By 14 Nisan 2008 Devamı →

DİYET YAPANLAR DİKKAT



21 sene diyet yaptım böbreğimi kaybettim


Diyet yaparken dikkat edilecekler

Ünlü işkadını Leyla Akçağlılar, bu yıl ikinci hayatına başladı. Amerika’da böbrek nakli oldu. Onun böbreklerini iflas ettiren yaptığı bilinçsiz diyetlerdi. 21 yıl boyunca diyet yapan ve hiç et yemeyen Akçağlılar, yeni hayatında önce etin tadını öğrendi…..

* 21 yıl boyunca sadece sebze ve salatayla beslendim.

* Kilo almak en büyük kabusum…

* Böbrek hastaları için sağlıklı beslenmeye yönelik bir kitap yazdım.

* Sağlıklı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, ikinci hayatımda anladım.

Leyla Akçağlılar, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve çikolata markası Butterfly’ın sahiplerinden biri. Yani çok yoğun bir işkadını… Üç yıl önce hayatı bir anda değişti. Böbrek yetmezliği teşhisiyle diyalize bağlı yaşamaya başladı. Ülkelerarası iş temposunda, onun için her gece 12 saat diyalize bağlanmak ve sabaha kadar makineyle yaşamak kabullenilemez bir durumdu. Her gece evinde olsun, iş toplantıları için gittiği şehirlerin otellerinde olsun, diyaliz makinesini yanından hiç ayırmadı. Bu süre içerisinde hep konuştuk. Kendisini çok iyi anlıyordum çünkü bundan 5 yıl önce aynı şeyleri ben de yaşamıştım.

TATLIYI BİLMİYOR
İlk konuştuğumuzda, Leyla Hanım ameliyattan korkuyordu. Sonra kendisi için en doğrusunun nakil olduğuna karar verdi ve 7 Aralık 2007’de yeni hayatına başladı. Kuzeninin böbreğiyle sağlığına kavuşan Akçağlılar, geçen hafta Türkiye’ye döndü. Kendisiyle yarattığı ünlü çikolata markası Butterfly’da buluştuk. Yıllarca diyet yapan ve tatlının tadını unutan Akçağlılar’ın anlattıkları çok ilginçti…

* Çikolata üreten bir şirketiniz var. Tatlıya düşkün müsünüz?
Hayır. Ben çocukluğumdan beri tatlıyı pek sevmem. Tuzlu severim. Dolayısıyla tatlıyı hiç aramam. Butterfly’da her şeyin tadına ufak bir ısırık alarak da olsa, ben de ortağım da mutlaka bakarız. Benim tatlıyla aram yok ama sağlıklı çikolatalar yapıyoruz. Şeker kullanılmıyor. Bütün çikolatalar elde ve doğal aromalarla tatlandırılıyor.

* Neden böbrek yetmezliği yaşadınız?
Yaptığım diyetler ve vejetaryen beslenmem yüzünden! Çok gençtim. Paris’te ekonomi okuyordum. O yıllarda çok zayıflık yeni yeni moda oluyordu. Yemek yememeye başladım. Et ve balığı ağzıma koymazdım. Bilerek proteinden uzak yaşadım. 1978’lerden 1999’a kadar 21 sene bu şekilde zayıflayarak yaşamımı sürdürdüm. Hiç su içmiyordum. Canım istemiyordu ki! Ben vejetaryen yaşıyordum. Kendimi sağlıklı zannediyordum. Bu yaşam biçimimden de son derece memnundum.

* Gençlere neler tavsiye ediyorsunuz? Vejetaryen beslenmeyi önerir misin?
Gençlere kesinlikle sadece sebze ve salata ile beslenmelerini önermem. Protein ve diğer vitaminleri alabilmeleri ve sağlıklı olabilmeleri için her şeyden aşırıya kaçmadan yemelerni tavsiye ediyorum. Abur cubur yerine günde 5 defa azar azar yemelerini öneriyorum. Vejetaryen beslenmek ve proteinden uzaklaşmak benim sağlığıma mal oldu. ‘Ben gencim, bana bir şey olmaz’ mantığı çok kötü! Sağlığınıza dikkat etmezseniz, her yaşta sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Şu anda sağlıklı yaşamam için ne gerekiyorsa ve doktorlarımın önerisiyle nelere dikkat etmem gerekiyorsa yapıyorum. Sağıklı olmayı yeni öğrendim. Yeni hayatımı çok seviyorum ve tadını çıkartıyorum.

DOKTORLARIMI DİNLEMEDİM
* Kendinize, özellikle de böbreklerinize zarar verdiğiniz hiç aklınıza gelmedi mi?
Doktorlar beni devamlı uyarıyordu. Fakat ben, “Gencim, bana bir şey olmaz” diyerek hayatıma, sadece sebze ve salata yiyerek devam ediyordum.

* Hastalığınız nasıl ortaya çıktı?
Bu yaptığım sıkı diyetler sayesinde yeteri kadar beslenemedim. Su içmediğim için artık böbreklerim görevini yerine getiremeyecek hale gelmişti. Kısacası böbreklerim büzülmüş ve küçülmüştü. 1999 yılında kan değerlerim, durumun kritikliğini açıkça gösteriyordu. Doktorlarım su içmem ve et yemem konusunda beni uyardı. Ama ben bildiğimi okudum, onları dinlemedim. Sadece doktorlarımın verdiği ilaçları içmeye başladım. Ama bir yandan da tuzsuz, kalsiyumsuz ve fosforsuz diyete devam ettim.

* Diyalizdeyken de, kilo almama konusunda ısrarcı mıydınız?
Evet. Diyetime devam ettim. Hiçbir zaman sebze ve salatadan vazgeçmedim. Diyalizde ise sodyum, kalsiyum, potasyum ve fosfor oranlarıma dikkat ettim.

YAŞADIKLARIMI KİTAP YAPTIM
* Ne kadar diyalizle yaşadınız?
2.5 yıl periton diyalizi yaptım. Periton diyalizinde her gece 12 saat makineye bağımlı yaşıyorsunuz. Bu benim için önceleri tam bir kabustu. Makinedeyken evden dışarı çıkamıyorsun, yemeğe ya da sinemaya gidemiyorsun. Aktif olamamak çok canımı sıktı. Ben de oturdum, benim gibi böbrek hastaları için ‘Böbrek Yetersizliğinde Doğru Beslenme’ adlı bir kitap yazdım. Ayrıca periton diyalizi makinemle tatile, iş seyahatlerine gittim. Paris’i ve Amerika’yı gezdim. İki defa karın zarı iltihaplanması geçirdim. Karın ağrısı ile hastaneye kaldırıldım. Üç gün yoğun bakımda kaldım. Serumla beslendim. Ne yazık ki karnımdaki hortumları çıkardılar. Kolumdan damar yolu açıldı ve ben hemodiyalize girmeye başladım. 6 ay da hemodiyaliz yaptım.

* Bu süreçte nakil olmayı düşünmediniz mi?
Açıkçası nakil olmayı çok istiyordum. Ancak vücudumun bu ameliyata hazır olmadığını hissediyordum. Bu süreçte yurtiçinde ve yurtdışında araştırmalar yaptım. Organ nakli merkezlerini gezdim. Kendimi kilo almaya adadım. Kan değerlerim düzelmeden ve kilo almadan ameliyat olamayacağımı anladım ve kabul ettim.

TAM ÜÇ KEZ BİYOPSİ OLDUM

* Türkiye’deki merkezler organ nakli konusunda çok başarılı. Niye Los Angeles’ı tercih ettiniz?
Kız kardeşim orada yaşıyor. Yıllardır ailece check-up’larımızı orada yaptırırız. Kardeşimin tanıdığı doktorlar sayesinde, iyice araştırma yaptım. ‘Cedars Sinai Hospital’ çok bağış alan bir hastane. Bütçesi geniş, çok büyük bir araştırma merkezi var. Neyi istiyorlarsa, onu araştırıyorlar. Bu, beni en çok etkileyen nokta oldu. İkincisi; oranın Organ Nakli Merkezi Başkanı Dr. Stanley C. Jordan küçüklüğünde çocuk felci geçirmiş. Sonra, çocuklara yönelik araştırmalar yapmaya başlamış. Özellikle bağışıklık sistemi ile ilgili araştırmalar yapıyor. Ben zaten nakilden değil, nakil sonrasında olabileceklerden korkuyordum. Erken müdahale edilmesi gereken bir durumla karşı karşıya kalırsam, ne olacağını düşünüyordum. Bu sebeple Los Angeles’ı tercih ettim.

* Nakil sonrası korktuklarınız başınıza geldi mi?
Evet. Üç kez biyopsi oldum. Böbreğim ilk üç hafta yeterli çalışmadı; diyalize bağlandım. Vücudum böbreğimi reddedecek diye korktum. Her gün internetten İstanbul’daki terapistimle konuştum. Zaten Dr. Serhat Azizlerli ve çok sevdiğim hemşirem yanımdaydı. İçim rahattı ama kalbim küt küt atıyordu. Böylece ikinci hayatıma, organ nakli ile başladım.

ESRA TÜZÜN
...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Diyet

Etiketler:, ,


7 Yorum Var "DİYET YAPANLAR DİKKAT"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. anoreksiiii dedi ki:

    bende anoreksi hastasıyım hala devam ediyor insanın beynine öyle bir yerleşiyor ki çıkmıyor allhın cezası bir hastalık biliyorum benim sonumda ölüm olacak…

  2. se4da dedi ki:

    ne yani hiç diyet yapmayacazmı olmuyo böule ş,işman şişman

  3. Xprodoksit dedi ki:

    Geçen yıl geçirdiği böbrek nakli ameliyatının ardından bağışıklık sistemi zayıflayan ve kısa bir süre önce aldığı enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan akciğer yetmezliğinden vefat eden Tekfen Holding Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Leyla Akçağlılar’ın cenazesi, İstanbul’da toprağa verildi.

    Akçağlılar için Bebek Camisi’nde bir tören düzenlendi. Törende basın mensuplarının sorularını cevaplandıran 10 yıllık doktoru kalp ve damar cerrahi uzmanı Prof. Dr. Rüstem Olga, Ayşe Leyla Akçağlılar’ın son derece değerli bir insan olduğunu, kaybından dolayı büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Olga, geçen yıl böbrek yetmezliği ve buna bağlı olarak geçirdiği ameliyatın ardından Akçağlılar’ın günlük hayatına çok düzenli bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Ancak Akçağlılar’ın kısa bir süre önce klimadan mikrop kaptığını ve vücudunun aldığı enfeksiyona karşı güçsüz düştüğünü belirten Olga, daha sonra ortaya çıkan akciğer yetmezliği yüzünden kendisini 2 gün önce kaybettiklerini bildirdi.
    "Akçağlılar’ın anoreksiya hastalığı nedeniyle öldüğü" yönündeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını, ancak hastasının geçmiş yıllarda yaptığı diyetin böbrek yetmezliğine neden olduğunu söyleyen Olga, böbrek nakil ameliyatlarının ardından enfeksiyon kapma olayının her insanda görülme olasılığı bulunduğunu belirtti.
    Akçağlılar’ın geçmiş dönemlerde yaptığı diyetli ilgili halkı uyarıcı yönde açıklamalarının olduğunu ifade eden Olga, yaptığı diyetin bünyesinin zayıflamasında etkisinin olabileceğini söyledi.
    Törene katılan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Akçağlılar’ın ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diledi.
    Törene, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, iş adamı Serdar Bilgili, Cem Uzan, TEKFEN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyyaz Berker, Akçağlılar’ın annesi Can Sevim Akçağlılar ve iş dünyasından çok sayıda kişi katıldı.
    Akçağlılar’ın cenazesi, burada öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi 15.9.2008-Milliyet

  4. kardelen dedi ki:

    üüüüüüüüüüüüüffffffffffffffffffff
    hiç kimse yok mu?

  5. naz geçmez dedi ki:

    sewgili küçüğüm gerçekten zor durum bu lanet olası insanların sennle dalga geçtklerini ve sennn çok utandını biliorum bnde şişman olmamama ragmen daha zayıf olmak istiorum sana tavsiyem kmseye aldırma ve mutlaka bi diyetisyene başvur belki çok irenç ama lahana suyunu kaynatıp 1 su bardağı günde iç çok irenç tadı ve kokusu var ama etkili kardeşim burnunu kapatıpta iç salatayı çok ye Allah yardımcın olsun ama sakın utnma emi acil şifalar umarım işe yarar…….

  6. ayşe nur dedi ki:

    Sevgili kardeşim, öncelikle yaşın çok küçük ve kulakdan dolma şeyler uygulama ve mutlaka bir UZMAN Doktora danış.

    Acil şifalar

  7. der dedi ki:

    ben 14 yaşındayım ve aşırı şişmanım lütfen yardım cı olun 14 yaşında olmama raman 80 kiloyum çok utanıyorum lütfen yardımcı olunnnnn