By 12 Temmuz 2010 Devamı →

ACAİ Mİ GOJİ Mİ?



“Her yıl, yeni bir besin desteği yeni bir umut olarak paketlenip önünüze konuyor. Okuyun, araştırın, sorun, öğrenin, doktorunuza, eczacınıza danışın. Ondan sonra vitamin veya benzeri destek kullanmaya başlayın.”Vitamin dünyası renkli, büyülü ama aynı zamanda hüzünlü “gaza gelme” hikâyeleriyle doludur.

Bu ürünleri kullananlar üç beş gün sonra “rambo” olmak ya da bir ay sonra 10 yaş birden gençleşmek hayalindedir.

Ürünlerden para kazananlar ise her yıl yeni bir “çakma yıldız” yaratmanın peşindedir. Bu amaçla bir yandan avuç dolusu vitamin hapı yutulur diğer yandan eski sandıklarda unutulup kalmış, güvenilirliği tartışmalı yeni çakma yıldızlar üretilir.

Neticede her yıl, yeni bir besin desteği yeni bir umut olarak paketlenip önünüze konur. Bu pakette bu yıl keten tohumu, öbür yıl roka, diğer yıl Aloe Vera vardır. Ertesi yıl sıra Tibet’te yetişen o mucize bitkiye goji berry’ye gelir. O daha bir yılını tamamlamadan da sırayı açai berry alıverir…
Doğada bir değil, binlerce doğal mucize, doğal ilaç var ama bunları belirli bir çeşitlilik içinde tüketmek, kapsüle tıkılmış olanlarını değil de doğal ve taze olanlarını yiyip içmek lazımdır. “Japonya’dan ithal mantarın tableti ya da suyunu yutmak mı, yoksa bizim Toroslar’da, Ilgaz dağlarında yetişen bin bir çeşit doğal ottan faydalanmak mı daha doğru?” sorusunun yanıtını aramak bile gereksizdir.

NE YAPMALI?

Her iş gibi vitamin-bitkisel destek konusunun da “umut tacirleri” var. Bunlar ürettikleri sihirli-mucize hapları sağlığınızı iyileştirmek adına size satmakta kararlıdır. Oysa pazar sepetinizi alıp semt pazarına gidip bilinçli bir sebze-meyve alışverişi yapsanız işi çok daha ucuza halledersiniz. Sofranızda fasulyeye, nohuda, bezelyeye, mercimeğe, bulgura, tarhanaya, erişteye, köy ekmeğine, süt ve süt ürünlerine -özellikle yoğurda- yeteri kadar yer verirseniz doğal mucizelerin yüzde doksanını vücudunuza dâhil etmeniz mümkündür.

“Ben bunlarla yetinemem, ille de bir destek hapı kullanacağım” ya da “Son günlerde yorgun ve halsiz düştüm, biraz vitamin takviyesi alayım” veya “Yaşlanıyorum, yoruluyorum, sık seyahat ediyorum, oradan oraya koşuyorum, yeterli ve düzenli beslenemiyor olabilirim. Biraz destek kullanmamda fayda olabilir” düşüncesindeyseniz ben biraz okuyup araştırma yapmadan “vitamin-mineral desteği kullanma” konusuna balıklama dalmanızı hiç ama hiç tavsiye etmem. Okuyun, araştırın, sorun, öğrenin, doktorunuza, eczacınıza danışın. Ondan sonra vitamin veya benzeri destek kullanmaya başlayın derim.
NE YAPMALI
Benim tavsiyem
Bir gün eğer siz de herhangi bir vitamin mineral veya bitki desteğinden faydalanmayı düşünürseniz “maksimum fayda minimum maliyet” noktasını yakalayabilmek için bilgi edinmeye çalışın. Bu konuda yazılmış güvenilir kitaplar ve makaleler var.

Bilgi kaynağı olarak vitamin satıcı veya üreticilerinin kılavuzlarına itibar etmemenizi tavsiye ederim.

Her yaşın her cinsin her genetik riskin her sağlık probleminin desteği farklı. Kullanılması gereken dozlar ve kullanım süreleri değişik. Ayrıca vitamin, mineral ve besin desteklerinin -prensip olarak- herhangi bir hastalığı tek başlarına iyileştirme hafifletme ya da önleme gibi bir güçleri asla söz konusu değil.

Ne antioksidan kullanarak kanseri ne omega-3 kullanarak damar sertliğini ne glikozamin kullanarak eklem problemini çözmeniz mümkün olamıyor.

C vitamini yutarak mikrobik hastalıklar tedavi edilemiyor. Bu veya bu vitaminle bellek sorunları çözümlenmiyor. Görme problemleri tedavi edilemiyor. Cinsel sorunlar giderilemiyor. Bu desteklerin mümkünse doğal beslenmeyle karşılanması gerekiyor. Özel bazı durumlarda bu desteklerden faydalanmanın sağlık açısından ciddi yararları olabiliyor.

Eğer bu genel noktaları dikkate alır, bu desteklerden faydalanma konusunu vitamin satıcılarının insafına bırakmazsanız vitamin, mineral ve diğer besin desteklerini kullanmayı işte o zaman düşünebilirsiniz.
Bu yaz erik ve üzümden vazgeçmeyin.
Erik özellikle siyah taze erik çok güçlü bir antioksidan deposudur. Tufts Üniversitesi uzmanları bir yetişkinin her gün ortalama 3 bin 500 ünite civarında antioksidan tüketmesini öneriyor. Eğer iyi bir beslenme planınız varsa bu rakamı yakalamanız çok da zor değil.

Kuru erik 890, kırmızı üzüm 740, kiraz 670, kırmızı soğan 450, patlıcan 390 ünite antioksidan ihtiva ediyor. Ayrıca özellikle yeşil çay güçlü bir antioksidan deposu. Bu yazı yukarıdaki yiyeceklerle zenginleştirerek bir antioksidan yazı yapabilir, kısacası mükemmel bir antioksidan kürüne yarın hemen başlayabilirsiniz.
Acai mi, Goji mi? Prof.Dr. Osman Müftüoğlu
Acai Bitkisinin Sırrı Ne? Prof.Dr. Mehmet ÖZ
Acai Berry Mucizesi Prof.Dr. Erkan TOPUZ
Yağ Yakımını Hızlandıran Meyve : Goji Berry

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
İletişim ve Sorularınız için : Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL
Tel:(212) 2367300

Son Yazılar :
* Gi Diyeti Neden Faydalı
* Erkekler ve Diyet
* Omega-3 Faydaları
* Kolestrol Nedir?
* Protein Tozları Kas Yapar mı?
* OMEGA Sözlüğü
* Botoks’da Son Gelişmeler
* Enginar Karaciğeri Korur mu?
* Zayıflama Sektörüne Dikkat!
* Çocuklar Diyet Yapmaz
* Genç ve Sağlıklı Cilt İçin
* Diyet Gazisi Olmayın
* Göbeğiniz Varsa Dikkat
* Medeni Diyet ve Mutlu Son
* Antioksidanlar Kanseri Önler mi?
* Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?
* 2010 Beslenme Anayasası
* Bel İncelten Diyet Planı
Tüm Yazıları İçin

...

loading...

Yazar : XprodoksiT - Yazıları
Kategori: Osman Müftüoğlu

Etiketler:, ,


Comments are closed.