By 23 Nisan 2014 Devamı →

Bulaşıcı Hastalıklardan Korunmak İçin



Grip, verem, kızamık, hepatit B, hepatit C, HIV bulaşıcı hastalıklardan sadece birkaçı. Hava, solunum, sindirim sistemi, kan veya temas yolu ile bulaşan pek çok hastalık var. Ofisler, plazalar, alışveriş merkezleri gibi kapalı ortamlar bulaşıcı hastalıklar için büyük risk oluşturuyor. Oysa küçük tedbirler alarak bu riskleri en aza indirmek mümkün.

Bulaşıcı HastalıkEn basit tanımıyla, kişiye dış ortamdan bir başka canlı veya insandan bulaşabilen hastalıklara bulaşıcı hastalıklar deniyor. Bulaşıcı hastalıklar insandan insana, çevreden veya hayvanlardan insana bulaşabiliyor. Bu hastalıklar mikrobik hastalıklar olarak da ifade ediliyor.
Bu mikroplar kişiye başlıca şu yollarla bulaşır:

– Hava yolu ile (tüberküloz, su çiçeği gibi)
– Damlacık veya solunum salgı damlalarına temas ile (grip, kabakulak gibi)
– Sindirim kanalı veya dışkı-ağız yolu ile (basilli dizanteri, tifo, hepatit A gibi)
– Temas yolu ile (hepatit B gibi)
– Kan yolu ile (hepatit B, hepatit C, HIV gibi)
– Cinsel temas ile (hepatit B, C, HIV, bel soğukluğu vb)
– Kene, sivrisinek gibi mikrop taşıyan aracı canlılar yolu ile (sıtma, Kırım Kongo Kanamalı Ateş, lyme)
– Hamilelik veya doğum sırasında annenin bebeğine bulaştırması ile (frengi, kızamıkçık, herpes enfeksiyonu)

Dünyada en çok ölüme neden olan 2. hastalık

Bulaşıcı hastalıklar şu anda kalp hastalıklarından sonra dünyada ölüme neden olan hastalıklar içinde 2. sırada yer alıyor. Özellikle toplu, kalabalık alanlar, alışveriş merkezleri, ofisler, oteller, toplu taşıma araçları bulaşıcı hastalıklar için risk taşıyan yerler.

Memorial Şişli ve Ataşehir Hastanesi Klinik Laboratuvarlar Koordinatörü Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kenan Keskin, “Kalabalık ortamlar gerektiği gibi iyi havalandırılmamış ise; o ortamda özellikle solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler, öksürük ve hapşırık yoluyla bakteri ve virüslerin ortama saçılmasına neden olur. Aksırma, öksürme ile havada asılı olan damlacıklar solunum sisteminden vücuda girerek çok önemli hastalıklara neden olur. Grip ve gribal enfeksiyonların dışında verem gibi yaşamı tehdit edici hastalıklar da bu yollarla bulaşır. Bu damlacıklar eşyaların üzerine düştüğünde saatlerce canlı kalabilir. Sağlıklı bir kişi de o eşyanın üzerine dokunduğunda elini yıkamadan ağzına, burnuna veya gözüne dokunduğunda, hastalık bulaşabilir. Hasta olan kişi ile öpüşmek gibi direkt temas da hastalık bulaştırıcı önemli bir etkendir. Kalabalık ortamlarda mantarlar da bulaşıcı olabilir. Bronşit ya da zatürre olan bir kişinin 1 metre yakınına yaklaşmakla, riskli bölgeye girilmiş olur. Kapalı ortamlarda zorunlu olmadıkça fazla zaman geçirilmemeli” diyor.

Klimalar lejyoner hastalığı yapıyor

Özellikle merkezi sistemle ısıtılan ya da soğutulan, iş merkezi, plazalar gibi ortamlarda havalandırma sistemlerinden hastalık bulaşma riski çok yüksek. Klimalarla bulaşan lejyoner hastalığı denilen tipteki zatürre, ofis ortamında çalışanları tehdit ediyor. Kirlenen havalandırma kanalları aldığı mikroplu havayı temizleyemeden ortama yeniden gönderiyor. Doç. Dr. Kenan Keskin, “Özellikle havalandırma sistemlerinin temizliklerinin ve bakımlarının periyodik olarak yapılması çok önemli. Havalandırma sistemlerinin emiş kanallarının yerden yüksekliği en az 7 m olmalı. Emiş kanalının ağzına yakın hayvan barınağı veya toz içerikli ortamlara yakın olmamalı” diyor.

Elimizi yıkamıyoruz

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için sık sık elleri yıkamalı. Özellikle bir işe başladığımızda ve bitirdiğimizde, tuvalletten sonra, yemekten önce ve sonra, toplu taşıma araçlarını kullandıktan sonra, hapşırıp, öksürdükten, burnumuzu sildikten sonra elleri güzelce yıkamak gerekiyor.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, toplum olarak solunum hijyeni ve el temizliği konusunda çok dikkatli olmadığımızı belirtiyor.

Aşı ne kadar önemli?

Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın bir diğer yolu da aşı. Sadece çocuklar değil yetişkinler de aşılanmalı. Bulaşıcı hastalıklardan korunmada aşılanmanın önemine dikkat çeken Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. A. Sesin Kocagöz, “Zamanında ve gereken durumlarda aşının ihmal edilmemesi gerekir. Örneğin çiçek hastalığı dünyadan aşı sayesinde kalkmıştır” diyor. Prof. Dr. Kocagöz, öncelikli olarak aşı ile önlenebilir hastalıkları şöyle sıralıyor; boğmaca, difteri, kabakulak, kızamık, kızamıkçık, tetanoz, çocuk felci, Haemophilusinfluenza Tip b [Hib] Menenjiti, Menengokok tipi menenjit, Influenza, Hepatit A ve B, verem, Rotavirüs ishali, suçiçeği, sarı humma, pnömokok tipi zatürre, HPV aşısı (Rahim ağzı kanserini önlemek için) ve zona aşısı.

Grip aşısına dirençliyiz

Bu yıl önceki yıllara göre en önemli değişim gribin ortaya çıkış ve yayılma zamanında oldu. Önceki yıllarda grip ocak ayından itibaren görülmeye başlayıp esas olarak şubat ayı ortalarında en yüksek yayılıma ulaşırken, bu yıl eylül ayından itibaren görülmeye başlayan olgular, aralık ayı 2. yarısından itibaren yüksek sayılara ulaştı. Prof. Dr. Dilek Arman, “Bu yıl hem Avrupa’da hem de ülkemizde yaygın olarak görünen H3N2 virüsüne karşı toplumsal bağışıklığın olmaması nedeniyle virüs hızlı yayıldı. Daha önce toplum, bu virüsle karşılaşmış olsaydı en azından bazı insanlarda virüse karşı bağışıklık oluştuğu için virüsün yayılım zinciri kırılacaktı. Toplumun bağışıklığının olmamasında önemli faktörlerden bir tanesi de grip aşısı uygulamasına gösterdiğimiz dirençtir” diyor.

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, , , , , , , , ,


Comments are closed.