By 21 Haziran 2013 Devamı →

Biber Gazının Etkileri Kalıcı mı?



Biber Gazının Etkileri

biber gazıDün bir basın toplantısına katıldım. Konu biber gazı ve maruz kalanlar üzerinde yarattığı etkiydi.
Fiziksel, ruhsal zararların yanı sıra hukuki arenada biber gazının yeri, kullanım şartları da konuşuldu.
Öncelikle şunu söylemeliyim; biber gazına çok kez ve yüksek miktarda maruz kalmış bir vatandaş olarak edindiğim bilgiler karşısında ürktüm.
Basın toplantsının konuşmacıları; Toraks Derneği, Adli Tıp Uzmanları Derneği, Tabipler Birliği, Pskiyatri Derneği ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin yetkilileriydi. İşin hukuki boyutunu ise Avukat Turgut Kazan’dan dinledik.
Önce fiziki zararlardan bahsedeyim; biber gazına maruz kalmanın akciğer üzerinde kalıcı hasara neden olduğu tartışmasız ve uluslararası sözleşmelerle de onayalnmış bir gerçek.
Panik hali, kontrol kaybı, solunum yollarında daralma, akciğer ödemi, DNA hasarı, DNA mutasyonu ve kansere sebebiyet ise cabası.

***

Gelelim bireyler üzerinde yarattığı psikolojik etkilere…
Biber gazına maruz kalmak, Birleşmiş Milletler’in raporuna göre; geniş bir topluluğa işkence yapmakla eş değer etkiye sahipmiş.
İşkence; belli davranışlardan ötürü cezalandırmak, canını acıtmak, korkutmak veya bir şey için zorlamak için uygulanıyorsa şayet, karşılığında hiçbirimiz biber gazının daha farklı bir amaç için kullanıldığını iddia edemeyiz.
Biber gazına maruz kalan ve o esnada yaşanan olaylara tanıklık eden bireylerin korku, çaresizlik, dehşete kapılma duygularından arınması da oldukça güç.
Travma sayısı oldukça yüksek toplumlarda (Örneğin Türkiye. Örneğin: 12 Eylül gibi darbeler, Güneydoğu’da yaşananlar ve depremler) bu tip müdahelelerin bireysel şiddetin artışına sebep olduğu tespit edilmiş.

***

Konunun Adli Tıp ayağında ise bizi aslında bildiğimiz ama yıllardır görmezden geldiğimiz gerçekler bekliyor. O da biber gazının öldürücü olmadığı iddiası. Buna en iyi örneklerden sadece biri Hopa’da yaşanan ve Metin Lokumcu’nun ölümüyle sonuçlanan müdaheleler…
Bırakın kalıcı etkisi olmamasını ölümcül olduğu zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’nin aldığı cezalarla ispatlanmış bir meseleden bahsediyoruz.
Madem insan hakları dedik konunun burasından sonrasını Turgut Kazan’ın verdiği bilgilere ayıralım.
Kazan konuşmasına AB müktesebatına göre biber gazı kullanımının aykırı olduğunun altını çizerek başladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye hakkında orantısız gaz kullanımı konusunda üç ihlal kararı bulunmakta. 2006 Oya Ataman, 2012 Ali Güneş ve 2012 DİSK/KESK.
Biber gazı kullanımı konusunda yönetmelik net; kapalı alanlarda asla kullanılmayacak, gaza maruz kalanlar derhal tıbbı destek görecek ve en önemlisi biber gazını kullanmak için mutlaka önlenmesi gereken bir şiddet olacak. Yani biber gazı başka bir yol kalmadığında devreye girecek. Ve kullanım sınırı aşılmayacak. Bireylere direkt veya yakın mesafeden biber gazı atılmayacak.

Kaynak : Tuğçe Tatari tugce.tatari@aksam.com.tr Twitter: @ttatari


Biber Gazı İle İlgili Bilimsel Bilgiler

Prof. Dr. Ege Özgentaş Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Genel Bilgiler

Halk arasında “Gaz Bombası”, “Göz Yaşartıcı Gaz” ve “Biber Gazı” olarak bilinen kimyasal maddeler “Gösteri Kontrol Ajanları” olarak isimlendirilirler. En sık kullanılanlar CS, CN ve OC dir. Biber gazı olarak bilinen OC acı biberlerden elde edilen bir yağdır. Bu yağ organik çözücüde eritildikten sonra sıvı buharlaştırılır ve geride mum kıvamında bir madde kalır. Adı “Oleoresincapsicum” dur. Kısaca OC olarak isimlendirilen bu mumsu madde içindeki kimyasallar kullanılan bitki (biber) türüne göre değişiklik gösterdiğinden kullanılan her biber gazının etkisinin ayni olması mümkün değildir. OC itici bir gaz içinde değişik yoğunlukta (%1 ile %10) hazırlanır ve basınçlı olarak kapsül, tüp veya spreylere doldurulur.

Göz Yaşartıcı Gazların Genel Etkileri

Gözlerde yaşarma, yanma, ağrı, gözkapaklarını açamama, bazen geçici körlük.
Deride kızarıklık, yanma ve tahriş hissi. Çok yüksek dozda temas edildiğinde yanık.
Burun ve boğazda yanma, şiddetli burun akıntısı, hapşırma, öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışıklık hissi. Astım ve KOAH hastalarında solunum yetmezliği.
Tansiyon yükselmesi (CS de)
Bulantı, kusma, fenalık hissi, ishal, baş ağrısı.
Titreme, panik atak, anksiyete, ajitasyon.

Biber Gazı (OC) nin etkisini belirleyen faktörler:

Etken maddenin (OC) yoğunluğu (%7 veya %10 gibi)
OC nin eritildiği itici ortam (alkol veya eter bazlı olanlar göz için diğerlerine göre daha zararlıdır)
OC nin hangi güçte püskürtüldüğü (Basınçlı tüpten veya spreyden ise temasın hangi mesafeden sağlandığı)

İstenmeyen Etkiler

Biber gazı ile bir kez temas sağlanmış ise etkiler sağlıklı insanlarda bir süre (30 dakika ile birkaç saat) sonra sekel bırakmadan kaybolur. Ancak bu gaza çok sayıda maruz kalındığında göz ve deride istenmeyen etkiler (glokom, katarakt, göz içi kanama, gözün saydam tabakasında ülser, dermatit, yüz ödemi, mevcut deri hastalığının tekrar nüks etmesi) görülebilmektedir. KOAH ve astım gibi akciğer hastalığı olanlarda bir kez temas bile ölüme yol açabilir. Göz yaşartıcı gazlar gebelerde düşük ve erken doğum riskini arttırmaktadır.

Tedavi

Mümkün ise o ortamdan ayrılmak ve temiz hava almak.
Deri yanması ve kaşınması var ise bu bölgedeki giysilerin çıkartılarak temas bölgesinin su ve sabunla yıkanması yararlı olabilir. CS kullanılmış ise su yerine hafif alkali bir solüsyon (%6 sodyum bikarbonat, %3 sodyum karbonat veya %1 benzalkoniumklorid) kullanılmalıdır.
Biber gazı (OC) kullanılmış ise kontakt lens hemen çıkartılmalı, gözler bol su veya serum fizyolojik ile 15 dakika yıkanmalıdır.
Ağrının giderilmesinde, alüminyum hidroksit, magnezyum hidroksit ve simetikon içeren süspansiyonların (antiasit ilaçlar) deriye uygulanmasının yararları gösterilmiştir.

Kişisel Önerilerim

Göz yaşartıcı gazlar düşünüldüğü kadar zararsız değildir ve hepsinin etkisi ayni değildir. Bu nedenle:

Güvenlik güçlerimiz kullandığı “Gösteri Kontrol Ajanının” kimyasal yapısı (CS, CN, OC veya başka bir madde) ve konsantrasyonu (yoğunluğu) nu kamuya açıklamalıdır.
Güvenlik güçlerimiz bu kimyasalları yakın mesafeden göz, burun ve ağız içine sıkmamalıdır.
Güvenlik güçlerimiz bu kimyasalları kapalı ve kaçma olasılığı zor olan bölgelere sıkmamalıdır.
Güvenlik güçlerimiz bu kimyasalların etkisi altındaki kişilerin solunum sıkıntısı, geçici körlük, geçici felç ve geçici şuur kaybı nedeni ile kendini koruyamaz durumda ve çaresiz olabileceğini dikkate almalıdır.
Bu kimyasallara maruz kalanlar en kısa sürede kimyasalın bulunduğu bölgeden ayrılmalı ve tekrarlayan temaslardan kaçınmalıdır.
Uzun süre bu kimyasallar ile temasta kalanlar kontak lens ve giysilerini (en azından kimyasallardan tamamen arındırmadan) tekrar kullanmamalıdır.
Kimyasallar gözde fiziksel hasar yaptığından mekanik olarak (ovalama gibi) ilave hasar verilmesinden kaçınılmalıdır.
Kimyasallar ile temasa geçmiş kişilerden önceden sağlık sorunu olanlar ve 15-20 dakikada belirtilerde düzelme olmayanlar hastaneye kaldırılmalıdır.

Bu bilgilere genel kültür dışında ihtiyaç duymamanız dileği ile herkese barış içinde özgür ve huzurlu bir yaşam dilerim.

Bu yazı bağlantısı aşağıda verilen Türk Tabipleri Birliği’nin “KİMYASAL SİLAHLAR – GÖSTERİ KONTROL AJANLARI” isimli yayınından derlenmiştir. http://www.ttb.org.tr/kutuphane/bibergazi.pdf

Açlık Grevleri ve HekimlerAçlık Grevi Yapmış Hastada Tedavi Yaklaşım Protokolü

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Haber

Etiketler:, ,


Comments are closed.