Ana Sayfa
Orjinal Lida

Lida ile 15 Günde 5 Kilo verin!
Orjinal Zayıflama Hapı Lida ile yaz tatilinize incecik ve mutlu bir şekilde giderek sevenlerinizi şaşırtın!
Orjinal Lida Yetkili Ürün Bayii



REKLAM

REKLAM

Sağlık
 

Reklam
- Maurers
- Saç Ekimi
- v-pills
- panax
- clavis panax
- tereson
- yudali
- maurers
- orjin krem
- cosmodisk
- basur hapı
- kibarlı
- tütüne son
- bıktım tozu
- maurers hapı
- rx1 zayıflama hapı
- antakya biberi
- pembe maske
- afrika mango
- afrika mangosu
- biber hapı
- perfect steps
- zayıflatan ayakkabı
- mavi boncuk hapı
- extrajel
- hemoroid
- kilo aldırıcı
- zayıflama
- formula 7
- ayak ısıtıcı
- ufo ayak ısıtıcı
- zayıflama zayıflama hapı
- boy uzatma, boy uzatıcı
- diyet
- reishi mantarı, reishi

- antakya biberi- kanser, kanser tedavisi
- afrika mango, african mango
- panax, panax ginseng
- samandağ biberi
- acai, açai 1200
- antakya biberi
- antakya biberi-antakya biber hapı
- african mango-afrika mangosu
- boy uzatıcı
- bontavi
- limon kapsülü
- göbek bandı
- göbek eritme bandı
- burun ameliyatı izle
- mekik aleti
- plates topu
Loading

İKİNCİ BEBEK
xprodoksit gönderdi. | 30.08.2010

İkinci kez bebeğe sahip olamama durumu toplumumuzda ne sıklıkta görülmekte?

Bu genellikle çok göz ardı edilen önemli bir konudur. Aslında ikinci kez bebek sahibi olamayanların oranı, ilk kez bebek sahibi olamayanlardan daha fazladır. Yani ilk kez bebek sahibi olamayanların oranı %15 iken, ikinci kez bebek sahibi olamayanların oranı % 20-30’lara varmaktadır. Genellikle çiftler nasılsa ilk bebeğe sahip olduk diyerek ikinci bebek için endişelenmiyor ve çeşitli korunma yöntemlerine başvurarak bebek sahibi olmayı geciktiriyor. Burada önemli bir nokta, aslında bu geciktirme ile birlikte annenin de yaşı ilerliyor. Bu da demektir ki, yumurta rezervi de yaşa paralel olarak değişkenlik gösteriyor.

Biz hekimler bebek sahibi olmak isteyen anne adayları için, 35 yaşın altındakilerde, 1 yıl sürede çocuk sahibi olamamasını infertilite yani kısırlık olarak değerlendiriyorsak, ikinci çocuk isteyen çiftler için de korunmayı bırakmış kadın 1 yılsonunda bir sonuç alamıyorsa, çiftleri işin uzmanı bir hekime başvurmaya davet ediyoruz.
 
Bu durumu hiç bebeğe sahip olamamış çiftlerle aynı olarak mı değerlendiriyorsunuz?

Genel olarak baktığımızda aynı sebeplerle karşı karşıya kalıyoruz. Yani ilk bebeğine bir türlü sahip olamayan çiftlerde; % 40 erkekte, %40 kadında sorun görüyoruz. Geri kalan % 20’yi de açıklamayan infertilite durumu olarak belirliyoruz. Toplumumuzda genel olarak kadına bağlı sebeplerle, çiftlerin bebek sahibi olamadıkları sanılmakta. Oysa ortalama olarak bakarsak, %35 erkeğe bağlı sebeplerle infertilite yani kısırlık baş göstermektedir. Erkekte sperm sayısının baştan beri az olduğu durumlarla ya da erkekteki sperm sayısının zamanla bozulduğu ortamlarla karşılaşıyoruz. Bu şartlarda da yine tesadüfen gebelik elde edilebiliyor. Ama ardından tekrar bir bebek beklentisi olduğunda, bu saydığımız nedenlerden dolayı kadın gebe kalmakta zorlanıyor. Bunun yanı sıra; kiloyla, yaşla, sigarayla, stresle bağlantı olarak da sperm sayısında ve üreme kapasitesinde ciddi düşüşler olabiliyor.
 
Özellikle doğum kontrol hapları kullanmış yada dikkatle korunmuş çiftlerde bu tür sorunlar yaşanıyor diyebilir miyiz? Gebeliğe engel diğer şartlar nelerdir?
Bunu söylemek doğru olmaz. Çünkü doğum kontrol hapları kullanılması son derece güvenli ilaçlar olup gebe kalmayı engellemezler. Doğum kontrol haplarını bıraktığınızda ilk ayda %70, ikinci ayda ise % 90-95 yumurtlama ihtimaliniz vardır. Tabi eğer kadının yumurta kapasitesi yerinde ise… Diğer yöntemlerde de durum aynıdır. Rahim içi araç kullanıldığında da bu araçlar steril şartlarda takılıp çıkarıldığında kadının gebe kalmasını engelleyici bir durum oluşmaz. Bunun dışında kadında var olan çeşitli sorunlar da gebe kalmayı geciktirebilir.
 
En sık rastladığımız durumlardan biri, endometriozisdir. Yani rahim içi dokusunun rahim dışında yer almasıdır. Endiometriozis ilerleyebilir. Yani yumurta kalitesini bozarak aynı zamanda tüpleri de tıkayarak gebeliğe engel şartlar oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra; çeşitli dönemlerde geçirilmiş ameliyatlar sonrasında karın içi yapışıklıklar da tüplerin çalışmasına engel durumlar oluşturabilir. Ayrıca çeşitli enfeksiyonlar, vajinal yada cinsel yolla bulaşan mikroplar tüplere ulaşıp gebeliği engelleyebiliyor.

Rahim duvarından kaynaklanan miyomlar veya yumurtalıklardan kaynaklanan kistler de gebeliği engelleyici etkenler arasındadır. Sıkça görülen diğer nedenler içinde de kadının; tiroid hormonlarının bozulması, aşırı kilo alması, yumurtlamasının azalması, şeker hastası olması ve hormonal bozukluklarını sayabiliriz. Yani insanın da bir tür makine gibi zamanla bazı sistemlerinde arızalar oluşabiliyor.
 
Cinsel yaşamdaki sıklığın azalması ve kadının yaşı ikinci gebeliğe engel durum mudur?

Cinsel yaşamdaki azalma, doğal olarak çocuk sahibi olma şansını da azaltıyor. Normal, korunmasız bir yıllık ilişki derken haftada ortalama 3 kez ilişki kurmaktan söz ediyoruz. Ancak geçen yıllarda, iş ve yaşam yorgunluğu her şekli ile çiftleri olumsuz etkiliyor. En önemli konu, ilk kez bebeğe sahip olma şartında da üzerinde durduğumuz gibi kadının yaşıdır. Yaşa bağlı olarak kadının yumurtası ve hepsinden de önemlisi yumurta kalitesi gebelik şansı ile doğrudan ilintili bir ortam oluşturur. O sebeple çiftler, ilk yada ikinci çocuk planlarını yaparken, mutlaka annenin yaşını dikkate almalıdırlar.
 
Bu tür çiftlerde sorun sadece kadında mı oluyor? Erkekte de olumsuz durumlar ortaya çıkabiliyor mu?

Eğer bir kadın ilk bebeğe sahip olup, ikinci bebeği istediğinde buna sahip olamıyorsa, her zaman başvurduğumuz gibi eşinin sperm sayısına bakmakta fayda görüyoruz.
 
Kadındaki ne tür sorunlar ikinci gebeliğe engel oluyor?

Teşhis sırasında, özellikle kadının hormonlarına bakarak, yumurta kapasitesini saptamak önemlidir. Buradaki en önemli konu kadının yumurta rezervini dikkatlice incelemektir. Sıkça gördüğümüz farklı bir durum da tüplerdeki tıkanıklıktır. Bu sebeple rahim filmi büyük önem taşıyor. Eğer bir kadın, ilk bebeğini sezaryanla yapmışa yada bir ameliyat geçirmişse mutlak o kadının tüplerine bakılması gerekmektedir.

Tedavi süreci nedir? Tedavi sürecini etkileyen etkenler nelerdir?

Tedavi sürecinde; kadının muayenesini yapıyoruz, hormonlarına bakıyoruz, rahim filmini çekiyoruz ve erkeği de incelemeye alıp sperm testini yapıyoruz yani ana saptamalarımızı oluşturuyoruz. İkinci bebeğine gebe kalamayan bu kadınlarda önemli bir unsur, bu sürede gecikmiş yaş olarak karşımıza çıkıyor. Açıkça belirtmeliyiz ki, kadın yaşının 35’in altında olması ile üzerinde olması arasında ciddi farklılıklar var. Bu dönemde kadının doğurganlık kapasitesi azaldığından, tedavi sürecimizi hızlandırmamız gerekiyor.
 
Tedavi süresinde çiftlere psikolojik rehabilitasyon öneriyor musunuz?

Şayet çiftler bu sıkıntıdan önemli ölçüde etkileniyorsa, mutlak olarak bir uzmandan destek almakta fayda var. Bizlerin genel olarak gözlemi, çiftler tek çocukla kalmayı tercih etseler de ikinci bebeği, çoğunlukla çiftlerin ilk çocuğu istemektedir. Bu sebeple çiftler, çocuklarının ciddi kardeş isteme baskısı ile bir çocuk daha edinme telaşına düşüyorlar.
 
Tedavi sonrasında hiç çocuk sahibi olamayacağı belli olan çiftlere ne öneriyorsunuz?

Bunu sadece, kadının yumurtalık kapasitesi tamamı ile sona ermişse söylemek mümkündür. Bu durumda bile, ki bu tür hastalarımız var, kadın hiç umulmadık zamanda sağlıklı yumurta verebildiğinden, kadının yumurta takibinin hekim gözetiminde ve sistemli olarak yapılması, umutsuzluğa kapılmaması gerekmektedir. Yani tamamı ile pes etmeden önce kadını, adetlerinin ikinci ya da üçüncü gününde ultrasonla takip etmek gerekir. Çünkü bazı aylar kadın, hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar kaliteli yumurtayı verebiliyor. Bu şekilde tedavi ettiğimiz ve hamile bıraktığımız hastalarımız çok sayıda mevcut.
 
Tedavi sonrası ikinci bebeğine tedavi ile kavuşmuş ve üçüncü bebeği düşünen çiftlere ne öneriyorsunuz?

Bu konuda Dünya Sağlık Teşkilatı’nın önerdiği, iki doğum arasının yaklaşık, 1.5 yıl olmasıdır. Çiftlere sağlıklı bir gebelik ve ruh sağlığı dingin bir anne-baba olmak için bu zaman aralığını, hekim olarak önermekteyiz.
 
Bu tedavi devlet geri ödeme kapsamında mıdır?

Maalesef hayır. Devlet bir çocuğu sahip olana hiçbir şekilde infertilite tedavi desteği vermemektedir.
 
Çiftlere doğru tedavi merkezinin seçiminde neler öneriyorsunuz?

Bugün Türkiye’de, Avrupa ve Amerika standartlarında çalışan son derece başarılı tedavi merkezleri var. Çiftlerin merkez seçerken; bu kurumların güvenilir, gebelik başarıları yüksek, konusunda uzmanlaşmış hekim ve ekiplerle çalışan merkezler olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Merkezdeki işin uzmanı hekimler ve yine merkezin başarısı bu seçimde önemlidir. Çünkü bu tedavideki son basamak başarılı bir tüp bebek merkezidir.

Op. Dr. Aytuğ KolankayaOp. Dr. Aytuğ Kolankaya
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

- İkinci Bebek
- Tüp Bebek Tedavisinde Başarı İçin 
-
Tekrarlayan Düşük ve Nedenleri 
-
Evlilik Öncesi Hangi Testler Yapılır?

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
tüp bebek hakkında birebir telefonda konuşmak istiyorum
songül berkem eklemiş. | 27.05.2011 Saat 15:21
DR.AYTUĞ KOLANKAYA BEN DOKTORUM PROGRAMINA HER BAGLANMAK İSTİYORUM.AMA BİR TÜRLÜ DÜŞÜREMİYORUM.BENİM KARDEŞİME ABİME YARDIM EDERMİSİNİZ.ÇOCUKLARI OLMUYOR.15 SENEDİR.TÜP BEBEK YAPMALIZINIZ DEDİLER DOKTORLAR.DOKTORLARA ÇOK PARA HARCADILAR.ÇOCUK İÇİN.LÜTGEN YARDIMI OLUN ABİME ABİM 39YAŞINA GELİYOR.ÇOK İSTİYRLAR ÇOCUGUNUN OLMASINI.BENİM OGLUM VAR.SİZE ÇOK YAZDIM.DOKTORUM PROGRAMINA.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİZ.03122392298 GÜL
GÜL TOKAT eklemiş. | 27.01.2012 Saat 00:20
Yorum Ekleyin
Yorum
Adınız Soyadınız
Mail
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Alfabenin ilk harfi nedir? 


Yasal Uyarı! : 1- Bu sitede yer alan bilgilerin yardımcı ve destekleyici olduğunu unutmayınız ve hekime gitmeden kendi kendinizi tedaviye kalkışmayınız. Uygulamalar kişisel ihtiyaca ve koşullara göre değişkenlik gösterebilir. Site içeriğinin tanı ve tedavi amacıyla kullanılması hatalı olup, bundan doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bir rahatsızlığınız var ise öncelikle mutlaka bir hekime danışınız. 2- Bu sayfada yer alan yorumlar kişilerin kendi görüşleridir ve site kullanım şartlarını kabul etmiş sayılır. Yazılanlardan xprodoksit.com sorumlu değildir. Kaldırılmasını istediğiniz yorumu, sayfa adresi ve yorum tarihi ile birlikte iletişim sayfasından bildirebilirsiniz. Gizlilik Politikası 3-Uyarı: Site içeriğindeki bilgiler çeşitli yayın organlarından derlenmiş olup www.xprodoksit.com 'un hiç bir uzman ile doğrudan bağlantısı bulunmamaktadır. Soru ve sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz.
Paylaş





Diyet
Güzellik
- Doç.Dr.Alev Eken
-
Doç.Dr.Nuran Atmanoğlu
-
Dr.Ceyda Şener
-
Dr. Horward Murad
-
Ebru Şallı
-
Meryem DEDE
-
Suna Dumankaya
-
Şule Karabağ
Jinekoloji
- Prof.Dr.Derin Kösebay
-
Dr. Süleyman Eserdağ
-
Dr. Aytuğ Kolankaya
-
Op.Dr. Alper Mumcu
 

Son Fotoğraflar
BEBEĞİMİ EMZİRİR MİSİN?
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2012 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web Ücretsiz Uygulama ile Cepten Takip EtYoutube Xprodoksit KanalıTwitter'dan Takip Et