By 08 Mayıs 2011 Devamı →

BEDEN DİSMORFİK BOZUKLUĞU



AYLAYLA BARIŞIN!

Her aynaya baktığınızda gözünüz bir kusurunuza takılıyorsa endişelenmeyin. Yalnız değilsiniz! Yeni bir araştırmaya göre kadınların yüzde
97′ si gün içinde en az bir kez bedenlerinden nefret ediyor. Güzelliği ve zayıf olmak olarak algılandığı çağımızda kadınlar tehlikeli sularda
yüzüyor.

Kadınların aynayla ilişkisi hiçbir zaman masallardaki gibi olmadı. Aynada gördüğü yansımasını beğenen, seven, büyük özgüvenle; ” Var mı benden daha güzeli?” sorusunu soranlar, şüphesiz çağımız kadınları değildi. Aslında çağlar boyunca, kendini beğenmek ya da bize sunulma şekliyle “kendini beğenmişlik”, masallarda sadece kötü kalpli cadılara atfedilen bir özellikti. Masum prensesler, yüzyıllık uykulara dalan güzeller, güzelliklerinden bihaber, yüreği sevgi dolu, iyi niyetli meleklerdi. Masalların alt metni, kadınlarıa kendini beğenmeyi yasaklıyordu sanki. Yakışıklı, zengin, genç prensler tarafından beğenilip beğenilmemek önemliydi ne de olsa.

Histeriden beden dismorfik bozukluğuna

Kadın olmak kolay değil; hiçbir zaman olmadı, hiçbir zaman da olmayacak. Bugün tarihin sayfalarında karşımıza çıkan ilk ‘kadınlara özgü’ hastalık olan histerinin, şimdi boyut değiştirerek yeniden hayatımızda belirmesi bu yüzden. Bu kez söz konusu olan histeri değil: hiç kimse, doktorlar dahi artık bu tanıyı koymuyor. Oysa on dokuncu yüzyıl sonlarında sık sık baygınlık geçiren, sürekli depresyonda olan, duygularını kontrol edemeyen kadınlar, histeri tanısı altında tedavi ediliyor, hatta elektroşok terapi görüyorlardı.

Bugün histeri yerini beden dismorfik bozukluğu olarak anılan bir başka rahatsızlığa bırakıyor. ‘Çağın hastalığı’ deyişi ne kadar demode olsa da:
medyanın, toplumun, en çok da kendi kendimizin üzerimizde uyguladığı acımasız baskıları sonucu yeni bir şey değil beden dismorfik bozukluğu. Kişinin kendini, bedenini sevmemesi, görünümünde radikal değişiklikler yapmak istemesi ve asla değişikliklerden tatmin olmaması, artık yabancısı olmadığımız bir hikâye. Aşırı egzersiz, açlık sınırında dolaşan diyetler, sayısız estetik operasyonlar… Bedeninden kaçıp kurtulmak, onu sonsuza kadar değiştirmek isteyenlerin oranı o kadar yüksek ki, en basit araştırmalar dahi bunu gözler önüne seriyor.

Hastalığın ortaya çıkış nedenleri nelerdir?
Bu durum genellikle ergenlik ve gençlik yaşlarında ortaya çıkar. Kişilik gelişiminin ve özgüvenin tam oturmadığı, kişiliğini arama yerleştirme dönemlerine denk düşmektedir. Gençler, dış görünüş, kilo ve fiziksel bir kusur üzerinde çok dururlar. Orta sınıf ailelerde yetişen gençlerde sıklıkla görülür. Güzellik arayışları, bir ünlüye benzeme isteği, o kişilerin bazı fiziksel özelliklerine aşırı hayranlıklar, arkadaşlar arasındaki örseleyici etkileşimler, alaycı tutumlar genci fiziksel görünümünü incelemeye yöneltebilir.

Uç vakalar nelerdir?

Vücut dismorfik bozukluğu vakaları, aşırı takıntılı ve sıkıntılı olup, sürekli aynı düşüncenin etrafında dönerler. Depresyonlar, obsesyonlar veya kilo ile ilgili takıntıları olursa yeme bozuklukları ile birlikte görülebilir. Hipokondriazis, paranoya beden imajı bozuklukları ile karışabilir. İleri vakalarda paranoyadan ayırmak güç olur. İntihar düşüncelerine rastlanabilir.

Tedavi şekli nasıldır?

Vücut dismorfik bozukluğu’nun tedavisinde ana yaklaşım, psikoterapi ve ilaç tedavisidir. Tek başına ilaç tedavisi bu hastalığı iyi etmemektedir.
İlaçlar kişiyi daha yumuşak başlı kılıp takıntılardan uzaklaştırırken, kişinin terapiye yatkınlığını ve işbirliğini artırır. Bu ilaçlar sayesinde bedensel takıntılar, gerilim, anksiyete ve depresyon belirtileri ortadan kaybolurken, kişinin düşüncelerini daha gerçekçi ve kontrollü kılar. Bazı ileri vakalarda bu ilaçların hayat kurtarıcı yardımları da olur. Bu vakalar takıntılarının yoğunluğuna bağlı olarak derin bir elem ve acı içindedir ve intihara kadar gidebilen girişimleri olabilir. İlaçlardan ve terapiden yararlanırlar. Bu konuda uzmanlaşmış kişilerce uygulanan ‘davranış tedavileri’ de yararlı olabilir.

Son günlerde İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırma, kadınların yüzde 97sinin gün içinde en az bir kez bedeninden
‘nefret’ ettiğini ortaya koyuyor. 

Güzellik eşittir zayıflık

1987 yılında resmen akıl hastalığı olarak tanımlanan beden dismorfik bozukluğu çok geniş bir yelpazeyi kaplıyor. Anoreksi, bluima gibi yeme
bozukluklarının aşırı estetik ameliyat da bu tanımın altında bir başlık. Güzellik tanımının çağımızda, yeterince güzel olmamanın yarattığı paranoyanın hastalığa uzanan macerası da kabullenmemiz gereken durum şimdi. Başarı ve mutluluk sadece güzel olmakla eşdeğer tutulan bir kavram. Güzellik ise, zayıf vejgenç olmaktan geçen bir kavram günümüzde.

Toplumun, medyanın sunduğu bu güzellik anlayışına uymayanlar için hayat kaygılarla,endişelerle, korkularla dolu mutsuz bir dünya. Oysa uzmanlara göre güzelliğin, sağlıkla eşit olması gerekiyor. Sağlıklı beslenmek, sağlıklı cilt ve sağlıklı saç, aynı zamanda bir beden demek. Düzenli egzersizler sadece kişiye enerji vermiyor, aynı zamanda özgüvenini de artırıyor. En önemli anahtar kelimesi ise stressiz bir yaşama sahip olmak, yani dinlenmek… Yaşam tarzıyla ilgili verilen doğru seçimler sağlığı, sağlık da güzelliği getiriyor. Bu noktada tek yapmak gereken beden imajınızı gözden geçirip kendinizi beğenmeyi, sevmeyi öğretmek.

TEST
Beden Dismorfik Bozukluğunu Anlama ve Tedavi Etme kitabının yazarından
‘Hasta mısınız, değil misiniz?’
1.Bedeninizde özellikle belirli bölgelerinizin kötü göründüğünü düşünüp endişeleniyor musunuz?
EVET HAYIR
Eğer cevabınız ‘evet’ ise bu konuda daha az endişe duymak ister miydiniz?
2. Bedeninizde kusurlu bulduğunuz bölgelerle ilgili günde ne kadar zaman düşünüp endişeleniyorsunuz?
a. Günde bir saatten az.
b. Günde bir ila üç saat arasında.
c. Günde üç saatten çok.
3. Görünümünüzle ilgili temel sorununuz yeterince zayıf olmamak mı?
EVET HAYIR
4. Görünümünüzle ilgili düşünceleriniz sizde stres, acı, üzüntü uyandırıyor mu?
EVET HAYIR
5. Bu durum işinizi, okulunuzu, gündelik hayatınızı engelliyor mu?
EVET HAYIR
6. Bedeninizle ilgili nedenlerden dolayı kaçındığınız durumlar, karşılaşmak istemediğiniz kişiler oluyor mu?
EVET HAYIR
Değerlendire :
SORU 1: Her iki bölüme de ‘evet’ dediyseniz…
SORU 2: Cevabınız b ya da c ise
SORU 3, 4, 5 ve 6’ya ‘evet’ cevabı verdiyseniz; beden dismorfik bozukluğuna sahip olabilirsiniz…

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Haber

Etiketler:,


Comments are closed.