By 14 Nisan 2012 Devamı →

AKROMEGALİ HASTALIĞI NEDİR?



Dr. Mehmet Özden’in önce elleri ve ayakları büyüdü, ayakkabı numarası 43’ten 47’ye çıktı. Vücudu enine doğru genişliyordu, 7 ayda bir elbiselerini ve alyansını değiştiriyordu. Farklı tedaviler denendi, defalarca ameliyat oldu ancak sonuç değişmedi. Teşhis konduğunda ise aradan 10 yıl geçmişti.

Sağlık Bakanlığı’nda sağlık eğitim genel müdürlüğü yapan Halk Sağlığı Uzmanı Dr.Mehmet Özden, solunum güçlüğü, kemik ağrıları, aşırı terleme, çene, el ve ayaklarda büyüme şikâyetleri ile yıllarca doktorların kapısını aşındırmış ancak hastalığı teşhis edilememiş hastalardan biri. Çeşitli ameliyat ve tedavilerden geçmesine rağmen şikâyetleri bitmeyen Özden’e çare yine bir doktor arkadaşından gelmiş. Yıllarca görüşemediği arkadaşı Özden’i görür görmez teşhisi koymuş:

Akromegali. Ancak 10 yıllık gecikmenin Dr. Özden’e faturası ağır olmuş. Akromegalide eller, ayaklar, çene ve burun büyüyor. İç organlarda ve kemik sisteminde tahribat yapan akromegali, kalp ve akciğer hastalıklarından kansere kadar birçok hastalığa yol açıyor. Sinsi ilerleyen ve tüm sistemi etkileyen hastalık zor teşhis ediliyor. Yani doktorlar da hastalar da hastalığın farkında olamıyor. Ancak dikkatli gözlerden kaçması da mümkün değil. Tıpkı Dr. Mehmet Özden’de olduğu gibi.

Meslek icabı zaten doktorların arasındaydım, o süreçte de çok sayıda doktora gittim ama hastalığın ne olduğu uzun süre anlaşılamadı, geçen zamanla birlikte ben de sağlığımı kaybettim” diyen Özden’in anlattıkları:

“Solunum güçlüğü çekiyordum, göğüs hastalıkları uzmanına gittim, apne dendi ve solunum cihazı verildi. Burun deviasyon ameliyatı yapıldı, küçük dilim alındı. Çok yoğun olan siğiller için plastik cerrahiye gittim onlar da alındı. Aşırı terleme ve baş ağrısı için çeşitli tedaviler gördüm. Ayaklarımda ve eklemlerimde ağrılar vardı. Ayakkabı numaram 43’tü, 47 oldu. Elbiselerim olmuyordu, yaklaşık 7 ayda bir elbise dolabımı yeniliyor, yeni elbiseler alıyordum ama kısa süre sonra onlar da küçük geliyordu. Alyansım parmağımı sıkıyordu, hatta eşim neden takmadığımı sorguluyordu. 6-7 ayda bir alyans değiştiriyordum. Süreç böyle devam ederken, 5 yıldır görüşemediğim bir doktor arkadaşım ziyaretime geldi ve kapıdan girer girmez, ‘sen akromegali hastasısın, yarın hastaneye gel’ dedi. Beyin ve hipofiz MR’ı ile hipofizde tümör tespit edildi ve nihayet hastalığımın adı kondu.”

85 KİLODAN 135 KİLOYA ÇIKTI

Ameliyatla tümörden kurtulan Özden, endokrinolojide takip altına alındı, tedavisi sürüyor. Boyu 1.83 olan Özden, hastalık başlangıcında 85 kiloymuş. “Hastalıkla birlikte 135 kiloya ulaştım. Tedaviden sonra 110 kiloya indim ama geç teşhisin bedelini ağır ödedim” diyor: “Yumuşak dokudaki tahribat düzeliyor ama kemik dokudakilerin geri dönüşü yok. Eklemlerim bozulduğu için 3 ay önce iki ayağıma da protez takıldı, tiroitte nodül oluştu, ameliyatla alındı. Kalın bağırsaklarımdan polip ameliyatı oldum, şu anda prostatım büyük, böbreklerimde ise kistler var.”

DR. ÖZDEN: DOKTORLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI

Yaşadıklarından sonra Akromegali ile Yaşam Derneği’ni kuran Mehmet Özden, hastalığa dikkat çekmek için 15 Nisan’da Akromegali Günü düzenlendiğini söylüyor. “Herkes hastalığın belirtileri açısından uyanık olmalı” diyen Özden doktorlara, “Hekim kendi uzmanlık alanındaki şikâyetleri değerlendiriyor. Doktorların hastalarını daha dikkatli incelemesi gerekir. Yani bu tür belirtileri olan hastalarında en azından akromegaliden de şüphelenerek hipofiz bezi incelemesi yapmalarını öneririm” diye sesleniyor.

PROF. ERBAŞ: HASTA AKROMEGALİ AÇISINDAN DA DEĞERLENDİRİLMELİ

Toplumun akromegaliden haberdar olmadığını belirten Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tomris Erbaş da Türkiye’de bilinen hasta sayısının, mevcut vaka sayısının yarısından bile az olduğu görüşünde. Erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Erbaş, “Başta aile hekimleri ve diş hekimleri olmak üzere tüm uzmanlar, hastalarını bir de akromegali açısından değerlendirirse erken tanı şansımız artar. Aslında tanının netleşmesi çok kolay. Sadece büyüme hormonu testi ve hipofiz MR’ı ile akromegali tanısı kesinleşebilir” dedi.

DOÇ. DAĞDELEN FİRAVUN AKHENATON’UN HASTALIĞI

Bilinen en eski akromegali hastasının Mısır Firavunu Akhenaton olduğunu söyleyen Doç. Dr. Selçuk Dağdelen ise hastalığın hem fiziksel görünümü hem de tüm sağlığı bozduğunu belirtti. Doç. Dağdelen, büyüme hormonunu baskılayan ilaçlarla kontrol altına alınan ve tedavisi ömür boyu süren hastalıkta kesintisiz takibin önemine vurgu yaptı.

PROF. ZİYAL: GEÇ TANI AMELİYATI DA ZORLAŞTIRIYOR

Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. İbrahim Ziyal da erken tanıda tümörün burundan yapılacak operasyonla çıkartılabildiğini, geç kalındığında ise kafatası kemiğinin açılması gerektiğini söyledi.

Akromegali, beyin tabanındaki hipofiz bezinin fazla miktarda büyüme hormonu salgılamasıyla oluşan bir hastalık. Yüzde 90 oranında hipofizdeki iyi huylu tümörlerden kaynaklanıyor. Nedeni bilinmeyen hastalıklar listesinde, ancak son yıllardaki araştırmalar genetik faktörün etkili olduğu yönünde. Ergenlik çağındaki tümörlerde boyuna uzama oluyor, erişkinlik döneminde oluşan tümörlerde ise enine. Ergenlik dönemindeki hastalığa jigantizm, erişkinlik dönemindekine akromegali deniyor.

AYAKKABI NUMARANIZ BÜYÜYORSA DİKKAT

Uzmanlar, büyüyen ayakkabı numarası, dar gelen  yüzükler, aşırı terleme, et benlerinde artış, alt çenenin öne doğru büyümesi,  dişlerin seyrekleşmesi, aşırı horlama gibi belirtilerde endokronoloğa veya beyin cerrahına başvurulmasını öneriyor.


Animasyon kahramanı Shrek’in ’in aslında gerçek olduğu iddia ediliyor.
Shrek’in Akromegali hastalığı nedeniyle kemik yapısı genç yaşta kontrolsüz bir şekilde büyüyen Maurice Tillet’den esinlenerek yaratıldığı düşünülüyor.

Peki kimmiş Maurice Tillet biraz tanıyalım.Maurice Tillet 1903 te Fransa da doğmuş. 14 dil konuşabilecek kadar zeki bir  insanmış. Ayrıca iyi bir şairmiş.  20 li yaşlarda ortaya çıkan “akromegali hastalığı nedeniyle kemik yapısı  kontrolsüzce büyümüş ve görünüşünde ciddi değişiklikler olmuş. Görünümü yüzünden  alay konusu olan Tillet Amerika’ya yerleşmiş ve profesyonel güreşçi olmuş.  Tillet 1954 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiş. İnanabiliyor  musunuz bir hastalık bir insanın yaşamını nasıl değiştirmiş. İyi bir şair ünlü bir güreşçiye dönüşmüş.  Ancak Maurice Tillet’in yaşam hikayesi akromegalinin masum bir hastalık olduğunu düşündürmesin size. Aşırı büyüme hastalığı olarak da bilinen akromegali tedavi edilmezse kalp damar hastalıkları, diyabet( şeker hastalığı) ve özellikle de kadınlarda meme kanseri başta olmak üzere tiroid ve kolon kanserine sebep olabiliyor. Zaten Tillet’in 1903’de doğup 1954’de kalp krizinden ölmesi de bu tezi doğrulamıyor mu?

Ciltte kalınlaşma, yüzdeki yapıların kalınlaşması, el ve ayak parmaklarında genişleme, kızarma ve ağrı, çenenin dışarı doğru çıkıntı oluşturması, dudaklar, burun ve dilin genişlemesi, horlama, baş ağrıları, görme kaybı ya da çift görme, aşırı terleme gibi belirtiler Akromegalinin belirtileri arasında. Özellikle erişkinlerde ortaya bu hastalık tedavi edilmezse yaşam süresini kısaltıyor, yaşam kalitesi bozuluyor.

El ve ayaklardaki büyüme ve şişmeler genellikle kilo alma ya da ilerleyen yaşa bağlanır, aynı şekilde başı ağrıyan bir kişinin aklına neredeyse hiçbir zaman akromegali hastalığı gelmez. Tabii ki bu ve diğer belirtileri olanların hemen akromegaliyi düşünmeleri de gerekmiyor ama yine de hastalık hakkında hepimizin bilgi sahibi olması gerekir diye düşünüyorum.

Akromegali ile Yaşam Derneği

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları

Etiketler:, , , , , , ,


Yorumlar "AKROMEGALİ HASTALIĞI NEDİR?"

Trackback | Comments RSS Feed

  1. HALİL ABALI dedi ki:

    Açıklamalarınızdan dolayı çok teşekkür ederim yalnız benim sizden yani akromegali ile yaşam dernegi aracılıgı ile ögrenmek istedigim bir konu var yardımcı olursanız çok memnun olurum. ben 15 senelik akromegali hastasıyım bir kez ameliyat geçirdim ve ondan sonra tedavi alamadım ben 17 yıl esnaflık yapıp 16 sene bagkurlu olarak çalıştım ve bagkur genel müdürlügüne hastalıgımdan dolayı malül emeklilik müracatı yaptım fakat Eskişehir osman gazi hastanesin vermiş oldugu yüzde seksen iş görememezlik raporuna ragmen bagkur genel müdürlügü bende çü te iki işgücü kaybı bulunmamıştır diye müracatıma RED cevabı verdi ve 2004 yılından beri davalık olduk ve halen dava devam etmekte olup ve 2004 yılıddan beri tedavi alamadım rahatsızlıgım şu anda tedavi alamadıgımdan dolayı DR.Mehmet özden beyden biraz daha ileridir yani ben hastalıgımı 8 yıldır bagkur genel müdürlügüne ve adalet bakanlıgına anlatamayıp ve kabul ettiremedim.bu konuda bana dernegimizin yardımcı ola bilecegi bir husus olursa cok teşekkür eder minnettar kalırım saygılarımla halil abalı