By 09 Nisan 2012 Devamı →

KALBİNİZE İYİ DAVRANIN



İnsanın kalbine yapacağı iyiliklerin başında diyetine dikkat etmesi geliyor. Zira doğru beslenmeyle koroner arter hastalıklarından ölüm riski yüzde 30 ile 60 oranında azaltılıyor.
“Vücudumuzda tüm organların bir işlevi ve vazgeçilmez görevleri var. Ancak kalbin yeri başka. Kalp adeta hayatın aynası. Kalbin sağlığı ya da sağlıksızlığı bu aynanın yansıttığı görüntülerden kaynaklanıyor” diyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen, yaşam tarzı değişiklikleri ile kalp sağlığını korumanın mümkün olduğunu söylüyor.
Prof. Dağdelen, “Kalbimiz kıymetli ancak çoğu zaman onun kıymetini takdir edemeden yaşıyoruz” diyor ve kalbimize verdiğimiz 11 zararı şöyle sıralıyor:
1. Geç kalkıp geç yemek.
2. Acıkmadan yemek.
3. Yatmadan önce yemek.
4. Kötü beslenmek.
5. Sürekli oturmak, hareketsiz kalmak.
6. Spor yapmamak.
7. Sürekli aşırı strese maruz kalmak.
8. Yağ dokusu artışı ile kilo almak.
9. Aşırı alkol tüketmek.
10. Sigara içmek.
11. Kalbimizi bir şikâyet oluncaya kadar hiç aklımıza getirmemek.
Kalp sağlığı konusundaki bilinç düzeyinin hala istenilen seviyeye gelmediğini, bu konuda yanlış bilinenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sinan Dağdelen, kalp hastalıkları konusunda en çok merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor:Hangi belirtiler arka arkaya gelirse doktora gidilmeli?

Özellikle göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, tıkanma veya yanma gibi belirtiler kalp damar hastalıklarının erken belirtileri olabilir. Bu şikâyetler göğüste sağda veya solda, kollarda, mide üzerinde, boyunda veya çeneye doğru olabilir. Bunun yanı sıra erken yorulmak, nefes darlığı veya nefes alamama hissi, fenalık hissi, boğulur gibi olmak, çarpıntı veya ritim düzensizliği, baygınlık hissi ve gece uyandıran tıkanma hisleri bir kalp hastalığı belirtisi olabilir.

Ailede kalp hastası olmasa da kalp kontrolü kaç yaşında yaptırılmalı?

Erkeklerde 40 yaşından sonra, kadınlarda ise 50 yaşından sonra kalp kontrolü yaptırmak gerekir. Ancak kişinin ailesinde ve birinci derece bir yakınında erken bir kalp hastalığı hikâyesi varsa, diyabet veya hipertansiyon varsa, çok yüksek kolesterol değerleri varsa bu kontrollerin 30’lu yaşlarda yaptırılması önemlidir.

Hafif veya orta şişmanlık da kalbe yük mü?

Yağın karın bölgesinde toplanmasıyla karakterize olan yağ birikimi, koroner arter hastalığı riski açısından çok daha önemlidir. Beden kitle indeksi (kilo / metre olarak tanımlanan boyun karesi) ile mortalite (ölüm) arasında doğrusal bir ilişki vardır. Beden kitle indeksinin 25 kg/m2 altında olması normal kabul edilir. 25-30 kg / m2 arası kilo fazlalığı, 30 kg / m2 üzeri ise obezite kabul edilir. Artmış bel / kalça oranı yani abdominal obezite, koroner arter hastalığı riskini özellikle artırıyor. Erkeklerde 0.9, kadınlarda 0.8 altındaki bel kalça oranı normal kabul ediliyor.

Sağlıklı olduğu varsayılan bir kişi kalp kontrolünü kaç yılda bir yaptırmalı?

Bir sağlıklı kişinin erkekte 40 ve kadında 50 yaşından sonra düzenli kalp kontrolleri yaptırması gerekir. Bu kontroller düşük riskli kişilerde her iki yılda bir, yüksek riskli kişilerde ise her yıl yapılmalıdır. Çünkü bir önceki veriler artık geçmişte kalmıştır ve bu süre zarfında metabolizma değişebilir ve bazı hastalıklar başlayabilir.

Ailesinde kalp hastalığı olan kişi hangi testleri yaptırmalı?

Birinci derece bir yakınında kalp damar hastalığı olan kişiler 30 yaşından itibaren ilk kontrollerini yaptırmalıdır. Kardiyak risk oranlarını gözden geçirmeli ve riskini yükselten fiziksel, diyetsel, yaşam alışkanlıkları ile ilgili veya kan tahlilleri ile ilgili bozukluklar için erkenden tedbir almalıdır.

Kalp sağlığı konusunda yapılmış yeni bilimsel çalışmalarda neler var?

2009 yılı sonunda yayınlanan JUPITER isimli büyük bir araştırma çok önemli bilgiler edinmemize neden olmuştur. Bu çalışmanın sonucu şöyle oldu:
Çalışmaya alınan ve statin dediğimiz kolesterol ilacını içeren ve 17 binden fazla hastada yapılan araştırmada, bir gruba bu ilaç verilirken, diğer gruba ise hiçbir şey verilmiyor. Kolesterol ilacı verilen grubun başlangıçtaki kolesterolleri tamamen normal bulunuyor. Kanlarında CRP maddesi yani inflamasyon göstergesi yüksek bulunuyor ve beş yıl boyunca takip ediliyor. İlaç almayanlarda ise şu bulgular elde ediliyor:

– Kalp krizi iki buçuk kat daha fazla.
– Beyin felci iki kat daha fazla.
– Damar tıkanıklığı ameliyat girişimi gereksinimi iki kat daha fazla.
– İlaç almayanlarda, kriz, felç, kalp damar hastalığından ölüm iki kat daha fazla.
– Bütün ölüm nedenleri ise 1,25 kat daha fazla.

Kalbiniz yorulmadan önleminizi alın

Kalpte yaşanan hücresel bir bozulmanın telafisi mümkün olmuyor. Çünkü bozulan kalp hücresi yenilenemiyor. Bu nedenle kalp sağlığını korumak büyük önem taşıyor.

Biz hissetmeden dakikada 60 ile 80 arasında kasılıp kendini bırakarak 1 dakikada ortalama 4-4,5 litre kanı vücutta dolaştıran kalbimiz, eğer kalp damar ya da kapaklarında bir problem yoksa yorulmadan çalışıyor. Ancak hücresel bozulmalar kalbin yorulmasına neden oluyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tamer Bakalım’a göre, kalp hücrelerinde herhangi bir nedenden kaynaklanan hücresel bozulmaların telafisi yok, çünkü bozulan kalp hücresi yenilenemiyor. Dr. Bakalım, işte bu nedenle kalp yorulmadan koruyucu önlemlerin alınmasın gerektiğini söylüyor ve kalp-damar sağlığını korumada dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor:

SİGARAYI BIRAKIN ALKOLÜ SINIRLANDIRIN

Sigaraya hiç başlamamak, kalp ve damar sağlığı için çok önemlidir. Alkol, kalp hastalıkları ile direkt ilişkili olmasa da fazla tüketimi özellikle karaciğer yağlanmasına neden olduğu için kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.

HER GIDADAN YETERLİ VE DENGELİ TÜKETİN

Dengeli beslenmek ve her gıdadan gerektiği kadar almak sağlıklı bir kalp için çok önemlidir. Buna göre;
* Yağ kullanımı kısıtlı olmalı, yağ göz kararı ile değil ölçekle kullanılmalıdır.
* Kızartma alışkanlığı ortadan kaldırılmalıdır.
* Hamur işi, fast food, gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
* Yarım yağlı süt tüketilmelidir. Kutu sütler hijyen açısından güvenlidir.
* Yiyecekler “istenildiği kadar” tüketilmemelidir. Meyve ve sebze yerken de kalori miktarlarına dikkat etmeli ve ölçülü tüketilmelidir.
* Kırmızı et tüketimi haftada bir, yağsız olarak tercih edilmelidir. Bunun yanında tavuk ve hindi eti tercih edilmeli, tavuğun derisi, pişirilmeden önce alınmalıdır. Haftada iki kez çok yağlı olmayan balıklar yenmelidir. Balık dışındaki deniz ürünleri tüketilmemelidir.
* Haftada 2-3 kez yumurta tüketilebilir. Ancak hiçbir zaman yağda değil, haşlama olarak tercih edilmelidir. Hijyen açısından sarısı kayısı kıvamında değil, katı kıvamda olmalıdır.
* Günde en fazla 1.5 çay kaşığı tuz kullanılmalıdır. Vücudun ihtiyacı olan tuz, sebze ve meyvelerle yeterli miktarda alındığı için, masada tuzluk bulundurulmamalıdır.
* Margarin yerine tereyağı yenmelidir.
* Türkiye’de yağın yakılarak yemek pişirilmesi kültürü, örneğin soğanın yağda kavrulması, sağlıksız bir beslenme alışkanlığıdır. Soğan yağda kavrulmamalı, tüm malzemeler bir araya konularak pişirilmelidir.

RAFİNE ŞEKERDEN VE MISIR ŞURUBUNDAN UZAK DURUN

Rafine edilmiş, işlenmiş şeker ya da mısır şurubuyla üretilmiş hazır gıdalar da kalp ve damar sağlığı açısından tehlikelidir. Ancak gerçek ve içine herhangi bir katkı maddesi konulmamış olan bal şeker kadar zararlı değildir. Şeker gibi bal da tatlandırıcı olarak çayda kullanılabilir. Bal kullanırken içeriğine dikkat edilmeli, saf bal olduğundan emin olunmalıdır.

DOKTOR EŞLİĞİNDE DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN

40 yaş üzeri kadın ve erkekler yılda bir kez kardiyolojik check up’dan geçmelidir. Kişi; ailesel olarak kalp hastalıkları açısından taşıdığı risk faktörleri, şeker hastalığı, tansiyon ve kolesterol gibi eşlik eden diğer hastalıklara göre check up programlarına alınmalıdır. Kardiyolojik tetkikler, kişiye özel yapılmalıdır. Doktor, kardiyolojik check up’da kişisel ayrımları yaptıktan sonra yine kişiye özel egzersiz programları da düzenleyebilir.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, , , ,


Comments are closed.