By 22 Ocak 2011 Devamı →

ESTETİK AMELİYATLAR VE GÜZELLİK




“Estetik’de Yeni Teknikler, Remiks Şarkı Gibi”¦”


Dalında önde gelen isimlerden biri olan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Osman Oymak, kadınların kendi aralarında gerçekleştirdikleri yarışmada öne geçmek için estetiğe başvurduklarını düşünüyor… Bunun yanı sıra yeni teknikleri ise remiksleri yapılan eski şarkılara benzetiyor. www.xprodoksit.com

Estetikle Gelen GüzellikGenç görünmek, ince ve kusursuz bir vücuda sahip olmak hepimizin en büyük hayallerinden… Hatta kimi zaman bu uğurda doğallıktan bile uzaklaştığımız oluyor. İşte bu noktada uzmanların devreye girmesi gerekiyor. Ancak bazı doktorlar doğal bir görünüm yaratmaktansa biz kadınların aşırı isteklerini gerçekleştirmeyi tercih ediyor. Bu nedenle ortaya birbirine benzeyen, yüzlerine hiç yakışmayan bir buruna ya da vücudunun kaldıramayacağım büyük göğüslere sahip kadınlar çıkıyor. Ancak bazı doktorlar var ki, kendi doğrularından ödün vermemek için hastayı reddediyor. Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Osman Oymak da işte bu tarz doktorlardan biri… Üstelik oldukça da açık sözlü! Hastalarına duymak istemediklerini söylemekten kesinlikle kaçınmıyor. Çünkü estetik ameliyatlarının ortak bir çalışma olduğunu ve her iki tarafın da birbirinin düşüncesini kabul etmesi gerektiğine inanıyor. Bu özelliği onu sektörün en tanınmış isimlerden biri kılarken; yaklaşık yirmi yıllık deneyimi de estetik ve kadınlar hakkında farklı düşüncelere sahip olmasını sağlıyor.


Kadınların en çok hangi nedenlerle estetik ameliyat yaptırdığını düşünüyorsunuz?


Dr. Osman Oymak : Bu soru için iki ya da üç cevap verebilirim. Bazıları kadınların duymak istediklerini, bazıları ise kesinlikle duymak istemediklerim içeriyor. İlk olarak duymak istediklerinden başlayacağım… Kadınlar çoğunlukla 18 yaşındayken estetik yaptırmaya başlıyor. Bu yaşlarda genellikle yaşam kalitesini güçlendirmek için burun estetiği, kepçe kulak ameliyatı ya da meme küçültme ameliyatları yapılıyor. Aynaya baktıklarında kendilerinden rahatsız olan ve sağlık sorunları çeken gençlerin bu operasyonlara başvurmalarını kesinlikle onaylıyorum. Ancak yaş ilerleyip, evlenme çağı geldiği zaman birlikte oldukları erkeği ya da eşlerim memnun etmek için ameliyat masasına yatılmaya başlanıyor. Bu çocukluktan kalma bir düşünce aslında… Küçükken anneler kızlarını; ‘Benim güzel kızım’ diyerek sevdiklerinden, insanlar sevilmeyi salt güzellik ile özdeşleştiriyorlar. Yaşlanma başladığında ise genç görünmek için deli oluyorlar. Duymak istenilmeyen ise kadınların aslında estetiğe kendi aralarındaki yarışmada öne geçmek için başvurdukları gerçeği…


Ancak ben buna kesinlikle inanmıyorum. Çok yanlış bir düşünce! Yarışmada öne geçmek için illaki estetik ameliyat yaptırarak güzel olmak gerekmiyor. Kadınlar kendini geliştirebilir, okuyabilir, spor yapabilir, sanatsal çalışmalar yapabilir.


Peki güzellik ile kusursuzluğun bir kıstası var mı? Kadınlar bu yarışmada hangi görünüm ile öne geçeceklerine nasd karar veriyorlar?


Dr. Osman Oymak : Güzelliğin tarifini şimdiye kadar kimse verememiş, bizim de verebilme şansımız yok. Kusursuz olmamn da belli bir tarifi yok Ayrıca şunu düşünmek gerek! Kusursuz ama neye göre kusursuz? Afrika’daki yerlilerle bizim kusursuzluğumuz farklı. Onlar için dolgun hatlı olmak önemliyken bizim için zayıf olmak önemli. Artık zamanla medyanın ve internetin de etkisiyle dünya küçülmeye başladı. Dünyanın bir diğer ucundaki kadınla iç içeyiz. Böylece tüm dünyada ortak bir kusursuzluk imajı çiziliyor. Bu genellikle zamanın ünlü isimleri oluyor. Herkesin ortak beğendiği bir oyuncu ya da şarkıcı hedef olarak belirleniyor ama kusursuz olmak ve olmaya çalışmanın mutluluk, hayatta iyi olmak ya da hayata iyi bakmakla ne “kadar bağdaştığım bilmiyorum. Tek bildiğim doğallığın önemli olduğu.


Ama sanki kadınlar estetiğin doğallıktan uzaklaşmak olduğunu düşünüyor. İnsanların estetik yaptırdıklarını anlamalarını istiyor. Bu yüzden de estetik yaptıranların çok az bir kısmı doğal bir görünüme sahip olduğunu düşünüyorum.


Dr. Osman Oymak : Güzellik aslında durağan bir şey, bir bütünle beraber etkileyici oluyor. Bir kadın çok güzel olmayabilir ama odaya girişi, oturuşu ve dik duruşuyla güzel birinden daha da dikkat çekici olabiliyor. Ama nedense bu ayrıntı genellikle unutuluyor. Kadınlara bir resim olarak bakmamız isteniyor ya da onları kendilerini bu şekilde göstermekten hoşlamyor. Ayrıca şunu bilmeniz gerekiyor ki doğal bir burun yapmak çok zor ama güzel bir burun yapmak kolay. Bu yüzden de birçok doktor hastanın suratına gitmeyen bir ünlünün burnunu yapmanın daha kolay olduğunu düşünüyor. Hastalar da nedense ünlüleri benzemeyi marifet sanıyor. Ünlülere benzerlerse onlar gibi yaşam tarzına sahip olacağına inananlar var. Oysa her insanın doğallığı kendisi gibi olmaktır ve yapılan estetik o doğallığa göre olmalı. Burada doğallığa karar verirken hastanın yaşam tarzı, giyimi, kuşamı önemli kıstaslar arasında yer alıyor. Bütün gün yelken yapan bir kızla bütün gün bir kafede oturan kızın doğallığı arasında dağlar kadar fark var. Senin doktor olarak bu iki kızın arasındaki farkı bilip onlara ona göre değişik seçenekler sunman gerekiyor.


Kadınlar genellikle konu güzellikleri oldu mu inatçı olabiliyor. Onları ikna etmek ya da yönlendirmek zor olmuyor mu?


Dr. Osman Oymak : Konu ben olduğumda beni ikna etmek, benim hastalarımı ikna etmemden çok daha zor. Bir şey bana uygun gelmiyorsa, kesinlikle yapmam. Hasta kaybedeceğimi bilsem bile doğrularımdan şaşmamaya çalışıyorum. Bu yüzden başıma enteresan olaylar geliyor. Mesela bana gelip ‘Beni siz mahvettiniz’ diyen kadın biliyorum; ama kadını ne tanıyorum ne de ameliyat etmişim; çünkü gelmiş bana bir şey önermiş ben de ‘hayır deyince başka doktora gitmiş. Sonunda istediği sonuca ulaşamayınca ise beni suçluyor. Ben ‘Hayır demeseymişim, o da başka doktora gitmek zorunda kalmazmış ve böylece hayalindeki sonuca ulaşabilirmiş. Her gün bu tarz vakalarla uğraşıyorum. Kadınlarla başa çıkmak ve bir şeyi anlatmak gerçekten de çok zor. Onlar da benim gibi bildiklerinden şaşmak istemiyor, bu yüzden de karışıklık çıkıyor. Eğer orta yolu bulursak, ameliyatını memnuniyetle gerçekleştiriyorum. Sonuçta estetik operasyon ortak bir iş ama benim fikrimi kabul etmiyorsa da yapmamakta fayda var. Eğer içime sinmeyen bir ameliyat yaparsam sonrasında hem hasta memnun kalmayabilir hem de ben. Halbuki birçok doktor tersini düşünüyor. Hasta nasıl olsa yaptırmaya kararlı, ben ‘hayır dersem başkasına yaptıracak. Bu yüzden de hastayı kaçırmayayım bari ben yapayım’ mantığıyla çalışıyor ve ortaya doğal olmayan bir sürü görüntü çıkıyor.


Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle son on yılda estetik yaptıranların sayısının yüzde yüze yakın bir artış yaşadığı gözleniyor. Sizce bu artışın sebebi nedir? Daha ulaşılabilir olması mı?


Dr. Osman Oymak : Eskiden estetik yapmayı bilen doktorların sayısı çok azdı. İlaçları bulmak zordu. Daha pahalıydı. Şimdi teknikler değişti. Uygulama her geçen gün daha da kolaylaşıyor ve elde edilen sonuçların kesinliği artıyor. 20 sene önce burun ameliyatındaki başarı yüzde 80 iken şimdi ise 90. Tüm bunlarla birlikte doktorlar çoğaldı ve rekabetten dolayı fiyatlar azaldı. İlk bu işe başladığımda estetik yapan belli başlı doktorlar vardı. Şimdi saymak imkansız. Arz talep meselesi… Hepsi birbirine bağlantılı. Ayrıca doktorlar artık taksit bile yapıyor. Nasıl taksitle Mercedes alabiliyorsanız, takside en iyi doktora ameliyat yaptırmak bile mümkün.

Estetik Ameliyatlar


Özellikle en çok yaptırılan belli bir estetik ameliyatı var mı?


Dr. Osman Oymak : Bu konuda net bir cevap vermem zor. Yapılan özel bir araştırma yok. Yaşa, mevsimlere, şehirlere hatta semtlere bağlı olarak sürekli en çok yapılan ameliyat değişiyor. Ayrıca her doktorun çoğunlukla yaptığı operasyon farklı. Mesela benim adım “İyi göz kaldırma ameliyatı yapan” olarak nam saldı. Sürekli bana bu sorunu olanlar geliyor. Bu yüzden de kendi operasyonlarıma baktığım da en çok göz kaldırmanın yapıldığını söyleyebilirim. “İyi burun yapan” bir doktora giderseniz ise o da burun ameliyatı yapılır diyebilirim.


Peki en zor yapılan operasyon hangisi?



“Teknik açıdan birçok zor ameliyat olsa da aslında zorluk hastadan geliyor. Tam olarak ne istediklerini bilmediklerinden sonuçtan hiçbir şekilde memnun kalmıyorlar. Özellikle kepçe kulakta…”


Dr. Osman Oymak : Tabi ki birçok ameliyat teknik olarak çok zor, ama benim için zor olan ameliyat hastanın sonunda mutlu olma ihtimalinin az olduğu operasyonlar… Mesela kepçe kulak. Hasta kesinlikle sonuçtan hiçbir zaman memnun olmuyor. Ne yaparsan yap sonuç değişmiyor. Herhalde hastayı mutlu etmek için o kulakları yok etmek, kesmek lazım. Yatırıyor, açıyorsun, daha da yatırıyorsun ya da yapıştırıyorsun olmuyor. Ne yazık ki bu operasyonda hasta kesin olarak nasıl bir şey istediğini hiçbir zaman bilmiyor, işte bu yüzden zor ve risk taşıyanlar arasında yer alıyor. Bunun dışında karşıma çıkıp gerçekçi olmayan bir şey isteyenlerin ameliyatları da oldukça zor oluyor. Boyu kısa, çok şişman, hayatında hiç spor yapmamış, yeme alışkanlıkları kötü olan genç bir kız karşıma geçip, onu düzeltmemi istediğinde ne yapacağımı bilmiyorum. Hangi ameliyatı yaparsam yapayım, onu hayalindeki şekle sokmak zor. Yani ameliyadarın zorluğu genellikle hastalardan geliyor. Hastanın neticeyi beğenememesinden dolayı geliyor. Onun için öncesi ve sonrası fotoğrafları çekiliyor. Eskiyle yeniyi yan yana koyduğumuzda ise ‘Ben bu kadar yaşlı mıyım’ ya da ‘Bu makine nasıl çekmiş böyle’ cevabını veriyorlar. Operasyonu yaptıkları an eski hallerini unutuyor ve karşılarına çıkan sonucun daha iyisini istemeye başlıyorlar.

Kadınları mutlu etmek gerçekten de bu kadar zor mu?


Dr. Osman Oymak : Daha iyi olmaya çalışan birini mudu etmek gerçekten de zor. Sonuçta bu bir ameliyat. Bıçak altına yatarken risk alınması lazım. Her an bir şey ters gelebilir, beklenmedik bir komplikasyon yaşanabilir. Minimal bile olsa her operasyonda başladığın noktadan daha kötüye gitme olasılığını bulunduğunu hastaya açıklamak lazım. Ama biz ne kadar söylesek de bunu hiç kimse hayal bile etmek istemiyor. Zor yani… Bu yüzden iyi hasta seçmek lazım. Hastanın gerçekten ne istediğini biliyor olması ve senin ona neler yapabileceğini anlatabiliyor olman lazım. Tabi anlatsan bile sonucun pek değiştiği yok. Kadınlar kesinlikle ellerindekilerle yetinmeyi bilmiyor.


Bunda sürekli karşıma çıkan yeni tekniklerin de etkisi olabilir mi? Daha yeni bir teknoloji çıktığı an onları denemek istiyorlar.


Dr. Osman Oymak : Plastik cerrahideki yeni teknikler aslında onların pek bir farkını anlayabileceği teknikler değil. Ben zaten yeni teknikleri remiks şarkılara benzetiyorum. Eski müzikleri değiştirerek önümüze koymaları gibi… Acaip ritimli, ışıklar yanıp sönen teknikler var, sonra bakıyorsun ve kendi kendine ‘Ben bu melodiyi tanıyorum diyorsun’. Sonra anlıyorsun ki, bildiğin teknik aslında… Eski teknikleri allayıp pullayıp satıyorlar. Tabii ki tüm dünya ilerleyip gelişirken, plastik cerrahi de ufak tefek değişiklikler oluyor ama devrimsel nitelikte değiller… Sadece yan operasyonlar gelişiliyor. Mesela radyofrekans tedavileri var. Liposuction ile birlikte uygulanıyor ve cildin operasyon sonrası sıkılaşmasını sağlıyor.


Günümüzde bu tip neşter gerekmeyen güzellik merkezlerinde uygulanan operasyon çok. Bir plastik cerrahı olarak bu uygulamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?


Dr. Osman Oymak : Gerçektende yüzde yüz sonuç getirseler de, ben niye ameliyat yaptırıyorum ki… Muayehanemi boşaltıp, ben de birkaç tane makine satın alırım. Pipomu yakarım, karşılarına geçer yağların nasıl yakıldığını izlerim. Daha da sonra oturduğum yerden kazandığım paraları sayarım. Sizce böyle bir şey olabilir mi? Böyle anlatınca insanlar gülüyor bana hak veriyor, ama reklama hemen kanıyorlar. Tabi ki işe yaramıyor demiyorum, ama estetik ameliyat olarak sunmasınlar. Çünkü değil. Estetik yüzde 90 sonuç verirken, bunlar yüzde on ya da 20. insanlar bunu düşünerek ne yaptırmak istediğine karar vermeli.



Dr. Osman Oymak
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Tesvikiye Cad. Bayer Apt. No:63 Kat: 6, 34365 Nisantasi Istanbul
Tel: 0212 230 97 97
Email: opc@opc.com.tr

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Guzellik


Yorumlar "ESTETİK AMELİYATLAR VE GÜZELLİK"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. ipek tolbas dedi ki:

    Osman Oymak yorumlarını inceledikçe, kendisinin işinin ehli ve sorumluluklarını cidiye alan vede
    hastasını kandırmaktan kaçınan gayet profesyonel bir doktor olduğuna kanaat getirdim.
    Gereksizve uygunsuz müdahele yapmak istemeyen nadir doktorlardan bir tanesi.
    Ben şahsen beni riske atmıyacak güvenilir bir doktora kendimi emanet etmek isterim.
    Kendisinden randevü alacağım.