By 17 Şubat 2011 Devamı →

İŞTAHSIZ ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLER



Uzmanlara göre 8-9 aylıktan okul çağına kadar sürebilen iştahsızlık sorununu, doğru zamanda, doğru besin seçimi ve doğru yaklaşımla çözmek mümkün.

Çocuğuma bir türlü yemek yediremiyorum’, ‘Saatlerce yemek vermesem, umurunda bile olmuyor’”¦ Bu tür yakınmaları çevremizde sıkça duyuyoruz, çünkü hemen her annenin sorunu aynı; iştahsız çocuklar!

İştahsız Çocuklar

Özellikle 8-9 aylıktan okul çağına kadar uzanan dönemde, anne-babalar en çok çocuklarının iştahsız olmasından yakınıyor. Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişse de, özellikle 1-2 yaş arası, iştahın en düşük seviyede olduğu dönemi oluşturuyor.

İştahsız çocuk, anne-babaların çözüm bulmakta güçlük çektiği can sıkıcı sorunlardan biri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan, bu dönemde özellikle yemek seçme ve yemeği reddetme davranışlarının sıkça karşılaşılan sorunlardan biri olduğuna dikkat çekti.

Dr. Mercan, “Çocuğunuz bazı günler az, bazı günler fazla yiyorsa bu yaşının getirdiği doğal bir özellik, dolayısıyla üzerinde durmanız gerekmiyor. Ayrıca çocuğunuz sık ve az yemeye alışmışsa, bu şekilde yenen yemek de ana öğünde yenen kadar besin değeri taşıyabileceği için ‘fazla besin almıyor’ diye endişelenmenize gerek yok. Ancak uzun süredir iştahsızca ve yetersiz kilo alıyorsa bu sorun bağırsak parazitleri, kabızlık, kansızlık veya idrar yolu enfeksiyonundan kaynaklanabileceği için mutlaka bir doktora başvurun” uyarısında bulundu.

ÇOCUKLAR NEDEN İŞTAHSIZ OLUR?

Uzm. Dr. Yunus Emre Mercan, çocuklarda iştahsızlık probleminin diş çıkarma, kansızlık ve ateşli hastalıklar gibi sağlık sorunlarında, anne-babanın boşanması gibi psikolojik travmalarda ama en çok da anne ve babanın beslenme konusunda yaptıkları hatalar sonucunda oluştuğuna dikkat çekiyor. Çünkü çocuğa yemek yeme konusunda baskı yapmak, yediği takdirde ödüllendirmek tam aksine yemediğinde ceza vermek bir işe yaramadığı gibi sorunun daha da büyümesine yol açıyor.


İŞTAH ARTIRAN ÖNERİLER

Dr. Mercan, çocuklarda iştahsızlık sorunu ile baş etmenin yollarını şöyle sıralıyor:

YEMEK ÖNCESİNDE

”¢ Çocukların aşırı yorgun ve uykulu oldukları zaman iştahları olmadığı için yemek saatlerini buna göre düzenleyin.
”¢ Sofraya oturmadan önce çocuğunuzla oyun oynayın. Oyun sayesinde neşelenen çocuk yemekten daha fazla keyif almaya başlar.
”¢ Yemek aralarında çocuğunuza şeker, çikolata, pasta, kolalı ve diğer fazla şekerli içecekler kesinlikle vermeyin. Yarım su bardağı kutu meyve suyu içmesi bile onun iştahının kapanmasına neden olabilir.

YEMEK SIRASINDA

”¢ Yemek yedirmek için ısrar etmeyin, onu ödüllendirmeyin veya ceza vermeyin. Sanılanın aksine bu davranışlar çocuğun yeme alışkanlıklarını olumsuz yönde etkiler.
”¢ Çocuğunuz yemek zamanında mama iskemlesine oturarak ve aile sofrasına katılarak yemek yemenin sosyal bir olay olduğunu görerek öğrenmeli. Dikkatli olun, büyük kardeşlerinin ve aile büyüklerinin sofraya oturmaması, yemek seçmesi ve yemekleri beğenmemeleri çocuğunuzun yeme alışkanlıkları üzerinde olumsuz etki yapabilir.
”¢ Yemeği televizyon olmayan, dikkatinin dağılmayacağı sessiz bir ortamda yedirin, zamanının güzel geçmesine özen gösterin. Bir şarkı ya da masalla bu süreci neşelendirebilirsiniz.
”¢ Çocuklar 1,5 yaşından sonra çatal kaşık kullanabilirler, dolayısıyla bu yaştan sonra kendi kendine yemesini desteklemek için kaşığı ağzına vermektense eline verip, yemesini bekleyin. Böylece yediği yemekler konusunda karar verme inisiyitafinin kendinde olduğunu düşünecektir.
”¢ Tabağı tepeleme doldurmak görüntü açısından itici gelebileceği için porsiyonları ufak tutun.
”¢ Kolay çiğneyebileceği ve yutabileceği besinleri tercih edin. Zorlamadan değişik yemek çeşitlerine alıştırarak tek bir besin türüne bağımlı kalmasını önleyin. Örneğin aşırı miktarda süt tüketimi birçok besini reddetmesine yol açar.
”¢ Çocuğunuz sizin beğendiğiniz yemek düzenini ve çeşidini benimsemek zorunda değil, kendi çeşidini kendisinin bulmasına izin verin.
”¢ Acele yedirmek, yemek yemeğe yeterli zaman tanınmaması ya da tam tersine yemek süresini çok uzatmak (yarım saat normal bir süredir) ve yemeği döktüğünde tepki verilmesi çocuğunuzu olumsuz yönde etkiler. Dolayısıyla bu tür davranışlardan sakının.
”¢ Yemeğin aşırı soğuk ya da sıcak olmamasına dikkat edin. Ayrıca birçok çocuk yemekte birbirine karışmış şeyleri reddeder, çok pişirilmiş ve tadı bozuk yemekleri yemezler. Bu noktayı da göz ardı etmeyin.
”¢ Bu yaşlarda yemek seçme de sık rastlandığı için yemek çeşidini artırın. Yemek istemiyorsa yiyecekleri önünden alın, tepki göstermeyin, korkutmayın. Tekrar yemek isterse aynı yiyeceği önüne koyun, tekrar istemezse bir öğün başka yemek vermeyin. Alışkanlık yaratacağı için yemediği zaman aç kalacak endişesiyle süt ve sevdiği içecekleri vermeyin.
”¢ Yemek yerken parmaklarını kullanmasına, yemeklerle oynamasına, etrafı dağıtmasına göz yumun, engellemeyin.
”¢ Doyduğuna dair bir işaret aldığınız an yemesini durdurun, son lokmasına kadar yedirmek zorunda değilsiniz.

SÜT İÇMEK İSTEMİYORSA

”¢ Bazı çocuklar sütü soğuk bazıları ise sıcak ya da ılık sever. Çocuğunuzun sütü nasıl sevdiğini deneyerek bulun.
”¢ Sütü renkli ve desenli bardağın içine koyun ve bardağına renkli bir kamış yerleştirin.
”¢ Sütlaç ve muhallebi gibi tatlılar yapın.
”¢ İçmemekte direniyorsa siz de ısrar etmeyin, çünkü yoğurt, peynir, et ve yumurta ile de çocuğunuzun protein ihtiyacını karşılayabilirsiniz.

ET YEMEK İSTEMİYORSA

”¢ Köfte sert geliyorsa, dolmalara kıyma ekleyin.
”¢ Kırmızı et sevmiyorsa, balık ya da tavuk eti yedirmeyi deneyin.
”¢ Makarna seviyorsa üzerine kıymalı sos yapın.
”¢ Çok sık olmamak kaydıyla kıymalı börek yedirin.
”¢ Yumurta sarısı, yoğurt, süt ve peynir de et yerine geçebilir.

SEBZE YEMEK İSTEMİYORSA

”¢ Salatalık ve havuç gibi sebzeleri çiğ olarak, çubuk biçiminde hazırlayın. Bu şekilde sunum çocuğunuzun hoşuna gidebilir.
”¢ Sevdiği yemeklere, örneğin çorbalara, köftelere ya da soslara rendelenmiş olarak sebze ekleyin, çocuğunuz bunu fark etmeden yer.
”¢ Evde siz de sebze yemekleri yiyin, böylelikle sizden görerek zamanla sebze yemeye alışır.
”¢ Yememekte ısrar ediyorsa, meyveler de sebze yerine geçer. İstediği meyveleri ya da meyve sularını verin.

HEP ŞEKERLİ ŞEYLER YEMEK İSTİYORSA

”¢ Evde fazla şekerli besin bulundurmayın. Böylece kolayca bulup yiyemez.
”¢ Meyveleri çocuğunuzun ulaşabileceği bir yere koyun.
”¢ Çikolata ve şekeri ödül olarak kullanmayın.
”¢ Kurabiye ve kekleri meyveli yapın, böylece daha az şeker kullanmış olursunuz.
”¢ Şekerli gıdaları yemek sonrası verin. Kesinlikle öğün aralarında atıştırma niyetine vermeyin.


Yemeyen yıkılır

Çocukların iyi ve dengeli beslenmemesi, vücut gelişiminden zihinsel gelişime, metabolik bozukluktan hormonal dengesizliğe birçok soruna yol açar.

Beslenme, çocuk gelişimi için çok önemlidir. Erken dönemde beslenme; beyin gelişimi, bilişsel gelişim, büyüme, vücut gelişimi, metabolizmalar, hormonlar ve genler üzerinde doğrudan etkilidir. Yaşlılık döneminde de bu etkiler sürer. Bilişsel ve ruhsal gelişim sorunlarından okul başarısına, toplumsal yaşantıdan bağışıklığa, önemli hastalıklardan çalışma kapasitesine ve yaşlılığa kadar bir çok konu beslenmeyle ilgilidir. Bu nedenle, beslenmeyi sadece kalori hesabı, diyet ve kilo artışı olarak görmek doğru değildir. Beslenme bozukluklarının nedenleri fiziksel veya anatomik sorunlar olabilir. Bunların dışında çocuğun yeme sorunu, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, yemek yemenin gereksinimlere göre düzenlenememesi, ayrılma ya da hareket güçlüklerine ikincil olabilir. En sık şikâyet edilen sorun ise çocuğun yemek yemeyi reddetmesi ya da istenilen miktarda yememesidir. Bu durum anneler tarafından kısaca “bu çocuk iştahsız” olarak dile getirilir. Yakınma, büyüme ve kilo alma ölçütleriyle değerlendirildiğinde sorun yoksa bile ailenin bu durumun oluşacağına ilişkin kaygısı olarak belirir. Çözüm: sağlıklı yeme davranışının aile ve çocuğa öğretilmesi olmalıdır. Genellikle sağlıklı çocukların, iştah dürtüleri de sağlıklıdır. Eğer sağlıklı çocuğun iştahına ilişkin sorunlar varsa nedenleri çocuğa, yediren kişiye, yedirilme şekline bağlı olabilir. Yeni doğan bebeğin yaşaması beslenmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle yemek yeme: aile ve bebek arasındaki ilk ve önemli ilişkilerden biridir. Bebekler doğduktan sonra doğal olarak acıkırlar. Acıkan bebek huzursuz olur. Karnı doyunca rahatlar. Böylece normal beslenme düzeni oluşur. Anneler bu durumu anlar. Bebeğin davranışından ve çıkardığı seslerden, acıktığını anlar ve giderir. Bazen anneler telaşlı olurlar. Bebeğin verdiği sinyalleri ayırt edemezler. Her ağladığında acıktığını düşünerek beslemeye çalışırlar. Ya da bebeğin doyduğunu fark etmeyerek, aç kaldığı endişesi ile devamlı yedirmeye uğraşırlar.

YALNIZCA YİYENE DEĞİL YEDİRENE DE BAKIN

Çocuğunuzun yeme sorununu çözmenin ilk adımı çocuğun sağlıklı olduğuna ikna olmanızdır. Durumun fiziksel bir sorundan değil, tutumlardan kaynaklandığını düşünün. Öncelikle kaygınızla baş etmeyi öğrenin. Zorlayarak ya da oyalayarak yemek yediren aileler, bu durumu değiştirmeye dirençli olmaktadır. Çünkü böyle davranmadıkları zaman, çocuğun hiç yemeyeceğini düşünürler. Oysa bu davranış iştahsızlığı arttırır ve çocuğa zarar verir. Çocuğun sevdiği şeylerden oluşan mönülerin oluşturulması, atıştırmaların sınırlandırılması, yemek zamanlarının belirlenmesi, çocuğun açlık ve tokluk hissiyle birlikte yemek zevkini öğrenmesini de sağlayacaktır. Bunların yanı sıra, yemek yediren kişinin ruh sağlığını düzenlemek, çocuğu ile kurduğu yemek ilişkisindeki yanlışları, bu yanlışların nedenlerini saptayarak çözmek iştahsızlığın çözümü olabilir.

DOĞRU BESLEMEK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
1- Bebek, çocuk acıktığında beslenmelidir.
2- Yemek yenilirken ilgiyi dağıtacak gürültü, oyun, TV gibi şeylerden kaçınılmalıdır.
3- Bebekken besinlere dokunmasına izin verip en kısa sürede kaşık tutmayı göstererek kendi kendini beslemesine izin verilmelidir.
4- Ağzını açtırmak, kandırarak ağzına yemek koymak yanlıştır.
5- Yemeğini hızla yemesi için uyarılarda bulunulmamalıdır.
6- Herkes gibi çocuklar da midelerinin alabileceği kadar yiyebilirler. Amaç doymaktır. Annelerin belirledikleri miktarı tüketmeleri için zorlanmamalıdırlar.
7- Bebek ve çocukların dengeli beslenmesine çalışılmalı ama besin seçimlerine de saygılı olunmalıdır. Beslenmenin tüm sorumluluğu ailelerin değildir. Çocuğun bu sorumluluğu paylaşmasına izin vermek gerekir. Düzenli beslenme için öğünlerin düzenlenmesi, öğün aralarında atıştırmaların engellenmesi, öğünlerde ise seçim ve miktarda çocuğa hak tanınması gereklidir. Bunlar yapılmazsa çocukla aile arasında yanlış bir ilişki kurma biçimi oluşur ve bu sadece beslenmeyle sınırlı kalmayıp tüm alanlara yansır. Çocuğu yemek yediğinde ödüllendirmek, yemediğinde cezalandırmak yanlış bir tutumdur. Bebeğinizin beslenmesine aşırı kaygı ve titizlik göstermek, beklenenin tersi sonuçlar yaratacaktır. Unutmayın! Bebeğinizle kuracağınız bağlanma ve onun sağlıklı gelişimi için uygun beslenme düzeni sağlamanız önemlidir. Doyması gereken: bebeğinizin, çocuğunuzun karnıdır. Sizin kafanızda tasarladığınız ‘gerekli miktar’ doğru olmayabilir. Aşırı beslenme, beslenme yetersizliği ya da bozuk beslenme hem siz hem de çocuğunuz için başka sorunlara yol açabilir.

Prof.Dr. Z.Bengi SEMERCİProf.Dr. Z.Bengi SEMERCİ
Prof.Dr. Müfide Küley (Poyracık) Sok. Üstün Apt. No:55/7 34365 Teşvikiye – İstanbul
Telefon: 0533 2731534
E-posta: iletisim@bengisemerci.com

Doğum Günü Ne Hissettirir?
İştahsız Çocuklar için Öneriler
Verimli Ders Çalışmanın Kuralları
Porselen Gibi Kırılgan

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Çocuk Bebek


Comments are closed.