By 17 Nisan 2011 Devamı →

BAKTERİ YEMEK İSTERMİSİN?



Bakteri yemek seni nasıl güçlü kılar?
bakteri yemekBiraz bakteriyi mideye indirmek; soğuk algınlığı, mantar enfeksiyonu gibi Doğa Ana’nın bazı saldırılarına karşı etkili, kolay ve ucuz yöntemlerden biridir. Bilindiği gibi sağlıklı bakteriler içeren (Yunanca’da “hayat için” anlamına gelen) probiyotikli yiyecekleri tüm marketlerde bulmak mümkün. Aynı moda dünyasında olduğu gibi Avrupalılar bu konuya da bizden çok önce girişmiş.
1900’lü yılların başında Nobel Ödülü kazanan Rus araştırmacı Doktor Elie Metchnikoff, tuhaf bir şey fark etti: Yoğurt (ve fermente edilmiş süt olan kuzeni kefir) seven Bulgar toplumu 100 seneye yakın yaşayabiliyordu. Yoğurt elde etmek için süt ürünleri fermantasyon işleminden geçirilirken içine canlı bakteri ilave etmek gerekir. Metchnikoff bakterilerin Bulgarlar’ın uzun yaşamının sırrı olduğu sonucuna vardı. Avrupa ve Asyalılar, heyecanla bu besinleri tüketmeye başladı. Amerikalılar, araştırmalar sayesinde ancak şimdilerde probiyotik konusunda yetişmeye çalışıyor. International Scientfic Association for Probiotics and Prebiotics’in yöneticisi Doktor Mary Ellen Sanders, “Bağışıklık sistemi ve sindirim yolu o kadar karmaşıktır ki, probiyotiklerin bedende nasıl çalıştığını daha yeni yeni anlayabiliyor ve üzerinde çalışma yapabiliyoruz” diyor.İyi, kötü ve çok daha kötü

Tam olarak bildiğimiz, sindirim sistemin mikroorganizmalar için bir tatil yöresi gibidir. Bazı bakteriler beden tarafından üretilir yani yereldir. Ancak diğerleri besinler yoluyla içeri girer. Bir anlamda sindirimden sonra turist gibi ziyarete gelirler. Bu mikroorganizmalardan salmonella ve E.coli’nin bazı türleri gerçekten zararlıdır. Diğer yandan L. casei ve L. reuteri gibilerinse faydaları olabiliyor. Children’s Hospital Boston’dan Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Doktor Athos Bousvaros, “Probiyotik, en basit anlamda, sindirildikten sonra insan bedeni için yararlı olan mikroorganizmalara denir” diyor. Doktor Bousvaros’a göre sindirim yolu bağışıklık sisteminin büyük bölümüne ev sahipliği yapar. Karmaşık hücre takımları ve dokular seni hasta eden patojenik organizmalarla savaşır. Dolayısıyla faydalı organizmalardan biraz daha fazla bulunması hastalığı şu şekilde engelleyebilir: Öncelikle zararlı olanların yayılmasını önler. Ayrıca sindirim yolundaki boş yerleri doldurarak kötü çocukların kendisine yer edinmeden, yoluna devam etmesini sağlar. Böylece hepsi bedenden dışarı atılır. İyi bakterilerin sayısı azaldığında (mesela onları öldüren herhangi bir antibiyotik kullandıktan sonra), hastalıklara daha fazla açık hale gelirsin. Yaşın ilerledikçe de bedenindeki doğal olarak bulunan iyi bakterilerin sayısı düşmeye başlar. Fakat dışarıdan takviye almak, hem sağlığına destek hem de sorunlar başlamadan önlenmesine yardımcı olur.

Probiyotikler bağışıklık sistemini güçlendirir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, iş arkadaşların hapşırırken L. reuteri’nin seni koruduğunu ve Selpak kullanmaktan uzak tuttuğunu gösteriyor. İsveç’te yapılan bir araştırmada probiyotik kullanan işçilerin, plasebo kullananlara göre daha sağlıklı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacı Vicki Koenig, “L. reuteri bağırsakta patojenik mikroorganizmaların çoğalmasını önleyen bir antimikrobiyal ajan olan reuteriyi gizleyerek sağlığını korur” diyor.

Karnındaki savaş, sinir bozucu olabilir. Her ikisinden de eşit miktarda olduğunda kendi işleriyle ilgilenirler. Ancak denge bozulduğunda mayanın önüne geçmek zorlaşır ve enfeksiyon ortaya çıkar. Koenig, “Probiyotikler bölgede kalabalık oluşturarak aynı besin için mücadele eder. Böylece maya popülasyonu kontrol altında tutulur” diyor. Tedavi için en bilinen yöntem ise yoğurt yemek. Ancak bir şeyin üzerine sürüp yemektense direkt yemek daha yararlıdır. Eğer vajinadan direkt içeri girerse, yoğurt mayayı besler ve durumu daha da kötüleştirir.

Bağırsaklarını hareketlendirir

Anlaşılan Avrupalı kadınlar probiyotikleri uzun zamandır düzenli olarak kullanıyor. Sanders, “Probiyotikler bağırsakta kısa zincirli yağ asidi ürettiğinden, sıvılar içerde korunmuş olur. Sonuçta da bağırsaklar yumuşar” diyor. Konu hakkında Georges Pompidou European Hastanesi’nde bazı çalışmalar yürütülmüş. Verilere bakıldığında içeriğinde probiyotik B.animals daily bulunan yoğurt yiyen insanların bağırsaklarının daha kısa zamanda hareket ettiği anlaşılmış. (Ağır çalışan bağırsaklar sağlık için sorun yaratacağından hızlı çalışması tercih edilir.) Paris’teki Lariboisiere Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nün başı ve araştırmacı Doktor Philippe Marteau, “Katılımcılar sonuçları tedavi başladıktan iki hafta sonra görecekler”
diyor.

Gaz emilimini azaltıyor

Laktoz duyarlılığı bulunan kişilerin çoğunun süt ürünleriyle karşılaştıklarında akıllarına gelen ilk şey şişkinlik ve gaz çıkarmak olur. Ancak işin iç yüzü, aktif ve canlı bakteri barındıran süt ürünlerinde fermantasyon için kullanılan probiyotikler, bağırsağa ulaşıp sorun çıkarmadan evvel laktoz üretir. Journal of the American Dietetic Association’da yayımlanmış bir çalışmaya göre kefir, laktozun sindirimini kolaylaştırıp laktoz duyarlılığı olanlarda şişkinliği azaltıyor.

Bakterilerin bulunduğu yerler

Peki bu küçük canavarların gücünden nasıl faydalanabilirsin?

Hükümetin kaç adet veya hangi tip probiyotik kullanman gerektiğine dair bir açıklaması yok. O yüzden araştırma yapmak sana kalmış durumda. Sanders, “Nasıl vitaminlerin birbirinden farklı etkileri varsa, probiyotik türlerinin de kendi arasında değişen özellikleri bulunuyor” diyor. (Bilgi için tabloya göz atabilirsin.) Aslına bakarsan yapılabilecek en pratik şey, günde bir kâse yoğurt yemek. Markalar arası değişkenlik olabilir ama ihtiyacın olan iyi bakterinin çoğunu yoğurt karşılar. The Dish: On Eating Healthy and Being Fabulous! kitabının yazarlarından araştırmacı Doktor Densie Webb, “Yoğurt yediğinde kalsiyum, riboflavin ve B12 Vitamini gibi diğer besinlerden de yararlanmış olursun” diyor.

Eğer yoğurttan bıkarsan, takviye veya probiyotik katılmış yeni ürünlerden deneyebilirsin. Londra’daki Frost&Sullivan danışma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre “Sağlıklı bağırsak” piyasası gün geçtikçe gelişiyor. Buzdolabında saklanmasına gerek olmayan, tatları güzel tahıllı probiyotikler mevcut. Ancak araştırmacılar yoğurt kadar etkili olduğuna dair henüz bir açıklamada bulunmadı.

Haplara gelecek olursak, Doktor Bousvaros, “Hiçbir çalışma yiyeceklerdeki probiyotiklerin takviye haplardan daha etkili olduğuna dair bir bilgi sunmuyor” diyor. Etiketinde uygun miktarda bakteri veya maya bulunan ve türler arası farklılık gösteren (genelde bir milyarla 10 milyar arası) markaları tercih etmende fayda var.

Peki alkollü içeceklerin etkileri de benzer şekilde mi?

Bu konuda henüz bir karar verilmiş değil. Araştırmacılar sadece, belki kırmızı şarap ve dark biranın probiyotik etkisi olabileceğini söylüyor. O halde yoğurt yedikten hemen sonra bir kadeh içilebilir.

İhtiyacımız Olanlar Hangisinin seni rahatsız ettiğini bul ve neyle iyileştireceğini öğren.

Sende Var Gereken
Soğuk Alğınlığı L.casei
İshal S.boulardii
Laktoz Duyarlılığı L.bulgaricus ve S.Thermophilus
Kabızlık B.animalis
Mantar Enfeksiyonu L.reteri

Benzer Konu :
Probiyotik Mucizesi – Prof.Dr. Osman Müftüoğlu

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Faydalı Bilgiler

Etiketler:, ,


Comments are closed.