By 15 Kasım 2011 Devamı →

İLAÇ KOBAYI 893 TÜRK ÖLMÜŞ



893 Türk kobay, ilaç şirketlerinin kurbanı oldu

Amerika’da yaptıkları araştırmalarda ürettikleri ilacın yararlı olduğuna dair herhangi bir onay almayan dev ilaç şirketlerinin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir çok ülkede insanlar üzerinde deney yaptıkları iddia edildi. İngiliz Independent gazetesi, son 3 yıl içerisinde bu deneylerde 893 Türk’ün öldüğünü yazdı.

Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen ilaç deneyleri tüm dünyada dev kampanyalar yürütülürken Amerika’nın 1 milyonu aşkın tirajlı dergisi Vanity Fair bu yılın Ocak ayındaki sayısında, “Ölümcül ilaçlar” başlığıyla dünyanın dört bir yanında insanlar üzerinde gerçekleşen ilaç deneylerini haber yapmıştı. Haberde ABD’deki birçok ilaç şirketinin yasalardan kaçınmak ve araştırma maliyetini düşürmek için, insanlarla yapılan deneyleri fakir ülkelere taşıdığı ve bunlardan Türkiye’nin 6’ncı sırada yer aldığı belirtildi.

İngiliz The Independent gazetesi Türkiye’de Ocak 2007 – Aralık 2010 tarihleri arasında yapılan ilaç deneylerinde kobay olan binlerce kişiden 893’ü hayatını kaybettiğini yazdı. Bu rakam Hindistan’da 1700’ü aşarken Meksika’da da 1500’e yakın kobayın öldüğü belirtildi.

Gazete, sadece Hindistan’da bir yıl içinde gerçekleşen 1600 klinik deneyde 150 bin kişinin para karşılığı ya da tedavi umuduyla kobay olmayı kabul ettiğini yazdı. Habere göre, yasaların çok gevşek olduğu Hindistan’da bu kobaylar arasında okul çağındaki genç kızlar da bulunuyordu ve 13 yaşındaki Sarita adlı bir genç kız, ailesinin bilgisi dışında kobay olarak kullanılırken akciğerlerinin iflas etmesi sonucu hayatını kaybetti.

TÜRKİYE DÜNYADA 6’NCI

ABD’deki sıkı denetimler nedeniyle deneylerini ve insanlar üzerindeki klinik testlerini yasaların nispeten daha gevşek olduğu az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere kaydıran batılı ilaç şirketleri de şöyle sıralandı: Pfizer, Bristol Myers, PPD, Squibb, Amgen, Bayer, Eli Lilly, Quintiles, Merck, KGaA, Sanofi-Aventis, Wyeth.

İlaç şirketleri, Amerika’da yapılan araştırmalar sonucunda ürettikleri ilacın yararlı olduğuna dair herhangi bir onay alamazlarsa, bunların yerine Türkiye, Hindistan, Fas, Romanya, Çin gibi ülkelerde yapılan klinik deneyler yürütüyorlar. Burada denekler daha ucuz ve bilinçsiz olduğu için tehlike olasılığı yüksek ilaçlar bile rahatlıkla test ediliyor, olumsuz sonuçlar alınması halinde daha az sorun yaşanıyor. Yani yabancı ülkelerdeki Sağlık Bakanlığı’ndan onay alarak yapılsalar da deneklere zarar verme olasıkları daha yüksek olan ilaçlar deneniyor.

Türkiye’de şimdiye dek gerçekleştirilen klinik deneylerin sayısı 716’yı buldu. Ancak bu deneylerde en az 10 Türk denek kullanıldığı düşünülürse kobay Türkler’in sayısının 7 binden fazla olduğunu söylemek mümkün. Sadece 2007-2008-2009-2010 yıllarındaki deneylerde 893 kişinin öldüğü düşünülürse olayın dehşeti de artıyor.

TÜRKİYE’DE RAKAM BİNLERCE KİŞİYE ULAŞIR

İngiltere’nin prestijli gazetelerinden The Independent’in Hindistan’da ilaç firmalarının insan kobaylar üzerindeki deneylerini konu alan haberi ilaç sektörünün yeniden tartışılmasına yol açtı.

Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay ‘Kobay dehşeti’ne ilişkin şunları ifade etti:

“Gönüllü olarak Türkiye’de ilaçlara kobay olan binlerce insan var. İmzaladıkları formlarla ölümle sonuçlanabilen deneylere maruz kalıyorlar. Bundan daha da tehlikelisi hastanın ve hastanın yakınlarının haberi olmadan ilaç şirketleri aracılığıyla doktorlar tarafından gizlice yapılan ilaç araştırmaları. Örneğin Nijerya’da Pfizer’in gizli yaptığı ve piyasadan kaldırılan Trovan isimli antibiyotik araştırmasında onlarca çocuk öldü. Bu olay dolayısıyla şirket Nijerya hükümeti ve hasta sahiplerine çok yüklü tazminatlar ödedi. Amerika’da FDA uzun yıllar ciddi septik şokta etkili olduğu iddia edilen ve Türkiye’de 20 mg’lı flakonun 2 bin 170 TL’den satılan XIGRIS LILLY firması tarafından piyasadan çekildi. SGK milyonlarca lirayı bu ilaca döktü. İlaçları denetlemek için kurulan etik kurulunda hiç deneyimi olmayan ve klinik değil ‘veteriner’ farmakologlar var. Tam tersi durumlar da söz konusu örneğin Sanofi-Aventis firması üretimi olan ‘Ketek’ adlı antibiyotik için sahte, kağıt üzerinde araştırmalar yaptı. Bu durum dolayısıyla da çok insan hayatını kaybediyor. Dolayısıyla Türkiye’deki rakam binlerce kişiye ulaşır.” [893 Türk kobay, ilaç şirketlerinin kurbanı oldu]


‘Türk kobay’ iddiasına bakanlıktan açıklama

Sağlık Bakanlığı, “893 Türk kobay, dev ilaç şirketlerinin kurbanı oldu” iddiasıyla ilgili, klinik araştırmalara katılmanın bir “hasta hakkı” olduğunu ve tamamen gönüllülük esasına göre yapıldığını belirtti.

Bakanlık açıklamasında, “Ülkemizde yapılan klinik çalışmalar, uluslararası mevzuat çerçevesinde hazırlanan ulusal mevzuatımıza göre yürütülmekte ve çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir” ifadelerine yer verildi.

Sağlık Bakanlığının, “893 Türk Kobay, dev ilaç şirketlerinin kurbanı oldu” başlıklı haberle ilgili açıklamasında, İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğünce hazırlanan bilgi notuna yer verildi.

Bilgi notunda, Türkiye ve dünyada yapılan klinik araştırmaların tamamının “www.clinicaltrials.gov” isimli resmi internet sitesinde yayımlandığı belirtilerek, 15 Kasım 2011 tarihi itibariyle bu sitede, “Hindistan’da bin 728, Meksika’da bin 488, ABD’de 57 bin 678, Türkiye’de ise 893 klinik araştırma yapıldığı” bilgisinin yer aldığı belirtildi.

“Türkiye’de Ocak 2007-Aralık 2010 tarihleri arasında yapılan ilaç deneylerinde kobay olan binlerce kişiden 893’ünün hayatını kaybettiği, bu rakamın Hindistan’da bin 700’ü aşarken Meksika’da da bin 500’e yakın kobayın öldüğü” ifadesine yer verilen söz konusu haberde, bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen bazı yanlışlıklar bulunduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Gazete haberine kaynaklık eden ‘Vanity Fair’ isimli dergi bilimsel bir dergi olmayıp pop kültürü, moda ve politik magazin dergisidir.

‘clinicaltrials.gov’ sitesindeki veriler incelendiğinde Türkiye’de yapıldığı iddia edilen çalışmaların bir kısmının ilaç dışı, bir kısmının da ruhsatlı ilaçlarla yapılan çalışmalar olduğu görülmektedir. Ayrıca bazı çalışmalara ise henüz gönüllü alımı dahi yapılmadığı ifade edilmektedir.

Ülkemizdeki klinik araştırmalarla ilgili mevzuat, Uluslararası İyi Klinik Uygulamaları (ICH-GCP) ilkeleri, Avrupa Birliği direktifleri ve Helsinki Bildirgesi’nin son metnine paralel olarak hazırlanmıştır. Dolayısıyla dünyada uygulanan en son ve en gelişmiş mevzuat ülkemizde de uygulanmaktadır.”


“Serbest iradeleriyle katılıyorlar”

Klinik çalışmalara gönüllülerin kendi serbest iradeleri doğrultusunda ve maddi teşvik olmaksızın katılabildikleri vurgulanan açıklamada, bu çalışmaların genellikle çok merkezli ve uluslararası (birkaç ülkede birden) yapıldığı ve her ülkeden farklı sayıda (3-5 veya 10 gibi) gönüllünün alındığı belirtildi.

Açıklamada, “Dolayısıyla gönüllülerin tümünün Türkiye’den alınması söz konusu değildir. Bu gönüllülerin bir kısmı Almanya, bir kısmı İngiltere, bir kısmı Yunanistan gibi değişik ülkelerden olabilmektedir” ifadesine yer verildi.

Söz konusu klinik araştırmaların, kişinin serbest iradesiyle verdiği bilgilendirilmiş gönüllü oluru, bağımsız etik kurulu onayı ve bakanlık izni olmadan başlatılması ve yürütülmesinin “asla” mümkün olmadığına dikkat çekilerek, bunlardan herhangi birine aykırı davranılmasının hem Anayasaya hem de Türk Ceza Kanunu’nun 90. maddesine aykırı işlem yapılması anlamına geldiği, sorumluların 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırıldığı bildirildi.

Ortadoğu ülkeleri içerisinde Türkiye’nin klinik araştırmalardaki payının yüzde 10, İsrail’in payının ise yüzde 76 olduğu ifade edilerek, İsrail’de 7 Aralık 2010 tarihi itibariyle yapılan çalışma sayısının 2 bin 705 olduğu kaydedildi.

Buna göre 70 milyon nüfusu bulunan Türkiye ile 7 milyon nüfuslu İsrail karşılaştırıldığında ülkedeki sayının çok daha düşük olduğuna dikkat çekilerek, şu bilgilere yer verildi:

“Sonuç olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki klinik araştırmalara katılmak bir ‘hasta hakkı’dır ve tamamen gönüllülük esasına göre yapılmaktadır. Bu çerçevede ülkemizde yapılan klinik çalışmalar, uluslararası mevzuat çerçevesinde hazırlanan ulusal mevzuatımıza göre yürütülmekte ve çok sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Mevzuata aykırı hareket edenler hakkında ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ağır cezalar uygulanmaktadır.”


Türk kobay konuştu

Para için kobaylık yapan üniversite öğrencisi G.Y., “Mecbur kaldım deneklik yapmaya. İş başına 200 ile 300 lira alıyoruz. Birçok öğrenci para için gidiyor” dedi

İlaç devlerinin Türkiye’de dört yıl içerisinde yaptıkları 716 klinik deneyde Türkleri kobay olarak kullandığı yönündeki iddia gündeme bomba gibi düştü. Para için kobaylık yapan üniversite öğrencisi G.Y., “Mecbur kaldım deneklik yapmaya. İş başına 200 ile 300 lira alıyoruz. Birçok öğrenci para için gidiyor” dedi.

ABD’deki ilaç devlerinin 2007-2010 yılları arasında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede binlerce insanı kobay olarak kullandığı yönündeki dehşet yarattı. Dün İngiliz Independent gazetesinde yayımlanan haberde, sadece Türkiye’de dört yıl içerisinde 716 klinik deney yapıldığı ve bu deneylerde de, Türklerin kobay olarak kullanıldığı 893 araştırmanın gerçekleştirildiği iddia edildi. Haberin ardından Türkiye’deki kobay sorunu bir kez daha gündeme oturdu.

KOBAY ÖĞRENCİ

Vatan Gazetesi’nin haberine göre Ege Üniversitesi ARGEFAR İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi Araştırma Kliniği’nde, ilaçların geliştirme ve araştırılmasında kobaylık yapan birçok öğrenci bulunuyor. Sosyoloji Bölümü öğrencisi G.Y. şu zamana kadar iki defa kobaylık yapmış, karşılığında da 300 lira almış: “İlaç denekliği diğer adıyla kobaylık Ege Üniversitesi’nde çok bilinen bir şey ama aleni yapılmıyor. Genellikle arkadaşlarınızdan duyuyorsunuz böyle bir şey olduğunu. Ben de bir arkadaşım vesilesiyle haberdar oldum. Ailemle yaşıyor olmama rağmen mecbur kaldım deneklik yapmaya. İş başına göre aldığınız para 200 ile 300 lira arasında değişiyor. Birçok öğrenci para kazanmak için gitmek zorunda kalıyor.”

BÖBREK İLACI DENENDİ

G.Y., yapılan işlemi şöyle anlattı:”ˆ“Önce sizden kan alınıyor ve test yapılıyor. Deney için uygunsanız sık sık aralıklarla kanınız alınmaya başlanıyor ve 1 geceyi orada geçiriyorsunuz. Kan alımı bitene kadar bir süre yemek yemiyorsunuz, sabah saat 07.00’ye kadar orada kalıyorsunuz ve çıkıyorsunuz. Aynı günün akşamı tekrar gidiyorsunuz.” G.Y deney öncesinde her türlü yan etki karşısında sorumluluğun kendisine ait olduğunu belirten bir sözleşmenin de imzalatıldığını ifade ederek şöyle devam etti: “1 seferde 12 kişi alınıyor, kadın ve erkekler ayrı odalara yerleştiriliyor. Bir ilacın testi yaklaşık 1 hafta sürüyor. Kan değerleri üzerinden yapılan testlerde ilacın nasıl bir etki vereceği ve diğer ilaçla olan karşılatırması yapılıyor. Ben iki kere gittim test için. İki tane böbrek ilacı kullandım. Yan etkilerin olma riski her zaman var. Teste başlamadan önce sorumluluğun size ait olduğu yönünde bir sözleşme imzalatıyorlar. 1 hafta sonunda da doktorunuzdan ya da hemşireden zarf içinde paranızı alıyorsunuz.”


PARAYLA KOBAYLIK YASAK

Sağlık Bakanlığı’nın Ağustos 2011’de yayımladığı yönetmeliğe göre klinik deneylere katılan gönüllülere deney sonrasında herhangi bir mali teklifte bulunmanın söz konusu olamayacağı belirtiliyor. Klinik araştırmaların, kişinin serbest iradesiyle verdiği bilgilendirilmiş gönüllü oluru, bağımsız etik kurulu onayı ve Sağlık”ˆBakanlığı izni olmadan başlatılması ve yürütülmesi mümkün değil. Bunlardan herhangi birine aykırı davranılması durumunda Türk Ceza Kanunu’nun 90. maddesine aykırı işlem yapmaktan sorumlular, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor.

Bu arada Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de yapılan deneylerde kobay olarak kullanılan 893 Türk’ün öldüğü yönündeki haberlerin bilgi eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, “Türkiye’de 893 klinik araştırma” yapıldığını duyurdu.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Haber

Etiketler:,


Yorumlar "İLAÇ KOBAYI 893 TÜRK ÖLMÜŞ"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. crprofessional dedi ki:

    Keske bir kisi cikipta independent yazilan haberi okuma zahmetine katlansaydiniz boylece Turkiyede 893 olum vakasi degil bunun uluslararasi yuruyen calisma sayisi oldugunu anlardiniz, Fransada bu sayi 6956, ingilterede 6031, Italya da 4672, Amerikada 57958 ama siz okuyucularda suc yok asil sorun yurtdisindaki haberleri kes yapistir yapip haber yaptigini zanneden gazeteciler, keske biraz ingilizce bilselerdi, siz siz olun her habere inanmayin, gidin esas kaynagina bakin inanmiyorsaniz http://www.clinicaltrials.gov