By 18 Aralık 2010 Devamı →

KANSER VE BEBEK SAHİBİ OLMAK




KANSERİ YENDİKTEN SONRA BEBEK YAPMAK


Doktorlar kanseri atlatmış kadınların çocuk sahibi olabilmesi için inanılmaz çalışmalarda bulunuyor. Ancak neden doktorlar hastalarını iyileştirmeden önce bundan bahsetmiyor?


Bebek sahibi olmak bu kadar da zor olmamalıydı.

Ancak Alice Crisci’nin hayatı bir anda böyle bir hal alıverdi. 2008 senesinin başında bir Pazar öğleden sonra sol göğsünün üstünde misket büyüklüğünde bir şey belirdi ve kaşınmaya başladı. Göğüs kanseri teşhisi koyulduktan sonra iki kez göğüs ameliyatı, bir estetik ameliyat ve herhangi bir kanser hücresinin kalmadığından emin olmak için altı kemoterapi geçirmesi gerekiyordu. Tabii o sırada bebek yapma şansı da yok oluyordu. Çevresindeki herkes ona iyileşeceğini söylüyordu. Ancak Alice’in bakış açısından durum hiç de böyle değildi. Hayatını kurtardığı söylenen kemoterapi aslında daha o yaşta menopoza girmesine neden olacaktı.

Teşhis konulduktan iki gün sonra ona destek vermek için gelmiş olan arkadaşının yanında, muayene masasına oturmuş ağlıyordu. Kanser ve ardından gelen kısırlık çok canını acıtmıştı.


Alice arkadaşına göğsündeki bezeden bahsettikten sonra arkadaşı yumurtalarını dondurup dondurmadığını sordu. Ona kemoterapi yumurtalarına zarar vermeden önce böyle bir işlem yaparsa beş yıl sonra bedeninde kanser kalmadığında aile oluşturmak için bir şansı olabileceğini söyledi.


Alice hemen fikri doktoruna ulaştırdı. Ancak o göğüs operasyonundan önce bunu yapmaya yanaşmadı. Kemoterapiye başlamadan önce dört ile altı hafta arası zamanı olacaktı. Bu kadar zaman yeterliydi. Alice’in doktoru, “Şu anki odağımız kanseri atlatmak. Ayrıca seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum” dedi.


Alice ise “Ben çoktan alt üst oldum zaten” dedi. Daha sonra bir uzmana danıştı ve ameliyat sonrası işlemi gerçekleştirmenin riskli olacağını öğrendi. Doktor ona anestezinin kadınlarda regl düzenini bozabileceğini söyledi. Bir diğer şey ise o dönemde yumurtaları dondurup hamile kalma şansı yüzde iki veya üç civarındaydı. Dolayısıyla uzman ona embriyo dondurmayı da teklif etti. Önündeki bu çok kısa zaman içinde yumurtalarının tetiklenmesi için Alice hemen hormon iğnelerine başladı.


Zaman çok dardı ve erkek arkadaşı tam da o sırada ikisi için bir gelecek görmediğini söyledi. Ona sperm bağışında bulunacak birine ihtiyacı vardı. Ancak sonunda 11 yumurtasını ve 14 adet embriyoyu dondurtmayı başardı. Bunlar için 30 bin lira ödemek zorunda kaldı. Ama her şey bir yana, içinde kanseri yeneceğine dair büyük bir dürtüsü vardı.

Yanlış bilginin şaşkınlığı

Çok yakın bir tarihe kadar kanser sonrası bebek sahibi olmak, kanseri yok etmek kadar az bir ihtimaldi. Northwestern Üniversitesi Feinberg School of Medicine Oncofertility Consortium yöneticisi Doktor Marybeth Gerrity, “20 yıl önce kanser insanları öldürüyordu. Ancak artık tedaviler çok iyi. İlaç firmaları yeni ilaçlar geliştiriyor ve radyasyon da eskisine göre daha etkili.


Birçok kanser hastası artık hayatta kalabiliyor. Günümüzde kanser geçiren bir insanın yaşam kalitesi üzerine düşünüyoruz. Genç kişiler için bu da aile kurmak anlamına geliyor” diyor.

Ayrıca araştırmalara göre çocuk doğurmaya müsait yaşta olan (ve kanseri ilk yılda fark edilmiş 45 yaşın altındaki) kadınlarla çalışan birçok onkoloji uzmanı hastalarıyla doğurganlık üzerine konuşmuyor. Kısırlık konusu erkekler için de geçerli ama yine de onların işi daha kolay. Sperm ayın her günü bulunabildiği için kanser tespiti yapılmış bir erkeğe sadece spermini nerede saklayabileceği söyleniyor. (Ancak yapılan araştırmalara göre hastaların sadece yarısına bu konuda bilgi veriliyor.) Sonuç olarak doğurganlık, kadınlar için daha karmaşık bir iş.


Yeni başlayanlar için şunu söylemek gerek: Hepimiz bütün hayatımız boyunca sahip olacağımız kadar sayıda yumurtayla doğarız ve kalmadığında menopoza gireriz. Kemoterapi kadınların erken menopoza girmesine neden olabiliyor çünkü yumurtalıkları etkileyip regl olmak için gerekli hormonların salgılanmasını kesiyor. Bir kadın bu süreçten sonra regl olmaya devam etse bile yumurtalar hasar gördüğünden sayısı önemli oranda azalıyor. Özellikle 35 yaşının üstünde bir kadın, doğurganlık tedavisi görsün veya görmesin, yumurtaları işlevini yitirmemiş bile olsa, hamile kalmakta oldukça zorlanabilir.


Dolayısıyla uygulanabilecek en iyi yöntem tüpte sperm ve yumurtayı birleştirip embriyoyu dondurmak. Ancak yumurtaya ulaşmak ayın her gününde mümkün değil ve yumurtaların olgunlaşması için bir takım ilaçların kullanılması gerekli. Tüm bu işlem kadının period gününe bağlı olarak toplam iki, üç hafta sürer. Aynı şey bir kadın yumurtalarını döllenmeden dondurmak isterse de geçerli.


Kanserden sonra hayatta kalma oranı yükselmiş olsa bile onkoloji uzmanları kanserin başka konularda hâlâ çok büyük etkisi olduğunu belirtiyor. Onların açısından bakarsak öncelik, kesinlikle hayat kurtarmak. Yani hastalarının kanser tedavilerinin ertelenmesinin çok da taraftarı değil. Çalışmalar kemoterapinin ya da radyasyonun belli bir süre ertelenmesinin göğüs kolorektal kanseri veya lenfoma olan genç kadınlarda az bir risk taşıdığını gösteriyor.

2006 yılında American Society of Clinical Oncology, onkoloji uzmanlarının üreme yaşında olan hastalarla, tedavinin doğurganlığı nasıl etkilediğiyle ilgili konuşmaları gerektiğini söyleyen kılavuzlar oluşturdu. Ayrıca geçen yıl Moffitt Cancer Center and Research Institute’ta yapılan bir çalışmaya göre doktorların sadece yüzde 46’sı konuyu hastalarıyla paylaşıyor.


Gerrity, “Bazı kemoterapi ilaçları o kadar yeni ki, hekimler bunların doğurganlık üstündeki etkisini tam olarak bilmiyor. Bazı doktorlar ise hastanın zaten fazlasıyla sıkıntı çektiğini düşünüp daha fazla endişe yaşamasını istemiyor. Erkeklere spermlerini saklamasını söyleyen doktorların çoğu kadınlar için de benzer bir seçenek olduğunu fark etmiyor” diyor.

Alice operasyondan çok kısa bir süre önce kendinden biraz büyük olan 34 yaşındaki lise arkadaşı Patty Bernando’ya da göğüs kanseri teşhisi koyulduğunu öğrendi. İkisinin de vakası aynıydı. Benzer şekilde Patty de göğüs ve ardından estetik ameliyatı geçirdi ve kemoterapi uygulatıp bir yıl boyunca anti-östrojen ilaç kullandı. Ancak Patty’nin Alice’ten farkı evli olmasıydı. 11 yıllık evli olmasına rağmen çocuk sahibi olmamıştı. Göğüs hekimi ilerde çocuk sahibi olursa emziremeyeceğini söyledi. Onkoloji uzmanı ise daha umutluydu. Kemoterapinin onu erken menopoza sokma ihtimalinin olduğunu ama yine de tedavi sonrası büyük ihtimal regl olmaya devam edeceğini belirtti.


Patty doktorların hiçbirinin doğurganlığın korunması adına bir şey söylemediğini belirtiyor. Kanser tedavisi başlamadan hemen önce tüm doktorları, her şey bittiğinde 37 yaşında ve bebek yapmak için uygun olacağı konusunda hemfikirdi. Ancak Alice ona kendi dondurulmuş yumurta ve embriyolarından bahsedene kadar olasılıklar konusunda bilgisi yoktu ve artık kemoterapi yaptırdığı için çok geç kalmıştı.


40 yaşın altındaki kemoterapi gören kadın kanser hastalarının yarısı gibi Patty’nin reglisi tedavi bittikten bir süre sonra düzeldi. Ancak bu yine de çocuk sahibi olacağının bir garantisi değil. Patty, “Kocam ve ben bebek yapmak için acele etmedik ama yine de bu bizim seçimimiz. Biri sizden bunu aldığında gerçekten sarsılıyorsunuz” diyor. Şimdi artık diğer seçenekleri düşünüyorlar, bunların içinde evlat edinmek de var.


Cesur yeni tıp dünyası

Patty’nin durumu çok da az rastlanılan bir şey değil. ASCO’nun yeni anketlerine göre doğurganlık yaşında bulunan kanser atlatmış kişilerin en az yarısı doktorlarıyla bu konu üzerine konuşmamış. Onkoloji uzmanları da hastaların söylediğinin tersini iddia etmiyor. Irvine, Kaliforniya Üniversitesi’ndeki Young Adult Cancer programının ve Children’s Hospital of Orange County’nin yöneticisi Doktor Leonard Sender, “Kanser hastalarının çoğu 60 yaşın üstündedir. O yüzden bir onkoloji uzmanı genç hastalarla uğraşmaya pek alışmamıştır. Dolayısıyla tedavinin getirdiği genelde gözden kaçar” diyor. Yaklaşık 15 yıl önce, embriyo dondurmak, seçenek haline geldiğinde doğurganlığı korumak için yapılabilecek çok az şey vardı.


2007 yılında National Institutes of Health, Oncofertility Consortium’a finansal destek vermeye başladı ve tedavi sırasında doğurganlığını kaybetme riski taşıyan hastalar için araştırmalara başlandı. Önce kanser ilaçlarının kadınların yumurtalıklarına nasıl etki ettiği ve yumurta ve spermi toksik maddelerden korumanın yolları araştırıldı.


Feinberg School’da Kadın Doğum ve Kadın Hastalıkları Profesörü olan Doktor Teresa Woodruff, “Her genç hasta seçenekleri konusunda bilgilendirilmelidir” diyor. Kanser tedavisini bir ay kadar erteleyebilen kadınlar için en etkili metot yumurtaları ve embriyoyu dondurmaktır. Ancak eğer tedaviye hemen başlanması gerekiyorsa yumurtalık dokusu alınıp dondurulur ve tedaviden sonra geri nakli yapılır. Bu işlemde önce bir yumurtalık alınır ve tüm yumurtaların bulunduğu dış katman çıkarılıp dondurulur. Ardından tedavinin bitmesi beklenilir ve hamileliğe hazır olunduğunda tekrardan kişiye nakledilir. Amerika’da bir düzineden daha az sayıda çocuk, Infertility Center of St. Louis Luke’s Hastanesi’nde bu yöntemle dünyaya geldi. Doku nakli tamamen yeni bir konu. 1990’ların sonundan beri operasyonla yumurtalık dokusunu alıp dondurabiliyorlar. Ancak 2004’e kadar doktorlar kadınların bedenlerine yumurtalığı geri nakletmede başarısız oluyordu.


Az ama gitgide artan sayıda kanser merkezinde kullanılmaya başlanılan yeni bir bilgisayar yazılımı sayesinde hastalıkları yeni teşhis edilmiş kişileri tedavi edecek olan doktorlar, şu iki soruyu yanıtlamadan işe başlayamıyor: “Doğurganlığın korunması için hastalarınla konuştun mu?” ve “Hasta doğurganlığın korunması için danışmanlık istiyor mu?” Soruların ilkinin cevabı kesinlikle evet olmalı ve eğer ikinci cevap da evetse Oncofertility Consortium’a otomatik olarak bir e-posta gidiyor ve hasta ile 24 saat içinde görüşülüyor.


Hayat devam ediyor

Bir hasta doğurganlığının korunmasını istemese dahi konu hakkında konuşmak, farklı bir anlamda hasta için yararlı. Woodruff, “Ölümcül bir hastalıktan bahsederken bir anda geleceğe dair plan yapmayı sağlayan doğurganlık konusunun açılması insanlarda olağanüstü bir etki yaratıyor” diyor.


Alice Crisci için bu kesinlikle geçerli diyebiliriz. Kendisi sadece doğurganlığını korumakla kalmadı aynı zamanda Fertile Action adı altında, göğüs kanseri olan genç kadınlara yardım eden bir kurum açtı. Eğer bir gün aşık olursa o da çocuk yapmayı deneyebilecek. Ayrıca kendisi için yedek plandan çok daha ötede anlamı olan embriyolarını denemek istediğini de dile getiriyor. “Geçirdiğim tüm o karanlık süreç boyunca bana umut veren hep onlardı.”


Yazı: Kimberly Goad / Derleyen: Tuğçe Tekmen

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler


Comments are closed.