Bundan 40 yıl kadar önce Eskimolar, Alaska yerlileri ve Japon adalarında yaşayan balıkçılarda kalp krizlerine ve kalp hastalıklarına bağlı ölümlere çok az rastlandığının gözlenmesi, modern tıbbın omega-3 ile tanışmasının ilk adımdır.
Uzun süren araştırmalar sonucunda görüldü ki bu insanlara kalp hastalıklarından korunmada ciddi bir avantaj sağlayan şey, yedikleri balıklarla kazandıkları omega-3 yağ asitleridir.
Bilinen iki omega-3 yağ asidi var: EPA ve DHA
Aslında bir üçüncüsü de var ama o bitkisel kaynaklarda (örneğin cevizde, ketentohumunda, semizotunda) bulunuyor ve vücuda dahil olduğunda süratle EPA ve DHA’ya dönüşüyor.
EPA ve DHA’yı vücudumuz ne yazık ki üretemiyor. Biz onları bir şekilde dışarıdan bedenimize kazandırmak zorundayız.
Bu yaşamsal önemdeki yağ asitleri, en çok yağlı balıklarda bulunuyorlar ama doğal yollarla beslenen ineklerin etinde, sütünde, tavukların yumurtasında da omega-3 yağları var.
Ne yazık ki son yıllarda soframıza gelen et, süt, yoğurt ve yumurtaların çoğu birer omega-3 fakiri durumundalar. Bu nedenle de işi oluruna bırakmamalı, bedenimize daha fazla omega-3 dahil etmenin yolunu bulmalıyız.
NE YAPMALIYIZ?
En etkilisi, düzenli balık yemek gibi görünüyor. Omega 3 yönünden zenginleştirilmiş yoğurt ve yumurtaları tüketmek de bir çözüm olabilir.
Beslenme planlarımızda cevize, fındığa, yeşil yapraklı sebzelere daha sık yer verebiliriz.
Keten tohumunun kendisinden ya da yağından faydalanmayı da düşünmemiz lazım.
EPA ve DHA içeren desteklerden de faydalanmamız mümkün.
Bir çalışmada (GİSSİ-prevenzione çalışması) düzenli EPA ve DHA desteği alanlarda kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde yüzde 17 azalma saptandı.
Artık çoğu kardiyoloji uzmanı özellikle risk altındaki hastalarda (bilhassa HDL kolesterolü düşük olanlara) gerektiğinde EPA ve DHA içeren saf omega-3 desteklerinden de faydalanabileceklerini belirtiyor.
Bence haftada iki-üç kez düzenli balık yemek en etkili önlem olma özelliğini hâlâ koruyor. Ceviz/ceviz yağı, fındık/fındık yağı, keten tohumu/keten tohumu yağı hatta çamfıstığı/antepfıstığı/yer fıstığı da faydalanabilecek besinler olmalı.
Küçük bir uyarım var: Omega-3 desteklerinin bazıları maalesef cıva ve benzeri ağır metallerle kirlenmiş olabiliyor. Bu nedenle saf DHA ve EPA tüketmek de yeterli.
Öte yandan tükettiğiniz ürünlerin temiz ve güvenli olduğundan emin olmanızda da fayda var.
Kısacası EPA ve DHA zengini bir beden daha sağlıklı bir beden demektir ve bunun pek çok yolu var.

|
|
Paylaş Tweet |