By 03 Mart 2011 Devamı →

KADINLAR BAZI HASTALIKLARI NEDEN GİZLER?



Kadınlar bunları gizliyor

Kadınlar, bazı sağlık sorunlarını bırakın eşlerini, ailelerini, doktorlarıyla bile paylaşmaktan çekiniyor.

Bilhassa eğitim düzeyi yeterli olmayan kadınlar bu konuda ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Çünkü tedavi edilmeyen bu tür problemler kökleşiyor, kronikleşiyor ve zamanla çok ciddi sağlık sorunları haline gelebiliyor.

Bu sorunların başında cinsellik, bağırsak ve dışkılama, idrar yolları ile ilgili problemler geliyor. Çoğu kadın örneğin idrar kaçırma problemini, hatta sistitini, hemoroitini, cinsel organ ve makat bölgesindeki döküntülerini, kaşıntılarını, genital akıntılarını hatta kanamalarını ve çoğu zaman cinsel istek kaybını doktoruyla bile paylaşırken çekingen davranabiliyor.

İDRAR KAÇIRMA ÖNEMLİ BİR SORUN

Bunlardan biri ve belki de en önemlisi olan idrar kaçırma sıklığı, özellikle menopoz dönemindeki kadınların neredeyse yarısında görülebilen bir problem olduğu için önemli.

İdrar kaçırma problemi, doğurganlık çağındaki her beş kadından yaklaşık birinde var. Birbiri ardına gelen doğumlar ve gittikçe yaygınlaşan kilo problemi de bu sorunu tetikleyen faktörler.

Menopoz çağındaki kadınların bir kısmının aksırırken, öksürürken, hatta gülerken bile idrarını tutmakta zorlandığı ve bunu maalesef yaşlanmaya bağladığı ve de sakladığı biliniyor.

Çok sayıda doğum yapan, doğum sürecini problemli geçiren ve çeşitli zorluklar yaşayan, usulüne uygun doğum yapma imkânı bulamayan hanımlarda da bu probleme rastlanıyor.

Oysa özellikle erken dönemde değerlendirildiğinde problem basit önlemlerle bile kontrol altına alınabiliyor. En kötü olasılıkla son derece kolay ameliyatlarla mükemmel sonuçlar alınıyor.

Bu ameliyatların önemli bir kısmı lokal anestezi ile yapılan ve 10-15 dakikada tamamlanan basit girişimlerden ibaret.

* Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorun ve Tedavisi Prof.Dr. İsmail Mete İtil

BUNLAR DA ÖNEMLİ

Benzer şekilde genital bölgedeki döküntüler, siğiller (örneğin çok önemli olabilen HPV virüsü kaynaklı siğiller bile) gizlenebiliyor.

Oysa bunların da en kısa zamanda hekimle paylaşılması, tedavi edilmesi lazım.

Anlatmak istediğim şey şu: Hastalıkların iyisi, kötüsü kibarı, kabası (!), güzeli, çirkini (!), açığı gizlisi olmamalı. Her sağlık sorunu mutlaka ama mutlaka hekimlerle paylaşılmalı.

Kavitasyon etkili mi?

Kavitasyon, son yıllarda sık kullanılan yağ kaybı teknolojilerinden biri. Bölgesel fazla yağların azaltılması amacıyla kullanılıyor.

Özellikle karın, göbek, kalça gibi bölgelerde biriken yağları ultrason dalgalarıyla parçalayıp, eritme ve o bölgelerdeki yağ birikimini azaltma iddiasında olan bu yöntem eğer “presso terapi” ile birlikte uygulanırsa daha da etkili olabiliyor. Ne var ki etkili bir “diyet+aktivite” ile birlikte uygulanmadığı zaman sonuçları hiçbir zaman arzulanan düzeyde olmuyor. Eğer bu uygulamadan sonuç alınmak isteniyorsa, mutlaka “kişiye ve soruna özel bir diyet ve egzersiz planı”na yardımcı olarak kullanılması, tek başına uygulandığında sonuç almanın mümkün olmadığının bilinmesi gerekiyor. Önemli bir nokta da şu: Etkili bir sonuç arzulanıyorsa uygulamanın 6-8 seans sürdürülmesi şart!

* Kavitasyon Baloncuklarla Tedavi

CA 15-3 yüksekliği meme kanserine mi işaret eder?

Meme kanserine yakalanmak kadınların en büyük korkusu. Haksız da sayılmazlar, çünkü kadınlarda sık görülen kanserlerin başına meme kanseri geliyor.

Erken teşhis için rutin muayeneler, mamografi ve ultrasonografi taramaları en sık başvurulan yöntemler. Kanserli meme dokusunun CA 15-3 isimli proteini normalden daha fazla ürettiği biliniyor. Bu nedenle CA 15-3 proteini meme kanserinde sık kullanılan serum işaretlerinden biri. Ama bu testi tarama amacıyla kullanmak pek doğru olmaz.

Çünkü CA 15-3 düzeyi, meme kanseri hastalarının ortalama yalnız yüzde 30’unda yüksek bulunuyor.

Ayrıca meme kanseri dışında bazı kanserlerde de (örneğin yumurtalık kanseri, karaciğer, akciğer kanseri) hatta kanserle ilişkisiz bazı hastalıklarda da (siroz, tüberküloz) yükselebiliyor.

Daha da önemlisi memesinde hiçbir şekilde kanser veya başka bir hastalık bulunmayan kadınların yüzde 2’sinde ve meme kanseri harici meme hastalığı olanların yüzde 10’unda CA 15-3 düzeyi yüksek Ölçülebiliyor. Bu nedenle tarama testi olarak kullanılması doğru değil.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Gribin İlacı Var mı?
* Türkiye Gripten Kırılıyor
* Bitkisel İlaçlara Dikkat
* Beyaz Un Yararlı mı? Zararlı mı?
* Bağırsak Detoksuna Dikkat
* Kilosuyla Sorunu Olana 7 Altın Tavsiye
* Şişmanlık Bir Hastalık mı?
*
Hipotiroidi Bellek Düşmanı
* Göğüs Ağrısı Kalbin Feryadı
* Atıştırmak İyi mi Kötü mü?
* Neleri Yiyelim Hangisi Daha Sağlıklı?
* Ömür Uzatan Beslenme Nasıl Olmalı?
* Kilon mu var Derdin Var
* İştah Kontrolü Neden Zordur?
* Ayaklar Neden Şişer?
* Pankreas Kanserinde Erken Teşhis
* Diyetsiz Zayıflama
* Kan Yalan Söylemez
* Lahana Gerçekten Zayıflatır mı?
* Bitkisel İlaçlara Dikkat
* Menopozda Hormon Kullanımı
* Wellness Yaşam Tarzıdır.
* Erkek Ömrünü Tüketen Yanlışlar
* Probiyotik Mucizesi
* HDL Kolestrolünüz Düşük mü?
* Tokluk Şekeri Neden Önemli
* Kilo Sorununu Ciddiye Alın
* 7 Büyük Diyet Yanlışı
* Dizlerinizin Kıymetini Bilin
* GUT Atakları Önlenebilir mi?
* Yalancı Hipertansiyona Dikkat
* PSA Testi ile Erken Teşhis
* Kilo Yönetiminde 5 Önemli Tavsiye
* TROİD Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu


Comments are closed.