kazanan Edmund S. Phelps katıldı.

Prova sırasında ödül sahiplerine tören ve nerede oturacakları hakkında bilgi
verildi. Ödül sahipleri provada smokin giymedi.

Ödül 1901’den bu yana dağıtılıyor

Uluslararası Nobel Ödülü, 1901 yılından bu yana dünyada fizik, kimya, ekonomi, tıp, edebiyat ve dünya barışı için çalışan kişilere Stockholm’deki Nobel Vakfı tarafından veriliyor.

Ünlü bilim adamı yazar Alfred Nobel’e atfedilen ödülü kazananlara, madalya, diploma ve para ödülü veriliyor. Her yıl Nobel’in ilgili komiteleri, dünyada fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış için çalışmalarıyla ünlü kişilerin aday gösterilmesi için bilim adamları, akademisyenler, araştırmacılar ve parlamentolara Nobel adayı belirlemeleri için çağrıda bulunuyor.

12 Ekim’de açıklanmıştı

İsveç Akademisi, 12 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında, ‘2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nün, kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbirleriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan Orhan Pamuk’a verildiğini’ duyurmuştu.

İsveç Akademisi’nin resmi internet sitesinde Türkçe olarak yer alan resmi duyurunun ‘Kaynakça’ başlıklı bölümünde, Pamuk’un ‘roman sanatında, kimliklerle ve çift kişiliklilik motifleriyle oynamasıyla ün kazandığı’ belirtiliyor.

Orhan Pamuk’un kişisel biyografisinin yanı sıra eserleriyle ilgili ayrıntılı incelemeye de yer verilen duyuruda, Pamuk’un, ‘büyürken geleneksel Osmanlı tarzı aile yaşamından Batı yaşam tarzına geçişi yaşadığını’ söylediği ifade ediliyor.

Pamuk ile ilgili duyurudan..

Pamuk’un şimdiye kadar yayımlanmış romanlarının kısaca tanıtılıp değerlendirildiği duyuruda, şunlar belirtiliyor:

“Pamuk, üçüncü kitabı Beyaz Kale ile (1985) uluslararası alanda dikkat çekti. Bu kitap, şekil olarak 1600’lü yıllarda geçen tarihi bir roman, ama içerik olarak her şeyden önce benliğimizin değişik öykü ve kurgularla nasıl yapılandığını ele alan bir anlatıdır. Kişilik, değişken bir yapı olarak ortaya konulmaktadır. Romanın, köle olarak, genç ve bilgili biri olan Hoca’ya satılan Venedikli kahramanı, Hoca da kendi yansımasını görür. Birbirlerine yaşam öykülerini anlattıklarında aralarında bir kişilik değişimi olur. Belki bu, bir bakıma sembolik olarak Avrupa romanının yabancı bir kültür tarafından esir alınması ve onunla birleşmesidir.”

Pamuk’un, ‘roman sanatında, kimliklerle ve çift kişiliklilik motifleriyle oynamasıyla ün kazandığı’ belirtilen duyuruda, yazarın benzer bir sorunlar yumağının bulunduğu Kara Kitap (1990) adlı romanı için, “Türk yazınında sosyal gerçekçiliğin egemenliğini kesin olarak kırdı. Bu, Türkiye’de en azından sufizmle bağlantısı nedeniyle tartışma yarattı” ifadesi kullanıldı.

Duyuruda, Benim Adım Kırmızı (2000) adlı romanında ana konu olarak ‘Doğu ile Batı arasındaki ilişkiyi” alan Pamuk’un son romanı Kar’ın (2002), “bir aşk ve yaratı öyküsü olmaya doğru gelişirken aynı zamanda günümüz Türkiye toplumunda dikkat çeken siyasi ve dini çelişkileri uzmanca tarif ettiği” kaydedildi.

Duyuruda, “Pamuk, kendisini siyasi hevesleri olmayan, edebiyat yazarı olarak görse de ülkesinde tartışmacı bir fikir adamı olarak tanınıyor. İslam dünyasında Salman Rüşdi’ye karşı çıkarılan fetvayı kınayan ilk yazar o oldu. 1995’te Türk meslektaşı Yaşar Kemal mahkemeye çıkarılınca ondan yana tavır koydu” denildi.

Pamuk’un Ermeni soykırımıyla ilgili sözleri üzerine “hakkında açılan davanın geniş uluslararası protestolara yol açtığı, davanın daha sonra düşürüldüğü” ifade edilen duyuruda, Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat ödülünden önce kazandığı diğer edebiyat ödülleri ise şöyle sıralandı:

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Edebi

Etiketler:,


3 Yorum Var "ORHAN PAMUK VE NOBEL"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. ahmet önder dedi ki:

    kitaplarınızda gerçekleri aydınlıga kavuşturmanız çok güzel yeni eserlerinizi bekliyoruz

  2. Birsen Şahin dedi ki:

    Ne güzel olmuş yukarıdaki yorum. Umarım, edebiyatı ve siyaseti birbirinden ayrı tutmayı başaran nice nesiller yetiştiririz.

    Tabii ki edebiyatı da gündemin siyaseti belirler, ancak yine de edebiyatın ayrı bir ağırlığı vardır. Bir yazarın nobel Edebiyat Ödülü'nü alması da, o ülke edebiyatının dünyaya açılmasını sağlayacak kadar önem taşır. Tabii bu da işin aynı zamanda siyasi uzantısı ve edebi açıdan da zenginliğidir.

  3. burcyni dedi ki:

    ben edebiyat tutkunu biri olarak bir Türk yazarın bunu almış olmasıyla gurur duyuyorum!