By 11 Eylül 2011 Devamı →

HİPOGLİSEMİ PSİKOLOJİYİ BOZUYOR



Kendiniz ya da çevrenizdekilerde gözlediğiniz psikolojik bazı değişikliklerin kan şekerinizdeki aşırı düşmeden kaynaklanabileceği aklınızda olsun.
HİPOGLİSEMİ PSİKOLOJİYİ DE BOZUYORHipogliseminin, bazılarında duygu ve davranış değişikliklerine, hatta ruhsal sorunlara yol açabileceğini bilmekte fayda var. Fayda var, çünkü boş yere yanlış teşhislerin veya yanlış değerlendirmenin kurbanı olabilirsiniz…Hipogliseminin duygusal tepkilerimizi değiştirmesinin iki temel nedeni olduğu bilinir:

Birincisi, beynimizin vücudumuzdaki diğer organlardan çok daha fazla enerjiye, yani şekere ihtiyaç duymasıdır. Beyin, vücut ağırlığının yüzde 2’sini oluşturduğu halde yakılan enerjinin yüzde 20’sini kullanıyor. Yani, beynimiz şekerimizin düşmesinden hiç ama hiç hoşlanmaz.

İkinci neden ise şu: Çok yüksek oranda enerji kullansa da beynimiz maalesef ihtiyacı olan enerjiyi depolayamıyor. Beyne gelen kanda ne kadar şeker varsa ancak onu kullanabiliyor. Dolayısıyla kanda şeker miktarı azaldığında beynin kullanacağı enerji miktarı da azalıyor.

NE OLUYOR?
Hipoglisemi durumunda, kan şekerinin düşme hızı ve hipogliseminin derinliğine paralel olarak beynin performansı da düşmeye başlıyor. Neticede psikolojik yapıda bazı değişimler ortaya çıkıyor. Bunların en başında da sinirlilik, öfke atakları ve çabuk reaksiyon vermeler, alınganlık halleri, küsmeler, darılmalar geliyor!

Sık sık küsüp darılan, olur olmaz şeylere tepki veren, okuyup duyduklarından bile kaygılanan, kısacası ruhsal iniş-çıkışları sık ve yoğun olan biriyseniz hipogliseminiz olabilir.

Hipoglisemi bazılarında ise tam tersine yorgunluk, halsizlik, bitkinlik, isteksizlik, karamsarlık, huzursuzluk, baş ağrısı gibi işaretlerle ortaya çıkabiliyor.

MİGREN, UNUTKANLIK, DEPRESYON…

Biz kliniğimizde sabahları sersemlik içinde uyanan, güne tatsız, keyifsiz ve kötümser başlayan, uyanmada zorluk çeken, sık sık başı ağrıyan, migren ataklarından bir türlü kurtulamayan kişilerin birçoğunda hipoglisemi olduğunu saptıyoruz.

Önemli bir nokta da şu: Kronik hipoglisemi hali unutkanlığa da yol açabiliyor. Belirleyici unutkanlık şikâyeti olan, hatta Alzheimer olduğu düşünülen birçok hastada esas nedenin hipoglisemi olduğunun anlaşılması bizi şaşırtmıyor.

Diğer yandan bazı depresif hastalarda da hipoglisemi var ve kronik hipoglisemiklerin bazılarına yanlışlıkla depresyon tanısı konabiliyor.

Hipogliseminin sadece bedensel değil, ruhsal faturaları da olabileceği aklınızda olsun. Özellikle odaklanma zorluğu, unutkanlık, yorgunluk, ani tepkiler, öfke atakları, uyku sorunları, baş ağrıları ve depresyon gibi problemlerin kan şekerinizin aşırı düşmesi ile ilişkili olabileceğini unutmayın.

İş-okul başarısını azaltıyor
BİR UYARI

Sabah kahvaltısını yapmadan işe veya okula aç (!) gidenlerde iş ve okul başarılarının azalmasının nedeni de hipoglisemi olabiliyor. Çünkü kronik hipoglisemi öğrenmeyi, problem çözmeyi, akılda tutmayı ve işe konsantre olmayı sekteye uğratıyor.

Kısacası, hipogliseminin iş ve okul başarısında da önemi büyük! Hipoglisemikler güne sıkı bir kahvaltı yaparak başlamalı, sık sık ve az az yemeyi, öğün atlamamayı öğrenmeliler. Beyaz un, şeker, meşrubatlar, bal-reçel-pekmezden uzak durmalılar.

Çocuklarınızı ve eşlerinizi sıkı bir kahvaltı yapmadan işe-okula göndermeyin!

* Yorgunluk ve Hipoglisemi

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Göbek ve Karaciğer
* Yangi Yaşta Hangi Besin Öncelikli Olmalı?
* Metabolik Sendrom TEST’i
* Gıda Alerjisi Efsaneleri
* Egzersizlerden Daha İyi Sonuç Almak İçin
* Beslenme Sorgulama Testi
* Tok Tutan 12 Besin
* Neden Kilo Alıyorum?
* Oruç Sağlığımızı Etkiler mi?
* Yaz Meyvelerinin Gücü
* Osteoporozun Çaresi Egzersiz
* Kalsiyum Deposu Besinler
* Doğa Şifa mı Tehtid mi?
* Neden Terliyoruz?
* Bu Kadar İlaç Nerey Gidiyor?
* Sağlığa Zararlı Yaz Yanlışları
* En İyi Krem Hangisi?
* Cilt Yaşlanmasına Karşı Kırışıklık Kürü
*
Tansiyonu Düşük Olanlar Daha Şanslı
* Anti-Aging Rüyası Bitiyor mu?
* Unutkanlık ve Kötü Beslenme
* DUKAN Diyet Zararlı mı?
* Çölyak Hastalığı Yayılıyor
* Kolestrol İlaçları Tehlikeli mi?
* Kolestrol Neden Yükselir?
* Yorgunluk ve Hipoglisemi İlişkisi

Tüm Yazıları İçin

Hipoglisemi’ye umut
Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) bir gene bağlı olabileceğini belirleyen bilimadamları, araştırmalarının sonucunda olumlu sonuç alındığı takdirde hastalığın tedavi sürecine büyük katkı sağlanabileceğini belirtti.

İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi’nden bilimadamları, ciddi ve nadir rastlanan hipoglisemi türünün görüldüğü 3 çocuğun genlerini inceledi.

Çocuklarda aşırı derecede çalışan bir enzim belirleyen bilimadamları bu hastalarda, ensülinin denetlediği hücrelerarası uyarı yollarında rol oynayan enzimi kodlayan AKT2 geninde aynı mutasyona rastlandı.

Bilimadamları mutasyonun ensülin seviyesinden bağımsız olarak enzimin sürekli çalışmasına yol açtığını, dolayısıyla kandaki şeker düzenini bozduğunu vurguladı.

‘Tatlı krizi diyabet habercisi olabilir’

Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinde iştahsızlık çeken, ancak akşam üstü tatlı isteği artan kişilerde diyabet hastalığı riskinin daha fazla olduğu bildirildi.

Uzmanlar, Tıp dilinde ‘Reaktif Hipoglisemi’ adı verilen ve ileride şeker hastalığına yol açan, aşırı tatlı yeme alışkanlığının ileride istenmeyen sonuçlara yol açacağına dikkat çekiyor. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Ruhan Süme, özellikle yemek yedikten sonra kan şekerinin yükselmesiyle insülin hormonunun fazla salgılanması sonucu, yemeği takiben kan şekerinde oluşan düşüşlerin sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Süme; şu bilgileri verdi: “Burada düzensiz, aşırı insülin salgılanma durumu söz konusudur. Kişide, özellikle kan şekeri hızla yükselten besinler yedikten sonra (çikolata, pasta, hamurlu tatlılar) terleme, taşikardi, aşırı acıkma hissi, tekrar tatlı ve besin tüketim isteği oluşur. Bunların sonucunda sürekli tatlı tüketimi ve kilo artışı yaşanır. Hastaların beslenme alışkanlıkları genelde benzerdir.

Sabah kahvaltı yapma isteği yoktur, öğlen hafif bir şeyler atıştırmaları yeterlidir, fakat akşama doğru tatlı isteği yoğunlaşır, özellikle akşama kadar tatlı besinleri atıştırma ve aşırı acıkma hissi gelişir. Gece uykudan uyanıp tatlı veya yemek yiyerek tekrar uyumak genel yeme alışkanlıklarıdır. Hastalarda sürekli diyet yapma çabası vardır ama diyetler kısa sürelidir ve başarı sınırlıdır.

Reaktif hipoglisemi; düzensiz beslenen, öğün atlayan, psikolojik durum bozukluğu, aşırı ve hızla kilo alıp veren, ailede şeker hastalığı olan kişilerde gözlenebilmektedir. Reaktif hipoglisemi, ileride şeker hastalığının habercisidir. Tanı konduktan sonra en temel tedavisi diyettir. Zayıflamak isteyen ve diyet yapmaya karar veren kişilerin, mutlaka doktor ve diyetisyen gözetiminde, kendi metabolizmalarına uygun diyetlerle zayıflamaları gereklidir.”

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, , , , ,


Comments are closed.