Güneşin azı karar, çoğu zarar
Güneş ışınları sadece mutluluk hormonlarını harekete geçirip daha mutlu olmamızı sağlamaz, bağışıklık sistemimizi de güçlendirir. Yaşam koşullarının iyileşmesine bağlı olarak yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artması kemik erimesi gibi ciddi bir problemi de gittikçe artırıyor. Kalsiyumun kemiklerde kullanılabilmesi için ultraviyole ışınlarıyla aktif hale gelecek olan D vitaminine ihtiyacı vardır. Güneş ışınları bu nedenle kemikleri güçlendirir. Daha iyi hissetmemizi sağlayan kemikleri güçlendiren, cildi dezenfekte edip mantarı yok eden, bağışıklık sistemimizi güçlendiren güneşin, ozon tabakasının da delinmesinden sonra dikkat edilmezse çok tehlikeli olmaya başladığını hepimiz biliyoruz. Güneş çarpması, ciltteki güneş lekeleri, güneş alerjisi nispeten ve kısa sürede geçebilen sorunlardır. Cilt kanserleri ise, çok ciddi ve tehlikeli olabilir. Bazı türleri ise kolay metastaz yapabilen hatta ölümcül olabilen tehlikeli bir hastalıktır. Kısacası, güneş ışınlarının azı karar, çoğu zarardır. Bronzlaşalım derken sağlığınızdan olmayın. Sağlıklı bronzlaşmak için ultraviyole yani mor ötesi ışınının ne olduğunu bilmek lazım. Ultraviyole radyasyon dünya yüzeyine erişen güneş enerjisinin doğal bir parçasıdır ama daima zararlıdır. Biz onu ne görebilir, ne de hissedebiliriz. Ama güneş altında kaldığımız zaman önce kızarmamızı sonra da diğer güneş etkilerini hissetmemizi sağlayan ışınlar ultraviyoledir.
Riski nasıl azaltırız?
■ Güneş ışınlarının en şiddetli olduğu saatler 11.00 ila öğleden sonra 15.00 saatleri arasıdır. Ancak yazın saatlerin 1 saat ileri olduğunu unutmayın. Mutlaka gölgede oturun. Güneyde öğlen saatlerinde gölge bile tam koruyucu değildir, bilginiz olsun.
■ Açık tenliler mutlaka şemsiye kullanmalı, herkes şapka takmak ve açık renk giysiler giyilmeli.
■ Güneşten koruyan ürünleri alırken sadece mor ötesi yani UV B değil, UV A’ya da karşı koruyucu olan ürünler tercih edilmelidir.
■ Erişkinler yüzü ve ciltleri için cilt tiplerine göre, değişik koruyucu ürünler kullanabilirler. Ancak çocuklarda vücuda en az 50 koruma faktörlü, yüze ise yeni çıkan 90 koruma faktörlü ürünlerden kullanmalı.
■ Güneşe çıkmadan önce bakımlı hanımlar bazen yoğun makyaj yapıyor, bolca da deodoran ve saç spreyi sıkıyor. Bu maddeler sıcakla ve güneşle reaksiyona girer, dikkat edin! Ama en tehlikelisi parfüm sıkarak dik güneşe çıkmaktır. Çünkü parfümler direkt güneş ışınlanyla reaksiyona girebilmekte ve ciltte lekeler, sorunlar oluşturmaktadır.
■ Hafif derece güneş yanıklarında Aloe Vera'lı doğal kremler ve Beksapenthol içeren kremlerin yararı olur. Yoğurt uygulaması tartışmalı olmakla beraber başka bir madde bulamadığınız zaman geçici bir süre rahatlama sağlayabilir. Ancak ileri yanıklarda kesinlikle hekime başvurmanız gerekir.
Krem seçerken dikkat!
Koruyucu ürünleri sürerken yapılan en büyük eksikliklerden biri kulakları özellikle de kulağın üst kısmına koruyucu sürmemektir. Oysa kulaklar, güneşi en dik alan, cildin en savunmasız yerlerinden biridir. Koruyucu ürünleri güneşe çıkmadan en az 10 ama ideali yarım saat önce cilde uygulamak gerekir.
- Deriye eşit yedirilmelidir. Sık sık havuza girip çıkıldıysa, havlu ile kurulanıldıysa ya da aşırı terlendiyse o zaman bu bölgelerdeki ürünün tazelenmesi gerekir. Kulaktan sonra en riskli yerler, omuz, yüz, ense ve boyundur. Önemli bir hatırlatma: Pek çok antibiyotik, kortizon, san kantaron doğal depresyon hapları özellikle de doğum kontrol ilaçları cildin güneş ışınlarına olan duyarlılığını artırırlar. İlaç kullanıyorsanız mutlaka hekiminize danışın.
Güneşe çıkmam diyorsanız
Doğal yollarla koruyucu ürünler kullanarak bronzlaşmak yüzyıllardır uygulanan doğal bir süreç. Ancak güneşe çıkmam derseniz yeni tekniklerle bronz görünmek mümkün. Bunlardan bir tanesi oto bronzan dediğimiz vücuda ve yüze sürülenlerin yaptığı bronzlaştırıcı etki. Yeni çıkan bazılarının içinde güneş koruyucu faktörler de mevcut. Her oto bronzan sağlıklı olmayabilir, mutlaka içeriğini iyi okuyun ve yine onları kullandığınızda da güneş koruyucu faktörlü olanlarını tercih edin. Yeni uygulanan bir yöntem de oksijenli bir cilt bakımının ardından oksijen basıncıyla verilen bronzlaştırıcı bir serumun cilt altına nüfuz ettirilmesi.
Yiyeceklerden destek alın, hızlı Bronzlaşın
A vitamini ve onun doğal öncü maddesi olan Beta Karoten bedenin daha iyi bir şekilde bronzlaşmasına yardımcı olur. Cildin bronz rengini veren melatonin adındaki bir pigmenttir. Güneş ışınlarına maruz kalınca bu pigment birkaç gün içerisinde artan bir şekilde salgılanır ve bronzlaşma dediğimiz renk değişikliği ortaya çıkar. Bu aslında bedenin iç zekasının devrede olduğu müthiş bir savunma mekanizmasıdır. Bazı gıdalar A vitaminine dönüşen Beta Karoten açısından daha zengindir. Bu gıdalar genelde turuncu renkli olan sebze veya meyvelerdir. Kayısı, şeftali, nektarin, mango, kavun, turuncu-sarı dolmalık biber, mandalina, bal kabağı, havuç, olgunlaşmış papaya. Ayrıca bir miktar da domateste bulunan Beta Karoten ıspanak, marul, lahana gibi bazı sebzelerde de bulunur. Ülkemiz bir sebze meyve cenneti olduğuna göre, bronzlaşmak için ekstradan Beta Karoten veya A vitamini hapları almaya gerek yoktur. Ancak bahsettiğim meyve ve sebzeleri yeterince tüketmiyorsanız, o zaman günde 6 ila 12 miligram Beta Karoten haplarından alabilirsiniz. Beta Karoten haplarını kullanmak isteyen kişiler tatile çıkmadan birkaç gün önce bu haplara başlarlarsa ve bu hapı aldıklarında bir miktar da zeytinyağı tüketirlerse tatilde daha hızlı ve sağlıklı bronzlaşırlar. Hala tam netleşmeyen bir konu da fazla miktarda sigara içenlerin yüksek doz A vitamini alırlarsa akciğer kanserine yakalanma olasılığının artabileceğidir.
Gereksiz yere yüksek dozda A vitamini almanın da bedende toksik bir etki yapabileceği düşünülmektedir. Ancak bu gerçekten çok yüksek dozlan uzun süre almakla ortaya çıkabilir. Beta Karotenin sindirim sisteminden daha iyi emilebilmesi için de bir miktar yağa ihtiyaç vardır. Çünkü A vitamini de D-E-K vitaminleri gibi yağda eriyen vitaminlerdendir.
Malzemeler
Uz.Dr. Ender SARAÇ|
|
Paylaş Tweet |