-Cinselliği zararlı olarak mı görüyor yoga felsefesi?
-A.Ç: Seks, enerji kaybıdır. Zaten bir sperm, 40 damla kandan meydana
gelir. Erkeği yaşlandırır. Yogada enerji aşağıya doğru değil, yukarı doğru
çıkar. Enerji yukarı çıkarsa beyin aydınlanacak. Yogi normalde cinsellik istemez
ama eşini mutlu etmek için yapar. Kadın için yararlıdır, güzelleştirir.
-Niye erkeği yaşlandırıyor?
-A.Ç: Kadına daha yararlıdır. Ama
erkeğin daha az yapması lazımdır. Çünkü erkek bir defa orgazm oluyor. Kadın daha
mutlu, daha güzelleşen bir hal alıyor. Cinselliğin fazlası iyi değildir. Müthiş
bir enerji harcanıyor. En çok enerji sekste harcanır. Kadın yogi, erkek yogi
gibi aydınlanmak istiyorsa o da az seks yapmalı. Aydınlanabilmek için
cinselliğin kontrol altına alınması lazım.
-Bu nasıl bir aydınlanma?
-A.Ç: Buda veya Yunus gibi olmak. İlâhi aşamada yaradan ile buluşma
demek aydınlanma. Korku yok, korkuyu azaltıp yok edeceksiniz. Aydınlanma belirli
bir yaşa gelmiş artık dünyevi işlerle ilgisi kalmamış insanlar için geçerlidir.
Kişi 20 yaşında aydınlanmaz, çünkü dünyevzevklerle ilgilidir. Aydınlanma
normalde 40'ından sonra başlar. Sabır önemli. Aydınlanmak için üçüncü gözün
açılması lazım. Kalp gözü!
-Bunları herkes yapabilir mi?
-A.Ç:
Buda yapmış, Mevlâna yapmış. Bizi yaratanın bahçesine girmek istiyorsak, o
hakiki özümüze, gerçek hürriyete kavuşmuş oluruz. Hiç kolay değil. 20 milyonda
bir kişi eriyor. Yani ben aydınlanmak istiyorum diye aydınlanacağım demek
değildir. Ben çalışıyorum, o yoldan gidiyorum ama nasip olursa olur, yani
yaradan evet derse olur yoksa gene olmaz
.
-Peki aydınlanma olmazsa
bütün bu yaptıklarınız boşa mı gidiyor?
-A.Ç: Olur mu hiç? Biz birçok
insandan daha kaliteli yaşıyoruz, bir kere. Daha az depresyona gireriz, daha az
kızarız, kıskançlık yapmayız.
Lütfen önce
bulunduğunuz yerden kalkın. Ayakta derin bir nefes alın. Akciğerlerinizi iyice
temiz havayla doldurun... Şimdi oturun. Yerinize otururken bir esneme hissi
geldiyse, bırakın kendinizi, ağzınızı açın, dolu dolu esneyin. Tam nefes almaya
devam edin. Bir beklentiniz olmadan sadece durun! Aklınızdan geçenleri de
durdurun. Sadece aldığınız her nefesin gelip gidişiyle olun. Hiçbir şey yapmadan
oturun. Kendinizi rahatlamış hissediyorsanız, devam edelim. Dikkatinizi
nefesinize yöneltin. Her şeyi olduğu gibi bırakın. Kontrolü bırakın. Hiçbir şey
yapmamanın, her şeyi kontrol etmeye çabalamaktan daha iyi sonuçlar
verebileceğini hiç düşündünüz mü? Şimdi gözünüzü bu sayfanın fotoğraflarındaki
iki insanın yüzlerinde gezdirin. Ne kadar huzurlular değil mi? Yaşlarını tahmin
etseniz? Adnan Çabuk 65 yaşında. Filipinli eşi Lourdes Doplito Çabuk ise 55!
Üstelik Lourdes Hanım'ın tam beş torunu var. Onların pek çoğumuzdan farklı bir
hayatları var. Kendilerini o anın getirdiklerine bırakarak yaşıyorlar. Ve Zen
Öğretisi'ne göre, çoktan usta olmuşlar bile.. Bir kere nefreti, nefret etmeyi
çıkarmışlar hayatlarından. İhtirastan, egodan, bencillikten kurtulmayı mutluluk
olarak görmüşler. Hiç başağrısı çekmemiş, ilaç bile kullanmamışlar. Nasıl mı?
Doğru nefesle, herşeyi kontrol etmeyi bırakarak...
-Bir Filipinli ile
Türkün beraberliği nasıl olur?
-A.Ç: Türk yogi olunca evlilik de farklı
oluyor. 15 sene önce evlendik. Ama son beş senedir beraberiz! Çocukları vardı
Lourdes'in. Küçüklerdi, annelerine ihtiyaçları vardı. Dedim ki; "Ben zaten
yogilikten dolayı seyahat ediyorum, sen çocuklarını yetiştir, senede bir gelir,
bakarım size..." Senede bir geldim, bir ay kaldım, dertlerini hallettim.
- Film gibi bir tanışma hikayeniz var...
- L.Ç: Medikal
laboranttım. Aynı zamanda Filipinler'de, Manila'da kristal taşlar sattığım bir
mağazam vardı.
- A.Ç: 50 yaşıma kadar bekâr yaşadım. Şimdi 65'im ama
kendimi 40 gibi hissediyorum. ABD'de kalmak için kâğıt evliliği yapmıştım. Sonra
bitti. İçimdeki ses, eşimin beni Uzakdoğu'da beklediğini söylüyordu.
Filipinler'e gittim. Makati'de güzel bir kristal dükkanı gördüm.Satıcı,
"Patronum madam Lourdes'tir, onu çağırayım," dedi.
- L. Ç. Mağazaya
annemi gönderdim. Bir saat sonra, yabancıyı yanında görünce şaşırdım. Evdeki
kristalleri de görmek istemiş.Karşımda kristalleri çok iyi tanıyan bir Türk!
- A.Ç: Madam Lourdes'i şişman, yaşlı, kalın sesli bir hanım teyze
olarak bekliyorum. Çok hoş, narin bu güzel kadını karşımda görünce şaşırdım
Sonra iyi arkadaş olduk telefonlaşıyorduk,
- L.Ç: Manila'da işler
kötüye gitmeye başladı. Dört çocuğumla yalnızdım. Onlara iyi bir eğitim vermem
gerekiyordu. Amerika'ya gitmeye karar verdim ama çalışma iznim
yoktu..'Yapamıyorum, geri döneyim' derken, Adnan aradı. "Ben havalimanındayım,
geliyorum," dedi. İnanamadım. "Seninle evleneceğim," dedi.. Çok şaşırdım.
Amerikan vatandaşlığı varmış.. "
- A.Ç: Çocuklarını sevmiştim. Baba
olsaydım, içimde ancak bu kadar sevgi olurdu. Bu kız hiç gülmemiş senelerce...
Benimle gülüyor, değişik bir enerji oluştu aramızda. Bana mektup gönderince "Bu
kızı ve çocukları kurtarmak lazım," dedim. ABD vatandaşı olsun diye evlendik
hemen.
-Evlendiniz ve birbirinizi 10 sene görmediniz...
-
L.Ç: Haberleşiyorduk devamlı. Belki başta hiç erkek düşünmüyordum, sadece
çocuklar ve iş. Adnan Bey 2000 yılında bana "Artık Türkiye'ye gelmek istemiyor
musun?" diye sordu.
- A.Ç: Çocuklar büyümüştü.İyi bir annesin, bu
güne kadar yaşamamışsın, senin de yaşamaya hakkın var. Çocukları uzaktan yönetme
imkânına sahip olursun," dedim.
- Çocuklar kaç yaşındaydı o zaman?
- A.Ç: En küçüğü 20 olmuştu.. Annelerine yapışmışlardı adeta. "Ben seni
yaşatacağım," dedim. Hiç uyumamış belki hayatı boyunca, hep ailesine hizmetçilik
yapmış. "Senden hiçbir şey istemiyorum," dedim. Ona hizmet etmek istedim.
Çocuklar, annesi, babası, kardeşi, hepsi bana karşı çıktı.
- L.Ç:
"Doğrusu budur. İstersen gel, istersen gelme, ama gelmezsen ben yoluma
gidiyorum, beklemem," dedi. Çok sabretmişti. Çocuklar bayağı sıkıntı yarattı ama
"Geleceğim," dedim. İlk geldiğimde üç ay İstanbul'da kaldım, üç ay Amerika'da...
- Şimdi beraber yaşıyorsunuz...
- L.Ç: Tam beş senedir
beraber yaşıyoruz. Adnan olmayınca ben yaşamıyorum sanki.
Tuluhan Tekelioğlu(Sabah)
Lourdes
ÇABUK ile Yüz Yogası
Lourdes ÇABUK'dan
MASKE