By 22 Ekim 2014 Devamı →

MERS Virüs Belirtileri ve Tadavi Yöntemleri



Dünya domuz gribi, kuş gribi, SARS’ı atlattı… Şimdi ise EBOLA ve MERS-CO virüsleri insan sağlığını tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından şimdiye kadar 7 farklı ülkede yaklaşık 9 bin Ebola vakası ile karşılaşıldığı bildirildi. Ve bu vakaların yaklaşık 4 bini hayatını kaybetti. Türkiye de alarmda olan ülkeler arasında. Gün geçmiyor ki bir kişi EBOLA şüphesiyle hastaneye başvurmasın ve karantinaya alınmasın. Şu ana kadar Türkiye’deki şüpheli vakaların tamamı neyse ki sıtma hastası çıktı.

MERS VirüsüMERS virüsü nedir, nasıl bulaşır?

MERS, şiddetli solunum yolu hastalığına neden olan bir virüs…

Özellikle şeker, kronik akciğer, böbrek yetmezliği ve immün sistem yetmezliği hastalarında MERS virüsü daha şiddetli hastalık yapabiliyor.

İlk kez Suudi Arabistan’da görülen Mers virüsünün develerden ya da keçilerden insanlara geçtiği tahmin ediliyor.

Ateş, öksürük, nefes darlığı, karın ağrısı, ishal ve kusma MERS’in belirtileri arasında sayılıyor.

Genellikle Suudi Arabistan’da olsa da Ortadoğu ülkelerinin birçoğunda MERS vakası görülüyor.

Şu anda MERS virüsüne karşı bulunan aşı ya da özel bir tedavi yok.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun bilgi notuna göre Mers virüsüne karşı şu önlemlerin alınması gerekiyor:

–    Hasta kişiler ile yakın temastan kaçının.

–    Grip benzeri bir hastalık geçirdiğinizde evde istirahat edin.

–    Ateşin düşmesinden sonra da tedavi ya da başka gerekliliklerin olması dışında en az 24 saat evde istirahat etmeye devam edin.

–    Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas etmekten kaçının.

–   Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağzı kağıt mendille kapatmalı, kullanılan kağıt mendili çöp kutusuna atmalı ve kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda kolun iç yüzüne aksırmalı ya da öksürmelidir.

–  Sabun ve su ile sık sık elleri yıkamalı, su ve sabun olmadığı durumlarda el dezenfektanlarını kullanmalıdır.

–   Virüsün bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere temas etmekten kaçınmalıdır.

–   Grip gibi mikroplarla kirlenmiş olma ihtimali olan yüzey ve eşyalar temizlenip dezenfekte edilmelidir.


Antalya’da düzenlenen 16. İç Hastalıkları Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Serhat Ünal, EBOLA’nın hafife alınamayacağını ve endişelenilmesi gereken bir hastalık olduğunu belirtiyor ancak iyi tarafı hastada ateş başlamadan önceki dönemde hastalık insandan insana bulaşmıyor, “Ebola, hastanın eşyalarına temasla bulaşıyor, hastaya temasla bulaşıyor, ciltte bir ezik, kesik yara varsa bulaşıyor. Cenazeye dokunulması da Afrika’daki hızlı artışın nedeni oldu.”

EBOLA’NIN BELİRTİLERİ

Prof. Dr. Ünal, Ebola’nın belirtilerini şöyle sıraladı;

– Halsizlik, bitkinlik

– Yüksek ateş

– Bulantı, kusma

– İshal

– Kanın pıhtılaşmasının bozulması

– Ardından karaciğer, böbrek yetmezliği

“Ebola’nın tedavisi için bir kesin bir çözüm şu anda yok. Sadece virüse karşı antikor oluşmasını sağlayan ilaç var. Ebola ilk olarak meyve yarasası denilen bir hayvanın ısırdığı memeli hayvanlardan insana bulaşıyor. Onları avlayan ve etini yiyenler dolayısıyla insana adapte olan ve zaman içinde insandan insana bulaşır hale gelen bir virüs. Diğer virüsler gibi solunumla bulaşmıyor. Hastaya, hastanın vücut sıvılarına temasla bulaşıyor, gözyaşında, terde, kanda, semende var. Dokunma olmazsa bulaş olma ihtimali çok düşük. Bir diğer olumlu yanı ise diğer hastalıklarda, hastadaki ilk semptom çıkana kadar, şikayetleri olana kadar bulaştırıcıdır. Yani insanlar hasta olduklarını bilmezler ama bulaştırırlar. Ebola da ise ateş başlamadan önce bulaşma olmuyor. Kuluçka dönemi denilen dönem Ebola da yok. Yani ateşi olmayan birinin bulaştırma şansı yok. Çıplak cildinizin bulaşmasıyla olan bir bulaşma söz konusu. O yüzden televizyonlarda görüyoruz ki insanlara her tarafı kapalı özel bir kıyafetle müdahale ediliyor.”
MERS
MERS ŞÜPHESİ TÜRKİYE’YE YAYILIYOR

TÜRKİYE’DE DURUM

Türkiye’de şu an için endişe edilecek bir durumun olmadığını söyleyen Ünal, “Amerika Birleşik Devletleri, vatandaşlarından hayati önem arz etmedikçe hastalık bölgesine seyahat etmemelerini talep etmiştir. Eğer salgın bölgesine gitmek zorundaysanız, alkol bazlı el dezenfektanları ile elinizi sık sık dezenfekte edin. Özellikle hasta kişilere (ateşli, halsiz, kanaması olan) ve onların çıkartılarına (tükürük, salya, kan, kusmuk, idrar, dışkı vb.) dokunmayın. Hasta kişilerin şahsi eşyalarına dokunmayın. Cesetlere dokunmayın.

ABD’DEN EBOLA ŞÜPHESİNE HAVALİMANI ÖNLEMİ

YURTDIŞINDA ET YERKEN DİKKATLİ OLUN

Özellikle maymun ve yarasa gibi hayvan etlerini yemeyin bu hayvanların ne canlılarına ne de ölülerine dokunmayın. Türkiye’de hiçbir şekilde tüketilmese de, uzmanlar yurtdışında bazı bölgelerde bilinmeyen etlerin yenmesiyle de bulaşabileceğini belirtiyor. Ebola hastalığının tedavisi yapılan hastanelere gitmeyin. Riskli bölgede yaşarken ateşiniz çıkarsa, baş ağrısı, halsizlik, ishal, karın ve kas ağrısı veya kanama gibi belirtiler ortaya çıkarsa hemen tıbbi yardım için hastaneye başvurun. Eğer bu belirtileri gösterirseniz lütfen kimseye temas etmeden, kimseye dokunmadan hatta mümkün mertebe etrafa dokunmadan hastaneye ulaşın. Eğer sizde de hastalık ortaya çıkarsa son 10 gün içerisinde kimlerle temas ettiğinizi sağlık personeline bildirin” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’DE KORKU SALGINI

HAC’DAN DÖNDÜKTEN SONRA 15 GÜN İÇİNDE MERS’TEN ŞÜPHELENİLEBİLİR

Hatay’da hacdan dönen bir kadının da MERS virüsü teşhisiyle hayatını yitirmesinin ardından Türkiye’de MERS paniği de başladı. İlk başlarda sadece üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan virüs mutasyona uğradıktan sonra alt solunum yolu enfeksiyonu ve zatürreye de neden olmaya başladı.

Peki tüm bu salgın hastalıklar neden bu kadar arttı… Prof. Dr. Ünal bunun nedenlerini şöyle açıklıyor, “Kalabalıklaşan nüfus, iklim şartları, global ısınma, kalabalık nüfusun getirdiği doğa harabiyeti gibi birçok faktör nedeniyle virüsler daha hızlı mutasyona uğruyor.

Hastalığın bulguları halsizlik bitkinlik ateş ve burun akıntısı. Yüzde 45 bir ölüm oranı var. Bulaştıktan sonra 15 gün pencere dönemi var. Hacdan döndükten sonra 15 gün içerisinde ateşi çıkmış her kişi mers için şüphelidir. Hemen maskesini takıp hastaneye yatırmak ve solunum cihazına bağlamak lazım.

Çünkü virüse özel bir tedavi yok. Ankara’da böyle bir tanım yapınca geçen hafta 70 yaşında hacdan dönmüş zatürree hastası geldi ve hıfzıssıhhada hemen test ile kesin tanısını koyduk ve negatif çıkmıştı ama biz ona MERS gibi muamele yaptık. Şu andaki vakanın tek olması aslında sevindirici çünkü bu hasta hastalanıp hac görevini tamamlayamadan geri döndüğü için muhtemelen tüm uyarılara rağmen develerle temas etti.


Sağlık Bakanlığı’ndan Mers ve Ebola açıklaması
Sağlık Bakanlığının Ebola ve MERS-CoV hastalıklarını başından beri yakından izleyerek, konu ile ilgili her türlü tedbiri ivedilikle aldığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, son günlerde medyada Ebola ve MERS hastalıkları konusundaki haberlerde ”kabus, korku, panik, alarm” gibi kitleler üzerinde endişe uyandıran başlıklar kullanıldığının görüldüğü ifade edildi.

Bu haberlerin gerek başlıklarında ve gerekse içeriklerinde kullanılan ifadelerin halkı gereksiz yere korku ve paniğe sevk ettiğine dikkat çekilen açıklamada, bu sebeple basın mensuplarının konuyla ilgili gerekli hassasiyeti göstermesinin önemi vurgulandı.

Açıklamada, Türkiye’de Ebola teşhisi konulan hasta bulunmadığı bildirilerek, ”MERS-CoV virüsü sebebi ile hayatını kaybeden Hatay ilinde bir hastamız olmuş ve bu hastamızın tüm temaslıları tespit edilmiş ve bu temaslılarda Mers-Cov ile ilgili herhangi bir  bulguya rastlanmamıştır” ifadesine yer verildi.

”Belirtilerin viral enfeksiyon hastalıklarıyla karıştırılma olasılığı yüksek”

“Bakanlığın, Ebola ve MERS-CoV hastalıklarını başından beri yakından izleyerek, konu ile ilgili her türlü tedbiri de ivedilikle aldığı” vurgulanan açıklamada, yine bu çerçevede Bakanlığın ”Ebola ve MERS-Cov” Bilim Kurulu’nu toplayarak, dünyadaki mevcut gelişmeler ışığında bu hastalıkların Vaka Yönetimi ve Eylem Planı’nı hazırladığı bildirildi.

Konu ile ilgili tüm gelişmelerin basınla şeffaf bir biçimde paylaşılmaya devam edileceği, ancak hastalığın belirtilerinin mevsim şartlarından dolayı oluşabilecek diğer viral enfeksiyon hastalıkları ile karıştırılma olasılığı yüksek olduğu için  basın tarafından, kesin teşhis konulmamış vakaları kesinleşmiş gibi gösterilmemesi gerektiği kaydedildi.


Dünyadaki Ebola ve MERS vakalarının artması üzerine, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nde özel bölüm oluşturuldu ve personele yönelik bariyerli kıyafetlerden oluşan önlemler alındı.

Sağlık Bakanlığı’nın Ebola virüsü için referans gösterdiği hastaneler arasında yer alan İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Sabri Atalay, salgına neden olan virüslerin belirtilerini ve alınan önlemleri AA muhabirine anlattı. Ebola virüsü hastalığının, Batı Afrika’da ortaya çıkan viral kanamalı ateşliler grubunda olduğunu aktaran Atalay, boğaz ağrısı, kas, eklem ağrıları, ishal, kusma gibi belirtilerle seyreden Ebola’nın ağır olgularda bağırsak, diş eti, burun, bağırsak kanamalarına ve ölüme neden olabildiğini hatırlattı. Ebola virüsünün bulaşma yollarını kısmen bildiklerini söyleyen Atalay, “Virüs, kan ve vücut salgılarıyla bulaşıyor. Sağlam olmayan deriyle, mukozayla temas durumunda bulaşma söz konusu oluyor. Özellikle hasta kişilerle yakın temasta olan ve onlara bakım hizmeti veren sağlık personeli risk grubunda yer alıyor” dedi. Ebola virüsü şüphesiyle hastaneye başvuru yapanlar için gerekli hazırlıkları tamamladıklarını dile getiren Sabri Atalay, şöyle konuştu: “Biz böyle bir olgu durumunda almamız gereken hazırlıklarımızı gerçekleştirdik. Sadece Ebola için değil, buna benzer enfeksiyon hastalıkları için de çalışıyoruz. Şüpheli vakaları tek kişilik bir odaya alacağız. Hastaların ziyaretlerini ve odaya girişleri kısıtlayacağız. Bu vakalarda kan alma gibi gereksiz girişimler de azaltılmalı.”

Baştan aşağı bariyerli koruma

Risk grubundaki sağlık grubuna virüsün bulaşmaması için de çok yoğun önlemler aldıklarını ifade eden Atalay, alınan önlemlerin damlacık temas izolasyon önlemleri ve temas izolasyon yöntemleri olduğunu aktardı. Virüs, kan ve vücut salgılarıyla bulaştığı için sıvı geçirmeyen kıyafetler temin edildiğini dile getiren Dr. Sabri Atalay, şöyle konuştu: “Bu özel bir kıyafet, eldiven, koruyucu gözlük, bone, tulum gibi bariyerlerden oluşuyor. Özellikle tıbbi müdahale sırasında çeşitli vücut salgılarının havaya sıçraması durumunda gerekli N95 adı verilen özel maskeler mevcut. Bu kıyafet hafif malzemelerden oluşuyor, ağırlık yapmıyor ama içinde nefes almanın bile zor olduğunu tahmin ediyorum. Umarım kullanmak durumunda kalmayız. Ancak hastalığın doğrudan tedavisi olmadığı için korunma konusunda maksimum önlemleri almak gerekiyor.”

MERS virüsüne de benzer önlemler

Hac dönüşü bazı vakaların MERS şüphesiyle tedavi altına alınmasının da endişeye neden olduğunu söyleyen Atalay, virüs ile ilgili şu bilgileri verdi: ” 8-10 yıl önce SARS vardı Güneydoğu Asya’yı etkileyen bir solunum yetmezilği sendromuydu. Bua benzer bir virüs hastalığıydı. Benzer semptomlarla seyrediyordu. Hacdan gelenler risk altında.”Ebola virüsü için alınan önlemlerin MERS için de geçerli olabileceğini söyleyen Dr. Atalay, Ebola hastalığının görüldüğü ülkelere seyahat eden, ateş yüksekliği, boğaz, kas, eklem ağrısı olanlar ve MERS virüsünün görüldüğü ülkelere seyahat eden, ateş yüksekliği ve solunum sıkıntısı çekenlerin başvurularını beklediklerini dile getirdi.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, , ,


Comments are closed.