By 13 Kasım 2010 2 Comments Devamı →

KOAH ÖKSÜRÜK VE NEFES DARLIĞI

Sigaranın Neden Olduğu Öksürük ve Nefes Darlığı KOAH Habercisi Olabilir.

Her gün bir paket sigara içmenin size şu anda sağlık açısından bir zararı olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Ancak şu anda büyük bir keyifle içtiğiniz sigaranın bundan birkaç yıl sonra size nefes darlığı, tıkanma gibi şikayetler yaşatıp her sabah öksürüklere boğacak sinsi bir hastalığa itecek olduğunu bilseydiniz yine de içer miydiniz? Şu anda önemsemeyip ihmal ettiğiniz sigara bağımlılığınız ileride tedavisi güç bir hastalıkla karşı karşıya kalmanıza neden olabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz.Dr. İlkay KESKİNEL, 17 Kasım Dünya KOAH günü öncesinde, ülkemizde sigara bağımlılığının günden güne artmasına dikkat çekerek KOAH hastalığı hakkında bilgi verdi.

Ülkemizde KOAH’lı her on kişiden dokuzu hasta olduğunu bilmiyor

KOAH, iki hastalığı tanımlamakta kullanılır: Kronik bronşit ve amfizem. Kronik bronşit, en az iki yıl üst üste ve bu iki yılın en az üç ayında öksürük ve balgamla seyreden ilerleyici bir rahatsızlıktır. Amfizem ise, kana oksijen taşınmasını sağlayan hava keseciklerinde harabiyete neden olan bir hastalıktır. Bunun sonucunda akciğerde elastikiyet kaybı ve nefes darlığı görülür. KOAH, yaşam kalitesini bozan, işgücü kaybına neden olan ve kişiyi zaman içinde kendi bakımını bile gerçekleştiremeyecek hale getiren bir hastalıktır. Ülkemizde yaklaşık 3 milyon kişinin KOAH’lı olduğu tahmin edilmekte. Tüm dünyada ise bu sayı 600 milyona ulaşıyor. Tüm dünyada en sık rastlanan ölüm nedenleri arasında kalp-damar hastalıkları, zatürre ve AIDS’ten sonra 4. sırada yer alan Koah (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), uzmanlar tarafından “sinsi bir tehlike” olarak tanımlanıyor. Her hastalıkta olduğu gibi KOAH’ta da erken tanı hayat kurtarır; çünkü KOAH’lı her on kişiden dokuzu hasta olduğunu bilmiyor.

Sigara içenler için KOAH’a yakalanma riski içmeyenlere göre 30 kat fazla

KOAH’ın başlıca nedenlerinden biri (%90 hastada) sigaradır. Sigaranın yanı sıra; pipo ve puro kullanımı da KOAH’a yol açmaktadır. Sigara içen kişilerde, içmeyenlere göre KOAH riski 30 kat kadar artmıştır. Sigaraya erken yaşta başlanması ve uzun süre çok miktarda içilmesi, KOAH’ın daha ağır seyretmesine neden olur. Sigara dışında bazı mesleki faktörler (madencilik, fırın/tahıl işçiliği, çiftçilik) ve ısınma amaçlı tezek yakılması da KOAH’a zemin hazırlar. Sigara, eroin ve kokain gibi bağımlılık yapıcı bir madde olduğundan, bağımlılık nedeniyle kişi sigarayı bırakmada zorluk çekebilir. Kişi, kendi sigarayı bırakamıyorsa, tıbbi tedavi için sigara polikliniklerine başvurabilir. Sigara Poliklinikleri’de, öncelikle fizik muayenesi yapılmakta, gerekli görülen tetkikleri istenmekte ve fiziksel mi, yoksa ruhsal bağımlılığın mı daha ön planda olduğu saptanmaktadır. Bundan sonraki aşamada kişinin bağımlılık tipine göre, nikotin yerine koyma tedavisi ya da ilaç tedavisi önerilmektedir.

Normal öksürük yoktur

KOAH, ülkemizde maalesef insanlar tarafından önemsenmediğinden tanısı ihmal edilen bir hastalıktır. Halbuki erken tanı ve müdahale, hastalığın gidişini durdurabilir ya da yavaşlatabilir. Tanıda öncelikle hastanın şikayetleri değerlendirilmekte ve solunum fonksiyon testleri ile akciğer grafisi gibi tetkiklerden yararlanılmaktadır. Başlıca belirtileri, öksürük, daha çok sabahları balgam çıkarma ve özellikle eforla gelen nefes darlığıdır. Tanıda gecikilmesinin en önemli sebebi, sigara içenlerin öksürüğü ve balgamı “normal” kabul etmeleridir. Oysa biliyoruz ki, “normal öksürük” ya da “normal balgam” yoktur. KOAH’lı kişiler, öksürük ve balgamı çoğunlukla o kadar kanıksamışlardır ki, yakınmaları iyice artana kadar doktora başvurmayı düşünmezler. KOAH’a erken tanı konup zamanında sigara bırakılırsa, yıllık akciğer fonksiyon kaybı azalmaktadır. 35 yaşından sonra sağlıklı her insanın 1 saniye içinde dışarı verebildiği soluk hacmi, yılda 30 ml azalma gösterir. Sigara içen KOAH hastalarında bu azalma 150 ml’ye bile ulaşabilir. Dolayısıyla KOAH hastaları için sigaranın bırakılması, uzun yıllar boyunca hayat kalitesinin yüksek kalması açısından kritik önem taşımaktadır. Kendinizi ihmal etmeyin. Nefes darlığı, öksürük, balgam gibi yakınmalarınız varsa, mutlaka bir Göğüs Hastalıkları Uzmanı’na başvurun ve KOAH hastası iseniz erken tanı şansını yakalayın. Dünya KOAH günü sizin sigarayı bırakıp daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmeniz için güzel bir fırsat olabilir.

KOAH Hastalığı ve Tedavisi – Video

Uz.Dr. İlkay KESKİNEL

- Zatüre Kapınızı Çalmadan
- KOAH Öksürük ve Nefes Darlığı
- Yaz Aylarında Astım ve Alerji
- Sigarayı Bıraktıran Tıbbi Yöntemler
- Oda Kokuları ve Tütsülerden Uzak Durun
- Astım Hakkında Yanlış Bilinenler


Uz.Dr. İlkay KESKİNEL
Zatüre Kapınızı Çalmadan
- KOAH Öksürük ve Nefes Darlığı
- Yaz Aylarında Astım ve Alerji
- Sigarayı Bıraktıran Tıbbi Yöntemler
- Oda Kokuları ve Tütsülerden Uzak Durun
- Astım Hakkında Yanlış Bilinenler



Ölümlerin yüzde 20’sinden Akciger sorumlu

Dünya genelinde ölümlerin yaklaşık yüzde 20’sinden akciğer hastalıkları sorumlu tutuluyor.
Uzmanlar, dünyada yılda yaklaşık 4 milyon kişinin kronik akciğer hastalığı (KOAH), 3 milyon kişinin pnömoni, 2 milyon kişinin ise akciğer kanseri gibi akciğer sorunları nedeniyle öldüğünü, sadece Avrupa Birliği ülkelerinin akciğer hastalıkları için her yıl 100 milyar Avro’nun üzerinde harcama yaptığını ifade ediyor.
Uzmanlar, bu hastalıklara bağlı olarak 2025 yılında ölümlerin, erkeklerde 4.3 kat, kadınlarda 2.8 kat artacağına dikkati çekiyor.
Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Can Öztürk, yaptığı açıklamada, astım, KOAH, akciğer kanseri, zatürre, tüberküloz ve solunum yetmezliği gibi akciğer hastalıkları yüzünden, dünyada her yıl on milyonlarca insanın nefes almakta güçlük çektiğini ve yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, “10 milyondan fazla insan, akciğer hastalıkları yüzünden hayatını kaybetmektedir” dedi.
Akciğer hastalıklarının, dünya nüfusunu tehdit eden önemli bir sorun olduğunu belirten Öztürk, astım, KOAH ve akciğer kanseri gibi hastalıkların, özellikle düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde büyük sorunlar oluşturduğunu ve toplum sağlığı hizmetlerine büyük yük getirdiğini söyledi.
Öztürk, dünya genelinde ölümlerin yaklaşık yüzde 20’sinin akciğer hastalıklarına bağlı olarak oluştuğunu dile getirerek, kalp hastalıkları ve nörolojik sorunların ardından akciğer hastalıklarının ölümlerde üçüncü sırada yer aldığını ifade etti.
“Yılda yaklaşık 4 milyon kişi KOAH diye isimlendirilen kronik akciğer hastalığı nedeniyle yaşamını kaybettiğini” belirten Öztürk, “Her yıl 3 milyon kişi pnömoni, 2 milyon kişi ise akciğer kanseri gibi akciğer sorunları nedeniyle ölüyor” diye konuştu.
Avrupa, her yıl 100 milyar Avro’nun üzerinde harcama yapıyor
Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Öztürk, sadece KOAH’lı hastaların yetişkin nüfusun yüzde 5-10’unu oluşturduğunu ifade ederek, yalnızca Avrupa ülkelerinde yılda 30 milyar Avro’luk bir ekonomik kayba yol açtığını söyledi.
Bu alanda yapılan harcamalara KOAH dışında, astım, akciğer kanseri, pnömoni, tüberküloz gibi sık görülen akciğer hastalıklarının da eklendiğini anlatan Öztürk, yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinin akciğer hastalıkları için “her yıl 100 milyar Avro’nun üzerinde bir harcama yaptığını” belirtti.
Öztürk, kronik solunum hastalıklarının çoğunda, evde bakım organizasyonlarının kurulmasının, tedavi maliyetlerini düşürebilecek en etkin uygulama olduğunu belirterek, evde bakım ile hastaların daha az hastaneye yatış yapacağını veya daha erken hastaneden taburcu edilebileceklerini, bu şekilde de tedavi maliyetlerinin belirgin olarak düşeceğinin altını çizdi.
Öte yandan Öztürk, “Bu hastalıklara bağlı olarak 2025 yılında ölümlerin, erkeklerde 4.3 kat, kadınlarda 2.8 kat artacağına” işaret etti.
Sigara, yılda 5 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açıyor
Bu hastalıkların tümünü etkileyen önemli faktörlerin başında sigara kullanımının geldiğini vurgulayan Öztürk, “Sigaranın her yıl 1,3 milyonu akciğer kanserinden olmak üzere, 5 milyondan fazla insanın ölümüne” yol açtığını söyledi.
Öztürk, akciğer kanserinin özellikle Türkiye’de son yıllarda da gittikçe artma eğilimi gösterdiğini ve ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayarak, “Türkiye’de özellikle sigara tüketiminin çok yoğun olması nedeniyle, akciğer kanseri sayıları gittikçe artma eğilimi gösteriyor. Ülkemizde yılda ortalama 15 bini geçen sayıda akciğer kanseri vakası teşhis ediliyor” dedi.
İleri ve gecikmiş dönemlerde tanı konuluyor
Türkiye’de akciğer kanseri dahil tüm solunum sistemi hastalıklarında, hastalara ileri ve gecikmiş dönemlerde tanı konulduğunu anlatan Öztürk, “Örneğin, akciğer kanserli hastaların yaklaşık yüzde 50’si en son dönemlerinde teşhis edilmektedir” şeklinde konuştu.
Öztürk, iş gücü kaybı ve sağlık harcamalarındaki artışa paralel olarak, akciğer hastalıklarının getirdiği mali külfetin, her yıl milyarlarca doları bulduğunun altını çizerek, “Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında, solunum sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisi için yapılan ödemeler, sağlık hizmetlerine yönelik ödemelerin yüzde 10’undan fazlasını oluşturmaktadır” diye konuştu.
Alt solunum yolu hastalıkları da etkili
Akciğer hastalıklarında alt solunum yollarının enfeksiyonlarının da önemli yer tuttuğunu anımsatan Öztürk, pnömoni veya zatürre ile bronş enfeksiyonlarının bu alanda sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer aldığını belirtti.
Tüberkülozun da son dönemde farklı bir boyutuyla ön plana çıktığını anlatan Öztürk, “Dirençli tüberküloz dediğimiz, tedaviye dirençli olan hastalarla kendini gösterebilen ve toplum için ciddi bir risk haline gelen bir sağlık sorunu halini aldı” dedi.
Atmosferde sera gazı emisyonlarının artması risk faktörü
Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Can Öztürk, akciğer hastalıklarının gelişiminde, genetik bazı faktörlerin yanında kirli hava, allerjenler, küçük organizmalar, gazlar, sigara dumanı, farklı partiküller, solunumsal olarak mesleki bazı etkilenmeler ve tütün kullanımı gibi risk faktörünü artıran bazı çevresel maruziyetlerin de etkili olduğunu vurguladı.
Son dönemde küresel iklim değişikliği ve ısınma çerçevesinde atmosferde sera gazı emisyonlarının artmasının, solunum sistemi hastalıklarını tetikleyen faktörler arasında yer aldığına dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:
“Çünkü sera gazlarının en çok bilineni olan karbondioksidin kaynakları, araç egzozları, ısınma ve soğutma amaçlı yakıtların kullanımı, fabrika bacalarıdır. Ayrıca hastalık etmeni olan mikroorganizmaların virulansı ve çoğalma hızında artış, su ve gıda kaynaklarındaki değişiklikler, karşılaştığımız hastalıkların boyutunu ve niteliğini değiştirmektedir. İklim değişikliğinin biyolojik etkilerini azaltmak için, fosil yakıtların üretim ve tüketimini asgariye indirmek, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmak, insanların çevre dostu binalarda ve yeşil ortamlarda yaşamasını sağlamak önem taşımaktadır.”
Paylaş
Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: İlkay Keskinel

Etiketler:, , , , ,


2 Yorum Var "KOAH ÖKSÜRÜK VE NEFES DARLIĞI"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. kutsal göçer diyor ki:

    iyi günler benım 2 gundur cok feci sekılde nefes darlıgı basladı derın nefes aldıktan sonra nefesı gerı verırken tıkana tıkana nefesımı bırakabılıyorum kesık kesık bogulmus gıbı yanı bunun cozumu ıcın ne onerırsınız tesekurler(sigara kullanıyorum )

  2. nuray akgün diyor ki:

    kesinlikle katılıyorum zaten herkes yenilenebilir enerji üretirsek bu gibi sorunlar gündeme gelmez.

Yorum Ekleyin


− 4 = bir