By 29 Kasım 2012 Devamı →

LENFOMA AMANSIZ BİR HASTALIK DEĞİL



Lenfoma, yani ‘kan kanseri’ artık filmlere ‘amansız hastalık’ olarak konu olmayacak! Yeni çıkan akıllı ilaçlar sayesinde lenfomalı hastalarda ya tam şifa elde ediliyor ya da hastalıkla birlikte uzun yıllar yaşaması sağlanıyor
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Erişkin Kemik İliği Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Sevgi Kalayoğlu Beşışık; bir zamanlar ‘amansız hastalık’ olarak bazı filmlere bile konu olan ama artık yeni yöntemlerle tedavisinde ciddi başarılar elde edilen lenfoma ile ilgili soruları yanıtladı…
Lenfoma nedir?

Lenfoma; vücutta var olan lenf bezlerinin tümöral gelişmeleridir ve halk arasında beze büyümesi ile farkına varılır. Lenfosit olarak isimlendirilen bir kan hücresinin lenf bezinde veya başka bir yerde kontrolsüz olarak çoğalarak birikmesi lenfoma olarak isimlendirilir. Lenfoma; bir kan hücresinin tümörüdür. Bu hücre bağışıklık hücresidir. Bağışıklık hücreleri; kemik iliği, kan lenf bezi ve diğer dokular arasında turlar. Kan ile vücudun her yerini gezdiği için kanın ulaştığı her yere yerleşip tümör oluşturabilir.
SADECE TÜMÖRÜ ETKİLER

Lenfoma kanser demek mi?Evet, lenfoma her zaman kanser demektir.

Lenfomanın kan kanseri olarak bilinmesinin sebebi nedir?

Kan hücresinin tümörüdür; bundan dolayı kan kanseri olarak bilinir.

Türk filmlerinde ‘amansız hastalık’ diye geçen bu rahatsızlık sizce korkulan bir hastalık olmaktan çıktı mı?

Tedavide o kadar çok gelişme sağlandı ki lenfoma artık o filmlere konu olamayacak! Öncelikle lenfomanın da çeşitleri olduğunu ve kullanılan ilaç tipinin çeşide göre değiştiğini söyleyelim. Artık inanılmaz sayıda yeni ilaç, hatta akıllı ilaçlar var. Nedir bunlar? Kemoterapi olarak bilinen sıradan kanser ilaçları, hücre ölümüne seçici olmadan yol açar. Yani hem tümör hücresi, hem de onun gibi hızla çoğalan saç kökü, sindirim kanalı örtüsü hücrelerini de etkiler. Oysa akıllı ilaçlar tümörün üzerindeki bir belirteci tanır, sadece onu öldürür.

LENFOMADA METASTAZ DEĞİL TUTULUM OLUR

Metastaz, tümörün bulunduğu yerden çok uzakta bir bölgede de oluşmasıdır. Kan hücresi kanserleri için metastaz uygun bir terim değildir çünkü kanın olduğu her yerde kan kanseri hücresi bulunabilir, tümör oluşturabilir. Biz bu yüzden lenfoma da metastaz yerine ‘tutulum’ ifadesini kullanırız; lenfomada kemik tutulumu gibi…

HAYATTAN HİÇ KOPMAMALISINIZ

Lenfomanın tedavi sürecinde hasta hayattan kopmamalı. Hastalarıma ‘Bu hayatın farklı bir sayfası, artık hayatınız bu sayfada devam edecek’ diyorum. Bir müzisyen, tedavisi sırasında ülkemizde çok sevilen bir dizi film müziği bestelemişti. Bir adli tıp uzmanı öğretim üyesi hocamız, nakil olurken bir kitabını tamamladı, önünde bilgisayarı hep açıktı.

Yaşamı yaşamalıyız diye düşünüyorum; nerde, nasıl olursa… Hastalarım tabii ki çalıştıkları iş ortamından sıklıkla kopuyorlar ama hayattan kopmaları gerekmiyor.

KANALİZASYON İŞÇİSİNİ NASIL İŞE GÖNDERELİM?

Lenfoma tedavisinde işe geri dönüş süreci hem bürokratik, hem de duygusal olarak zor bir durumdur. Mesela; kanalizasyon işçisi bir hastam kemik iliği nakli oldu. Nakil sonrası ev ortamını bilmiyorum. İş ortamı malum. Hasta duygusal ve fiziksel travma yaşamış, biyolojik savaşı yendik. Hastaneden çıkmasını takiben enfeksiyona korunaklı yaşaması gerek.

Birtakım yaşanmış ve yaşanması olası sağlık durumu için yazılar düzenliyorsunuz ki hasta istenmeyen iş ortamında çalışmasın. Bu yazıların işlerlik kazanması bazen çok zaman alıyor. Bu arada maddi sıkıntılar yaşayabiliyor hasta. Biz hekim olarak sadece hastalığın tıbbi tarafı ile ilgileniyoruz gibi görünüyor ama halk sizin tıp dışı konularda da yetkin olmanızı bekliyor.

HASTALIK NÜKSETSE BİLE SONRA YENİDEN TEDAVİ EDİLEBİLİR

Birçok lenfoma tipinde tam düzelme veya şifa yeni ilaçlarla çok yüksek oranda sağlanabiliyor. Ancak nüks olasılığı her zaman vardır. Nüks olasılığı; lenfoma alt tipi ve tanı sırasındaki hastalığın biyolojik özelliklerine göre değişir. Nüks olgularında, tedavide yine kemoterapi ama ardından sıklıkla kan kök hücre nakli yer alır.

Erken teşhis tabii ki tüm diğer kanserlerde ve hastalıklarda olduğu gibi lenfomada da önemli. Ancak lenfomada hastalığa erkenden tanı konulsa bile saldırgan seyir nedeniyle hastalık hızla ilerleyebilir. Ya da geç tanı konulsa bile yıllarca tedavisiz sessiz kalabilir.
BEŞ YILI ATLATMAK ÖNEMLİ

Lenfomada yeni ilaçlar sıklıkla tek başına uygulanmaz, yandaş ilaçlar da kullanılır. Lenfoma tedavi sürecinde yaşam süresi oranları 3 yıl, 5 yıl ve 10 yıl olarak verilir. Hastalıkta beş yılı atlatmak önemli bir avantaj, 10 yılı atlatmak ise çok daha büyük bir avantaj. Zira bu dönemler atlatıldığında hastalığın geri gelme yani nüksetme riski çok azalır. Özellikle tanı konulmasının 10’uncu yılına varan hastalarda nüksetme riski çok azalır.

Tuz yerine zerdeçal

Son yıllarda yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda; zerdeçal baharatının, başlangıç aşamasındaki kan kanserinin ileri evreye geçmesini engelleyebileceği belirtiliyor. Hastalar; aktarlarda satılan bu baharatı, tuz yerine yemeğin üzerine dökerek kullanabilirler
Medical Park Erişkin Kemik İliği Ünitesi Sorumlusu Prof. Dr. Sevgi Kalayoğlu Beşışık; lenfoma hastalığın tedavisi hakkında bilgi verdi:
Kimler lenfoma açısından daha çok risk altında?
Net bir risk grubundan bahsedemeyiz. Ancak Hepatit C virüsü taşıyanlar, romatizmal hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli geçirenler, doğuştan veya sonradan bağışıklığı baskılanmış kişiler, bağışıklığı baskılayan ilaç kullananlar, HIV’li hastalar, daha önceden radyoterapi ya da kemoterapi görenlerle, sara için ilaç kullanan hastalar risk altındadır.
Bunların hiçbiri kişide yoksa risk durumu nedir?
Toplumda çok bariz bir rahatsızlığı olmadığı halde lenfomanın görüldüğü kişiler de vardır. Genel olarak radyasyona veya böcek öldürücü ilaçlara maruz kalmak, plastik, lastik ya da tekstil fabrikalarında çalışmak riski artırmaktadır. Bunların her biri şüphe oluşturacak durumlardır ama bizzat “Şu nedenden oluşmuştur” diyemiyoruz.
BAKTERİYEL ENFEKSİYON
Hastalık belli bir süreç sonucunda mı ortaya çıkıyor?

Lenfoma, hücre çekirdeğinin belli bir uyarana karşı kontrolsüz olarak çoğalmasıyla gelişir. Örnek verirsek; ince bağırsakta ya da midede yer alan bakteriyel bir enfeksiyon sürekli bir uyarandır. Ancak hastalığın oluşmasında ek faktörler de vardır.

Hastalığın oluşmasında beslenmenin bir etkisi var mıdır?

Temiz beslenme, bağırsak sağlığını etkilediği için önemlidir ama çok doğrudan, beslenmenin koruyucu bir etkisi olduğunu söyleyemeyiz. Yani “Şunu yerseniz iyi olur” diyebileceğimiz bir durum yok! Ancak son yıllarda bizi etkileyen birkaç bilimsel makale oldu. Bu makalelerde; zerdeçal kullanımının, başlangıç dönemindeki bir kan kanserinin, ileri evreye geçmesini engelleyebileceği ve hastalığı önleyebileceği belirtiliyor.

Nasıl kullanılmalı?

Biz tıp doktorları ancak yapılan çalışmaların kanıta dayalı sonuçlarına göre konuşabiliyoruz ancak nasıl kullanılabileceği konusunda verebileceğimiz bir bilgi yok. Zerdeçal, yemeklerin üzerine tuz gibi dökülebilir.
ÖNCE TÜRÜNÜ BELİRLİYORUZ SONRA TEDAVİYİ PLANLIYORUZ
Lenfomanın çok çeşidi vardır. Ancak genel anlamda lenfomalar; Hodgkin lenfoması ve Hodgkin dışı lenfoma olarak iki gruba ayrılır. Her tipin kendine özgü klinik davranışı vardır ve ona göre bir tedavi planı yapılır. Yani tedaviyi planlamak için sadece lenfoma teşhisinin konması yeterli değildir; tipinin bilinmesi de gerekmektedir.

15 ADIMDA LENFOMA TEDAVİSİ
1 Lenfoma tedavisinin birçok aşaması vardır. Eğer lenfoma şüphesi varsa; öncelikle cerrahi işlem ile kitle çıkartılır. Bu operasyon genellikle genel cerrah, bazen de kulak burun boğaz uzmanı veya plastik cerrah tarafından da yapılır.
2 Örnek çıkartıldıktan sonra pataloji uzmanı tarafından incelenir ve hangi tip lenfoma olduğu belirlenir.
3 Bu arada bazı genetik kusurlar da taranır.
4 Lenfoma tanısı konulan hasta; tedavisinin düzenlenmesi için hemen kan hastalıkları uzmanına yönlendirilir.
5 Önce bedeninin her bölgesi bilgisayarlı tomografi, MR veya PET ile görüntülenir. Ardından da kemik iliği biyopsisi yapılır.
6 Hastalığın evresi belirlendikten sonra, organlardaki hasarı anlamak kan testleri yapılır. Bu testlerle; hastalığın hızlı çoğalıp çoğalmayacağı, tedaviye yanıt alınıp alınamayacağı bilgisine de ulaşılır.
kemoterapi planı
7 Lenfomanın evresine göre kemoterapi tedavisi planlanır.
8 Hastanın başka bir hastalığı olup olmadığı ve kalbinin durumu da araştırılır.
9 Tümör yükü fazla olan hastalar bir süre hastanede yatmak zorunda kalabilir. Diğer hastaların tedavisi ayaktan yapılır. Hasta serumunu alıp evine gider. Sorun olmadığı sürece böyle devam eder.
10 Planlanan tedavi tamamlandıktan sonra ara kontrol dediğimiz görüntülemeler yapılır.
11 Ara kontrolde; tümörün tedaviye ne kadar yanıt verdiğine bakılır. Buradaki hedef; tümörün en azından yarı yarıya azalması hatta kaybolmasıdır.
12 Eğer tümörün büyüklüğünde ciddi bir küçülme yoksa, ilk tedavinin dışına çıkılır ve daha ağır bir tedaviye geçilir. Bundan sonra yine kontroller yapılır.
kök hücre tedavisi
13 İlk tedaviden yanıt alınamayan ve daha ağır dozda kemoterapi uygulanan hastalardan yanıt alınırsa, şöyle denir: “İlk tedaviye iyi yanıt vermemesinden dolayı, iyilik halinin uzatılması için, kök hücre desteğiyle yapılan bir tedavinin uygulanması çok daha doğru olacaktır.”
14 Bu tedavilerin ardından her şey yolunda giderse yani tümör temizlenirse; hasta ilk yıl, üç ayda bir görüntüleme teknikleri ve kan testleri ile takip edilir. İkinci yıl ise altı ayda bir hastanın takibi yapılır çünkü lenfomanın beş yıla kadar nüksetme özelliği vardır. Beş yıldan sonra nüksetme olasılığı azalır. 10 yıldan sonra hastalığın tamamen iyileşmiş olma ihtimalinden söz edilebilir.
15 Bazı lenfoma tipleri tedavisiz izlenebilir. Tedavi vermenin çok yaranının olmayacağı fakat sık sık takip ettiğimiz, yavaş ilerleyen lenfoma tipleri de olabiliyor. Ama bazen de tümörün hızlı büyümesinden dolayı tedaviye hızlıca başlarsınız.

Esra Tüzün / Günaydın

Lenfoma’nın Belirtileri :

 

1- Ağrısız bezeler:
En sık görülen belirti olan ağrısız bezeler, lenf bezlerinde oluşan, ağrı vermeyen, genellikle çapı 1 cm’den fazla olan düğüm şeklinde şişliklerdir. Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında tanılar söz konusudur. Lenf düğümlerinde şişliğin en yaygın sebebi enfeksiyondur. Şişen lenf düğümleri genellikle enfeksiyon iyileştikten sonra küçülür.
2- Sebebi bilinmeyen ateş:
Ortada hiçbir sebep yokken vücut sıcaklığının 38ºC’nin üzerinde olması.
3- Gece terlemesi:
Gece yatarken giyilen giysilerin ve çarşafların ıslanmasına neden olacak kadar şiddetli gece terlemesi.
4- Kilo kaybı:
6 ay içerisinde vücut ağırlığının %10’undan fazlasının kaybolması.
5- Sürekli yorgunluk:
Şiddetli ve devamlı halsizlik veya yorgunluk.


 

Lenfoma Hakkında Destek Alabileceğiniz Kuruluşlar :

Fevzi Çakmak Mahallesi Mine sokak No:B-44 Balçova/izmir
0 530 434 83 16

LENFOMA NEDEN ARTIYOR PROF.DR. ERKAN TOPUZ

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, , , , ,


Comments are closed.