By 26 Şubat 2012 Devamı →

AKCİĞER KANSERİ TANISINDA NANOTEKNOLOJİ



Akciğer Kanseri Erken Tanısında NANOTEKNOLOJİ
Erken dönemlerinde herhangi bir yakınmaya sebep olmaması ya da günlük yoğun hasta takibi sırasında çoklukla gözden kaçması nedeniyle, akciğer kanseri çoklukla ileri evrede tanı alır. Bugüne kadar erken tanı için radyolojik tetkiklerden başlayarak, balgam örnekleri veya endoskopik yöntemlere kadar birçok konu araştırılmıştır. Yüksek akciğer kanseri riski taşıyan sağlıklı kişilerde düşük doz spiral akciğer tomografisi ile yapılan kitle taramaları ile, A.B.D.’de mortalitede %20 azalma sağlanmış olsa dahi bu sonuç, henüz tüm dünyada kabul görmemiştir. Kolay, tekrarlanabilir, ucuz, güvenilir olmak, tarama testleri için istenen özelliklerdir.
Akciğer kanserli hastaların metabolizması, sağlıklı kişilerin metabolizmasından farklıdır. Kanser hastalarının soluk havalarındaki molekül ve organik maddeler de, sağlıklı kişilerden farklı olacaktır. Soluk havasında yapılacak analizlerin daha erken evrede, akciğer kanseri ve bazı diğer kanser türlerinin tanısına yardımcı olabileceği düşünülmektedir
ScienceDaily (17.Kasım.2011) haberine göre, soluk havasındaki molekülleri yakalamak ve analiz edebilmek amacı ile Kolorado kanser Merkezi ve Nobel ödüllü İsrail, Hayfa Teknik Üniversitesi altın-nanopartikülleri kullanan yeni bir cihaz geliştirdiler. Kişi bir torbanın içine nefes verir ve verilen soluk havası altın nanopartikül sensör tarafından analiz edilir. Nanoteknoloji sayesinde, çok küçük moleküller bile saptanabilir ve kanserli bir akciğerden geldiği söylenebilir. Dr. Hirsch’e göre, organik madde ve moleküllerin konsantrasyon veya niteliğindeki değişiklikler ile tedaviye yanıt hakkında bilgi alınabilir, kanser histolojik alt tipleri saptanabilir, kişiye özgü tedavi planlanabilir ve bilgisayarlı akciğer tomografisi ile saptanan bir nodulün iyi veya kötü huylu olduğu belirlenebilir. İlk elde edile sonuçlar umut vericidir.
ScienceDaily (24.Aralık.2011) haberine göre ise, soluk havasında akciğer kanseri tümör belirteçlerini saptayabilmek için geliştirilen bir biyosensör’ün etkinliği, İspanya, Donostia Üniversite Hastanesi Onko-Hematoloji Enstitüsü Tıbbi Onkoloji bölümünde araştırılmaya başlandı. Sağlıklı ve akciğer kanserli kişilerden alınacak soluk havasındaki organik bileşikler, gaz kromatograf/kitle spekrometri ile analiz edilerek, sağlık ve kanseröz ayırımı için yardımcı olacak algoritimler ve değerleri ortaya konulacaktır. Amaç, yaşam süreleri ve mortalitede düzelmelere sebep olacak gelişmeler sağlamaktır.
MikroRNA, gen ekspresyonunu regüle eden küçük RNA molekülleridir. Ekspesyon düzeyleri çeşitli hastalıklar ile ilişkilidir ve hastalıkların tanısı için potansiyel bir belirteç olabilir. Mevcut yöntemler ile kanda, mikroRNA’nın saptanması zordur ve yeterince seçici ve duyarlı değildir. Yong Wang’a göre (Nature Nanotechnology 2011;6:668-74) nanoteknolojinin uygulanması ile kandaki mikroRNA’ların saptanması, akciğer kanserinin erken dönemde tanısı için bir potansiyel oluşturmaktadır. Kan, protein bazlı nanoporlara (tek bir molekülün geçişine izin verecek küçüklükte delikler) sahip çok ince bir membrandan geçirilir. Nanoporlara iyonik akım uygulanarak, akciğer kanseri ile ilişkili mikroRNA yani biyolojik imza saptanabilir.
Nanoteknoloji, akciğer kanseri erken tanısına merhem olacak mı?
Bekleyip, görelim…
Dr. Ufuk YılmazTürkiye Akciğer Kanseri Derneği

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Sağlık

Etiketler:, ,


Comments are closed.