By 19 Ocak 2011 Devamı →

ATIŞTIRMAK İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?



Bizim çocukluğumuzda “yemek aralarında bir şeyler atıştırmak” pek de hoş karşılanmazdı.

Büyüklerimiz, atıştırmaları “abur-cubur yemek” gibi görür, bunların iştahımızı kapatıp beslenmemizi ve sağlığımızı bozacağından korkardı. Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Şimdi ise tam da tersinin doğru olduğunu öğrendik: Beslenme uzmanları “Büyük küçük fark etmiyor, sık ve az yemek gerekiyor, atıştırmayı ihmal etmeyin, ara öğünleri ciddiye alın” diyor.

Bu öneriyi “Aklınıza geldikçe bir şeyler tıkının, hiç durmadan yiyip için” diye de yorumlamayın.

Burada tavsiye edilen şey; sabah, öğle ve akşam yemeklerini düzenli olarak yemeniz ve kuşluk ile ikindi saatlerinde 100-150 kalorilik küçük atıştırmalar yapmamızdır. Bazı durumlarda istiyorsanız akşam yemeği ile uyku saati arasında minik bir yatsı atıştırması bile yapabilirsiniz.

Ama bu akşam atıştırmaları, herkese tavsiye edilmiyor.

Atıştırmalar, bir günde toplam kalori miktarını artırmadan (yani sabah, öğle ve akşam yemeklerini hafifletip buradan kazanılan kalorileri ara öğünlere aktararak) yapıldığında metabolizmayı hızlandırıyor. Yani yediklerinizi daha iyi yakmaya başlıyorsunuz. Kilonuzu daha kolay yönetiyorsunuz.

Atıştırmalar, tokluk hissini de sürekli hale getiriyor. Kan şekeri dalgalanmaları azalıyor, ensülin fırtınaları yatışıyor. Bu nedenle de atıştırma alışkanlığı olanlarda hipoglisemilere daha seyrek rastlanıyor.

HİPOGLİSEMİYİ ENGELLİYOR

Hipoglisemilerin azalması demek, zaman zaman yaşanan tatlı krizlerinin ve bir türlü kurtulamadığınız pilav, pizza, makarna alışkanlıklarınızın da ortadan kalkması demektir.

Daha az hipoglisemi daha çok sakinlik anlamına da geliyor. Çünkü hipoglisemiler azaldıkça sinirlenip öfkelenmeler de azalıyor.

Stresle baş etmek kolaylaşıyor. Saldırgan yemeler, hızlı çiğnemeler, çiğnemeden yutmalar ve daha pek çok yeme davranışı bozukluğu tarihe karışıyor.

Sağlıklı ara öğünler, yani atıştırmalar dinlenme, buluşma ve sohbet etme, birlikte olmanın tadını çıkarma zamanlarınızın sağlıklı katıkları olarak da faydalıdır.

Çünkü neşe, keyif ve eğlencenin, içinde yiyecek bir şey olmadığında tadı tuzu kalmıyor.

Hangi atıştırmalıklar daha sağlıklı

Dikkat etmeniz gereken nokta, doğru atıştırmalıklar seçmek. Örneğin yağı azaltılmış yoğurt, kalorisi azaltılmış kepekli bisküviler, yağı alınmış ton balığı konservesi sağlıklı seçimler olabilir.

Taze ve kuru meyveler birkaç yağlı tohum (3-4 ceviz/5-6 fındık/7-8 badem gibi seçenekler), taze sebze parçaları (salatalık, domates, yeşilbiber) mükemmel seçimlerdir.

Ayrıca farklı firmalar besin değeri iyi, kalorisi genellikle 100 civarında olan hazır atıştırmalık paketler de ürettiler.

Bu alternatiflerin az tuzlu, az yağlı, az şekerli, bol posalı olanlarını tercih etmeniz iyi olur.

Saf şeker içeren şekerlemelerden, cipsler gibi sağlıksız seçimlerden uzak durmanızı tavsiye ederim.

İçeceklerle de atıştırabilirsiniz

Susuzluğunuzu giderecek atıştırmalıklar aradığınızda yağı azaltılmış ayranı, taze sıkılmış meyve sularını, yağı azaltılmış süt veya vitaminlerle zenginleştirilmiş düşük kalorili hazır sütlü içecekleri denemeniz de yerinde olur.

Yaşasın Hayat diyetisyenleri, iyice soğutulmuş düşük yağlı yoğurda çok az tatlandırıcı ve yarım kaşık öğütülmüş kahve ekleyip karıştırarak da mükemmel bir ara öğün oluşturabileceğinizi söylüyor.

Kalorileri azaltmak yetmiyor!

Kilo sorununu çözmeye karar verip “diyet ve aktivite” ikilisini devreye sokanların neredeyse yarısından fazlası bu işten daha birkaç hafta sonra vazgeçer!

Bunun pek çok nedeni var ama en önemlisi kilo problemini yalnızca kalorileri azaltmaya çalışmakla (ve kalori harcama çabalarını arttırmakla) çözmeye çalışmaktır! Eğer kilo vermek programınızın aksamadan yürümesini istiyorsanız önce bedeninizdeki fazla yağları sanki bir “toksin deposu” gibi düşünün.

Kilo programınızı da “toksinlerden arınma” yani “detoks süreçleri” haline getirmeye çalışın. Daha başarılı sonuçlar alacağınıza bahse girebilirim!

Kilo detoksuna başlarken atacağınız ilk safra “şeker” ve “şeker yüklü yiyecekler” olsun (İşin en zor noktasının da bu bölüm olduğunu itiraf etmeliyim). Şeker ve rafine karbonhidratlar (beyaz un ya da buğday unu, nişasta) ya da yüksek fruktozlu mısır şurubu yüklü (meşrubatlar, kolalı içecekler) besinleri birden bire kesmek muhakkak ki kolay olmayacak. Çoğumuz için şeker, çikolata ve tatlılardan uzak bir hayatı düşünmek bile can sıkıcı. Ama emin olun ki başlangıç için böyle bir karar almak zorundasınız. Hangi düzeyde bir şeker bağımlısı olursanız olun “şeker yeme isteğiniz veya tutkunuz” da “tatlı nöbetleriniz” de birkaç gün içinde kesinlikle bitecektir. Şekeri bu kadar önemsememizin nedenine gelince…

Şeker bedenimize giren en önemli toksinlerden biridir. Özellikle sağlıklı kiloda kalmanın bir numaralı düşmanıdır. İnsülin direncinizin, ürik asit yüksekliğinizin, trigliserid fazlalığının hatta kanınızdaki iltihap işareti CRP’nin yüksekliğinin bile sorumlusu odur. “Kilo detoksu” sadece şekeri detokslamak ile bitmiyor. Sırada başkaları da var…

Bunları unutmayın

Atıştırmalık olarak üretilmiş, işlenmiş, paketlenmiş her türlü “abur/cubur” çok tehlikeli. Bunlardan mutlaka uzak durun. Cips paketlerini, bisküviyi, gofreti, çikolata, şeker, un karışımlı atıştırmalıkları evinize sokmayın.

Yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren besinden uzak durun. Bu tür şekerlerin kolalı içeceklerde, meşrubatlar ve tatlandırılmış her türlü hazır gıdada bulunabileceğini unutmayın.

Son yıllarda meyveli yoğurtlara, kahvaltı gevreklerine hatta salata soslarına bile fruktozlu mısır şurubu eklemeye başladılar, aklınızda olsun!

Yasaklar listesine fazla miktarda beyaz un ve şeker ihtiva eden beyaz ekmeği, açma, poğaça, börek, kurabiye ve benzerlerini beyaz pirinci, pirinç patlaklarını, kahvaltılık mısır gevreğini hatta makarnayı eklemeyi de unutmayın.

Bazı meyve suları (özellikle şişelenmiş meyve, aromalı içecekler) sık tüketilince kilo verme çabalarını boşa çıkarıyor. Ayrıca, meyve suyu diye satılan ürünlerin bazıları meyve suyundan çok fruktoz ihtiva edebiliyor.

Meyve ihtiyacınızı mümkünse tam meyve yiyerek karşılayın. Meyve suyu seviyorsanız evinizde kendiniz sıkıp hazırlayın.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Neleri Yiyelim Hangisi Daha Sağlıklı?
* Ömür Uzatan Beslenme Nasıl Olmalı?
* Kilon mu var Derdin Var
* İştah Kontrolü Neden Zordur?
* Ayaklar Neden Şişer?
* Pankreas Kanserinde Erken Teşhis
* Diyetsiz Zayıflama
* Kan Yalan Söylemez
* Lahana Gerçekten Zayıflatır mı?
* Bitkisel İlaçlara Dikkat
* Menopozda Hormon Kullanımı
* Wellness Yaşam Tarzıdır.
* Erkek Ömrünü Tüketen Yanlışlar
* Probiyotik Mucizesi
* HDL Kolestrolünüz Düşük mü?
* Tokluk Şekeri Neden Önemli
* Kilo Sorununu Ciddiye Alın
* 7 Büyük Diyet Yanlışı
* Dizlerinizin Kıymetini Bilin
* GUT Atakları Önlenebilir mi?
* Yalancı Hipertansiyona Dikkat
* PSA Testi ile Erken Teşhis
* Kilo Yönetiminde 5 Önemli Tavsiye
* TROİD Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu


Comments are closed.