![]() |
|
|||||
| REKLAM |
![]() |
| REKLAM |
-Alkol kullanımınızı arttırdınız mı?
-Karaciğerinize zarar verebilecek bir ilaç veya kimyasal kullandınız mı?
-Kilonuzda hızlı bir artma ve/veya kan yağlarınızda, kan şekerinizde ani bir yükselme oldu mu?
Çoğu kez alkolle ilişkilidir
Karaciğer yağlanmasının B ve C hepatitlerinin kronikleşmesi (süreğen hepatitler), karaciğerde demir ve bakır birikmesi, bağışıklık sisteminin bedeni yanlış ve dikkatsiz denetlemesi veya bazı enzimlerin genetik olarak sorunlu biçimde geçmesi gibi nedenlerle de oluşabileceğini biliyoruz. Saydığımız bu son hastalıklar oldukça seyrek görülür.
Şimdi daha sık görülüyor
Son yıllarda 'karaciğer yağlanması' teşhisini çok daha sık koyuyoruz. Bunun pek çok nedeni var ancak en önemlisi kilo fazlalığı ve obezite sorununun yaygınlaşması. Basit, sıradan kilo artışlarının yanında metabolik sendromun (insülin direnci senromu, polikistik över sendromu), şeker hastalığının, kanda 'trigliserid' olarak bilinen yağların artışının (hipertrigliseridemi) da 'alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması' tanısındaki artışta önemli payı var. Biz, özellikle metabolik sendrom tanısı koyduğumuz hemen her hastada 'yağlı karaciğer' sorunu ile de karşılaşıyoruz. İyi kontrol edilememiş bir erişkin tipi şeker hastasında, orta derecede kilo almış bir fazla kiloluda özellikle de şişman hastalarda karaciğer yağlanması sorunu ile karşılaşmamak pek olası değil!
Doğru tanı çok önemli
Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması teşhisinin doğru konulması önemli. Yoksa yukarıda belirtilen önemli bazı hastalıkların tanısında (siroz, karaciğer kanseri, karaciğerde demir veya bakır depolanması hastalıkla¬rı gibi) geç kalınır, altın değerinde zamanlar boşuna harcanır. Teşhis için iki kıstas var: Karaciğer yağlanması belirlenen bir hastada belirgin alkol tüketi¬minin olmaması ve yukarıda belirtilen karaciğere özel hastalıklardan herhangi birinin bulunmaması.
'Yağlı karaciğer' sorunu ile karşılaşma oranındaki artışın diğer bir nedeni de tıp bilimindeki gelişmeler: Ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinin bulunması ve hızla yayılması, karaciğer enzimlerini (SGOT, SGPT, GGT) araştıran laboratuar testlerinin neredeyse sağlık ocaklarında bile yapılabilmesi, karaciğer iğne biyopsisinin kolay uygulanabilir, kolay kabul edilebilir bir tanı yöntemi haline gelmesi, tanı koyulan olgu sayısını arttırdı. 20-30 yıl önce pek çok hastanın farkına bile varılmıyordu. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının sıklığının toplum genelinde yüzde 4-6, şişmanlar arasında ise yüzde 25-30 civarında olduğu belirtiliyor. Çok aşırı şişmanlarda bu oran yüzde 95'e yükseliyor.
Metabolik sendrom ve kilo etkili
Yağlı karaciğer tanısı konulan hastaların büyük bir kısmında, metabolik sendromun bileşenleri olan 'şişmanlık-şeker hastalığı hipertrigliseridemi' üçlemesinin biri, birkaçı ya da tümü saptanıyor. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasından patlamanın nedeni ise refah toplumlarının yanlış yaşam biçimi seçimleri: Aşırı kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, şeker tüketimindeki korkunç artış, yağ ve karbonhidrat tüketimi çılgınlığı, rafine atıştırma ürünleri ve tabii ki hareketsiz bir yaşam sürdürmekteki kararlılık!
Teshis :Yağlı karaciğer sorununun önemli bir belirtisinin olmaması da tehlikeli. Hastalık hiçbir belirti vermeden yıllarca sinsi bir seyir gösterebiliyor. Halsizlik, kırgınlık, yorgunluk, karın üst sağ bölgesinde ağrı veya dolgunluk hissi çok az hastada olabiliyor. Klinik muayenede karaciğerde büyüme dışında karaciğer hastalığını düşündürebilecek bulgulardan (sarılık, karında sıvı birikimi, memelerde büyüme) hiçbiri saptanmıyor. Hastalardaki ortak laboratuar bulgusu ALT (SGPT), AST (SGOT) ve GGT enzimlerinde görülen artıştır. Artma genellikle orta düzeylerde kalıyor, normalin 2-3 katını pek geçmiyor, AST/ ALT oranı genellikle 1 'den düşük kalıyor. Alkalen fosfataz enziminde de normalin 2-3 katı bir artış olabiliyor. Karaciğeri değerlendirmede yararlanılan diğer testler (biluribinler, albumin, protrombin zamanı) pek değişmiyor.
Tedavisi Tartışılıyor
Ultrasonografi, yağlanmanın belirlenmesinde duyarlı bir yöntem. Tomografi ve MR ileri görüntüleme araçlarına pek az ihtiyaç duyulur. Kesin tanı için kusursuz test, karaciğer biyopsisidir. Karaciğer uzmanlarının çok azı bir alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması' hastasında biyopsi önerirler. Hastalığın tahmininin kolay yapılabilmesi, biyopsinin pahalı ve riskli bir tanı aracı olması, tedavide etkili bir yöntemin henüz saptanmamsı biyopsi yapılan hasta sayısının azalmasının nedenleridir. Diyabeti, hipertansiyonu, şişmanlığı, hipertrigliseridemisi, insülin direnci olan, ALT/AST oranı 1'den az, ultrasonografisinde fibrozis saptanmayan bir hastada tanının tahmini' de konsa, tutma olasılığı yüzde 90’dan fazladır!
Antioksidanlar yararlı
‘Alkol ile ilişkisiz karaciğer yağlanması’ sonuçları pek tehlikeli olmayan bir sorunudur. Siroz, karaciğer kanseri, karaciğerin depo ve immün hastalıkları gibi ciddi nedenler ekarte edilmelidir. Tedavide kilo vermek, kan şekerini düzenlemek, trigliserid seviyelerini indirmek çok etkilidir. Kan yağlarını azaltan clofibratdan, gemfibrozisden bir reçine olan ursodeoksikolik asid’den insülin direnci saptananlarda metformin ve thiazolidinedine'lerden yararlanıyoruz. Karaciğer yağlanmasını azaltmanın yeni bir yolu da 'antioksidan’ tedavisi, E vitamini, betaine ve Nacetyl cystein en sık kullanılan antioksidanlar.
Karaciğer yağlanmasının nedenleri
• Metabolik sendrom
• Obezite / şişmanlık
• Şeker hastalığı
• Trigliserid fazlalığı
• Endüstriyel toksinler
• Bakır depo hastalığı
• Demir depo hastalığı
• İlaçlar (Kortizon grubu; Diltiazem, nifedipine, amiodarone)
• Karaciğer depo hastalığı
• Sirozun ilk evreleri
Karaciğer yağlanmasının belirtileri nelerdir?
Özellikle "metabolik sendrom" eğilimli bir bünyeniz ve genetik mirasınız varsa alkolden, fazla kalori tüketmekten, karbonhidrat (unlu-şekerli besinler) tutkunu biri haline gelmekten, kana hızla karışan -glisemik yükü fazla- besinlerle beslenmekten uzak bir yeme içme tarzı oluşturun. Tembelliği bırakın ve daha aktif bir hayat kurun! Bu değişimlerin karaciğerinizin de hoşuna gideceğini ve ona "ilaç gibi" geleceğini siz de göreceksiniz.
Alkolden uzak durun
Alkol kullanımının artık sosyal bir olgu gibi görüldüğü günümüzde, kullanılan alkol miktarının veya sıklığının abartılması halinde "karaciğerin isyanı" başlıyor. Alkolden zarar gören karaciğerin verdiği ilk uyarı mesajı "yağlanmak" ile başlıyor. Eğer dikkat edilmez, alkol tüketiminin sınırı zorlanırsa, siroza kadar varabilen uzun, tehlikeli ve geri dönüşü olmayan bir yolculuk başlıyor. Alkollü içkilerin tümü "etil alkol" içeriyor ve bu madde bilinen en önemli karaciğer zararlısı. Alkol kullanımının hızı yüksek, miktarı fazla, sıklığı çoksa karaciğer yağlanması kaçınılmazdır. Karaciğerinizin bir günde taşıyabileceği toplam alkol yükü kadınlar için bir, erkekler için iki ölçüdür. Bir ölçünün 300-350 mililitre bira, 100-150 ml şarap, 35-40 ml distile içki (rakı, viski, votka, cin) anlamına geldiğini hatırlatalım.
İLAÇLAR DA YAĞ YAPIYOR MU
Dikkatsiz ve bilinçsiz ilaç kullanımının da karaciğer yağlanmasına yol açtığını unutmayın. İlaçların yan etkisi, en çok karaciğer, kemik iliği ve böbreklerde ortaya çıkıyor. İlaçlara bağlı karaciğer hasarının ilk aşaması da karaciğer yağlanmasıdır. Zarar veren etken devam ederse hadise çoğu kez kronikleşmiş karaciğer yangısına ve siroza doğru ilerlemektedir.
Karaciğer Yağlanması Göbeklenmenin Sonucu (O.Müftüoğlu)
Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Sağlıklı Karaciğer için KEREVİZ Tüketin (Prof.Dr.İbrahim SARAÇOĞLU)
|
|
Paylaş Tweet |