By 06 Mayıs 2011 0 Comments Devamı →

MS HASTALIĞINDA 21 YILLIK ARAŞTIRMA SONUCU

Multipl sklerozlu hastalarla bugüne dek yapılan en uzun süreli tedavi izleme çalışması, uzun süre interferon kullanımının sağ kalımı arttırdığını ve ilacın güvenirliğini desteklediğini ortaya koydu.
Multipl Skleroz (MS) tedavisinde etkisi kanıtlanan ilk tedavi olan interferon beta kullanımının sağ kalımı anlamlı olarak arttırdığı gösterildi. İnterferon beta öncü çalışmasına katılan MS’li hastaların 21 yıllık uzun dönem tedavi sonuçları Amerikan Nöroloji Akademisi’nin ardından İstanbul’da yapılan MS Platform Toplantısı’nda tartışıldı.
Bu araştırma, alanında en uzun çalışma olmasının yanı sıra çalışmada verisi toplanabilen hastalar açısından da en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Daha önce, Neurology Dergisi’nde yayınlanan 16 yıllık uzun dönem çalışmasının gösterdiği güvenlilik profili yanında 21 yıllık çalışma MS’te sağ kalım açısından önemli veriler sunuyor.
Kanada British Columbia Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Almanya Bamberg MS Merkezi Başkanı Prof. Peter Rieckmann, “21 yıllık uzun dönem izlem çalışmasının sonuçları, etkili görülen interferon beta tedavisine devam eden hastaların daha uzun süre yaşadığını ortaya koydu” dedi. Rieckman, “Bu önemli izlem çalışmasıyla 1980’lerin sonunda araştırmaya katılan hastaların yüzde 98,4’üne ulaşıldı. Tedavisine 250 mikrogram interferon beta ile başlanılan grupta, plaseboyla karşılaştırıldığında MS’e bağlı nedenlerle ölüm riskinin yüzde 46,8 oranında azaldığı gösterildi” diye konuştu.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye MS Derneği Bilimsel Danışmanı Prof. Aksel Siva da “Uzun dönem izlem çalışmalarını gerçek yaşamdan kesitler içerdiği için çok önemli buluyorum. 21 yıllık bu izlemin sonucu, interferon beta tedavisiyle başarılı olduğumuz hastaların tedaviye devam etmeleri için önemli bir gerekçe sunuyor” dedi.
MULTİPL SKLEROZ (MS) HAKKINDA

MS, beyni, omuriliği ve optik (göz) sinirleri içeren merkezi sinir sisteminde (CNS) oluşan kronik ve tahmin edilemeyen bir hastalıktır. Otoimmun hastalığı olduğu düşünülmektedir, yani bireyin kendi bağışıklık sistemi sağlıklı hücre ve dokulara saldırmaktadır. Ortaya çıktığında, CNS’deki miyelin, yani sinir liflerini çevreleyen koruyucu izolasyon, ortadan kalkmaktadır. En sonunda, bu zarar CNS’deki sinir hücreleri arasındaki sinir iletişimine de karışmakta da MS semptomlarının ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
NEDENİ BİLİNMİYOR

MS’in nedeni tam olarak bilinememekle birlikte, araştırmalar genetik ve çevresel faktörlerin bileşiminin ilgili olduğunu göstermektedir.
* Çevresel faktörler: MS, Avrupa ve Kuzey Amerika gibi, ekvatora uzak olan yerlerde yaygındır, oysa ekvatora yakın olan ülkelerde adı neredeyse hiç duyulmamıştır. Nedeni bilinmese de, bakteriler ve virüsler gibi belli çevresel faktörlerin insan ve hayvanlardaki miyelinin yok olmasına (demiyelinizasyon) neden olabileceği düşünülmektedir. MS’in nedenleri arasında farklı virüsler yer almaktadır; ancak, virüslerden herhangi birini hastalığa bağlayan kesin bir kanıt yoktur.
* Genetik: MS kalıtımsal bir hastalık olmasa ve bu hastalığa tek bir genin neden olduğu tespit edilmemiş olsa da, ebeveynlerinden biri hastalığa yakalanmış olan çocuğun ileride MS olma ihtimali yüzde 2′dir.
MS’in semptomları kişiden kişiye değişmektedir ve tahmin edilemeyebilir. Bazı semptomlar şunlardır:
* Tükenmişlik veya yorgunluk.
* Boynun ileri doğru eğilmesinden kaynaklanan karıncalanma.
* Gözlerden birinde veya her ikisinde de görüntüde bulanıklık.
* Bacakların birinde veya her ikisinde de zayıflık.
* Spastisite (kaslarda gerginlik)
* Yüzde, kollarda, bacaklarda ve gövdede (vücudun orta kısmı) uyuşukluk ve karıncalanma.
* Baş dönmesi.
* Çift görme.
* Geveleyerek konuşma.
* Göğüs veya karın çevresinde “bant varmış gibi” karıncalanma ”¢ Mesanenin kontrolünü kaybetme.
MS hastalarında bu semptomların biri veya hepsi görülmeyebilir. Semptomlar genellikle birkaç gün veya hafta sonra yok olmakta veya iyileşmektedir. ntvmsnbc

- MS Hastalığına Yeni Tedavi Yöntemi
-
MS Hastalarına Müjde
- MS Hastalığı ve Yürüme Bozukluğu
-
MS Hastalığına Çare Bulundu mu?
- MS Hastalarına Kök Hücre Umudu


MS hastaları için kök hücre uyarısı

Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Aslı Kurne, son zamanlarda merkezi sinir sistemini etkileyen Multipl Skleroz (MS) hastaları için kök hücre tedavisiyle ilgili tartışmaların gündeme geldiğini belirterek, çok yüksek fiyatlar ödeyerek yurt dışına tedaviye giden hastalara, “Bunlar henüz deneysel çalışmalar” uyarısında bulundu.

Doç. Dr. Kurne, Sağlık Muhabirleri Derneği (SMD) ile Novartis tarafından Dünya MS Günü nedeniyle düzenlenen “Sağlık Aynası” etkinliğinde, söz konusu hastalık ile ilgili bilgi verirken, bir merkezi sinir sistemi hastalığı olan MS’de duyma, görme, yürüme, konuşma ve denge gibi sinir sistemiyle ilgili merkezi işlevlerde bozulmalar olduğunu anlattı.

Merkezi sinir sistemindeki sinir liflerini çevreleyen ve koruyan yağlı dokunun “miyelin” olarak adlandırıldığını, MS’li kişide miyelin tabakasının bir çok bölgesinde hasar meydana geldiğini ifade eden Doç. Dr. Kurne, bu hasarlı noktalara “lezyon” veya “plak” adı verildiğini söyledi.

Doç. Dr. Kurne, hastalık belirtilerinin genellikle 20-40 yaşlarındaki genç erişkinlerde görüldüğünü, kadınların bu hastalığa yakalanma riskinin erkeklere göre iki kat fazla olduğunu belirterek, Türkiye’de yaklaşık 35 bin MS hastası bulunduğunun tahmin edildiğini bildirdi.

Güneş ışığının MS’e karşı koruyucu etkisi olduğunu, hastalığın daha çok Kuzey Avrupa ülkeleri gibi ılıman iklim şeridinde görüldüğünü ifade eden Kurne, Türkiye’nin bu bakımından daha şanslı bir ülke olduğunu belirtti.

Hastalığın oluşmasında genetik yatkınlığın büyük önemi bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Kurne, şu bilgileri aktardı:

“MS, beyin ve omuriliği etkilediği için çok çeşitli nörolojik belirtilere yol açabilir. MS’e bağlı yakınmalar ataklar sırasında ortaya çıkıp daha sonra iyileşebileceği gibi, bir kısmı uzun dönem kalıcı olabilmektedir. Bu belirtiler ciddiyet ve süre açısından da çeşitlidir. MS’i olan bir kişi genellikle bir veya birden fazla belirti yaşayabilir, ancak bu belirtilerin hepsi herkeste görülmez.”

MS’in farklı türleri olduğunu, bazı hastalarda hastalığın daha hızlı, bazılarında ise daha yavaş ilerlediğini söyleyen Doç. Dr. Kurne, MS’in tanısının doğru konulmasının tedavide büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Doç. Dr. Kurne, “Dünyanın en deneyimli merkezlerinde bile tanı sorunu yaşanabilmektedir. Çünkü özellikle başlangıç dönemlerinde MS’i taklit edebilen bir çok hastalık vardır. MR veya beyin omurilik sıvısı incelemesi gibi laboratuvar bulguları da MS dışında pek çok hastalıkta benzer bulgular verebilir. Tek başına hiç bir test MS tanısı için yeterli olmaz” diye konuştu.

“KÖK HÜCRE TEDAVİSİ İÇİN HENÜZ ERKEN”

MS’in tedavisinde hastanın iyi bir yaşam sürdürebilmesi bakımından şikayetlerinin, belirtilerinin kontrol altına alınmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Kurne, atağa yönelik veya koruyucu tedaviler uygulanabildiğini belirtti.

24-48 saat süren ve herhangi bir enfeksiyona bağlı olmayan nörolojik değişikliklerin “atak” olarak adlandırıldığını, her atağın tedavi gerektirmediğini, ancak tedavi gerektiren ataklarda da kortizon tedavisi uygulandığını anlatan Doç. Dr. Kurne, şunları söyledi:

“Bugüne kadar kas içine veya cilt altına enjeksiyonla tedavi yöntemleri uygulanıyordu. Ancak bunlara yanıt vermeyen hastalarımız için bu yılın başında fingolimod etken maddeli yeni bir ilaç ruhsatlandırıldı. Son zamanlarda MS hastaları için kök hücre tedavisiyle ilgili tartışmalar da gündeme oturdu. Dünyada da bu bir sektör doğurdu. Bazı hastalar çok yüksek fiyatlar ödeyerek yurt dışına tedaviye gidiyor. Ancak bunlar henüz deneysel çalışmalar. Fare deneylerinde başarı elde edildi, ilerisi için umut vaat ediyor. Ama bugün birşey söylemek için çok erken. Hastalarımız hekimine danışmadan alternatif tedavilere de yönlenebiliyor. Ama bunlar olumsuz yan etkiler ortaya çıkmasına yol açıyor. Hastalar hekimlerine danışmadan kesinlikle bu tür alternatif tedavilere yönelmemeli.”

Fizik tedavinin de MS hastaları için çok önemli olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Kurne, “MS hastalarının tedavisinde düzenli fizyoterapi çok önemli. Ama hastalarımız maalesef bunu ihmal ediyor” dedi.

Paylaş
Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, ,


Yorum Ekleyin


− beş = 4