By 01 Kasım 2011 Devamı →

KOLİN VE LESİTİN DESTEĞİ



Vücudun kolin ve lesitin desteğine ihtiyacı var mı?

Erdem YeşiladaKolin hücre zarında bulunan fosfolipitlerin temel bileşeni olup sınırlı miktarda karaciğerde sentezlenir. Ancak özellikle yoğun stres koşulları karşısında vücutta üretilen miktar yeterli olamadığından dışarıdan desteklenmesi gerekir. Besin olarak yararlandığımız bitkilerde kolin yaygın olarak bulunur. En zengin kolin kaynağı dana karaciğeri ve yumurtadır, yine biftek zengin bir kaynaktır. Bitkisel kaynaklarda ise hayvansal kaynaklara oranla çok daha düşük oranda bulunur; bilhassa yer fıstığı ve karnabahar çok zengin bitkisel kaynaklardır.
Kolin bakımından yeterli bir beslenme sağlanamaması durumunda karaciğer işlevlerinde yetersizlikler ortaya çıkabilir. Yaşam ve beslenme şeklimiz vücumuzdaki kolin miktarını önemli ölçüde etkileyebilir. Sık alkollü içki tüketilmesi ya da kolin emilimini engelleyen pankreas veya bağırsak rahatsızlıkları karaciğerde kolin miktarını düşürür. Diğer taraftan folik asit bakımından fakir beslenme vücudun koline olan gereksinimini artırır. Vücutta folik asit metabolizmasını bozan bazı ilaçlar (antibiyotikler, aspirin, doğum kontrol hapları), süreğen hastalıklar (kansızlık, karaciğer hastalıkları, alkolizm, AIDS) ve B12 vitamini yetersizliği de kolin yetmezliğine yol açabilir.
Yetersizlik belirtileri
Karaciğer yağlanması, böbrek işlevlerinde bozulma, kısırlık, yüksek tansiyon, öğrenme güçlüğü ve hafıza sorunları kolin yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Günlük kolin gereksiniminin 400-500 miligram civarında olduğu bildiriliyor. Besinler dışında kolin desteği olarak yararlanılan lesitin başlıca fosfatidilkolin (yüzde 20 ile 90 arası) yapısındadır. Hayvansal (yumurta sarısı) ve bitkisel kaynaklı (soya, ayçekirdeği, turp tohumu) lesitinlerin bileşimleri farklıdır. En yaygın kullanılan lesitin soya kaynaklı olup yüzde 20 civarında fosfatidilkolin içerir ve doymamışlık bakımından daha zengindir. Lesitin olarak alınıyorsa günde 2-10 gram civarında alınması önerilir.
Beyinde asetilkolin seviyesindeki azalmanın bunama (Alzheimer) ve demans gibi riskleri artırdığı biliniyor. Dolayısıyla bu gibi risklerin azaltılması veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için beyinde asetilkolin miktarının artırılması önemlidir. Bu bakımdan güncel uygulamalar asetilkolinin enzimatik yıkımının önlenmesine ya da kolin ve lesitin desteği ile sentezinin artırılmasına dayanır. Ancak mevcut bilimsel çalışmalar bu konuda net bir yorum yapılabilmesini sağlayamaz. Kanımca Alzheimer veya demans gibi çok sayıda etkene bağlı olarak uzun bir süreçte gelişen ve geri döndürülmesi mümkün olmayan hastalıklardan korunmak için alınacak her önlem son derece önemli.
Lesitin desteğinin karaciğer işlevleri üzerinde etkisi dikkat çekicidir. Karaciğerde viral hepatit ve özellikle alkol tüketimine ya da alkol dışı etkenlere bağlı yağlanma ve karaciğer hücre hasarının onarımında yararlı olabileceği bildiriliyor.
Kalp ve damar hastalıklarında rolü
Lesitin desteğinin kan lipit işlevleri üzerinde etkili olabileceği ileri sürülüyor. Lesitinin trigliserit ve kötü (LDL) kolesterolü düşürürken iyi (HDL) kolesterolü artırdığı ve bu suretle kalp krizi riskini azaltabileceği düşünülüyor. Brezilya’da 30 yüksek kolesterol hastasında (58-70 yaşları) yürütülen (plasebo kontrollü, çift körlü) bir yeni çalışmada iki ay soya lesitini verilmesi ile total kolesterol seviyesinde yüzde 42 ve LDL kolesterol seviyesinde ise yüzde 56 azalma sağlandığı bildiriliyor. Bu son çalışma şimdiye kadar kolesterol hastalarındaki etkisi üzerinde yapılan tartışmalara bir açıklık kazandırması bakımından önemli. Hiç şüphesiz bu konuda daha kapsamlı klinik çalışmalara gerek duyuluyor.
Sonuç olarak kolin vücudumuzun temel yapıtaşlarından biri. Eğer besinlerimizle yeterince karşılayamıyorsak ya da bazı sağlık risklerini önlemek istiyorsak soya lesitin vücut tarafından daha kolaylıkla yararlanılabilen ve güvenilir bir seçenek.
Prof.Dr. Erdem YEŞİLADAProf. Dr. Erdem YEŞİLADA
Sorularınız İçin :
eyesilada@yeditepe.edu.tr* Keten Tohumu Yağı ve Yüksek Kolestrol
* Badem Kan Şekerini Düşürüyor
* Kırmızı Meyveler Meme Kanserini Önler mi?
* Guarana ve Kemoterapi
* Badem ile Kolestrol Kontrolü
* Metabolik Sendrom ve Bitkisel Çözümler
*
Sonbahar İçin Bitkisel Çaylar
* Eklem Kireçlenmesinde Beslenme
* Nanoteknoloji Zararlı mı?
* Çay Algılamayı Etkiliyor
* Kahve Tansiyonu Yükseltir mi?
* Hamilelikte Çemen Tohumu Kullanımı
* Tip 2 Diyabetin İlacı Çemen Otu Tohumu
* Safranın Kısırlık Üzerine Etkisi
* Tarçın Alzheimer’den Korur mu?
* Spor ve Diyet Yapmadan Zayıflanır mı?
* Ortalama Yaşam Süresi Nasıl Uzuyor?
* Mate Çayı Zayıflatır mı?
* Eklem Kireçlenmesinde Glukozamin Kullanımı
* Şerbetçi otu Sinirsel Uykusuzluğun İlacı
* Zayıflama ilaçları ile Gelen Ölümler
* Altın Çilek Efsanesi
* Hamilelikte Hangi Bitkisel İlaçlar Kullanılabilir?
* Hamilelikte Bitkisel İlaç Kullanımı
* Alzheimer ve Demansı Önlemek için
* Şeker Hastaları İçin Muhteşem Üçlü
* Bitkilerin İlaç Haline Gelmesi Zararlı mı?
* Doğru Bitkisel Tedavi Nasıl Olmalı?
* İdrar Yolu Enfeksiyonu için Kranberi
* Damar Sertliğine Karşı Siyah Çikolata
* Ekinezya Tablet Kullanmayın
* Meyve ve Sebze Kanserden Korur mu?
* Yüksek Tansiyon ve Kolestrol içn Zeytinyaprağı
* Menopozdaki Kadınları Sarı Kantaron Kurtarıyor
* Sarı Kantaron ve Yaraları İyileştirme Gücü Tüm Yazıları…

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Erdem Yeşilada

Etiketler:, , , , , , ,


Comments are closed.