By 04 Kasım 2009 Devamı →

GENETİĞİ OYNANMIŞ GIDALAR GDO



Genetği Oynanmış Gıdalar

Genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesi bu konudaki tartışmaları hızlandırdı.
GDO’lu ürünlerin ithalatına izin verilmesinin sağlık açısından riskine dikkat çekilirken, öncelikle risk analizlerinin yapılması gerektiğini savunanlarda var
GDO GerçeğiKısaca ‘GDO’ adı verilen, insan sağlığına ve çevreye zararları olduğu tartışılan, genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünler hakkındaki yönetmeliğin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca 26 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi, sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Uzmanlar, meslek odaları, bilim adamları ve gazeteciler de konuyu tartışmaya açtı. GDO’ya Hayır Platformu’nu oluşturan sivil toplum örgütleri, GDO konusundaki yönetmeliği, halk sağlığı, tarım üretimi ve biyolojik çeşitlilik açısından endişeyle karşıladıklarını bildirerek, yaptıkları ortak açıklamada şöyle dediler:
“GDO, pek çok ülkede kısıtlama ve tüketici reddi ile karşı karşıya. Çıkarılan yönetmelik bazı düzenlemeler içerse de, bugün kesin bir yasaklamayı sadece bebek gıdalarında yaparak, herhangi bir ürün üzerinde ‘GDO’suzdur’ ifadesinin kullanımını yasaklayarak ve birçok maddede denetim ve GDO mevcudiyeti konusunu yorum ve keyfiyete bırakarak amaç kapsamı dışına çıkmıştır.” Gıda Mühendisleri Odası yetkilileri de, “GDO’lu ürünlerin sağlığa zararı olmadığı kanıtlanıncaya kadar işlenmesi ve tüketime sunulmasına izin verilmemelidir” dediler.
Bu konuda ne dediler?
Gökhan Günaydın (TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı): “1998’den beri, her yıl en az GDO’lu 2 milyon ton soya, 2 milyon ton mısır ülkeye rahatça giriyordu. Şimdi GDO’lu ürünlerin ekimine de izin veren yasa tasarısı taslağını Bakanlar Kurulu’ndan geri çektiler, yerine ekime izin vermeyen bir yönetmelik çıkardılar. Ekimine Türkiye’nin ihtiyacı yok, yenilmesine de izin verilmemeli. Türkiye’de 800’den fazla üründe GDO’lu gıda olduğu kanıtlandı.”
Prof. Dr. Tayfun Özkaya (Ege Ü. Ziraat Fak.): “Yeni yönetmelik Türkiye’ye GDO’ların ithalatı ve kullanımını serbest bırakıyor. GDO’lu ürün üretimine izin vermiyor ama ithalatına izin veriyor. 5. maddeyle zararları da kabul edilmiş oluyor. Avusturya’da hayvanlar üzerindeki deneyler sonucu, GDO’lu ürünlerin vücutta organ hasarı, karaciğer ve böbrek yetmezliği, kısırlık, erken doğum ve düşük gibi önemli rahatsızlıklara yol açtığı kanıtlanmıştır.”
Prof. Dr. Selim Çetiner (Sabancı Ü. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fak.): “Bir ekonomik yararı var ki, dünyada çok önemli oranda GDO’lu tarım yapılıyor. Araştırmamda Türkiye’nin her yerinden toplanan 51 hayvan yeminden 50’sinde genetiği değiştirilmiş soya çıktı. AB de, Türkiye’nin ithal ettiği soyaları ithal ediyor. Bilimsel verilere dayalı olarak, risk analizleri yapılsın, insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri araştırılsın, yasal çerçevesi çizilsin, sonra katkı sağlayacağını düşünen çiftçi eker, düşünmeyen ekmez.”
Prof. Dr. Sabahattin Özcan (Ankara Ü. Tarla Bitkileri Böl.): “Zararlı olduğunu gösteren bulgular da var ama bunlar kendi içinde çelişkili. İnsan ve hayvan sağlığı için riskleri varsa araştırılsın, olmadığına kanaat getirilirse bu ürünleri üretelim ve kullanalım.”
Necati Doğru (Vatan gazetesi yazarı): “Yönetmelik bütün canlı deseni ve türünün de sağlığını, varlığını tehlikeye attığı için yılanlar, çıyanlar, akrepler ve fareler size diş biliyor olacaklar…”
Güngör Uras: “Kanunla düzenleme beklenirken, bir yönetmelikle hükümetimiz GDO’ya ülkenin kapılarını açtı.”
Ahmet Atalık (TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şb. Bşk.): “Yönetmelik gerçek bir komedi. GDO’lu ürünlerin bebeklerin besinlerinde kullanılması yasak. Çocuk için zararlı olan, büyükler için zararlı değil mi?”
Hangi ürünlerde var?
Gökhan Günaydın bu konuda şu bilgileri verdi: “Mısır, soya, pamuk ve kolza, genleriyle oynanmış bitkiler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bunlardan üretilen ürünler, GDO’lu olma riski taşıyor. Bu dört üründe de dışa bağımlıyız. Mısır ve soyadan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şurubu, sakkaroz, fruktoz içeren gıdalar, bisküvi, kraker, pudingler, bitkisel yağlar, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk vb hayvanlardan elde edilen gıdalar, hazır mamalar, çorbalar, sıvıyağlara kadar 800 çeşit ürün sayabiliriz.”
Nasıl ortaya çıktı?
Ahmet Atalık, GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girişinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı:
“GDO’lu ürünleri bakanlık 1998’den beri sürekli reddetti, ta ki 2003’te Arjantin’den kalkan bir soya gemisinin Brezilya açıklarında Greenpeace aktivistlerince, ‘GDO’lu bu yük’ diye durdurmasına kadar. Sonra yapılan analizler sonucu ürünlerin GDO’lu olduğu ortaya çıktı. Yoksa o gemi bizim Mersin limanımıza yanaşacaktı. Bakanlık bu olaydan sonra reddedemedi.”
GDO nedir
Genleri bir canlıdan alıp başka bir canlıya nakletme işine, ‘Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)’ deniyor. Bu şekilde sıcağa, soğuğa, böceklere ya da virüslere karşı dirençli yeni ‘tür’ler yaratılmış oluyor. Amaç açlığa çözüm. Çünkü GDO teknolojisiyle, çok daha fazla ürün elde edilmesi ve besin değerlerinin artırılması hedefleniyor. Genetiği değiştirilmiş gıdaların sağlığa zararları tüm dünyada tartışma konuları arasında en önemli yeri tutuyor. Farklı gen türlerinin karıştırılması yoluyla elde edilen yeni organizmalar, GDO karşıtlarınca, ‘Frankeştayn gıda’ olarak tanımlanıyor.

Frankenstein gıdalara ‘hayır’
GDO’ya ilişkin yönetmeliğe bir tepki de İzmir’den, ‘GDO’ya Hayır Platformu’ndan geldi.
Platform İzmir Dönem Sözcüsü Vezan Karabulut, GDO’ları ‘Frankenstein gıdalar‘ olarak tanımladıklarını belirterek, “Biz domates yediğimizi sanırken, aslında farklı bir gıdanın genlerini yiyor olacağız” diye konuştu.
Eker: Mahkeme GDO’ya kapı açar
Genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünlere ilişkin yönetmelik dün TBMM Genel Kurulu’nda tartışma konusu oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, yönetmeliğin amacının GDO’lu ürünlerin ithalatını kolaylaştırmak değil, aksine ithalatını zorlaştırmak, kontrol ve denetim altına almak olduğunu söyledi. Eker, “‘Biz bunu mahkemeye götürürüz’ demek, açık söylüyorum ki kesinlikle GDO’ya kapı açmak demek olur” dedi. Yönetmeliğin yanlış aktarıldığını ve Türkiye’nin GDO’larla ilgili herhangi bir mevzuata sahip olmadığını belirten Eker, işlemlerin 1998’de çıkarılan bir bakanlık talimatıyla ve beyana tabi olarak yapıldığını ifade etti.
Baykal: Yönetmelik iptal edilmeli
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin, Kürt ve Ermeni açılımının ardından, milletin önüne GDO olmak üzere yeni bir açılım daha getirdiğini belirterek, hükümetin gıda tuzağı olan GDO’lara izin veren yönetmeliği iptal etmesi gerektiğini söyledi. Hükümet yapmazsa, kendilerinin yönetmeliği iptal ettireceklerini söyleyen Baykal şunları kaydetti: “Yasa taslağı geldi diye beklerken, ‘yasaya falan gerek yok biz yönetmelik çıkarıyoruz’ dediler. Şimdi bunu sessizce, vurkaç operasyonu ile, bir gıda tuzağını yürürlüğe koydular. Bu 70 milyonun sağlığını, geleceğimizi istikbalimizi tehlikeye atan bir olay.”
AB’de sıkı denetim var etiket zorunlu
GDO, Avrupa Birliği’nin (AB) yıllardır gündeminde. AB bu ürünlerde sıkı bir denetim ve etiketleme politikası uyguluyor. GDO etiketlemesi yapılabilmesi için ilgili ürünün yüzde 0.9 oranında GDO içermesi gerekiyor. AB bu konudaki uygulamalarını 2003’te yürürlüğe giren 1829/2003 sayılı yönetmeliğe göre yürütüyor.Yönetmeliğin etiketlemeyle ilgili bölümünde, bu uygulamanın ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan gıda maddeleri için’ ve ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan ürünlerle üretilen gıda maddeleri için’ geçerli olacağı belirtiliyor. GDO içermesine karşın etiketlemeye gidilmeyecek durumlar ise 18.10.2003 tarihli AB Resmi Gazetesi’nde şu şekilde ifade ediliyor: “Bu bölüm, yüzde 0.9 oranından daha yüksek olmayan oranda GDO içeren, GDO’dan oluşan ya da GDO’yla yapılan gıda ürünleri için uygulanmayacaktır.”

Yüzde 0.9 oranının aşıldığı durumlarda ise spesifik bir etiketleme yöntemi uygulanıyor. İlgili yönetmeliğe göre:
1- Birden fazla malzeme içeren ürünlerde, içindekiler listesinde ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş …le üretilmiş’ ifadelerinin ilgili malzemenin hemen arkasından parantez içinde yazılması gerekiyor.
2- Malzemenin bir kategorinin ismi olarak gösterildiği durumlarda, ‘genetiği değiştirilmiş … içerir’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş …le üretilmiş … içerir’ ifadelerine içindekiler listesinde yer verilmesi gerekiyor.
3- İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş …le üretilmiştir’ ifadelerinin etiketin üzerinde açıkça görülür şekilde yer alması gerekiyor.
4- İlk iki maddedeki GDO vurguları, içindekiler listesinin altında dipnot olarak yer alabilir. Bu durumda en az içindekiler listesinde yer alanların boyutunda yazılması gerekir. İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda etiketin üzerinde açık şekilde yer almalıdır.
5- Gıda ürünün nihai tüketiciye satıldığı aşamada, paketlenmemiş ürünlerde olduğu kadar büyüklüğü 10 cm2’yi geçmeyen paketlerde satılan ürünler için GDO’yla ilgili ifadeler sürekli ve görülür bir şekilde ürünün sergilendiği tezgâhın üstünde ya da hemen yanında ya da paketleme malzemesinin üzerinde kolay şekilde tespit edilebilecek ve okunabilecek büyüklükte olmak kaydıyla yer almalıdır.
GDO’lu ürünlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt ya da yumurtalar için GDO etiketlemesi yapılmıyor. AB içinde GDO’larla ilgili yasal düzenlemeye yönelik yeni bir değerlendirme süreci başlatılmış durumda. Bu çalışmada mevcut yasal düzenlemeyle ilgili risk değerlendirmesi, onay süreci ve etiketleme unsurlarına yoğunlaşılıyor. Değerlendirme raporunun 2010’un yaz aylarında yayımlanması bekleniyor. AB içinde GDO üretimini yasaklayan 6 ülke var. Bunlar Avusturya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, Almanya ve Lüksemburg. www.xprodoksit.com


Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) yönetmeliğinin ardından yapılan ilk denetimlerde yüzde 0.9’luk limiti aşan ürünler olduğu belirlendi.
Aralarında mısırın da bulunduğu bu ürünler ülkeye giremezken 20 numuneden 13’ünün limite uygun olduğu öğrenildi
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yaptığı genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren ürün denetimlerinde ilk sonuçlar alınmaya başlandı. Analizlerde, belirlenen limitin üstünde GDO içeren ürünlere de rastlandı. Pirinç, muz, mercimek ve bebek mamasında GDO limitinin geçilmediği, limiti geçenler arasında mısır ürünlerinin olabileceği belirtildi. Denetim gerekçesiyle malları gümrükte bekletilen ihracatçılar süre istemek için Ankara’ya geldi.
GDO’lu ürünlerin ithalat, kontrol ve denetimiyle ilgili yönetmeliğin 26 Ekim’de yürürlüğe girmesinin hemen ardından gümrüklerde denetimlere başlandı. Limanlar ve karayolu gümrüklerinde beyan edilen ürünlerden ilk etapta alınan 100’ün üstündeki numune incelemeye alındı. Mevzuat gereği 2 ile 5 gün arasında süren analizler devam ederken, gemi ve TIR’ların gümrüklerde bekletildiği öğrenildi. İlk numunelerden 20’ye yakınının sonuçları da alındı. 13 ürünün numunesinden negatif (limite uygun) sonuç çıktı. Bu ürünlerin, yönetmelikle izin verilen yüzde 0.9 oranından daha az genetiği değiştirilmiş organizma içerdiği belirlendi. Bu ürünlerin Türkiye’ye girişine izin verildi. Diğer numuneler ise pozitif sonuçlandı ve giriş izni alamadı. GDO denetimi, ilan edilen listedeki 27 ürünün tamamına uygulanıyor.
Pirinç, muz, mercimek temiz
Milliyet’e konuşan Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği Genel Sekreteri Melahat Özkan, pirinç, muz, mercimek ve bebek mamasında yüzde 0.9’luk limiti aşan GDO olmadığını bildiklerini söyledi. Özkan, limit üstü GDO’ya sahip 7 ürün olduğunu, ancak bu ürünlerin tümünün farklı kalemlerden oluşmadığını anlattı. Özkan, mısır ürünlerinde GDO limitlerinin üstüne çıkıldığını sandığını belirtti.
Özkan, Tarım Bakanlığı’nın GDO’lu ürünleri analiz eden Adana, Ankara ve Bursa’daki laboratuarlarından yalnızca Ankara’dakinin çalıştığını belirterek, bu nedenle gümrüklerde yığılma olduğunu kaydetti. Özkan, gemilerin limanlarda sıra olduğunu söyledi. İthalatçıya, sisteme uyum sağlaması için süre tanınmadığını savunan Özkan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileriyle bu konuyu görüşmek için Ankara’ya geldiklerini söyledi.

Bakanlık sessiz
Tarım Bakanlığı ise iddialarla ilgili sessiz kalmayı tercih etti. Dün gündüz saatlerinde konuyla ilgili bilgi vereceği bildirilen bakanlık, bir açıklama yapmadı.
Pamukçular ‘GDO’suz damgası’ istiyor
Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Kocagöz, genetiği değiştirilen pamuk üreten ender ülkelerden biri olan Türkiye’nin balyalara ‘GDO içermez’ damgasını vurmak istediklerini ancak kamuoyunda tartışmalara neden olan yeni yönetmeliğin bunu engellediğini söyledi.
Kocagöz, dünyadaki pamuğun yüzde 60’ının GDO’lu olduğuna dikkat çekerek, bilinçlenme arttıkça GDO’suz Türk pamuğuna da dünya çapında ilgi olduğunu dile getirdi. Türkiye’de üretilen pamuğa ‘GDO içermez’ damgasını basmak için Tarım Bakanlığı’na öneride bulunduklarını aktaran Kocagöz şunları kaydetti:
“Yeni yasa GDO’lu ürünleri kimliklendiriyor ancak GDO’suz ürünlere damga basılmasını öngörmüyor. Dünya pamuk piyasasında Türk pamuğunun değerini anlatabilmemiz için bu uygulama gerekli. Bunun için Tarım ve Sanayi bakanlıklarıyla temasa geçtik.”
BURCU TANER İzmir DHA
27 ürün analiz ediliyor
Tarım Bakanlığı 81 ildeki müdürlüklerine 30 Ekim 2009’da gönderdiği yazıda, 27 adet ürünün ve bunları içeren gıda ve yem maddeleri için GDO analizi yaptırılmasını, analiz sonucunda GDO tespit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmemesi gerektiğini kaydetmişti. Yazıda şöyle denilmişti:
“Yönetmelik gereğince gıda ve yemlerin ithalatında GDO analiz sıklığı listesi hazırlanması gerekmektedir. Bu liste belirleninceye kadar söz konusu ürünlerle ilgili önceden yapılan analizlere ilave olarak ekteki listede yer alan ürünler veya bileşiminde listede belirtilen ürünler bulunan, bu ürünlerden üretilen gıda ve yem maddeleri için GDO analizi yaptırılması, GDO teşpit edilen ürünlerin ithalatına izin verilmemesi gerekmektedir.”
Analiz listesi
– Mısır
– Soya
– Kolza (kanola)
– Patates
– Pamuk ürünleri
– Çeltik-pirinç
– Buğday
– Ayçiçeği
– Nohut
– Mercimek
– Tatlı patates
– Manyok (tapyoka)
– Muz
– Elma
– Papaya
– Radika (karahindiba)
– Balkabağı
– Erik
– Domates
– Şeker kamışı
– Bebe havucu
– Tatlı biber
– Şeker pancarı
– Yonca
– Marul
– Sakız kabağı
– Bakteri veya maya.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Haber

Etiketler:, , ,


Comments are closed.