By 13 Nisan 2011 Devamı →

METABOLİZMANIZ HIZLI MI?



Metabolizmanız hızlı mı yavaş mı

Şanslı olanlar “metabolizmam çok iyi çalışıyor” deyip canının istediğini yer-içerken, şanssızlar bir parça pizza ile bir kilo yağ depolayan metabolizmasından adeta nefret ediyor!
Metabolizması hızlı çalışanlar her yemekte bayram ederken, tembel olanlar her lokmadan korkmaya, her kaloriyi saymaya başlıyor. Peki, kimdir nedir bu metabolizma dedikleri?

İşte bu sorunun cevabı…
Metabolizma “bedenimizdeki kimyasal reaksiyonların toplamı”dır. Genlerimiz ve onların ürettiği moleküllerle çevrenin ilişkisi sonucunda bedende cereyan eden olumlu ya da olumsuz her türlü süreç, sağlık ya da hastalık durumlarıyla özellikle de zayıflık ya da şişmanlık hali metabolizma hızınızı belirleyen moleküllerin “kareografik bir gösterisi” gibidir.

Bu gösterinin sahnelenme hızı bazıları için “yavaş” bazıları için “hızlı”dır. Kısacası yiyip içtiklerinizin ne oranda (enerji ihtiyacı için) yakılacağı ya da ne oranda yağa çevrilip depolanacağını belirleyen süreçlerin tümü metabolizmamızın şifrelerinde gizlidir.

Bilinmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Ne gibi yiyecekleri seçeceğimize de ürettikleri moleküller aracılığı ile genleriniz karar verir! Yani yiyecek-içecek tercihleriniz de önemli ölçüde genleriniz tarafından yönetilir! Buzdolabının kapağını açınca elinizi salatalık ya da marula değil de zeytinyağlı dolma ya da böreğe yönelten genleriniz (metabolik yapılanmaz) ve onu yönlendiren de moleküllerdir. Bu bilginin tersi de doğrudur.

Yiyip içtikleriniz yani besin seçimleriniz aktivite düzeyiniz, stres seviyeniz kısacası çevresel koşullarda yine aynı genler üzerinden aynı moleküllerle metabolizmanızı etkileyebiliyor. Daha kısa bir ifadesiyle gen-çevre ilişkisi denince ne yiyeceğinize karar vermek ve yiyip içtiklerimizle hangi kiloda olacağımızı belirlemek gibi bir durum söz konusu.

Bu moleküllerin bazıları şunlar: İnsülin, kortizol, seratonin, leptin, ghrelin, kolesistokinin… Bu listeyi daha da uzatmak mümkün. Kısacası metabolizmamız yüzlerce molekülün ortak dansı gibidir. Kilo dengenize de aslında o karar verir…
Genetik programı değiştirmek mümkün mü?
ÖNEMLİ
Kilo almaya programlı bir genetik programı değiştirmek şimdilik mümkün değil ama yönetmek kesinlikle olanaklı. Hepimiz şunu çok iyi bilmeliyiz: Bedensel ve ruhsal alandaki her türlü davranışımız temel olarak ve her şeyden önce hayatta kalma davranışımızın bir parçası ve bunların hemen tümü genetik kodlarımız tarafından kontrol ediliyor.

Kilo durumumuz kemik, su oranlarımız ve yağ depolama yeteneğimiz de genetik şifrelerle kontrol ediliyor ve her beden özellikle yaşlanırken fırsatını buldukça yağ depolamaya yönelik bir sürü molekül üretiyor. Bizim yapmamız gereken “sistemi çözmek” yani “beden ve ruh şartnamemizi” bilmek!
Çözüm ne?
ÖNEMLİ

Çözüm sorunun nedenini anlamak, genetik organizasyonu ve “moleküler temelleri” doğru sorgulayıp sonra da “gen-çevre ilişkisini” kontrol altına almaktan geçiyor. Her insan farklıdır ve bu her insanın metabolizmasının farklı olduğu anlamına da geliyor. Bu nedenle çözüme önce tıbbi bir değerlendirmeyle başlamak gerekiyor. Bunu da mutlaka doktorlar yapmalı.
Bu değerlendirmeden sonra çözüm planları oluşturup takımın diğer oyuncularından (beslenme uzmanları, egzersiz fizyologları ve psikologlardan) da istifade etmelisiniz. Bana sorarsanız, çözüm bu dörtlünün yani “doktor liderliğinde, diyetisyen, psikolog ve egzersiz uzmanı” takımının görev dağılımını doğru yapmaktan geçiyor.
Genetik çözülebiliyor mu?
BİR BİLGİ

Bu soruyu 10 yıl önce “hayır” diye cevaplıyorduk ama bugün de hâlâ güçlü bir “evet” cevabı veremiyoruz. Her ne kadar insan genetik haritasının çözümlenmesi (genom progjesi) ve kilo sorununu tetikleyen genlerin bazılarının belirlenmesi mümkün hale gelmiş olsa da genlerin yağ depolama süreçlerini neden ve nasıl tetikledikleri, hangi molekülleri kullandıkları hâlâ açık ve net olarak bilinmediği için sürecin daha pek çok gizli kalmış noktası var.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300
Son Yazılar :
* Diyet Programları Neden Başarısız?
* Neden Kilo Alıyoruz?
* Yemek Sonrası Şikayetler (Kan Şekeri)
* Testesteron Düşüklüğü Belirtileri
* Vitamin Kullanımı Nasıl Olmalı?
* Kan Analizleri ve Önemi
* D Vitamini Doktor Gibidir
* Kolestrol Hakında Merak Edilenler (Video)
* Kadınlar Bazı Hastalıkları Neden Gizler?
* Gribin İlacı Var mı?
* Türkiye Gripten Kırılıyor
* Bitkisel İlaçlara Dikkat
* Beyaz Un Yararlı mı? Zararlı mı?
* Bağırsak Detoksuna Dikkat
* Kilosuyla Sorunu Olana 7 Altın Tavsiye
* Şişmanlık Bir Hastalık mı?
*
Hipotiroidi Bellek Düşmanı
* Göğüs Ağrısı Kalbin Feryadı
* Atıştırmak İyi mi Kötü mü?
* Neleri Yiyelim Hangisi Daha Sağlıklı?
* Ömür Uzatan Beslenme Nasıl Olmalı?
* Kilon mu var Derdin Var
* İştah Kontrolü Neden Zordur?
* Ayaklar Neden Şişer?
* Pankreas Kanserinde Erken Teşhis
* Diyetsiz Zayıflama
* Kan Yalan Söylemez
* Lahana Gerçekten Zayıflatır mı?
* Bitkisel İlaçlara Dikkat
* Menopozda Hormon Kullanımı
* Wellness Yaşam Tarzıdır.
* Erkek Ömrünü Tüketen Yanlışlar
* Probiyotik Mucizesi
* HDL Kolestrolünüz Düşük mü?
* Tokluk Şekeri Neden Önemli
* Kilo Sorununu Ciddiye Alın
* 7 Büyük Diyet Yanlışı
* Dizlerinizin Kıymetini Bilin
* GUT Atakları Önlenebilir mi?
* Yalancı Hipertansiyona Dikkat
* PSA Testi ile Erken Teşhis
* Kilo Yönetiminde 5 Önemli Tavsiye
* TROİD Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, ,


Comments are closed.