By 10 Şubat 2012 Devamı →

KIZILAY’DAN ALINAN KANLA HIV BULAŞTI



İstanbul’da Kızılay’dan alınan kanla HIV bulaştığı öne sürülen 3 hastadan 2’sinin yaşamını yitirdiği öğrenildi.Kızılay’da HIV’li kan skandalı yaşandı. Kan alan 3 kişinin HIV kaptığı öne sürüldü. Habertürk gazetesinin haberine göre; böbrek nakli olan bir hasta ile emekli bir kişi hayatını kaybetti. Erken doğum yapan bir kadın ise bebeğini kaybetti.
Her üç hastaya da HIV pozitif teşhisi konuldu.
Kızılay, kandaki HIV’in 13 günlük kuluçka döneminde anlaşılmadığını savundu.


KIZILAY’IN BASIN AÇIKLAMASI

Bazı basın organlarında yer alan ve Türk Kızılayı ile ilişkilendirilen “HIV’li Kan Vakası” haberlerine ilişkin Türk Kızılayı Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi akar, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kan Hizmetleri Yöneticileri, süreç ile ilgili doğru bilgileri basın aracılığı ile kamuoyuna aktardı.
Genel Başkan Ahmet Lütfi Akar’ın Açıklaması:
Toplumumuzun ve Türk Kızılayı’nın üzüntü ile karşıladığı bir olay ile karşı karşıyayız. Konuyla ilgili açıklamalara başlamadan önce hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
Son günlerde yazılı ve görsel medya organlarında “HIV VAKASI” başlığı altında çıkan haberler neticesinde kamuoyunu bilgilendirme amacıyla bu basın bildirisine ihtiyaç duyulmuştur.
Öncelikle şu hususu belirtmek isterim ki, haberlerde Kızılay kanı olarak belirtilen kan, Kızılay kanı değil toplumuzun kanıdır. Bu kan Kızılay tarafından üretilmemiş, hastalık bulaştırılmamış, sadece bir ihtiyaç sahibine ulaştırılmak üzere toplumumuzdan emanet alınmıştır.
Toplumumuz tarafından bilinmesi gerekir ki ihtiyaç sahiplerine güvenli kanın ulaştırılabilmesi için güvenli kan temininin gerektirdiği tüm prosedürler Türk Kızılayı tarafından titizlikle uygulanmaktadır. 2005 yılından itibaren uygulanan güvenli kan temini projesi riskleri en aza indirmek amacıyla hayata geçirilmiş ve asla ödün verilmeden uygulanmaya devam edilmektedir.
Türk Kızılayı ülkemizin kan ve kan bileşenleri ihtiyacını etkin, etkili ve zamanında karşılayabilmek amacıyla tamamen gönüllük esasına dayanarak vatandaşlarımızdan kan toplamakta ve hastanelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda hizmete sunmaktadır. Bu kapsamda, Kan Bankacılığı Bilgi Yönetim Sistemimize kayıt olan söz konusu kan bağışçısı, 17.03.2011 tarihinde Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi (Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi) tarafından organize edilen sivil ekibe gönüllü olarak ilk kan bağışında bulunmuştur.
Aynı gün, Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliğinde belirtilen zorunlu testler yapılmış, test sonuçları negatif çıkmış ve test sonuçları çerçevesinde üç kan bileşeni üretilmiştir. Bileşenlerden, Eritrosit Süspansiyonu 18.03.2011’ de, Trombosit Süspansiyonu 19.03.2011 tarihinde ve Taze Donmuş Plazma 15.04.2011’de Hastanelerin hizmete sunulmuştur.
Aynı bağışçı, yaklaşık 6 ay sonra, 28.09.2011 tarihinde ikinci defa kan bağışında bulunmuştur. 29.09.2011 tarihinde bağışa ilişkin serolojik testlerin pozitif çıkması üzerine sırasıyla doğrulama laboratuvarında 03.10.2011’ de test pozitifliği doğrulanmış, alınan numune İl Sağlık Müdürlüğü Referans Laboratuvarına gönderilmiş ve pozitif sonuç 14.10.2011 tarihinde kesinlik kazanmıştır.
Kesinlik kazanan pozitif sonuç, 24.10.2011 tarihinde Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi’ne ulaştığında; bağışçıdaki ciddi istenmeyen olayın T.C. Sağlık Bakanlığı’na sunulması amacıyla Bölge Kan Merkezi tarafından D-86 isimli raporlama formu doldurularak İl Sağlık Müdürlüğü’ ne bildirilmiş ve bağışçı Bölge Kan Merkezine davet edilerek durum kendisine aktarılmıştır. Bağışçının ikinci bağışının HIV pozitif olması üzerine kan bileşenleri imha edilmiş ve pencere dönemi itimali nedeni ile, bağışçının mart ayındaki bağışının ardından elde edilen kan bileşenlerinin nakledildiği hastaların kontrol edilmesi amacı ile hastanelere yazılı bildirimlerde bulunulmuştur.
Türk Kızılayı kan bankacılığı alanında dünyada kullanılan en modern tarama testlerini kullanmaktadır; bu kapsamda, kullanılan testler Batı Avrupa menşeili bir firmanın kitleridir. Nitekim 2011 yılında 49 adet HIV bulunduran kan bağışı tespit edilmiş ve bulaşlar engellenmiştir.
Ancak “pencere dönemi” nedeni ile kan bankacılığındaki laboratuar testleri hiçbir zaman %100 kesinlikte sonuç veremez, ortada teknolojik bir imkânsızlık vardır. Pencere dönemi: Kan kişinin virüse maruz kalması ile kişinin kanındaki virüs ve virüs belirteçlerinin henüz testlerde saptanabilir düzeye ulaşmadığı dolayısıyla “negatif” bulunduğu zaman dilimidir. Kişinin vücudunda enfeksiyon etkeni olduğu halde, yani bulaştırıcı olduğu halde testlerin “negatif” bulunduğu dönemdir.
Söz konusu bağışçının ilk bağışı sırasında HIV enfeksiyonunun pencere döneminde olduğu bu nedenle laboratuar testlerinin negatif bulunduğu ancak 6 ay sonra gerçekleşen ikinci bağışına kadar HIV virüsü ve belirteçlerinin testlerde saptanabilir düzeye gelmesinden dolayı testlerin pozitifleştiği anlaşılmaktadır.
Pencere dönemindeki virüsün mevcut tibbi teknolojilerle ertesi gün veya ertesi hafta tepsit edilmesi mümkün değildir. Bu süre bazı kaynaklarda aylarca sürebilmektedir. Bu nedenle kan bağışı öncesinde bağışçının verdiği doğru bilgilerin tüm testlerden daha çok değeri vardır. Bağış öncesi bağışçı sorgulama anketi ile riskli hastaya bulaş açısından riskli durumlar sorgulanmakta ve bu sorulara evet yanıtı veren kişilerden kan bağışı kabul edilmemektedir. Eğer kan bağışçıları gerçek dışı beyanda bulunurlarsa, yapılan tüm test ve işlemlere karşın hastalık bulaşma riski bulunmaktadır.
Türk Kızılayı Merkez Tarama Laboratuvarlarında kullanılan ileri teknoloji cihazlar ve kitler, tüm dünyada kan bankacılığında kullanılan, kan bankalarına özel geliştirilmiş, güvenilirliği ile kendini ispatlamış dünya markası ürünlerdir. Ve bağışlanan tüm kanlar, bağışçının sorgulama formundaki beyanı ne olursa olsun Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliği gereği Hepatit B, Hepatit C, HIV ve Sifilis testlerinden geçmektedir. Bu testler yapılmaksızın kanların hastanelere gönderilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.
Türk Kızılayı’nın bu kapsamda yaptığı tüm iş ve işlemler Kan ve Kan Ürünleri Kanunu ve yönetmelikler ve kan bankacılığı bilimine uygun olarak yapılmıştır. Türk Kızılayı hastanelere sunulan kan bileşenlerini gönüllü donörlerden elde ettiği bağışlar sayesinde elde etmektedir. Bu nedenle kan bağışçılarının doğru beyanda bulunmaları hem yasal hem de vicdani zorunluluktur.
Dünyadaki örnekler incelendiğinde tüm testlere rağmen hastalara kan yolu ile bulaş vakaları görülmektedir. Örneğin Fransa’da bir yılda 39 kişiye HIV bulaşı söz konusudur (kaynak The collection testing and use of blood components in Europe 2008).
Kamuoyuna saygıyla duyurulur
...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Haber

Etiketler:, ,


Comments are closed.