<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>www.XprodoksiT.com</title> 
	  <link>www.xprodoksit.com</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright www.XprodoksiT.com</copyright> 
	  <lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 00:19:55 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.xprodoksit.com/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>DETOKS KİLO VERDİRİR Mİ?</title> 
  <pubDate>Thu, 29 Jul 2010 00:19:55 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/detoks-kilo-verdirir-mi </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/detoks-kilo-verdirir-mi </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Detoks kilo verdirir mi?&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Gelenek bu yıl da değişmedi, mevsim “&lt;FONT color=#ff0000&gt;detoks zamanı&lt;/FONT&gt;” olunca e-postam şu soruyla doldu: &lt;FONT color=#ff0000&gt;“&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Detoks kilo verdirir mi?&quot;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;DETOKS KİLO VERDİRİR Mİ?&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img213/2056/detokskiloverdirirmi.jpg&quot; width=510 height=436&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A title=&quot;Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/osman-muftuoglu&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;-Aslında soruyu şöyle sormak daha doğru: &lt;STRONG&gt;Toksin yükümüzün artması kilo artışına yol açabilir mi?&lt;/STRONG&gt; &lt;STRONG&gt;Ya da kilo vermek detoksa fayda sağlar mı?&lt;/STRONG&gt; Hepsi aynı anlama gelmiyor mu diye düşünebilirsiniz. Bence farklı anlamları var, nedenini yazının tamamını okuyunca daha iyi anlayacaksınız.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kaynağı ne olursa olsun (organik-inorganik bedensel ya da ruhsal olması fark etmiyor) her toksin (özellikle de kimyasal toksinler) bedenimizi yangın yerine çevirebiliyor. Ortaya çıkan yangısal süreçler de bazı sağlık sorunlarını tetikliyor. Bu sorunların sebebi yangısal süreçlerin, tıp dilindeki adıyla inflamasyonların, beden ve ruhun keyfini kaçıracak pek çok olayı başlatmasıdır. Kısacası toksin yükünün artması bir anlamda sağlığın bozulması, bazı sağlık sorunlarının tetiklenmesi anlamına geliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;YANGI DEĞİL, YANGIN!&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özellikle kimyasal toksinler bedende bazı yangısal süreçlere sebep oluyor. “Yangı” sözcüğünün tıp dilindeki karşılığı “inflamasyon”. Bu sözcüğün bizim dilimizdeki karşılığı “iltihap”. Ama biz iltihap denince mikroplarla meydana gelen, çoğu zaman ağrı ateş gibi belirtilere yol açan sorunları anlarız. Aslında vücuda yabancı olan her şey bu bazen mikroptur, bazen elinize batan bir kıymık parçasıdır, bazen de vücudunuza yiyecek içecekler ya da soluduğunuza havayla giren yabancı bir moleküldür, iltihabi bir reaksiyona yol açar. Boğaz ağrısına yol açan bir mikrop da, tırnağınıza batan bir kıymık parçası da benzer bedensel yanıt süreçlerini harekete geçirir. Bu süreçlerin bir tek amacı vardır: Vücuda giren bu yabancıyı yok etmek ya da ne yapıp edip vücudun dışına atmak! &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Toksinlerin hücrelerle itişip kakışmasında ortaya çıkan süreçler için iltihap yerine yangı sözcüğünü kullanıyoruz. Bu sözcüğü özellikle enfeksiyon dışı nedenlerle ortaya çıkan iltihabi süreçlerde tercih ediyoruz. Bu açıdan baktığınızda yangısal süreçler vücuda giren yabancı maddeleri temizlediği için gerekli, hatta faydalı süreçler gibidir. Ama fotoğrafın bir başka yüzü daha var ki o kısmı oldukça karmaşık! İşte o yüz ve olumsuz sonuçları...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Toksinler artınca bağışıklık bozuluyor.&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Herhangi bir nedenle vücudumuza giren toksinler, alerjenler ya da şu veya bu kaynaklı stres faktörlerini kontrol altına almaya çalışan yangısal cevaplar, bağışıklık sisteminin dengesini bozabiliyor. Böyle durumlarda bağışıklık sistemi hemen alarm durumuna geçiyor. Sonuçta beden için için tüten bir yangın yerine dönüyor. Eğer yangısal süreç damar sistemine oturmuşsa damarlarımız bozulup sertleşmeye, içinde plaklar oluşmaya başlıyor. Beyin dokusuna yerleşmişse bellek kaybıyla sonuçlanabilen olumsuz neticeler ortaya çıkıyor. Yağ hücrelerine yerleştiği zaman da kilo artışı ya da obeziteye sebep olabiliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşin kötü yanı bu yangısal süreçler sadece yerleştikleri doku organ ve yapıları değil, vücudun diğer kısımlarını da etkileri altına alabiliyor. Örneğin diş etinizdeki yangısal bir problem (diş eti iltihabı, periodontit) kalp damarlarınızda da iltihabi sorunlara, hatta kalp krizlerine sebep olabiliyor. Ya da Fitalat ve benzeri kimyasal bir madde vücudumuza girince yağ hücrelerinizde oluşturduğu iltihabi reaksiyonlarla kilo süreçlerini tetikleyebiliyor. Yiyeceklere karşı vereceğiniz olumsuz bağışıklık cevapları alerjik reaksiyonlar ya da yiyeceklerin içine karışmış bazı kimyasallarla ilişkili iltihabi yanıtlar vücudunuzun şişmesine metabolik yapınızın bozularak kilo almanıza sebep olabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Toksin yükü kilo aldırabiliyor&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Olayın muhtemelen bir başka yönü daha var. Fazla kilonun kendisi de zamanla bir toksik faktör haline gelebiliyor. Biz kliniğimizde izlediğimiz kilolu hastaların çoğunda çok güvenilir bir inflamasyon yöntemi olan HsCrp testi yaptırıyoruz ve bu maddenin kan seviyelerini genellikle yüksek buluyoruz. Yani eğer aşırı miktarda yağ biriktiriyorsanız, özellikle karın göbek bölgenizden kilo alıyorsanız, göbeğinizdeki yağ dokusunda başlayan yangın, önce damarlarınıza sonra da vücudunuzun diğer kısımlarına yayılabiliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Anlatmak istediğimiz şey şu:&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; &lt;STRONG&gt;Eğer vücudunuzun toksin yükü artmışsa ve inflamasyon süreçleri yoğunlaşıp bedeniniz yangın yerine dönmüşse kilo almanız kolaylaşacak, vermeniz zorlaşacaktır.&lt;/STRONG&gt; İnflamasyon daha fazla yağ birikimine neden olmakta, yağ miktarının artmasıysa inflamasyonu desteklemektedir. Böylece iki ayrı problem kartopu etkisiyle birbirini tahrik edip büyütüyor. Bu süreci tersine çevirmek istiyorsanız fazla yağları yakarak yangını söndürmeniz gerekir. Bu nedenle detoks yapmak kilo kaybına katkı sağlar, fazla kiloları vermekse başlı başına bir detoks etkisi yapar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kilo kaybı detoks etkisi yapıyor&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İyi planlanmış bir detoks programı vücudunuzda yangısal süreçleri tetikleyen toksinlerden arınmanızı sağlayabilirse doğal olarak kilo vermenize de yardımcı olacaktır. Diğer perspektiften baktığınızdaysa ve doğru beslenerek kaybettiğiniz fazla kilolar da toksinlerden kurtulmanızı ve toksinlere bağlı yangısal süreçleri azaltmanızı destekleyecektir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0066&gt;Bu nedenle diyet-detoks ilişkisi önemli bir ilişkidir.&lt;/FONT&gt; Diyet yapan toksinlerden, detoks yapanlar da fazla kilolarından kurtulabilir. Yeter ki diyet de, detoks da sağlıklı ölçülerde ve tıbbi kontroller altında yapılsın. İşin lüzumsuz yanlarına (kolonik irrigasyon, oruç detoksları gibi) bulaşılmasın. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Toksin artışının işaretleri neler?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eğer beden ya da ruhunuzda tolere edebileceğinizden daha fazla toksin birikmişse bazı işaretleri iyi izleyin! Şu işaretler ve sorunlarla sık karşılaşıyorsanız toksin yükünüzün arttığını yangının şiddetlendiğini ve detoks zamanının geldiğini düşünün: Egzama ve benzeri cilt sorunları, döküntüsüz kaşıntılar, sık tekrarlayan aft ve uçuklar, biri bitmeden yenisi başlayan soğuk algınlıkları ve/veya üst solunum yolu enfeksiyonları, halsizlik, bitkinlik, uyku sorunları, baş ağrısı, iştahsızlık ya da aşırı yeme eğilimi, konsantrasyon güçlüğü, öğrenmede zorlanma, unutkanlık, kontrolsüz ve gereksiz tepkiler, öfke kontrolünde bozulma veya depresyon işaretleri, şişkinlik, gaz, kabızlık veya ishal atakları, gastrit, reflü benzeri yakınmalar... Aslında bu belirtileri daha da çoğaltmak mümkün. Mesela toksin yükü arttıkça bağışıklık sistemi alarm durumuna geçebileceğinden otoimmun hastalıklar artabiliyor ya da bu hastalıklar (romatoid artrit, lupus) önceden varsa sık sık alevleniyor. Bellek sorunları olanlarda bellek kaybı hızlanıyor, gıda alerjileri, diş eti enfeksiyonları ve benzeri sorunlar sıklaşıyor. Kısacası başlangıçta için için tüten yangının dumanı yavaş yavaş beden ve ruhun her yanını kaplıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Alkalen besinler daha mı faydalı?&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tamamlayıcı tıp uzmanları asidik gıdalardan zengin beslenmenin, vücudun iç ortam pH’sını alkalen taraftan asidik tarafa doğru kaydırdığını, bu durumun da sağlığı olumsuz yönde etkilediğini düşünüyor. Beden pH’sı asidik tarafa kaydıkça enerji üretiminin azaldığı, hücrelerin kendilerini onarma-tamir etme yeteneğinin düştüğünü, detoks süreçlerinin tıkanıp vücudun toksinlerden arınmada zorlanmaya başladığını, daha da önemlisi kanser hücrelerinin gelişimine ortam hazırladığı belirtiliyorlar. Son yıllarda fazlaca miktarda tüketilen bazı besinler var, onlar da asidik ortamı destekliyor. Özellikle şeker ve şeker katılmış besinler, fruktoz şurubu eklenmiş meşrubatlar, kahve ve beyaz un en çok eleştirilen besinler bu konuda suçlanıyor. Tatlandırıcıların da asidik etkisi olduğu belirtiliyor. Fazla miktarda yağ tüketmenin, erik, kızılcık ve benzeri meyvelerin, süt, peynir ve dondurmanın fazlasının, tereyağının, yer fıstığı ve cevizin, fazla miktarda tüketilen bakliyat grubu yiyeceklerin de asitik ortamı güçlendirdiği yazılıp çiziliyor. Bu fikirde olanlara göre sebzeler alkalen gücü arttırıyor. Meyvelerden elma, armut, karpuz, kavun, kayısı, şeftali, kiraz, hurma, portakal, üzüm, muz alkalen gücü arttıran yiyecekler. Baharatların özellikle kırmızı acı biberin, kekik, nane, tere, tarçın ve zencefilin de alkali pH’yı desteklediği belirtiliyor. Limon asitik bir meyve olsa da alkali ortamı destekliyor. Besin seçimlerinizi yaparken bu bilgiler işinize yarayabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/zinde-bir-kis-icin-detoks&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Detoks ile Zindelik&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/detoks-diyeti&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Detoks Diyeti - Doc.Dr. Alev Eken&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-detoks-programi&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Detoks Proğramı - Suna Dumankaya&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ayak-detoks-videosu&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Ayak Detoksu - Prof.Dr.Ahmet Maranki&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/uzun-suren-detoks-zararli&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Uzun Süreli Detoks Zararlı mı?&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kafein-detoksu&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#cc3300&gt;Kafein Detoksu - Prof.Dr. Mehmet ÖZ&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A title=&quot;Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/osman-muftuoglu&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU&lt;/STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 75px; FLOAT: left; HEIGHT: 86px&quot; src=&quot;http://img27.imageshack.us/img27/1492/omuftuoglu.jpg&quot; width=81 height=101&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;İletişim ve Sorularınız için : &lt;/FONT&gt;Süleyman Seba Caddesi No:39 Akaretler 34357 Beşiktaş İSTANBUL &lt;BR&gt;Tel:(212) 2367300&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Son Yazılar :&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/acai-mi-goji-mi&quot;&gt;Acai mi Goji mi?&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/acai-bitkisinin-sirri-ne&quot;&gt;Gi Diyeti Neden Faydalı&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/erkekler-ve-diyet&quot;&gt;Erkekler ve Diyet&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/omega-3-faydalari-ve-onemi&quot;&gt;Omega-3 Faydaları&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/osman-muftuoglu-kolestrol-nedir&quot;&gt;Kolestrol Nedir?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/protein-tozlari-kas-yapar-mi&quot;&gt;Protein Tozları Kas Yapar mı?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/omega-sozlugu&quot;&gt;OMEGA Sözlüğü&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/botoksda-yeni-gelismeler&quot;&gt;Botoks&apos;da Son Gelişmeler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/enginar-karacigeri-korur-mu&quot;&gt;Enginar Karaciğeri Korur mu?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/zayiflatma-sektorune-dikkat&quot;&gt;Zayıflama Sektörüne Dikkat!&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/cocuklar-diyet-yapmaz&quot;&gt;Çocuklar Diyet Yapmaz&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/genc-ve-saglikli-cilt-icin&quot;&gt;Genç ve Sağlıklı Cilt İçin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/diyet-gazisi-olmayin&quot;&gt;Diyet Gazisi Olmayın&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gobeginiz-varsa-dikkat&quot;&gt;Göbeğiniz Varsa Dikkat&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/medeni-diyet-ve-mutlu-son&quot;&gt;Medeni Diyet ve Mutlu Son&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/antioksidanlar-kanseri-onler-mi&quot;&gt;Antioksidanlar Kanseri Önler mi?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suda-bekletilen-ceviz-kolestrolu-dusurur-mu&quot;&gt;Suda Bekletilen Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/2010-beslenme-anayasasi&quot;&gt;2010 Beslenme Anayasası&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/bel-incelten-diyet-plani&quot;&gt;Bel İncelten Diyet Planı&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A title=&quot;Osman Müftüoğlu tüm yazılar&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/osman-muftuoglu&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Tüm Yazıları İçin&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Osman Müftüoğlu&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>SU ÇİÇEĞİ TEDAVİSİ</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:05:45 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/su-cicegi-tedavisi </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/su-cicegi-tedavisi </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Su Çiçeğinin Tıbbi ve Doğal Tedavisi&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Suçiçeği düşünüldüğünden daha ağır bir hastalık ve ciddi yan etkileri var. İlkbaharda görülen salgın yazın da sürüyor.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi &lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Zafer Kurugöl&lt;/STRONG&gt;, suçiçeği vakalarını normalde ilkbaharda gördüklerini, ancak yaz aylarında da salgının devam ettiğini söyledi. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; alt=&quot;Su Çiçeği Aşısı İhmal Edilmemeli&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img443/8491/sucicegi.gif&quot; ;&gt;Suçiçeğinin düşünüldüğünden daha ağır bir hastalık ve ciddi yan etkilerinin olduğunu belirten Prof.Dr. Kurugöl, &lt;STRONG&gt;tek korunma yolunun aşı olduğunu belirtti&lt;/STRONG&gt;. Aşı yaptırmadığı için suçiçeği çıkarıp havale geçiren oğlu Ali hastaneye yatırılan Menekşe Güldal, “Oğlumun kontrollerini sağlık ocağında (aile hekimliğinde) yaptırıyordum. Aşılarını da orada oluyordu. Bana suçiçeği aşısının yapılmadığını söylemediler. Bilseydim dışarıda yaptırırdım” dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Prof.Dr. Zafer Kurugöl, suçiçeğinin çok bulaşıcı bir hastalık olduğunu hatırlattı. Hastalığın halk arasında kendiliğinden iyileşen, her çocuğun mutlaka geçireceği bir hastalık olarak bilindiğini belirten Prof.Dr. Kurugöl, şunları söyledi:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Çoğunlukla da iyileşmeyle sonuçlanan bir hastalıktır. Ancak düşünüldüğünden daha ağır ama aşıyla korunulabilir bir hastalık. Suçiçeği çok ağır yan etkilere yol açabiliyor. Birincisi, üzerine eklenen bakteri infeksiyon dediğimiz zatürreye, kan zehirlenmesine, beyin iltihabına, beyin iltihabı sonucu dengesiz yürümeye, çok ağır şekilde deri kanamalarına ve vücutta iç kanamalara neden oluyor. Bunun dışında böbrek, karaciğer tutuluşuna neden olabilir. Yani birçok organı tutarak çok ağır yan etkilere, sonucunda da ölümlere yol açabiliyor. Her yıl bizim gibi büyük merkezlerde 1- 2 çocuk suçiçeğinden kaybediliyor. Bunu önlemenin tek yolu aşı. Belki hastalık nadir yan etkiyle seyrediyor. Bu yan etkileri yapabiliyor ama çok sık görülebildiği için sayısal olarak yan etki görülen vaka sayısı da fazla oluyor. Hastanın tedavi maliyeti de çok ağır oluyor.”&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Türkiye&apos; de hastalık daha geç ortaya çıkıyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Prof.Dr. Zafer Kurugöl, Amerika&apos;da, çeşitli Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde suçiçeği aşısının rutin aşı programına girdiğini, krizdeki Yunanistan&apos;da bile bu aşının devlet tarafından ücretsiz yaptırıldığını söyledi. Prof.Dr. Kurugöl, suçiçeğinin erken yaşta geçirildiğini, ancak sıcak bir ülke olan Türkiye&apos;de, Avrupa ülkelerine göre hastalığın daha geç geçirildiğini kaydetti. Türkiye&apos;de ergenlik çağına gelenlerin yüzde 10- 15&apos;inin suçiçeği geçirmemiş olduğunu belirten Prof.Dr. Kurugöl, şunları kaydetti:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;“&lt;FONT color=#ff0099&gt;Suçiçeği vakalarını normalde ilkbaharda görüyoruz. Ama yaz aylarında da salgın devam ediyor.&lt;/FONT&gt; Nedenini kestirmemiz çok kolay değil, virüsün özelliğinden olmuş olabilir. Genellikle acile, polikliniğe hergün başvuranlar oluyor bazen de beyin iltihabı gibi ağır vakalar geliyor. En fazla salgını olan bir hastalık. Ergenlik çağına gelmişlerin yüzde 10-15&apos;inin hastalığı geçirmemiş olması, bu kesimde ağır enfeksiyon riski olduğunu gösterir. Bu nedenle suçiçeği geçirmemiş kişiler, ergen ya da erişkin, aşı yaptırmalı.”&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Suçiçeği aşısının &lt;STRONG&gt;rutin aşı şemasına&lt;/STRONG&gt; dahil edilmesi gereken en önemli aşı olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Zafer Kurugöl, “Bir kez hesaplamıştım. Yoğun bakıma bir çocuk yatmıştı. O çocuğa kullanılan ilaç, yapılan tedavi masrafıyla Bornova ve Karşıyaka&apos;yı aşılayabilirdiniz. Bu kadar net. Üstelik o çocuk kaybedildi, onun kaybedilmesinin ise hesabı olmaz. Bu aşı bu kadar önemli. Bu hastalık ileri yaşlarda ağır seyrediyor” diye konuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Suçiçeği konusunda anne babaların panik yapmamasını isteyen Prof. Dr. Kurugöl, su çiçekli çocukta yan etki olmaması ya da yan etki olunca ‘şunu yapın’ önerisinde bulunacakları bir yöntem olmadığını vurguladı. Prof.Dr. Zafer Kurugöl, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Asprin kullanılmamalı&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;“Suçiçeği, çok sık rastlanan bir hastalık, komplikasyonu nadir görülüyor. Ama o çocukta, o yan etkilerin çıkacağını önceden belirleyecek tahmin yöntemi yok. Ne laboratuvar olarak da ne de ailelere şu olursa şöyle yapın diyebileceğimiz bir yöntem yok. Ancak asprin kullanılmaması gerekiyor, toksik etki yapmaması için. Çocuk yıkanabilir, duş alabilir. Bu sıcakta aileler çocuklarını yıkamıyor, çocuk havale geçiriyor. Geçirmemesi için aşı yaptırmak gerekli. Aşı yüksek oranda koruyor. İleriki yaşlardaki zonaya karşı da koruyor. Hastalık aşıya rağmen geçirebiliyor ama hafif atlatılır, yan etki olmaz. Aşı bir yaşından sonra yapılabilir.”&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Öte yandan, 2 yaşını 2 ay geçen Ali Güldal, suçiçeği çıkardı, havale geçirince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi&apos;ne yatırıldı. Büyük oğlu 6 yaşındaki Halil Can&apos;ın suçiçeği çıkardığını, 10 gün sonra da küçük oğlu Ali&apos;nin yüzünde, vücudunda su dolu keseciklerin ortaya çıktığını belirten Menekşe Güldal, “Büyük oğlumu özel doktora götürmüştüm, suçiçeği aşısı yapılmıştı. Küçük oğlumun kontrollerini ise sağlık ocağında (aile hekimliğinde) yaptırıyordum. Aşılarını da orada oluyordu. Bana suçiçeği aşısının yapılmadığını söylemediler. Bilseydim dışarıda yaptırırdım. Çünkü büyük oğlum hastalığı hiç ateşlenmeden çok hafif atlattı, 10 gün sonra küçüğü çıkardı. Ama onun hafif olmadı, havale geçirdi. Korkuyla hastaneye geldik. Tedavisi sürüyor, hem korku hem aşı yaptırmadım diye büyük pişmanlık yaşıyorum” dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Zafer Kurugöl&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi &lt;BR&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;HR&gt;
&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#009900&gt;BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMİ&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Birbirine benzeyen çocuk enf eksiyonları genelde orta dereceli olurlar ve bitkisel tedavilere olumlu yanıt verirler; fakat komplikasyonlar oluşabilir ve (kızamıkta olduğu gibi) profesyonel müdahele gerekebilir. Problemlerin çoğuna virüsler neden olduğu için antibiyotiklerin bu rahatsızlıkların üzerinde hiçbir etkisi olmaz. Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkisel tedaviler ideal yöntemdir.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Bu bulaşıcı virüs hastalığı, göğüste ve sırtta beliren kırmızı lekelerle başlayıp vücudun diğer kısımlarına, kafa derisi ve yüze sıçrar. Tahriş olmuş lekeler. önce kabarcıklara ardından da kabuklu yaralara dönüşürler. Bu yaraları kaşımak veya zarar vermek iz kalmasına neden olabilir, bu yüzden enfeksiyon kapmış bebekler çok dikkatli yıkanmalıdırlar. Diğer belirtiler yüksek ateş (39-40 derece), boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;SU ÇİÇEĞİ BİTKİSEL TEDAVİ&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;Tedavi genelde bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudun virüsle savaşırken gösterdiği belirtileri hafifletmek içindir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;■ Eşit miktarlarda kanaryaotu demi, hodan suyu ve sulandırılmış güverinağacı kabuğu karıştırılarak hazırlanan losyon, irite olmuş deri isilikleri için kullanılabilir; pamuklu bir bezle, her bir veya iki saatte bir ya da ihtiyaç duydukça sürün.&lt;BR&gt;■ Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çocuğa günde üç defa ekinezya tabletleri veya tentürü verin (doz yaşa göre değişir).&lt;BR&gt;■ Gerektikçe takkeotu, kestere veya papatya çayı vererek tahrişi hafifletebilirsiniz.&lt;BR&gt;■ Hastalığın ateş safhasında kadifeçiçeği, hodan veya fesleğen demleriyle ıslatılmış soğuk kompres veya sünger uygulayın. Hastayı serin tutmak, aynı zamanda deride tahriş riskini de azaltacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Penelope Ody - &lt;A href=&quot;http://www.amazon.co.uk/exec/obidos/tg/detail/-/1564588637/qid=1057064955/sr=8-1/ref=sr_8_1/104-2706044-6343168?v=glance&amp;amp;s=books&amp;amp;n=507846&quot;&gt;Home Herbal&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/zona-riski-ve-su-cicegi&quot;&gt;&lt;FONT color=#339900&gt;Zona Riski ve Su Çiçeği&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Faydalı Bilgiler&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>DİKKAT EKSİKLİĞİ VE TEDAVİSİ</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Jul 2010 21:16:00 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/dikkat-eksikligi-ve-tedavisi </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/dikkat-eksikligi-ve-tedavisi </guid>
  <description>
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000 size=3&gt;Dikkat eksikliği hastalık 
mı?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Konsantrasyon sorunu mu yaşıyorsunuz ya da uzun süre aynı yerde 
oturamıyor, bir toplantıyı takip etmekte zorlanıyor musunuz? Başladığınız bir 
işi bitiremiyor, öfke atakları geçiriyor, aklınıza ilk geleni söyleme eğilimi mi 
gösteriyorsunuz?&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Uzmanlar, bunları, stresli bir yaşamın sonucu olarak yorumlamak yerine, 
çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de devam edebilen Dikkat Eksikliği 
ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) hastalığının belirtileri olabileceği 
uyarısında bulunuyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini düşüren, iş, ev başta olmak 
üzere sosyal hayatını önemli ölçüde zedeleyebilen hastalığın, uzman hekim 
kontrolünde tedavi edilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan uzmanlar, ilaç ve 
psikoterapinin etkin tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye Psikiyatri Derneği Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu 
Bilimsel Çalışma Birimi Koordinatörü ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 
Psikiyatri AD Öğretim Üyesi &lt;STRONG&gt;Doç. Dr. Cengiz Tuğlu&lt;/STRONG&gt;, yaptığı 
açıklamada, DEHB&apos;nin çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama 
yayılabilen, süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluk olduğunu söyledi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplumdaki DEHB yaygınlığının çocuklukta yaklaşık yüzde 8, ergenlikte yüzde 6 
ve erişkinlikte yüzde 4 olarak bildirildiğini ifade eden Tuğlu, çocukluk çağında 
var olan dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsel davranışların ilk olarak 
okul çağında fark edildiğini belirtti. Tuğlu, “&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Sınıfta 
oturamayan, oyunlarda arkadaşları ile yoğun sorunlar yaşayan ve okuma 
faaliyetlerinde gecikebilen çocuklar görece hızlı fark edilip tıbbi yardım 
almaları için yönlendirilebilmektedir&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;” dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yaşam boyu devam eden dikkatsizlik, dürtüsellik ya da hiperaktivite 
yakınmaları olan tüm erişkinlerde de DEHB tanısının akla gelmesi gerektiğine 
işaret eden Tuğlu&apos;nun verdiği bilgiye göre, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite 
Bozukluğu yaşama, kişiler arası ilişkilere, okul ve iş dünyasına yansıyan 
olumsuz etkileri açısından toplumun ve sağlık hizmetlerinin önemli sorunlarından 
birisini oluşturuyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEHB ister çocukluk ister erişkinlik döneminde olsun sadece hastaları değil 
çevrelerini, ailelerini, ebeveynlerini de etkiliyor. Riskli sağlık davranışları 
açısından tehdit altında olan ergen ve genç erişkinlerde DEHB varlığında, sigara 
ve madde kötüye kullanımı, yasal sorunlar, kötü akran ilişkileri, kendine güven 
kaybı, okul ve iş başarısında düşüklük ve psikiyatrik eş tanılar 
gözlenebiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığı 
düşüyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığındaki düşüş, hastalığın 
belirtilerinde azalma olduğuna işaret ediyor, ancak belirtiler tamamen ortadan 
kalkmıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Azalma eğilimine rağmen erişkin DEHB olan kişilerde bir işe başlayamama, iş 
yerinde verimsizlik ve kötü zaman yönetimi, çok sayıda işe başlanmasına rağmen 
bir çoğunu bitirememe, bir toplantı boyunca oturamama, stresle baş edememe ve 
öfke atakları, aklına ilk geleni söyleme eğilimi, kötü şoförlük sorunları ve 
evlilik ve sorumluluklarının idaresi ile ilgili yoğun sorunlar sıklıkla ortaya 
çıkabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dikkatsizlik daha çok bireyi, diğer bulgular ise daha çok çevreyi rahatsız 
ediyor. Belirtilerini dışa vuran erkeklerin tersine kız çocuklar genellikle 
olumsuz geri bildirimleri içselleştirme, özür dileme, uyum sağlamaya çalışma, 
suçu üzerine alma ve kavga etmeme eğilimi gösteriyor. Beklentileri karşılamak 
için daha çok çalışarak ve yetersizlikleriyle başa çıkarak başarılı öğrenciler 
olmayı lise dönemine dek sağlayabiliyor, ama bozukluğun daha sessiz seyrediyor 
olması ve bu nedenle müdahale edilebilir olan bir sorun alanına gereken 
müdahaleleri yapamama kadınların yaşamına, özellikle onların akademik 
gelişimlerine önemli zararlar verebiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Başka ruhsal bozukluklar, DEHB belirtilerini 
gizleyebiliyor&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çocuklar ve erişkinlerle yapılmış çalışmalara göre, karşıt olma, karşı gelme 
bozukluğu, davranım bozukluğu, anksiyete bozuklukları, duygu durum bozuklukları, 
öğrenme bozuklukları ve alkol-madde kullanım bozuklukları olarak adlandırılan 
ruhsal hastalıklar da psikiyatrik eş tanıları oluşturuyor. Bu ruhsal 
bozukluklar, bazen DEHB belirtilerinin gizlenmesine ya da ilaçlarla bir 
bozukluğu tedavi ederken diğerinde bozulmalar ortaya çıkmasına yol 
açabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Erişkin dönemde başka ruhsal bozuklukların eşlik etmesi ve erişkin yaşamının 
karmaşıklığı, çocuklardan farklı olarak erişkin DEHB tedavisinde daha kapsamlı 
tedavi yaklaşımlarının uygulanmasını gerekli kılıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEHBİ&apos;de ilaç tedavisi uygulanırken, ilaçların erişkinlerde tıbbi ve ruhsal 
eş tanıları gözeterek planlanması gerekiyor. Bundan sonra da psikoterapi 
uygulanabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu sorunu yaşayan kişilerin çoğu, yineleyen başarısızlıklar yaşayabiliyor. Bu 
başarısızlık öyküleri ise kişinin kendi hakkında olumsuz düşünceler 
geliştirmesine yol açabiliyor. Bu kişiler, üstlendikleri görevler konusunda 
işlevsel olmayan düşünceler geliştirebiliyor. Ortaya çıkan bu olumsuz düşünce ve 
inançlar, var olan kaçınma davranışlarını arttırabiliyor. Bunun sonucunda da 
kişiler, görev ya da sorunla karşı karşıya kaldığında dikkatlerini daha çok 
kaybedebiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEHB ile ilgili güçlükleri çocukluklarından beri yaşayan kişiler, hem 
erişkinlik döneminde benzer belirtiler sergiliyor hem de bazen belirtiler 
gerilese bile çocukluk döneminde almış oldukları hasarların yansımalarını yaşam 
boyu taşıyorlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Önlenebilir kayıplara engel olabilmek için rahatsızlık fark edildiğinde tüm 
tedavi imkanları kullanılarak etkin bir tedavinin hızlı ve dikkatli bir biçimde 
başlatılması gerekiyor. Bunun sağlanması için DEHB belirtileri olanların 
öncelikle bir psikiyatri uzmanına başvurması ve DEHB yakınmaları olan bireylerin 
psikiyatri uzmanına yönlendirilmesi tavsiye ediliyor.&lt;BR&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Dikkat eksikliğinin 
tedavisi&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Pediatrist - Pediatrik Nörolog&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Prof. 
Dr. Sabiha Paktuna Keskin&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;BR&gt;
&lt;div style=&quot;width:450px&quot;&gt;&lt;object classid=&quot;clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000&quot; codebase=&quot;http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab&quot; id=&quot;uzmanEmbedPlayeredTMTYQVNhA&quot; width=&quot;450&quot; height=&quot;404&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.uzmantv.com/getswf/edTMTYQVNhA&quot; /&gt;&lt;param name=&quot;WMode&quot; value=&quot;Transparent&quot;&gt;&lt;param name=&quot;allowNetworking&quot; value=&quot;all&quot;/&gt;&lt;param name=&quot;allowScriptAccess&quot; value=&quot;always&quot;/&gt;&lt;embed src=&quot;http://www.uzmantv.com/getswf/edTMTYQVNhA&quot; wmode=&quot;transparent&quot; width=&quot;450&quot; allowScriptAccess=&quot;always&quot; allowNetworking=&quot;all&quot; height=&quot;404&quot; name=&quot;uzmanPlayeredTMTYQVNhA&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot;/&gt;&lt;/object&gt;&lt;div&gt;&lt;div style=&quot;float:left;&quot;&gt;&lt;a id=&quot;uzmanlinkedTMTYQVNhA&quot; href=&quot;http://www.uzmantv.com&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png&quot; style=&quot;border:none&quot;/&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-top:7px;&quot;&gt;&lt;a id=&quot;konulinkedTMTYQVNhA&quot; href=&quot;http://www.uzmantv.com/konu/dikkat-eksikligi-tedavisi&quot; target=&quot;_blank&quot; style=&quot;font-family:Verdana;font-size:12px&quot;&gt;Benzer videolar i&amp;ccedil;in t&amp;#305;klay&amp;#305;n&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Sağlık&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>HAMİLELİKTE 37-38 HAFTA</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Jul 2010 00:36:57 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-37-38-hafta </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-37-38-hafta </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Hamilelikte son 4 haftaya kadar cinsel yasak yok.&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;Normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin gebeliğe olumsuz bir etkisi yok. Ancak son 4 haftada erkeğin ejekulasyon (boşalma) sıvısı içinde bulunan bazı maddelerin rahim kasılmalarını başlatabileceği düşüncesiyle ilişki önerilmiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Hamileliğin 37’nci haftasında bebek, anne karnında ne durumdadır?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; 37’nci hafta tamamlandığında bebek ve hamilelik miadını doldurmuş olarak kabul edilir. Ancak bebeğin büyümesi henüz durmaz. Vücudu yağ depolamaya devam eder ve günde yaklaşık 15-30 gram kadar kilo alır. Genelde erkek bebekler kız bebeklerden daha fazla yağ depolar ve bu nedenle daha ağır doğar. Bebek artık yeterli koordinasyonu sağlayacak kapasitededir ve elleriyle cisimleri rahatlıkla kavrayabilir. Bebek rahim içinde soluk alıp verme hareketleri yapar ve bunların ultrasonda izlenmesi bebeğin iyi durumda olduğunun göstergesidir. Amniyon sıvısına göre hacmi çok arttığından hareket etmesi zorlaşır ve bebek hareketlerinde azalma olabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Bu haftada anne adayı ne durumdadır?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Hamilelikte 37. hafta anne adayı&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img705/9003/20679064.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bu haftaya kadar rahmi ağzı ve onu rahim içine bağlayan kanal sümüğümsü bir tıkaç tarafından dolduruluyordu. Bu tıkacın amacı rahmin içini ve bebeği vajinadan gelebilecek mikrop ve enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu tıkacın vajinadan gelmesi doğumun belirtilerinden biridir ve halk arasında &lt;FONT color=#6600ff&gt;&lt;STRONG&gt;‘nişan gelmesi’&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; olarak adlandırılır. Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece birkaç saat önce de gelebilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anne adayları nişanı genelde kanlı sümüğümsü bir akıntı şeklinde hisseder. En çok merak edilen konulardan biri de hamilelikte seks. Normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin gebeliğe olumsuz bir etkisi yok. Ancak son 4 haftada erkeğin ejekulasyon (boşalma) sıvısı içinde bulunan bazı maddelerin rahim kasılmalarını başlatabileceği düşüncesiyle ilişki önerilmiyor. Bu arada daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda ilk 2 ayda ilişki kısıtlanabilir. Yine gebeliğin herhangi bir döneminde vajinal kanama, düşük ya da erken doğum tehdidi varsa yine ilişki kesinlikle yasaklanır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;38’inci haftada bebeğin gelişimi nasıldır?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bu haftada bebeğin kafa çevresiyle karın çevresi yaklaşık olarak birbirine eşittir. Yağ birikimi giderek yavaşladığından kilo alımı da yavaşlar. Aynı şekilde anne adayı da daha az kilo almaya başlar. Yanakları ve emme kasları tamamen geliştiğinden bebek sürekli içinde yüzdüğü amniyon sıvısını yutar. Bu sıvıyla birlikte sindirim sisteminden, cildinden dökülen hücreler bağırsak içeriğini yani dışkısını oluşturur. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu dışkıya ‘&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;mekonyum&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;’ adı verilir. Mekonyum koyu yeşil-siyah renkli bir maddedir ve bebek herhangi bir nedenle sıkıntıya girdiğinde ilk olarak kakasını yapar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Anne adayı ne tür değişiklikler yaşar?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Planlı sezaryen olacak anneler 38’inci haftadan sonra herhangi bir günde güvenle doğumunu yapabilir. Bazı durumlarda normal doğum planlanan gebelerde doktor suni sancı vererek doğumu gerçekleştirebilir. Anne adayının bacaklarında zaman zaman elektrik çarpmasına benzer yakınmalar olabilir. Bunun nedeni bebeğin hareket ederken ve leğen kemiği içine doğru yerleşirken rahimin etrafındaki sinirlere dokunmasıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;BEBEK TERS DURUYORSA SEZARYEN ÖNERİLİR&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Bebek rahimde nasıl durur?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hamilelik süresince bebek sürekli hareket halindedir. Erken dönemlerde bebek ile içinde yüzdüğü sıvı karşılaştırıldığında sıvı daha büyük yer tutar. Bu nedenle bebek rahim içerisinde sürekli dönebilir, yer değiştirebilir ve her türlü pozisyonda olabilir. Rahimin şekli genelde bebeğin duruşunu belirler. Hamilelik ilerledikçe bebeğin eğilimi baş aşağı durmaktır. Doğum anında bebeklerin yüzde 96’sı baş aşığı gelir, doğum sırasında ilk önce başları çıkar. Yüzde 3-4 bebek ise rahim içinde ters durmayı tercih eder. Bu bebeklerde kafa yukarıda popo ise aşağıdadır. Bu durum makat geliş olarak adlandırılır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Geliş kısmı neden önemli?&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Başıyla gelmeyen bir bebeğin doğumu her zaman zor ve risklidir. Hatta bazı durumlarda normal doğum olanaksızdır. Bebeğin en geniş kısmı kafasıdır. Makat doğumda kafa en son doğan bölümdür. Daha küçük ve kıvrılabilir kısımlar olan ayak, gövde ve kollar rahim ağzı daha tam olarak açılmadan rahim dışına çıkabilir yani doğabilir. Böyle bir durumda ise arkadan gelen kafa içeride sıkışabilir. Bu nedenle makat doğumda bebek çok zorlanabilir, zarar görebilir hatta hayatını kaybedebilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Bebekler neden ters durur?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gebelik haftası ne kadar küçükse bebeğin ters olma olasılığı da o ölçüde yükselir. 36-37’inci hafta civarında bebek genelde son duruş şeklini alır ve artık önde gelen kısmının değişmesi uzak bir olasılıktır. Bu nedenle 36-37’nci haftadan önce bebeğin ters duruyor olması çok önemli değil. 28’inci haftada bebeklerin yüzde 20-25’i ters dururken bu oran 32’inci haftada yüzde 7-15, son dönemde ise yüzde 3-4’tür. Gebelik yaşı dışında rahime ait şekil bozuklukları, bebeğe ait anomaliler ve çoğul gebelikler de makat gelişlere neden olabilir. Amniyon sıvısının çok fazla ya da az olması, daha önceden geçirilmiş fazla sayıda gebelik nedeniyle rahimin gevşek olması da sebep olabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Dışarıdan döndürülebilir mi?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Evet, doktor bebeği döndürebilir. İşlemin başarılı olma şansı yüzde 50 civarındadır. Ama riskli bir işlemdir. Bebeğin kemikleri kırılabilir, anne ve bebeğin iç organlarında yırtılmalar ortaya çıkabilir. Bu yöntem mutlaka acil sezaryen şartlarının sağlandığı bir ortamda yapılmalı. Ayrıca işlemin yapılabilmesi için doktorun deneyimli olması, hastanın şişman olmaması, bebeğin sırtının dönük olmaması gibi bazı koşullar gerekiyor. Makat gelişlerde normal doğum risklidir. Bebeğin ölüm riski, bebeğin oksijensiz kalma ihtimali daha fazla olduğu için önerilen doğum şekli sezaryendir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Alper Mumcu&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img408/545/alpermumcu.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Op.Dr. Alper Mumcu&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı &lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Amerikan Hastanesi&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Telefon&amp;nbsp;0 212 311 20 00 / 1660- 65&lt;BR&gt;0 212 311 20 00 /1612 (direkt)&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;mailto:alper@mumcu.com&quot;&gt;alper@mumcu.com&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Bebegim&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>HAMİLELİKTE 35-36 HAFTA</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Jul 2010 00:23:51 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-35-36-hafta </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-35-36-hafta </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Hamilelikte kramplardan korunmak mümkün.&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;Hamileliğin son dönemlerinde görülen sorunların başında bacak krampları geliyor. Ancak basit tedbirlerle krampları önleyebilirsiniz: Ayakta fazla kalmayın. Otururken ayağınızın altına yükseklik koyun. Kalsiyumdan zengin beslenin. Geceleri sol yanınıza yatın...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;35’inci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; 
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; alt=&quot;35 Hafta anne karnında bebek&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img227/2664/bebek35hafta.jpg&quot; ;&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bu haftadan sonra artık erken doğum sancıları başlasa bile doktor bunu durdurmaya çalışmayacaktır. Çünkü bebek doğum sonrası genelde sorunsuz ya da az bir bakımla yaşamını kolaylıkla devam ettirebilir. Bu haftada bebeğin ağırlığı 2 kilonun üzerindedir. Bebek yağ depolamaya devam eder. Bu haftada kol ve bacaklarda yağ tutulumu başlar. Tüm organ sistemleri gelişim ve olgunlaşmasını tamamlar. Artık son rötuşlar yapılır. Bebek içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından hareketleri de çok kolay olmaz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;35’inci haftada Anne adayı ne durumdadır?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Doktor bu haftadan itibaren her kontrolde anne adayını muayene ederek rahim ağzının durumunu, açıklık olup olmadığını incelemek isteyebilir. Bu haftalara gelindiğinde uykusuzluk problemi artış gösterebilir. Uykusuzluğun bir nedeni de bebeğin yavaş yavaş aşağı inmesi nedeniyle mesaneye bası yapması ve sık aralıklarla tuvalete gitme gereksinimi ortaya çıkmasıdır. Anne adayı bu sorunu azaltmak için gece yatmadan önce sıvı alımını kısıtlayabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;36’ncı haftada bebeğin gelişimi nasıldır?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Mutlu finale sadece 4 hafta kaldı. Sezaryen yöntemiyle doğum yapacak anne adaylarının 2 hafta kadar daha zamanı var demektir. Bebek ise hemen hemen hazır durumdadır. Her an doğum kanalına girebilir. Bu haftada yağ birikimi diz ve dirseklerde hızlanır. Boyun ve bilekleri de unutmamak lazım. Bebeğin diş etleri de olgunlaşmasını tamamladı ve artık sert. Yanaklarında ise yağlar birikti ve artık sıkılacak hal aldı! Bebek yaklaşık 2 kilo 750 gram ağırlığındadır. Bu haftada bebek genellikle son duruş pozisyonunu almıştır ve artık dönmesi çok nadir olarak görülür. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Anne adayı ne tür değişiklikler yaşar?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; 36’ncı haftadan sonra doktor anne adayını her hafta görmek ve bebeğin durumunu değerlendirmek isteyebilir. Bu haftalarda hem anne adayının hem de bebeğin kilo artışı çok hızlı olabilir. Doktor vajinadan kültür alarak ‘grup B streptokok enfeksiyonu’ olup olmadığını incelemek isteyebilir. Anne adayı karnının üst kısmında bir boşluk ve rahatlama hissedebilir. Bu bebeğin doğum kanalına doğru indiğini belirtir ve angajman olarak adlandırılır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Midedeki bası ortadan kalkacağı için iştah yeniden açılabilir. Benzer şekilde akciğerlerde baskı da olmayacağından anne adayının soluk alıp vermesi kolaylaşır. İdrara çıkma sıklığı angajman sonrası tıpkı hamileliğin ilk başlarındaki gibi iyice artar. Bebeğin hareketleri dışarıdan rahatlıkla izlenebilir. Anne adayı zaman zaman karnının bir bölgesinde aniden bir yükselti fark edebilir. Bebeğin hareketleri özellikle anne adayının göğüs kafesinin altında acı verebilir, can yakabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anne adayı gebeliğin son dönemlerinde bacak krampları sorunuyla sık karşılaşabilir. Kramplar gebeleri daha çok gece rahatsız eder. Zaman zaman uykudan uyandırabilir. Gebelikte kramp oluşumunun sebepleri kalsiyum ve magnezyum eksikliği olarak gösteriliyor. Ayrıca büyüyen rahimin toplardamarlar üzerinde yarattığı baskı da kramp oluşumunda önemli bir etkendir. Fazla ayakta kalmak, aşırı kilo alımı krampları artırabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;ALINABİLECEK ÖNLEMLER&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ayakta fazla kalmayın&lt;BR&gt;- Otururken ayağınızın altına yükseklik koyun&lt;BR&gt;- Kalsiyumdan zengin beslenin&lt;BR&gt;- Yatmadan önce ılık duş alın &lt;BR&gt;- Topuklu ayakkabı giymeyin &lt;BR&gt;- Sol yanınıza yatın&lt;BR&gt;- Kramp girdiği zaman baldırınızın üzerine sıcak bir havlu koyun, bacağınızı yukarı kaldırın ve ayak parmaklarınızı yukarı doğru gerin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;HAMİLELİĞİN SONLARINDA NEFES DARLIĞI NORMAL&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;EM&gt;Hamilelikte nefes darlığı ne zaman ortaya çıkar?&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Nefes darlığı hamilelik döneminde en sık karşılaşılan yakınmalardan biridir. Özellikle hamileliğin son dönemlerine doğru nefes darlığı sorunu yaşanabilir. Bu durumun temel nedeni büyüyen rahimin karın ve göğüs boşluklarını birbirinden ayıran diyafram kasını yukarı doğru itmesidir. Ayrıca gebelik sırasında vücudun oksijen gereksinimi daha da artacağından anne adayı daha hızlı ve sık nefes almaya başlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Bebeği olumsuz etkiler mi?&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Nefes darlığı ya da çok kolayca nefes nefese kalma çoğu zaman hafif bir fiziksel aktiviteyle bile ortaya çıkabilir. Birkaç basamak merdiven bile anne adayının nefes nefese kalmasına yol açabilir. Bu durum zararsızdır ve bebeğin üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Daha önceden bilinen bir solunum sistemi hastalığı olanlar, nefes darlığının yanı sıra göğüs ağrısı, şiddetli çarpıntı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi ek yakınmalar varsa doktora danışmakta yarar var. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Nefes darlığı kimlerde daha sık görülür?&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Birden fazla bebek bekleyen yani çoğul gebeliği olan anne adaylarında durum daha erken ortaya çıkabilir ve tek bebek bekleyen anne adaylarına göre daha şiddetli olabilir. Benzer şekilde anemisi (kansızlığı) olan anne adaylarında da nefes darlığı daha erken ortaya çıkıp daha şiddetli seyredebilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Yakınmalar ne zaman geçer?&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çoğu zaman gebeliğin son birkaç haftası içinde bebek aşağıya doğru indiğinde nefes alıp vermede bir rahatlama yaşanır. Bu rahatlama özellikle ilk kez hamilelik yaşayanlarda belirgindir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Alper Mumcu&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img408/545/alpermumcu.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Op.Dr. Alper Mumcu&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı &lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Amerikan Hastanesi&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Telefon&amp;nbsp;0 212 311 20 00 / 1660- 65&lt;BR&gt;0 212 311 20 00 /1612 (direkt)&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;mailto:alper@mumcu.com&quot;&gt;alper@mumcu.com&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Bebegim&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>GIDA ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ</title> 
  <pubDate>Tue, 27 Jul 2010 02:29:10 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/gida-zehirlenmesi-belirtileri </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/gida-zehirlenmesi-belirtileri </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Gıda zehirlenmesine karşı ipuçları&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A title=&quot;Mehmet ÖZ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Mehmet ÖZ&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;, gıdaların neden olduğu en önemli 3 hastalığı ele aldı. İşte başlıca gıda zehirlenmeleri ve korunma yolları:&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Herkes gıda zehirlenmesinden korkar. Ve bu sıcak yaz aylarında gıda kaynaklı hastalık vakaları artar. Olay yerleri genellikle dışarısıdır çünkü bakteriler 90 derecenin üzerinde en hızlı şekilde gelişir. En önemlisi de hangi bakterinin suçlu olduğunu bulup, tam olarak nasıl ve ne zaman zehirlendiğinizi bilmektir çünkü bu iyileşmenizde çok önemli rol oynar ve hatta hayatınızı bile kurtarabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A title=&quot;Mehmet ÖZ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Mehmet ÖZ&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;, gıdaların neden olduğu en önemli 3 hastalığı ele aldı. İşte başlıca gıda zehirlenmelerini tespit etmeniz için bilgiler ve korunmak için öneriler:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; alt=&quot;Gıda Zehirlenmesi&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img338/5318/gidazehirlenmesi.gif&quot; ;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;Stafilokok Basili&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Belirtiler&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;• 6-12 saat içinde olur&lt;BR&gt;• Kusma&lt;BR&gt;• İshal&lt;BR&gt;• Karın Ağrıları&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gıda kaynaklı hastalığa neden olan bu bakteri tatlı veya tuzlu yiyeceklerde ürer, salatalardaki mayonez veya pasta gibi tatlılar... Elle yapılan pişmemiş yiyecekler sıcakta gelişen stafilokok üremesinde en etkili rolü oynarlar. Yaygın belirtiler olan sulu ishal, karın ağrısı ve kusma anında oluşur, -bazen bir saatten az bir sürede- ve sanki bir tren vücudunuzda dolaşıyor gibi hissedersiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Stafilokokun neden olduğu mide ve bağırsak iltihabı genellikle yaşamınızı riske atmaz ancak ciddi sıvı kaybına yol açar. Bu yüzden bolca sıvı, sodyum veya glukoz içeren çözeltiler aldığınıza emin olun. Basit bir ev yapımı çözüm, bir çay kaşığı tuz ve 4 yemek kaşığı dolusu şeker ilave edilmiş bir litre su.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Koli Basili&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Belirtiler&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;• 12-24 saat sonra kendini gösterir&lt;BR&gt;• Sulu ishal&lt;BR&gt;• İshal 3 gün içinde kanlı hale gelir&lt;BR&gt;• Nadir olarak kusma&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu durumda, koli basili enfeksiyonu etten veya maruldan geçmiş olabilir. Koli basili virüsü büyükbaş hayvanların dışkısından bulaşıp etin işlem sürecinde ete bulaşabilir ve aynı zamanda ekinleri sulamak için kullanılan sulara da karışabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Koli basili zehirlenmesinde, bakteri yiyecek üzerinde çoğalır. Yendikten sonra son olarak ince bağırsaklara ulaşır. Vücudun bağışıklık sistemi bakteriyi yok etmeye çalışırken, bağırsak yüzeyi zarar görür, kan bağırsak yoluna sızar ve böylece kanlı ishale neden olur. Hemorajik kolit olarak bilinen bu durum kan dolaşımı boyunca gezinip sepsis veya kan zehirlenmesi riski oluşturabilir. Bu korkunç gıda kaynaklı hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız medikal yardım isteyin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Salmonella&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;EM&gt;Belirtiler&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;• 24-48 saat içinde kendini gösterir&lt;BR&gt;• Şiddetli karın ağrısı&lt;BR&gt;• Ateş&lt;BR&gt;• Kanlı veya mukozalı ishal&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kümes hayvanlarının yanı sıra salmonella bakterisi sığır eti, süt ürünleri, Sezar salata sosu ve hollandez sos gibi pişmemiş yumurta içeren yiyeceklerde de bulunur. Salmonella, insan veya hayvan dışkısından birçok yolla et ve yumurtaya bulaşabilir: lağıma temas yoluyla, kümeslere doldurulup kendi dışkılarının üzerinde yaşamaya bırakılan kümes hayvanlarının yetişme koşulları yoluyla, ve hatta tavuk yumurtasının kabuğunu tutma yoluyla.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tedavi edilmezse, salmonella enfeksiyonu sindirim borusunda delikler açabilir. Ateş yükselmesi, virüsün mide-bağırsak yoluna kadar yayıldığı ve kan dolaşımına ulaştığını gösterir. Koli basili gibi salmonella özellikle bağışıklık sistemi tehlikede olan gençler veya çok yaşlılar için çok tehlikeli olabilir. Kendinizde veya bir yakınınızda salmonella zehirlenmesinden şüpheleniyorsanız antibiyotik tedavisi uygulayacak olan doktorunuzla iletişime geçmede geç kalmayın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Gıda güvenliği&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;Plajda gıda güvenliği&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;• Lifo yöntemini uygulayın: Son giren ilk çıkar. Yani soğutucunuzda ilk yiyeceğiniz şeyi en üste koyun.&lt;BR&gt;• Soğutucu veya yiyecek çantanızı kuma yarıya kadar gömün ve şemsiyeyle koruyun.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Mutfakta gıda güvenliği&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;• Yemeği hazırlamadan önce ve hazırladıktan sonra ellerinizi ılık sabunlu suda 20 saniye boyunca iyice yıkayın.&lt;BR&gt;• Etleri kasap kağıdı veya streç film gibi koruyucu paketlerle kaplayın ve çapraz bulaşmayı engellemek için buzdolabında alçak bir rafa koyun.&lt;BR&gt;• Et, salata, vb. için ayrı renklerle kodlandırılmış kesme tahtaları edinin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Izgarada gıda güvenliği&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;• Ucunda sensörü olan et termometresi kullanın böylece etin içini doğru biçimde pişirebilirsiniz.&lt;BR&gt;• Sığır etini 160, tavuk etini ise en az 165 dereceye kadar pişirin.&lt;/P&gt;&lt;A title=&quot;Mehmet ÖZ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Mehmet ÖZ&lt;/STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 58px; FLOAT: left; HEIGHT: 64px&quot; alt=&quot;MEhmet ÖZ&quot; src=&quot;http://www.gaxxi.com/xprodoksit/xprodoksit/gorsel/dosya/kucuk1234656546mehmetoz.jpg&quot; width=81 height=89&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kafein-detoksu&quot;&gt;Kafein Detoksu&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/mehmet-ozden-yeni-recete&quot;&gt;Mehmet ÖZ&apos;den Yeni Reçete&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelik-efsaneleri&quot;&gt;Hamilelik Efsaneleri&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/mehmet-oz-diyet-yapma-sirlari&quot;&gt;Diyet Yapma Sırları&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;*&amp;nbsp;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gida-takviyeleri-tehlikeli-mi&quot;&gt;Gıda&amp;nbsp;Takviyeleri Tehlikeli mi?&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/toksik-siskinlik-ve-3-nedeni&quot;&gt;Toksik Şişkinlik ve Nedenleri&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/colyak-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri&quot;&gt;Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kanser-risk-faktorleri&quot;&gt;Kanser Risk Faktörleri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/iki-hafta-diyeti&quot;&gt;İki Hafta Diyeti&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; src=&quot;http://img251.imageshack.us/img251/9873/kalpz.png&quot; width=15 height=13&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalp-krizi-ve-mide-yanmasi&quot;&gt;Kalp Krizi ve Mide Yanması&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yorugunluk-ve-halsizlik-mehmet-oz&quot;&gt;Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/acai-bitkisinin-sirri-ne&quot;&gt;ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yogurt-ile-gulumseyin&quot;&gt;Yoğurt ile Gülümseyin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Doğru Beslenme Önerileri&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogru-beslenme-onerileri-mehmet-oz&quot;&gt;Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Genç Kalmak&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/genc-gorunmek-ve-genc-kalmak&quot;&gt;Genç Görünme ve Genç Kalmak&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Ev Yapımı Ketçap&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ev-yapimi-ketcap-kullanin&quot;&gt;Ev Yapımı Ketçap Kullanın&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Tatlandırıcı mı Şeker mi?&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogal-tatlandiricilar-ve-seker&quot;&gt;Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; src=&quot;http://img251.imageshack.us/img251/9873/kalpz.png&quot; width=15 height=14&gt;&lt;A title=&quot;Kalp Sağlığı için 5 öneri&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalp-sagligi-icin-5-oneri&quot;&gt;Kalp Sağlığı için 5 Öneri&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Tüm yazılar için.......&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp; &lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Mehmet OZ&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>SARIMSAK VE ANTİOKSİDAN ETKİSİ</title> 
  <pubDate>Mon, 26 Jul 2010 01:53:13 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/sarimsak-ve-antioksidan-etkisi </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/sarimsak-ve-antioksidan-etkisi </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Sarımsak kanın antioksidan kapasitesini artırıyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sarımsak, sadece yemeklerimizin vazgeçilmez bir lezzeti olarak değil, insan sağlığı bakımından da önemli bir deva olarak yüzyıllar boyunca kullanılmaktadır. Bilimsel çalışmalar kalp ve damar sistemi (tansiyon düşürücü, pıhtıyı önleyici, kan sulandırıcı, kalp krizini önleyici), kan şekerini düşürücü, karaciğeri koruyucu, bağışıklık sistemini destekleyici, kanserlerden koruyucu, mikroorganizmaları öldürücü etkilerinin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Sarımsağın bu yararlarının antioksidan etkisine bağlı olduğu ileri sürülmektedir. Yürütülen bazı çalışmalarda çeşitli sarımsak formüllerinin (yaşlandırılmış sarımsak, sarımsak yağı) kötü kolesterolün (LDL) daha zararlı şekli olan çok düşük yoğunluklu kolesterole (VLDL) oksitlenmesini önlediği gözlenmiştir.&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img651/631/sarimsakveantioksidan.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;Sarımsağın oksidasyonu önleyici (antioksidan) etkisini gösteren çeşitli deneysel çalışmalar bulunuyor. Bilimsel çevrelerde bu etkiden sorumlu bileşen olarak allisin gösteriliyor. Bu bileşik sarımsak ezildiğinde allinaz enzimi ile temasa geçen allisin’in dönüşümü ile meydana geliyor. Yani sarımsağın etkili olabilmesi için allisin oluşumu şart. Bu konudan daha önce de bahsetmiştim. Ancak çeşitli şekillerde işlemden geçirildikten sonra sarımsağın antioksidan etkisindeki değişimleri inceleyen bir bilimsel çalışmanın sonuçları zihinleri karıştırıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu çalışmada allisine dönüşümü sağlayan enzim olan allinazı parçalamak amacıyla bir kısım sarımsak dişleri kaynatılıyor, diğer bir kısmı mikrodalga ile pişiriliyor ve bir kısmının ise turşusu (pH 3.5’dan asidik vasatta bu enzim parçalandığı için) hazırlanıyor. Bu üç işlem görmüş sarımsağın antioksidan etkisi işlem görmemiş taze sarımsak ile karşılaştırıldığında antioksidan etkinin işlem görenlerde biraz azalmasında karşılık devam ettiği görülmüş. Mikrodalga fırında pişirilen sarımsağın oksijen radikali turşusu yapılan sarımsağın ise peroksi radikalleri üzerindeki etkinliği bir miktar azalmış. Yani sarımsağın antioksidan etkisi için allisine dönüşüme gerek yok, içerisindeki diğer kükürtlü bileşenlerin de antioksidan etkiye katkıları bulunuyor. Sıçanlar üzerinde yürütülen bir çalışmada da ham sarımsak ve 20 dakika kaynatılmış sarımsağın kolesterollü gıdalar ile beslenen hayvanlarda kan lipit seviyelerini belirgin bir şekilde azalttığı gözlenmiş.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;KAFA KARIŞIKLIĞINA GEREK YOK&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ülkemizde yapılan ve yeni yayınlanan bir klinik çalışmada, onyedi sağlıklı gönüllüde eczanelerde satılan standart bir sarımsak tabletinin 30 gün süre ile günde dört adet (sabah iki, akşam iki) verilmesi ile kan lipit değerlerindeki (trigliserit, total kolesterol, iyi kolesterol ve kötü kolesterol) subakut etkileri incelenmiş. Gönüllüler, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi süreğen kalp ve damar rahatsızlıkları ya da diyabet teşhisi konulmamış ve herhangi bir tedavi uygulanmayan kişiler arasından seçilmiş. Yapılan çalışmada 30 günlük uygulama sonucunda sarımsak tabletlerinin kan serumunun toplam antioksidan gücünü artırdığı, buna karşılık kan lipit değerleri (toplam kolesterol, trigliserit, iyi kolesterol ve kötü kolesterol) üzerinde etkisiz kaldığı gözlenmiş.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sarımsak dişlerinin antioksidan etkisine bağlı olarak özellikle kalp ve damar işlevleri üzerindeki etkinliğini ortaya koyan çok sayıda deneysel ve klinik çalışma mevcut. Bu çalışmaların büyük çoğunluğunda yukarıdaki bulgulardan farklı olarak allisinin başlıca etkili bileşen olduğu, kötü kolesterolü, total lipit ve trigliserit seviyelerini düşürdüğü gösterilmiş. Şüphesiz, bu farklı bulgulara bakarak kişiler farklı görüşler ileri sürebiliyor; kimi sarımsak etkisiz derken kimi etkili diyebiliyor. Kanaatimce bu tip bulgulara bakıp zihninizi karıştırmak yerine, sağlıklı bir gıda olan sarımsak ürünlerini mümkün olduğunca kullanmanızda yarar görüyorum.&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/erdem-yesilada&quot;&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Prof.Dr. Erdem YEŞİLADA&quot; src=&quot;http://i45.tinypic.com/14xndp4.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/erdem-yesilada&quot;&gt;Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;Sorularınız İçin : &lt;A href=&quot;mailto:eyesilada@yeditepe.edu.tr&quot;&gt;eyesilada@yeditepe.edu.tr&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gunes-yaniklarinda-lavanta-ve-papatya&quot;&gt;Güneş Yanıklarına Lavanta ve Papatya&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yesil-cay-icin-prostatdan-korunun&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Yeşil Çay için Prostat&apos;dan Kurtulun&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/limonatanin-onemi&quot;&gt;Limonata&apos;nın Önemi&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/brokoli-nasil-tuketilmeli&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Brokoli Nasıl Tüketilmeli?&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kirmizi-biber-kilo-verdirir-mi&quot;&gt;Kırmızı Biber Kilo Verdirir mi?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Ceviz Kolestrolü Düşürür mü&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ceviz-kolestrolu-dusur-mu&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A title=&quot;İnatçı Öksürüğe Bitkisel Çözümler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/inatci-oksuruge-bitkisel-cozumler&quot;&gt;İnatçı Öksürüğe Bitkisel Çözümler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Şeker Hastalığına Karşı Bitkisel Öneriler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/seker-hastaligina-karsi-bitkisel-oneriler&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Şeker Hastalığına Karşı Bitkisel Öneriler&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Yüksek Kolestrol ve Şekere Karşı Pırasa&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yuksek-kolestrol-ve-sekere-karsi-pirasa&quot;&gt;Yüksek Kolestrol ve Şekere Karşı Pırasa&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Erdem Yeşilada&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>SAĞLIKLI YAŞAM TUTKUSU</title> 
  <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 23:39:54 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/saglikli-yasam-tutkusu </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/saglikli-yasam-tutkusu </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mıdır?&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;EM&gt;En kaliteli güzellik ürünlerini kullanıyor, yediklerinize dikkat ediyor ve egzersizlerinizi bir gün bile aksatmıyorsunuz. Yine de cildiniz mükemmel gözükmüyor. Acaba bu noktada suçlanması gereken süper sağlıklı alışkanlıklarınız olabilir mi?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mı&quot; src=&quot;http://img827.imageshack.us/img827/802/saglikliyasamtutkusu.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;Sadece sebze, meyveden oluşan bir beslenme tarzı, sıkı sıkıya bağlı olduğunuz spor rutininiz ve durmadan içtiğiniz vitamin deposu meyve suları, her ne kadar kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlasa da, görüntünüze pek de sandığınız kadar iyi gelmeyebilir. Hatta iyi gelmek bir yana, bazı önemli besin gruplarını hayatınızdan tamamen çıkarmak ve fanatik bir şekilde her gün spor yapmak, yarar sağlamak yerine, cildinize, saçlarınıza ve dişlerinize zarar bile verebilir. Tüm bu anlattıklarımız size tanıdık geldi mi? O zaman şimdi tüm alışkanlıklarınızı, günahları ve sevaplarıyla tek tek gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Uzmanların eşliğinde hazırladığımız yazımız bu konuda size yol gösterebilir. 
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Spor bağımlısıysanız&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Egzersiz rutininiz olimpik bir atletinkinden farksızsa, sosyal hayatınızın bundan muzdarip olduğunu tahmin etmek pek de güç olmayacaktır. Üstelik aklınızın kıyısından geçmese bile aşırı egzersiz arkadaş ilişkilerinize olduğu kadar, güzelliğinize de zarar verebilir. Peki, yaptığınız egzersiz miktarının&lt;BR&gt;aşırı olup olmadığından emin değilseniz? Fitness eğitmenlerine göre, günde en az iki sefer ya da haftanın yedi günü hiç ara vermeden egzersiz yapmak işi abarttığınızın göstergesi. Güzellik uzmanları ise meseleye bambaşka bir açıdan bakıyor ve özellikle yoğun tempoda koşan kadınların erken yaşlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını anlatıyorlar. Bunun başlıca iki nedeni var; öncelikle koşu sırasında yumuşak dokuların aşağı-yukarı sürekli gidip gelmesi cildin sıkılığını ve elastikiyetim olumsuz şekilde etkiliyor. Ayrıca spor dışarıda yapılıyorsa türlü hava koşullarına maruz kalmak, ciltte tahrişe yol açabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Pek çok kadın koşarak vücutlarındaki yağ oranının azalacağını ve bunun da olduklarından çok daha genç göstermelerine yardımcı olacağını düşünüyor: Bu düşünce elbette büyük ölçüde doğru. Fakat işin pek göz önüne alınmayan kısmı ise bunun cildi baskı altına sokup, yaşla birlikte azalan dayanıklılığını tehlikeye atması. “Cildinizde henüz pek bir olumsuz işaret görmeseniz bile, yoğun koşu programının metabolizmanız üzerindeki etkilerini unutmayın” diyor uzmanlar. Ekledikleri bir diğer şey de, haftanın bir günü spor yapamadığınızda kendinizi yiyip, bitirmemeniz gerektiği. Çünkü zaten sosyal ve iş hayatı yeterince yoğun olan birinin haftada iki hatta bazen bir gün bile spor yapması son derece ideal bir rutin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Unutulmaması gerekiyor ki, formda kalmak için ihtiyacımız olan dengeli bir şekilde spor yapmak. Ve ne yazık ki, pek çok kişi burada ‘dengeli’ kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor.&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;
&lt;DIV align=center&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&quot;Sağlıklı Yaşamak Adına Hiç Bİr Şeyi Abartmamak Gerekiyor. Kendi Kendinize Kararlar Alıp abartılı Şekilde Uygulamak Yerine Durumunuzu Uzmanlara Danışın. Böylece Sağlığınızın Bozulmasını Engellemiş Olursunuz.&quot;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;DIV align=left&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;&lt;STRONG&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; Egzersiz yoğunluğunuzu biraz azaltmaya bakın; ancak hemen korkmayın. Size ya egzersizlerinizi ya cildinizin güzelliğini seçin diyecek değiliz: Yoğun koşuların yerine tempolu yürüyüşe geçebilir, cildiniz üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Üstelik cildiniz daha hafif egzersizler sayesinde kendisini yenileme imkanı da bulacaktır. Her gün, örneğin yarım saat düzenli koşan biriyseniz ve bundan kesinlikle vazgeçemiyorsanız, önerimiz, rutininizi hiç değilse haftada bir gün yürüyüş, bir gün koşu olarak ayarlamanız.&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Açık havada koştuğunuz günlerde, cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumak için mutlaka güneş koruyucu ürün kullanın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Vejetaryenseniz&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Vejetaryenlik son derece etik bir tercih olabilir, doğru. Ancak, belli besin gruplarını hayatınızdan çıkarmak ve ardından da dengeli bir beslenme düzenini benimseyememek cildiniz adına korkunç bir hata olabilir. Bilindiği gibi cilt hücreleri son derece hızlı bir şekilde -ortalama 28 ve 31 günde bir- yenileniyor. Bunu sürdürmek için de gerekli miktarda protein, karbonhidrat ve yağa ihtiyaç duyuyor. İşte bu nedenle ciddi beslenme eksiklikleri cildin kendisini yenileme sürecini önemli şekilde etkiliyor. Vejetaryen tipi beslenme tarzı, bol bol meyve ve sebze yediğiniz için C vitamini açısından zengin olabilir ve bu da cildinize iyi gelebilir. Ancak yine de bu tip beslenme; demir, temel yağ asitleri ve B12 gibi sadece hayvansal gıdalarda bulunabilecek besin maddelerinden yoksundur. Bu önemli vitaminlerin eksikliği mat, nemsiz ve erken kırışan hatta sık sık sivilce sorunu yaşayan bir ciltle baş başa kalmanıza yol açabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey, omega 3 (alfa linolenik asit) ve omega 6 (linolenik asit) gibi cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacak temel yağ asitlerini almaya dikkat etmek olmalı. Bunlar, cilde ihtiyaç duyduğu nemi sağlar ve ince çizgilerin oluşumunu önler. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişlerden bolca tüketmek, yemeklerde ayçiçeği yerine soya yağı kullanmak da, daha faydalı yağlar içerdikleri için daha akıllıca olacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Yağ asitleri içeren besin takviyeleri almanıza rağmen cildiniz hâlâ kuru ve pul pul mu? O zaman yoğun nem takviyesi yapan bitkisel cilt maskeleri uygulayabilirsiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bisiklet, tenis, kayak tutkunuysanız&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Hafta sonları düzenli olarak tenis oynuyor, fırsat buldukça bisiklete biniyor, kışları asla kayağa gitmekten vazgeçmiyorsanız; evet, kaslarınız için çok iyi bir şey yapıyor olabilirsiniz. Peki ya cildiniz? Uzmanlara göre, açık havada yapılan bu sporlar, birkaç nedenden ötürü cildinize büyük zarar veriyor olabilir. Bunlardan ilki elbette güneş ışınlarının olumsuz etkisi. Üstelik UVA (cildin en derin tabakalarına kadar ulaşanlar) ışınlarının zararlı olması için her zaman da havanın güneşli olması gerekmiyor. Bu ışınlar, kapalı havalarda da, bulutların arasından sızarak, siz hiç hissetmeseniz bile, cildinize zarar vermeye devam ediyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu sporların cilt üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi de, cildin yüzeyine yakın kılcal damarları genişleterek istenmeyen bir kırmızılığa yol açmaları. Eğer spordan sonra hafif ve sağlıklı görünen bir pembelik oluşuyorsa bu çok da kötü bir durum değil. Ancak yanaklarınızdaki kırmızılık uzun süre geçmiyorsa, bu, damar çatlamalarıyla karşı karşıya kaldığınızı gösterir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Yüzünüzü koruyacak siperlikli bir kasket, şapka ya da gözlük kullanmayı ihmal etmeyin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Cilde hafif renk de kazandıran güneş koruyuculu nemlendiricileri ihmal etmeyin.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;EM&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;EM&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;Meyve sularıyla aranız çok iyiyse&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Güne büyük bir bardak karışık meyve suyuyla başlamanın çok sağlıklı bir alışkanlık olduğunu düşünebilirsiniz. Bu gerçekten de, günlük meyve ihtiyacını pratik şekilde karşılamak için akıllıca bir yoldur. Ancak unutmayın ki, marketlerdeki bazı hazır meyve suları neredeyse bir bardak kola kadar (100 ml’de yaklaşık 10 gr) şeker içerebiliyor. Ve ne yazık ki, bol miktarda şeker tüketmek kandaki insülin miktarının birden bire aşırı miktarda artmasına yol açabiliyor. Bu durum dokularda bazı olumsuz yapısal değişikliklere neden olup, cildin incelmesine ve kolayca kırışmasına yol açabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Bir meyve suyu alırken mutlaka etiketini okuyun ve içeriğindeki şeker miktarını kontrol edin. Ayrıca, aldığınız bu tip ürünlerde mısır şurubu, bal ve fruktoz gibi maddelerin olup olmadığına dikkat edin. Eğer bu hatayı bir süredir yaptığınızı fark ettiyseniz, bundan sonra bol bol somon gibi sağlıklı temel yağlar içeren besinler tüketmeniz kandaki insülin seviyenizi dengeleyip, şekerin cildinize verdiği zararı bir ölçüde telafi edebilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;&lt;STRONG&gt;Güzel bir öneri:&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; Tatlı krizlerinizle baş edemiyorsanız tahriş olan cildinizi yatıştırabilecek mineralli spreyleri kullanabilirsiniz.Sağlıklı yaşam tutkusu cilt için zararlı mıdır? &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;En kaliteli güzellik ürünlerini kullanıyor, yediklerinize dikkat ediyor ve egzersizlerinizi bir gün bile aksatmıyorsunuz. Yine de cildiniz mükemmel gözükmüyor. Acaba bu noktada suçlanması gereken süper sağlıklı alışkanlıklarınız olabilir mi?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sadece sebze, meyveden oluşan bir beslenme tarzı, sıkı sıkıya bağlı olduğunuz spor rutininiz ve durmadan içtiğiniz vitamin deposu meyve suları, her ne kadar kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlasa da, görüntünüze pek de sandığınız kadar iyi gelmeyebilir. Hatta iyi gelmek bir yana, bazı önemli besin gruplarını hayatınızdan tamamen çıkarmak ve fanatik bir şekilde her gün spor yapmak, yarar sağlamak yerine, cildinize, saçlarınıza ve dişlerinize zarar bile verebilir. Tüm bu anlattıklarımız size tanıdık geldi mi? O zaman şimdi tüm alışkanlıklarınızı, günahları ve sevaplarıyla tek tek gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir. Uzmanların eşliğinde hazırladığımız yazımız bu konuda size yol gösterebilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Spor bağımlısıysanız&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Egzersiz rutininiz olimpik bir atletinkinden farksızsa, sosyal hayatınızın bundan muzdarip olduğunu tahmin etmek pek de güç olmayacaktır. Üstelik aklınızın kıyısından geçmese bile aşırı egzersiz arkadaş ilişkilerinize olduğu kadar, güzelliğinize de zarar verebilir. Peki, yaptığınız egzersiz miktarının&lt;BR&gt;aşırı olup olmadığından emin değilseniz? Fitness eğitmenlerine göre, günde en az iki sefer ya da haftanın yedi günü hiç ara vermeden egzersiz yapmak işi abarttığınızın göstergesi. Güzellik uzmanları ise meseleye bambaşka bir açıdan bakıyor ve özellikle yoğun tempoda koşan kadınların erken yaşlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını anlatıyorlar. Bunun başlıca iki nedeni var; öncelikle koşu sırasında yumuşak dokuların aşağı-yukarı sürekli gidip gelmesi cildin sıkılığını ve elastikiyetim olumsuz şekilde etkiliyor. Ayrıca spor dışarıda yapılıyorsa türlü hava koşullarına maruz kalmak, ciltte tahrişe yol açabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Pek çok kadın koşarak vücutlarındaki yağ oranının azalacağını ve bunun da olduklarından çok daha genç göstermelerine yardımcı olacağını düşünüyor: Bu düşünce elbette büyük ölçüde doğru. Fakat işin pek göz önüne alınmayan kısmı ise bunun cildi baskı altına sokup, yaşla birlikte azalan dayanıklılığını tehlikeye atması. “&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Cildinizde henüz pek bir olumsuz işaret görmeseniz bile, yoğun koşu programının metabolizmanız üzerindeki etkilerini unutmayın&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;” diyor uzmanlar. Ekledikleri bir diğer şey de, haftanın bir günü spor yapamadığınızda kendinizi yiyip, bitirmemeniz gerektiği. Çünkü zaten sosyal ve iş hayatı yeterince yoğun olan birinin haftada iki hatta bazen bir gün bile spor yapması son derece ideal bir rutin.&lt;BR&gt;Unutulmaması gerekiyor ki, formda kalmak için ihtiyacımız olan dengeli bir şekilde spor yapmak. Ve ne yazık ki, pek çok kişi burada ‘dengeli’ kelimesinin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;&lt;STRONG&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; Egzersiz yoğunluğunuzu biraz azaltmaya bakın; ancak hemen korkmayın. Size ya egzersizlerinizi ya cildinizin güzelliğini seçin diyecek değiliz: Yoğun koşuların yerine tempolu yürüyüşe geçebilir, cildiniz üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azaltabilirsiniz. Üstelik cildiniz daha hafif egzersizler sayesinde kendisini yenileme imkanı da bulacaktır. Her gün, örneğin yarım saat düzenli koşan biriyseniz ve bundan kesinlikle vazgeçemiyorsanız, önerimiz, rutininizi hiç değilse haftada bir gün yürüyüş, bir gün koşu olarak ayarlamanız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Açık havada koştuğunuz günlerde, cildinizi güneşin zararlı etkilerinden korumak için mutlaka güneş koruyucu ürün kullanın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff3300&gt;Vejetaryenseniz&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Vejetaryenlik son derece etik bir tercih olabilir, doğru. Ancak, belli besin gruplarını hayatınızdan çıkarmak ve ardından da dengeli bir beslenme düzenini benimseyememek cildiniz adına korkunç bir hata olabilir. Bilindiği gibi cilt hücreleri son derece hızlı bir şekilde -ortalama 28 ve 31 günde bir- yenileniyor. Bunu sürdürmek için de gerekli miktarda protein, karbonhidrat ve yağa ihtiyaç duyuyor. İşte bu nedenle ciddi beslenme eksiklikleri cildin kendisini yenileme sürecini önemli şekilde etkiliyor. Vejetaryen tipi beslenme tarzı, bol bol meyve ve sebze yediğiniz için C vitamini açısından zengin olabilir ve bu da cildinize iyi gelebilir. Ancak yine de bu tip beslenme; demir, temel yağ asitleri ve B12 gibi sadece hayvansal gıdalarda bulunabilecek besin maddelerinden yoksundur. Bu önemli vitaminlerin eksikliği mat, nemsiz ve erken kırışan hatta sık sık sivilce sorunu yaşayan bir ciltle baş başa kalmanıza yol açabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey, omega 3 (alfa linolenik asit) ve omega 6 (linolenik asit) gibi cildin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacak temel yağ asitlerini almaya dikkat etmek olmalı. Bunlar, cilde ihtiyaç duyduğu nemi sağlar ve ince çizgilerin oluşumunu önler. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişlerden bolca tüketmek, yemeklerde ayçiçeği yerine soya yağı kullanmak da, daha faydalı yağlar içerdikleri için daha akıllıca olacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Yağ asitleri içeren besin takviyeleri almanıza rağmen cildiniz hâlâ kuru ve pul pul mu? O zaman yoğun nem takviyesi yapan bitkisel cilt maskeleri uygulayabilirsiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Bisiklet, tenis, kayak tutkunuysanız&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;Hafta sonları düzenli olarak tenis oynuyor, fırsat buldukça bisiklete biniyor, kışları asla kayağa gitmekten vazgeçmiyorsanız; evet, kaslarınız için çok iyi bir şey yapıyor olabilirsiniz. Peki ya cildiniz? Uzmanlara göre, açık havada yapılan bu sporlar, birkaç nedenden ötürü cildinize büyük zarar veriyor olabilir. Bunlardan ilki elbette güneş ışınlarının olumsuz etkisi. Üstelik UVA (cildin en derin tabakalarına kadar ulaşanlar) ışınlarının zararlı olması için her zaman da havanın güneşli olması gerekmiyor. Bu ışınlar, kapalı havalarda da, bulutların arasından sızarak, siz hiç hissetmeseniz bile, cildinize zarar vermeye devam ediyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu sporların cilt üzerindeki bir diğer olumsuz etkisi de, cildin yüzeyine yakın kılcal damarları genişleterek istenmeyen bir kırmızılığa yol açmaları. Eğer spordan sonra hafif ve sağlıklı görünen bir pembelik oluşuyorsa bu çok da kötü bir durum değil. Ancak yanaklarınızdaki kırmızılık uzun süre geçmiyorsa, bu, damar çatlamalarıyla karşı karşıya kaldığınızı gösterir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;&lt;STRONG&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; Yüzünüzü koruyacak siperlikli bir kasket, şapka ya da gözlük kullanmayı ihmal etmeyin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff6600&gt;Güzel bir öneri:&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Cilde hafif renk de kazandıran güneş koruyuculu nemlendiricileri ihmal etmeyin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Meyve sularıyla aranız çok iyiyse&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Güne büyük bir bardak karışık meyve suyuyla başlamanın çok sağlıklı bir alışkanlık olduğunu düşünebilirsiniz. Bu gerçekten de, günlük meyve ihtiyacını pratik şekilde karşılamak için akıllıca bir yoldur. Ancak unutmayın ki, marketlerdeki bazı hazır meyve suları neredeyse bir bardak kola kadar (100 ml’de yaklaşık 10 gr) şeker içerebiliyor. Ve ne yazık ki, bol miktarda şeker tüketmek kandaki insülin miktarının birden bire aşırı miktarda artmasına yol açabiliyor. Bu durum dokularda bazı olumsuz yapısal değişikliklere neden olup, cildin incelmesine ve kolayca kırışmasına yol açabiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Bir de bunu deneyin:&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt; Bir meyve suyu alırken mutlaka etiketini okuyun ve içeriğindeki şeker miktarını kontrol edin. Ayrıca, aldığınız bu tip ürünlerde mısır şurubu, bal ve fruktoz gibi maddelerin olup olmadığına dikkat edin. Eğer bu hatayı bir süredir yaptığınızı fark ettiyseniz, bundan sonra bol bol somon gibi sağlıklı temel yağlar içeren besinler tüketmeniz kandaki insülin seviyenizi dengeleyip, şekerin cildinize verdiği zararı bir ölçüde telafi edebilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;EM&gt;Güzel bir öneri:&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Tatlı krizlerinizle baş edemiyorsanız tahriş olan cildinizi yatıştırabilecek mineralli spreyleri kullanabilirsiniz. &lt;EM&gt;Cosmopolitan&lt;/EM&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Faydalı Bilgiler&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>LOKMAN HEKİM HÜLYA LEYLA ÇABUK</title> 
  <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 15:49:15 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/lokman-hekim-hulya-leyla-cabuk </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/lokman-hekim-hulya-leyla-cabuk </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Bu ailedeki tüm kadınlar LOKMAN HEKİM&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#339900&gt;&lt;EM&gt;Hülya Leyla Çabuk 80 yaşında bir herbalist. Ailesindeki tüm kadınlar lokman hekimmiş, o da 13 yaşından bu yana Karadeniz&apos;in yaylalarından toplanan otlarla şifa dağıtıyor ve kendisinden sonra bu işi sürdürmesi için iki yeğenini yetiştiriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Herbalist Hülya Leyla Çabuk&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;, 80 yaşında ama en çok 50 gösteriyor. O ailesindeki lokman hekimlerin yedinci kuşak temsilcisi. Şu sıralar annesinden öğrendiklerini yeğenlerine öğretmekle ve yaşlılığa karşı geliştirdiği anti-aging ürünlerini piyasaya sunmakla meşgul. İşte bitkilerin gücüne inanan lokman hekim Çabuk&apos;un hikâyesi... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;Hülya Leyla ÇABUK Aile Fotoğrafı&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img405/3607/leylaabukaile.jpg&quot;&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Ailenizdeki kadınlar lokman hekimmiş...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Ordu&apos;da doğup büyüdüm. Bitkilerin gücünü, ailemdeki kadınlardan öğrendim. Ailemizin kökleri Trabzon&apos;a dayanıyor. Oraya da Orta Asya&apos;dan gelmişler. Atalarım bundan 360 yıl önce de lokman hekimlik yapıyordu. Büyük büyükannem hekim Ayşe, Trabzon&apos;un en tanınmış lokman hekimlerinden biriymiş. Bu tedavi geleneği ailenin kadınları arasında, anneden kız çocuğa geçmiş. Yani annem annesinden öğrendiklerini bana öğretti.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Bitkilerle tedavi yapılabildiğini ilk olarak ne zaman fark ettiniz?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Annem saçları yanmış 13 yaşındaki bir kızı tedavi etti. Kızın saçlı derisi üçüncü dereceden yanıktı. Bunu görünce ilgi duymaya başladım.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Dr. Ziya Konuralp destekçileriniz arasmdaymış öyle mi?&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Dr. Ziya Konuralp&apos;le 60&apos;lı yıllarda tanıştık. O zaman çeşitli firmalar bizim formüllerimizi almak istiyordu. Ziya Bey formülleri satmamam konusunda beni uyardı. Bildiklerimi daha bilimsel yöntemlerle kullanmam için beni yurtdışındaki kongrelere götürdü. Oralarda bitkilerle çalışan bilim adamlarıyla tanıştım. Yaptığım karışımları daha dayanıklı hale getirmeyi onlardan öğrendim.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/herbalist-leyla-cabuk&quot;&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img801/887/leylacabuk.jpg&quot; ;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;Siz kaçıncı kuşak lokman hekimsiniz, yerinize kimi yetiştiriyorsunuz?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Ben yedinci kuşak lokman hekimim. Benden sonra bu işi yapmaları için kardeşimin çocuklarını yetiştiriyorum. İkisi de üniversite mezunu. Onlar sayesinde bildiğim her şeyi gelecek kuşaklara aktarmış olacağım.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Tam olarak ne tür tedaviler yapıyorsunuz?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Mesela saçınıza bir lapa koyuyorum o tırnağınızdaki sorunu bile iyileştiriyor. Bana daha çok sedef, egzama, liken, vitiligo, saçkıran gibi rahatsızlıkları olanlar geliyor.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;En çok hangi bitkileri kullanıyorsunuz?&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Isırgan, karabaş, böğürtlen kökü, karaibiş otu, ayrıkotu, toflan en sık kullandığım bitkiler. Bunların yanı sıra 27 çeşit bitki daha kullanıyorum. Bitkilerin toplama yöntemi de çok önemli. Bu iş için bizim aileden 15 kişi Karadeniz yaylalarında çalışıyor. Baharda sürgünleri sonbaharda ise kökleri topluyorlar. &lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Kendi sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Cildimi haftada bir gün mutlaka taşla yıkıyorum. Bildiğiniz kese yapar gibi kullanıyorum ponza taşını. Alttaki cilt çok güzel çıkıyor. Tahıl kesinlikle yemem, sevmem de zaten. En çok meyve ve sebze yerim.&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#339900&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#339900&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;BİTKİLER VE FAYDALARI&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;ISIRGAN&amp;nbsp;&amp;nbsp;:&lt;/STRONG&gt; Isırgan çok yararlı bir bitki. Cilt sağlığı için olumlu etkileri var. Tohumu karaciğer sorunlarına iyi gelir. Öksürüğü de keser.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;KARABAŞ OTU&amp;nbsp;:&lt;/STRONG&gt; Ciltte oluşan gözenekleri kapatır. Siyah noktaların temizlenmesine yardımcı olur. Sürekli kullanıldığında el ve yüzde leke kalmaz. Cilt için dopingdir.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;BÖĞÜRTLEN KÖKÜ&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;: Güneşin olumsuz etkisini yok eder. Cilt yorgunluğunu alır.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;KARAYEMİŞ&amp;nbsp;:&lt;/STRONG&gt; Isırgan ile birlikte saçtaki tüm sorunlarda kullanılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Herbalist Hülya Leyla Çabuk ile ilgili yazılar :&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/herbalist-leyla-cabuk&quot;&gt;Herbalist Leyla ÇABUK&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/leyla-cabuk-ve-urunleri&quot;&gt;Leyla ÇABUK Ürünleri&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/leyla-cabuk-sac-kremi&quot;&gt;Leyla ÇABUK Saç Kremi&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sac-koklerini-onaran-bitki-lapasi&quot;&gt;Saç Köklerini Onaran Bitki Lapası&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sac-koklerini-guclendiren-bitki-losyonu&quot;&gt;Saç Köklerini Güçlendiren Bitki Losyonu&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/hulya-leyla-cabuk-uygulama-merkezi&quot;&gt;H.Leyla ÇABUK Uygulama Merkezi&lt;/A&gt;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Röportaj Füsun SAKA -&lt;EM&gt;HT Cumartesi&lt;/EM&gt;&lt;BR&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size=3 face=&quot;Times New Roman&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/fusun-saka&quot;&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 64px; FLOAT: left; HEIGHT: 79px&quot; alt=&quot;Füsun SAKA&quot; src=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4595152.jpg&quot; width=60 height=96&gt;Füsun SAKA&lt;/A&gt; &lt;/FONT&gt;&lt;FONT size=1&gt;(&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000 size=1&gt;fusunsaka @ gmail.com)&lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000 size=2&gt; &lt;BR&gt;Önceki yazıları :&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;FONT color=#828282 size=1&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/verimli-ders-calismanin-kurallari&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff00cc size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Verimli Ders Çalışmanın Kuralları&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sut-banyosu-ve-cildiniz&quot;&gt;&lt;FONT size=2&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff9900 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;Öfke Kontrolü&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#339900 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;Süt Banyosu ve Cildiniz&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A class=__feedview__feedItemReadTitleLink href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/alzheimer-nedir&quot;&gt;&lt;FONT color=#828282 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Alzheimer Nedir&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/obezite-ve-psikiyatri&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;Obezite ve Psikiyatri&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogal-kozmetik-devri&quot;&gt;&lt;FONT color=#660066 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Doğal Kozmetik Devri&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/iliskilerde-mola-vermek&quot;&gt;&lt;FONT color=#828282 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;İlişkilede Mola Vermek&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kiskanclik&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff9900 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Kıskançlık&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/psikolojik-destekle-kilo-verin&quot;&gt;&lt;FONT color=#828282 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Psikolojik Destekle Kilo Verin&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/psiko-acil-hizmeti&quot;&gt;&lt;FONT color=#990000 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Psiko Acil Hizmeti&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;FONT color=#990000 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/evliliklerde-cinsel-sorunlar&quot;&gt;&lt;FONT color=#000000 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Evliliklerde Cinsel Sorunlar&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kilolara-veda&quot;&gt;&lt;FONT color=#828282 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Kilolara Veda&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ikili-iliskiler-ve-kiskanclik&quot;&gt;&lt;FONT color=#cc0099 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;İkili ilişkiler ve Kıskançlık&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kadinda-isteksizlik&quot;&gt;&lt;FONT color=#669900 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Kadınlarda İsteksizlik&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;FONT color=#669900 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kellik-sorununa-yeni-umut&quot;&gt;&lt;FONT color=#666666 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Kellik Sorununa Yeni Umut&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/fusun-saka-bitki-caylari&quot;&gt;&lt;FONT color=#00ff33 size=2 face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Bitki Çayları&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;FÜSUN SAKA&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>ÇİLLERDEN BARBUNYA İLE KURTULUN</title> 
  <pubDate>Sun, 25 Jul 2010 13:45:42 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/cillerden-barbunya-ile-kurtulun </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/cillerden-barbunya-ile-kurtulun </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;ÇİLLERİN İLACI BARBUNYA&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Yüzümde yaz-kış geçmek bilmeyen çiller ve güneş lekeleri var. Bunlardan doğal bir yöntemle kurtulmak istiyorum.&lt;/EM&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/EM&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Cevap (Suna Dumankaya) :&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;ÇİLLERDEN BARBUNYA İLE KURTULUN&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img594/5783/cillervebarbunya.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;100 Gr. beyaz barbunyayı geceden ıslatın. Ertesi gün de, bir litre suyun içinde kaynatın. Pişince iyice süzün. Elde ettiğiniz barbunya suyunu en az beş gün boyunca çillerinize ve lekelerinize sürün. Kullanmadığınızda, buzdolabında muhafaza edin. Bu formül çillerinizi ve lekelerinizi azaltacak, renklerinin açılmasını sağlayacaktır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ahmet-maranki-cil-gideren-formul&quot;&gt;Prof.Dr. Ahmet Maranki - Çil Gideren Formül&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/cillerden-dogal-yollarla-kurtulmak&quot;&gt;Çillerden Doğal Yollarla Kurtulmak&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;
&lt;HR&gt;
&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Dekoltenize meyve Masajı Uygulayın&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/P&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/FONT&gt;Dekolt bölgesinin yaşlanmasına karşı yapacağınız çilek, elma, portakal ve şeftali karışımı, vücudunuza nem kazandırarak genç kalmasını sağlayacaktır.&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img153/7643/dekoltenizemeyve.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Dekolte bölgemin yaşlanmaması için nasıl bir formül uygulayabilirim?&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Cevap (Suna Dumankaya) :&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;/FONT&gt;Birer çilek, elma, portakal ve şeftalinin sularını sıkıp karıştırın. Bu karışımı bir pamuk yardımıyla masaj yaparak dekolte bölgenize yayın. 40 dakika beklettikten sonra da yıkanın. Bu meyveli karışım vücudunuza nem kazandırarak genç kalmasını sağlayacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A title=&quot;Suna Dumankaya&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/suna-dumankaya&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Suna DUMANKAYA&lt;/STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/suna-dumankaya&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 109px; FLOAT: left; HEIGHT: 125px&quot; alt=&quot;Suna Dumankaya&quot; src=&quot;http://i36.tinypic.com/293exck.jpg&quot; width=144 height=149&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt; 
&lt;DIV align=left&gt;Sorular için : &lt;A href=&quot;mailto:suna@sunadumankaya.com.tr&quot;&gt;suna@sunadumankaya.com.tr&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Son Yazılar :&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dokulen-saclara-ekmek-ile-bakim&quot;&gt;Dökülen Saçlara Ekmek ile Bakım&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-ikballe-sifali-yemekler&quot;&gt;S.Dumankaya İkballe Şifalı Yemekler&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalcalarinizi-papatyayla-eritin&quot;&gt;Kalçalarınızı Papatya İle Eritin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankayadan-pratik-formuller&quot;&gt;Pratik Formüller&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-sifali-formuller&quot;&gt;Şifalı Formüller&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankayadan-bronsit-icin-dogal-kur&quot;&gt;Bronşit için Doğal Kür&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-mucize-iksirler&quot;&gt;Suna Dumankaya Mucize İksirleri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-dogal-iksirler-2&quot;&gt;S.Dumankaya&apos;dan Doğal İksirler 2&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-dogal-iksirler&quot;&gt;S.Dumankaya&apos;dan Doğal İksirler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sivilce-izlerinden-kurtulun&quot;&gt;Sivilce İzlerinden Kurtulmak İçin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-muzlu-sac-maskesi&quot;&gt;Suna Dumankaya Muzlu Saç Maskesi&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;*&amp;nbsp;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ten-renginizi-uzum-cekirdegi-ile-acin&quot;&gt;Ten Renginizi Üzüm Çekirdeği ile Açın&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ayak-mantarina-karsi-dogal-tedavi&quot;&gt;Ayak Mantarına Karşı Doğal Tedavi&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-ile-yaglarinizdan-kurtulun&quot;&gt;Yağlarınızdan Kurtulmak İçin&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-vitiligo-tedavisi&quot;&gt;Vitiligo Tedavisi&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/saclarin-beyazlasmasini-durduran-formul&quot;&gt;Saç Beyazlamasını Durduran Formül&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;(&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/suna-dumankaya&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Tüm Kürler&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;)&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/FONT&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Suna Dumankaya&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>ALTIN ÇİLEK VE FAYDALARI</title> 
  <pubDate>Sat, 24 Jul 2010 12:24:36 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/altin-cilek-ve-faydalari </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/altin-cilek-ve-faydalari </guid>
  <description>
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Şeker hastası olan Başbakan Recep Tayyip 
Erdoğan’ın sağlığını, yoğun temposuna rağmen formunu borçlu olduğu ‘sır’ 
tesadüfen ortaya çıktı.&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;IMG 
style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; alt=&quot;Başbakan ve Altın Çilek&quot; 
src=&quot;http://a.imageshack.us/img138/8315/basbakanaltincilek.jpg&quot; ;&gt;&lt;FONT 
color=#000000&gt;&lt;/FONT&gt;Dün akşam Tarabya’da vatandaşlarla sohbet eden Erdoğan bir 
kuruyemişçiye girerek o ‘sır’rından bir kilogram istedi. Ancak kuruyemişçide o 
üründen bir kilo yoktu sadece yarım kilo çıktı. Başbakan’ın satın aldığı ve 
sürekli tükettiğini öğrendiğimiz, bin bir derde deva ürünün adı: Altın 
Çilek.&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;ALTIN ÇİLEK – YER 
KİRAZI&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Türkiye&apos;de Malatyalılar Gıda tarafından Güney Amerika&apos;dan ithalatı yapılan 
&apos;Altın Çilek&quot; kurutulması çok zor bir ürün olması özelliği ile ön plana çıkıyor. 
Yeşil olarak Türkiye&apos;nin her yöresinde yetiştirilebilen &apos;Altın çilek&apos; ve halk 
arasında &quot;Yer kirazı&quot; olarak da biliniyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Altın çileğin en büyük ithalatçılarından olan Malatyalılar Gıda Genel Müdürü 
Ayhan Karadoğan ürünü kuru olarak ithal ettiklerini belirtirken, &quot;Ürünü kurutmak 
çok zor ve çok zahmetli bir iş o yüzden ithalatı çok kolay olmuyor&quot; dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; 
alt=&quot;Altın Çilek ve Faydaları&quot; 
src=&quot;http://a.imageshack.us/img820/318/altincilek.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;Başbakan Recep Tayyip 
Erdoğan&apos;ın sağlığını borçlu olduğu Altın çilek, kilo vermeden, kan dolaşımına 
kadar bir çok hastalığa iyi geliyor. &lt;STRONG&gt;İşte Altın Çilek&apos;in 
faydaları:&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Dünyanın en zengin lif oranına sahip meyvesidir. &lt;BR&gt;- Kilo vermeye 
yardımcı ve son derece faydalı bir meyvedir. &lt;BR&gt;- Diyabet (şeker) hastalarına 
faydalı olduğu gözlemlenmiştir.&lt;BR&gt;- Antioksidan oranı yüksektir. &lt;BR&gt;- 
Kalp,verem ve idrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olur. &lt;BR&gt;- 
C,B1,B2,B3 ve keroten gibi vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bir 
meyvedir. &lt;BR&gt;&lt;IMG 
style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; 
alt=&quot;Yer Kirazı - Altın Çilek&quot; 
src=&quot;http://a.imageshack.us/img189/318/altincilek.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;- Potasyum değeri çok 
yüksek bir meyvedir. &lt;BR&gt;- Kalsiyum değeri aşırı zengin olduğundan okul öncesi 
çocukların gelişiminde çok etkilidir. &lt;BR&gt;- Metabolizmanın hızlı çalışmasına 
katkıları olduğu bilinmektedir. &lt;BR&gt;- Kan dolaşımını düzenlemede pozitif 
etkileri vardır. &lt;BR&gt;- İdrar söktürmeye faydaları vardır. &lt;BR&gt;- Kalorisi azdır. 
Sindirim sistemindeki parazitleri yok etmeye yardımcı olur. &lt;BR&gt;- Aroma ve 
mayhoş tadından dolayı pastacılık, dondurma aroması olarak ve marmelat yapımında 
kullanılır. &lt;BR&gt;- Meyve salatalarında, tatlılarda ve turtalarda kullanılır. 
&lt;BR&gt;- Reçeli son derece lezzetlidir. &lt;BR&gt;- Cildi güneşten korumada ve cilt 
kanseri tedbir olarak deri gerici özelliği olduğundan, yaşlanmayı geciktirmeye 
yardımcı olur. &lt;BR&gt;- Kandaki fazla ürik asitin atılmasına yardımcıdır. &lt;BR&gt;- 
İçerisinde 8 ayrı alkolid bulunmaktadır. Bu alkolidler bitkisel kökenli 
ilaçların yapımında kullanılmaktadır. &lt;BR&gt;- Kanı arındırmaya yardımcı olur. 
Görme sinirlerini yapılandırmaya yardımcı olur. &lt;BR&gt;- Prostat ve boğaz 
hastalıklarının tedavisinde olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://number1gamez.com/video/flvplayer.swf&quot; style=&quot;&quot; id=&quot;mpl&quot; name=&quot;mpl&quot; quality=&quot;high&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; allowfullscreen=&quot;true&quot; flashvars=&quot;&amp;file=http://webtv.hurriyet.mncdn.net/Haber/basbakan_23072010_1101_flv.flv&amp;link=http://wwww.xprodoksit.com&amp;backcolor=000000&amp;frontcolor=FFFFFF&amp;lightcolor=009900&amp;screencolor=000000&amp;logo=http://number1gamez.com/video/logo.jpg&amp;autostart=false&quot; height=&quot;390&quot; width=&quot;520&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Haber&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>PİN KODUNUZU HESAPLAYIN</title> 
  <pubDate>Sat, 24 Jul 2010 12:08:06 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/pin-kodunuzu-hesaplayin </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/pin-kodunuzu-hesaplayin </guid>
  <description>
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Pin kodunuzu hesaplayın, kendinizi keşfedin! 
&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&quot;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Her bebek, içinde bir tutku ile doğar ve o tutkunun enerjisi de 
pin kodunda mevcuttur, dolayısıyla aileler bu tutkuyu ortaya 
çıkartmalılar!&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&quot;. Bu sözlerin sahibi ve her şeyin doğum tarihinde 
saklı olduğunu savunan Douglas Forbes, geliştirdiği pin kodu sistemini sizler 
için anlatıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Her şey doğum tarihinizde saklıdır&quot;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kim olduğunuz, neden, hangi amaç için dünyaya geldiğiniz ve tüm sırlar sadece 
doğum tarihinizdeki enerjide gizli. Ve bunun açıklamasını, kendi geliştirdiği 
&quot;Pin Kodu&quot; sistemiyle anlatıyor bizlere.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Doğduğunuz günün enerjisini alırsınız...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Onu ilk tetikleyen, okuduğu kitapta yer alan Cari Jung&apos;un, &quot;Bir günde 
doğarsınız ve o günün enerjisini alırsınız.&quot; sözü oluyor. Bunu okuduğunda &quot;Bir 
enerji varsa, fizik kurallarına göre onun ölçülebilmesi lazım&quot; diyor ve nasıl 
ölçülebileceğine dair kafa yormaya başlıyor. Bundan dolayı ortaya çıkarttığı ve 
yıllarca davranış kalıpları üzerinde yaptığı gözlemleriyle, 1992 yılında 
formülünü bulduğu sistemi &quot;Pin Kodu&quot; olarak adlandırıyor. Bugüne değin 30 bini 
aşkın pin kodu analizi yapan ve çok fazla deneyim edinen Douglas Forbes, formüle 
ettiği bu sistemin yanılma payının sadece yüzde 2 düzeyinde kaldığını 
savunuyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Onun Türkiye&apos;de sistemini paylaşmaya başlamasının da önemli bir sebebi var 
aslında. Öncelikle burada olmasının sebebinin kendi seçimi olmadığını, aslında 
Türkiye&apos;nin onu seçtiğini söylüyor. Uygarlıklar ve geçmişleri üzerinde de 
araştırmalar yapan Bay Douglas&apos;ı en çok etkile-yen, en eski uygarlıklann merkezi 
olan Türkiye&apos;de onun sisteminin kabul görmesi ve yayılması oluyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çünkü, &quot;Yüzyıllardan beri bu topraklarda yaşayan uygarlıklann bilgileri 
özümsenerek geldiği için, Türkiye&apos;de kabul edilen sistem, tüm dünyada da kabul 
görecek demektir.&quot; diyor ve gerçekten öyle de oluyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&quot;Anne, bebeğinin doğumunu planlayabilir&quot;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu sistemin biz ebeveynleri ilgilendiren önemli bilgilerine geçersek eğer, 
Pin Kodu&apos;na göre, anne, bebeğini programlıyabilir ve hatta ne zaman doğacağına 
bile karar veriyor. Yanı annenin farkında olmadan da olsa, hamilelik sürecinde 
tahmin edilen ve bilinenden çok daha fazla etkisi bulunuyor. Nasıl da çarpıcı 
bir bilgi değil mi? Bunu pek çoğunuz gibi ben de bilmiyordum, onunla tanışana 
değin. Doglas Forbes &quot;Her bebek, içinde bir tutku ile doğar ve o tutkunun 
enerjisi de pin kodunda mevcuttur, dolayısıyla aileler bu tutkuyu ortaya 
çıkartmalılar. Çünkü mutluluğun anahtarı, insanın kendi tutkusunu bulması ile 
mümkün.&quot; diyor. &lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Bay Douglas, altını çizerek en önemsediği şeyin, 
çocukların pin kodlarını, anne ve babamı anlayabilmeleri olduğunu söylüyor. 
Şimdiki çocukların daha saldırgan olmalanrındaki sebep, mutlu olacakları 
alanlarda eğitilmeleri yerine, ebeveynlerinin kendi istekleri ve doğruları ile 
bambaşka alanlarda eğitimler almaya zorlanmaları. Bu çocuklar hırçın ve 
saldırgan tavırlarla mutsuzluklarını dışarıya vuruyorlar aslında. Kendisinden 
emin, ne istediğini bilen ve neye yeteneği olduğunun farkında olan ve bu yönde 
eğitim alabilen çocuklar ise mutluluklarını aynı şekilde dışarıya yansıtan 
çocuklar olsun istiyor Douglas, gelecek günlerde. Bunun için de, onun kurduğu 
sistemin Türkiye&apos;de kabul görüp gelişmesine bir teşekkür olarak böyle bir 
çalışma başlatıyor. Bu düşünceyle hem anneler ve anne adaylarına yönelik 
workshop&apos;lar düzenliyor. Bu verilen eğitim, çocuklarımızı anne olarak bizim 
nasıl programladığımızın farkına varıp neler yapmamız gerektiğinin öğrenileceği 
bir süreç olabilir. Ve insan kaynakları için verecekleri eğitimlerle doğru yere, 
doğru insan seçiminde kaynak ve zaman israfını önlemeyi planlıyor, yine 
önümüzdeki günlerde...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Pin kodu&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Pin kodunda 8 
hane vardır ve her rakam şu farklı duyulan temsil eder:&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;1. hane: 
Kişilik&lt;BR&gt;2. hane: Sosyal bilinci&lt;BR&gt;3. hane: Küresel bilinçlilik&lt;BR&gt;4. hane: 
Yaşam döngüsü&lt;BR&gt;5. hane: Ders&lt;BR&gt;6. hane: İçsel benlik&lt;BR&gt;7. hane: İçsel 
çocuk&lt;BR&gt;8. hane: Ruh duygusu &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Nasıl hesaplanır?&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Örnek: 02.11.1977&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;1. hane 
rakamın hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; Doğduğu gün olan 2&apos;dir. Çift hanelileri 
toplayarak tek haneli rakama indirgemek gerekir.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;2. hane rakamın 
hesaplanması:&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;Kasım 11. ay olduğu için ikinci hane rakamı 1+1 
=2&apos;dir.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;3. hane rakamın hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; Doğum tarihinin tek 
tek toplamının tek haneye indirgenmesidir. 1+9+7+7=24=2+4=6&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;4. hane 
rakamın hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; İlk üç rakamın toplamından oluşur. 2+2+6= 10= 1 
+1 =2&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;5. hane rakamın hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; Birinci hane ile 
dördüncü hane toplamıdır. 2+2= 4&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;6. hane rakamın 
hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; Birinci hane ile ikinci hane rakamı toplamıdır.&amp;nbsp;2 + 
2= 4&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;7. hane rakamın hesaplaması:&lt;/STRONG&gt; 2.hane ile 3. hane rakamı 
toplamıdır. 2 + 6 = 8&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;8. hane rakamın hesaplanması:&lt;/STRONG&gt; 6. hane 
7. hane rakamı toplamıdır. 8 +4=12= 1+2=3&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;2 2 6 2 4 4 8 3&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Her sayının olumlu ve 
olumsuz özellikleri&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;1: HAVA ELEMENTİ-YARATICI&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Lider, canlı, parlak, do-kunsal, neşeli, yaratıcı, gururlu, 
hevesli, konuşkan, güvenli, girişken.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: Değişken, 
gürültücü, agresif, rahatsız, hoşgörüsüz, homurdanan, kendine güveni az, uyuşuk, 
deperesif, egoist, mızmız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;2: SU ELEMENTİ-BESLEYEN&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Besleyen, bakan, sakin, gözlemci, cool, yumuşak, 
istikrarlı, eve düşkün, domestik, sosyal, kendine yeten.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: 
Duygusal, ağlamaklı, savunmacı, geri çekilen, koruyucu, fırtınalı, irrasyonel, 
duyarlı, melankolik, aniialj değişen, somurtkan.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;3: ATEŞ ELEMENTİ-ORGANİZATÖR&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Organize, adayan, bağımsız, iyimser, dinsel, hayat dolu, 
samimi, hay-vansever, azimli, ciddi.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: Yanlış 
yönlendirilen, düşmanca, korku dolu, fanatik, savunmacı, davranış bozukluğu 
olan, küskün, kayıtsız, kaba öfkeli.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;4: TOPRAK ELEMENTİ-BÜTÜNLÜK&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Bireysel, esrarengiz, farklı, hedefleri olan, sadık, 
alışılmışın dışında,kahin, yaşa ve yaşatçı, zeki, adil, devrimci, 
şaşırtıcı.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: Gizli, eksantrik, şok sözler eden, 
alışılmamış, kinci, heyecanlı, patavatsız, önyargılı, önceden tahmin edilemez, 
yalancı, sabit fikirli, aldatan. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;5: HAVA ELEMENTİ-KAŞİF&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Zarif, mizahçı, dışa dönük, analitik, entelektüel, sonuca 
giden, esnek eğlenceli, duygusallığa kapılmayan, mantıklı.&lt;BR&gt;TEPKİSEL 
ÖZELLİKLER: İsyankar, rahatsız, eleştirel, sivri dilli, yoğun, uçan, zor, ters, 
sinirli. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;6: ATEŞ ELEMENTİ-KARİZMA&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Büyüleyici, şefkatli, romantik, seksi, uyumlu, duygusal, 
sıcakkanlı, arkadaş canlısı, iyi, müzakereci, huzurlu.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: 
İllüzyon gören, asm, duygusal, kendine dönük, uyumsuz, talepkar, müsrif, küsen, 
yapışkan, kıskanç. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;7: SU ELEMENTİ-İDEALİST&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Sakin, muhafazakar, tapan, sanat sevgisi olan, kendini 
çeken, bağımlı, bağlanabilen, rafine, araştıran, idealist.&lt;BR&gt;TEPKİSEL 
ÖZELLİKLER: Kinci, münzevi, yalnız, duygusuz, radikal, ruh hali değişken, yoğun 
endişeli, ifadesiz, ihtiyatlı, kontrolcü, utangaç. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;8: TOPRAK ELEMENTİ-GÜVENİLİR&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: İstikrarlı, sabırlı, destekleyen, deneyimli, bilge sorumlu, 
güvenli, ciddi, gayretli, kayıtsız.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: Güvensiz, yoğun, 
obsesif, göstermeyen, hesapçı, manipülatif, hareketsiz, kurban hisseden, zorba, 
kurbanfck koyun rolü oynayan. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;9: ELEMENTİ YOK-ÇOCUK&lt;/FONT&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;AKTİF ÖZELLİKLER: Biricik, naif, artistik, kararlı, perspektif, incinebilir, 
masum, verici, çocuksu, dürüst.&lt;BR&gt;TEPKİSEL ÖZELLİKLER: Çelişkili, karışık, 
safça, dürtüsel, unutan, gururlu, düşük özgüvenli, inatçı, belirsiz, sabırsız. 
&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;DIV align=right&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;&lt;EM&gt;Pin Kodu&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Douglas 
Forbes&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;ZER YAYINLARI&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt; &lt;BR&gt;
&lt;DIV align=left&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;Pin kodu tam olarak nedir, bunu kitaptan, ustadan 
öğreneceksiniz elbet ama benim için faydası nedir diye sorarsanız, belki tek bir 
sözcük yetecektir:&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Anlamak........&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tüm hayat bir 
&apos;anlama&apos; çabası....Douglas ağbi işimizi çok kolaylaştırıyor. &lt;BR&gt;Kendinizi 
anlamak , herkesi anlamak zaten..ya da herkesi anlamaya kendinizden başlamak... 
&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Usta, kaderin şifresini çözmüş ya da üstündeki örtüyü bir daha geri 
konulamaz bir şekilde ortadan kaldırmış. &lt;EM&gt;&lt;STRONG&gt;Yılmaz 
ERDOĞAN&lt;/STRONG&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;Douglas Forbes&apos;un, bana ait pin koduna ilişkin yorumları benim için gerçekten 
önemli bir yol gösterici oldu. Pin kodunuza ilişkin gerçekleri okuduğunuzda 
şaşıracaksınız. Çünkü pin kodunuz, sizin kaderiniz ve geleceğinizdir. Bunu çok 
net anlayacaksınız... &lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Mehmet COŞKUNDENİZ&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Pin Kod&apos;unu ilk duyduğumda çok ilgimi çekmisti. Başkası anlatsa hayatta 
inanmayacagım, belki de &apos;hadi ordan palavracı&apos; diyeceğım ilginç bir hikayem var 
Douglas&apos;la. &lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Saba TÜMER&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaderin Pin Kodu,doğum tarihinizi kullanarak, kişilik özelliklerinizi, 
hayatta öğrenmeniz gereken dersleri, toplum önünde ya da beklenmedik durumlarda 
ne tür tepkiler verebileeğinizi, başkalarının sizi nasıl gördüğünü, dünyayı 
nasıl algıladığınızı, bir işi nasıl bir ruh ile yaptığınızı açıklarken bir 
yandan da bu hayattaki varoluş amacınızı keşfetmenize yardımcı 
olacaktır.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;br&gt;&lt;!--begin www.kitapyurdu.com Tıklama-Satış link--&gt;
&lt;TABLE&gt;&lt;TR&gt; &lt;TD&gt;&lt;script type=&quot;text/javascript&quot; language=&quot;JavaScript1.1&quot; src=&quot;http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=14165&amp;id=469693&amp;resim=3&amp;boyut=80&quot;&gt; &lt;/script&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt; &lt;TR&gt;&lt;TD&gt;&lt;FONT face=&quot;Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif&quot; size=1&gt;&lt;B&gt;Kaderin Pin Kodu&lt;/B&gt;&lt;br&gt;&lt;B&gt;Douglas Forbes&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/TD&gt; &lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;!--end www.kitapyurdu.com link--&gt; </description> 
  &lt;category&gt;İlginç&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>ÇOK SORULAN SAĞLIK SORULARI</title> 
  <pubDate>Sat, 24 Jul 2010 10:37:09 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/cok-sorulan-saglik-sorulari </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/cok-sorulan-saglik-sorulari </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;En Çok Sorulan 6 Sağlık Sorusu&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff9900&gt;&lt;STRONG&gt;Neden uykusuzluk çektiğinizi ya da genel sağlık kontrolleri için gerekli testleri ne zaman yaptırmanız gerektiğini merak ediyor musunuz? Sağlıkla ilgili en çok sorulan soruların yanıtları yazımızda…&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; alt=&quot;ÇOK SORULAN SAĞLIK SORULARI&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img803/2342/sagliksorulari.jpg&quot; ;&gt;Bazılarımız ancak sesleri kısılınca veya sistit yüzünden tuvaletten çıkamayacak hale gelince doktorun ya da hastanenin yolunu tutar. Hatta bu kişiler yaşadıkları bazı sağlık sorunlarını gidip de bir uzmanla paylaşmayı erteler de, erteler. Acaba, doğru tutum hangisi olmalı? Kadınların en sık karşılaştığı sağlık sorunlarını uzmanlara ilettik. Ayrıca onlara bu sorunlarla en doğru şekilde baş etmek için ne zaman, ne yapmaları gerektiğini de danıştık. Ve bakın nasıl yanıtlar aldık.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Niçin Uykusuzluk Çekiyor, Kolayca Uykuya Dalamıyorum?&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Günümüzde pek çok genç kadın, uykusuzluk çekiyor ve bunun getirdiği sorunlarla boğuşuyor. Uykusuzluğun ya da tıp dilindeki adıyla insomnianın tiroid bozukluğundan huzursuz bacak sendromuna, stresten yoğun yaşam temposuna pek çok farklı sebebi olabiliyor. Uzmanlara göre, stres kaynaklı uykusuzlukla başetmenin en iyi yolu, yatağa gitmeden bir-iki saat önce kafanızı fazla yormayacak hafif bir film ya da dizi seyretmeniz, dinlendirici birkaç şarkı dinlemeniz ve kendinizi mümkün olduğunca rahatlatmaya çalışmanız. Bu iki saat içinde, çalışmak, yemek yemek ya da içmek &apos;adrenalin salınımına neden olabilecekleri için&apos; kaçınmanız gereken aktivitelerden olmalı. Sigaranın kansere yol açtığı artık herkesçe malum olsa da, uyarıcı etkisinin bulunduğu ve uyku düzenini olumsuz etkilediği pek fazla bilinmeyen zararları arasında. Uyuduğunuz ortamı değiştirmek de, uykusuzlukla savaşmak için etkili bir silah olabilir. Göz bandı kullanarak, alarm saatlerininkiler de dahil her türlü ışıktan korunmaksa, özellikle ışığa karşı hassas olan kişiler için faydalı olacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Her şeyi denemenize rağmen yine de gözlerinizi uykuyla buluşturamıyorsanız, kesinlikle eczanelerde reçetesiz satılan uyku ilaçlarından medet ummayın; çünkü bunlar tehlikeli şekilde bağımlılık yaratabilir. Bilinçsizce alınanlar hayati tehlikeye bile yol açabiliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun yerine bir doktora danışmanız, sıkıntılarınızı anlatıp onun önerilerini takip etmeniz çok daha yerinde olacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;&lt;STRONG&gt;Yeteri Kadar Uyuduğumu Düşünüyorum Ancak Yine de Gün Boyu Kendimi Yorgun Hissediyorum. Bunun Nedeni Ne Olabilir?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; bu semptomların altında bir sağlık sorunu yatıyor olabilir. Kansızlık yani anemi problemi olan kadınların çok daha kolay yorulduğu biliniyor. Ayrıca depresyonun da belirtileri arasında, sürekli devam eden uyuma isteği yer alıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Fakat sürekli yorgun hissetmenin başlıca nedenleri içinde, bunların hepsinden daha önde gelen bir tanesi var ki, o da kesinlikle, düzensiz yaşam biçimi. Buna yol açabilecek tüm faktörleri düşünün ve mutlaka bazı şeyleri dengelemeye çalışın. Çok fazla işin peşinden mi koşuyorsunuz; ne yapın edin temponuzu rahatlatın. Unutmayın ki araştırmalar, çok fazla iş ve aktiviteyle uğraşan kişilerin daha yoğun stresle yüklendiğini gösteriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;İYİ UYKU REHBERİ&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#990000&gt;&lt;EM&gt;Sizi uyaran ve uykunuzu sabote eden faktörler:&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;• Saat 21:00&apos;den sonra yemek ya da içki içmek.&lt;BR&gt;• Sigara içmek.&lt;BR&gt;• Yatağa girmeden kısa bir süre öncesine kadar çalışmak.&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#990000&gt;&lt;EM&gt;Uykuya dalmanızı kolaylaştıran faktörler.&lt;BR&gt;&lt;/EM&gt;• Zihninizi meşgul etmeyen bir dizi ya da filmle rahatlamak.&lt;BR&gt;• Sakinleştirici hafif bir müzik dinlemek.&lt;BR&gt;• Okumak (elbette elinizden bırakamayacağınız çok sürükleyici bir roman değil).&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;STRONG&gt;Meme Kanserini Ne Kadar Ciddiye Almalıyım; Sürekli Endişelenmeme Gerek Var mı?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;Eğer 35 yaşın altındaysanız, ailenizde herhangi bir meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü yoksa bu konuda çok fazla endişelenmenize gerek yok. Durum aksi yöndeyse, yani ailenizde meme kanseri geçiren kadınlar varsa, bir uzmana danışmalısınız, o yapmanız gerekenleri size açıklayacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ancak yine de, genetiğin her şey olmadığını hatırlatalım; meme kanseri vakalarında aile öyküsü, sadece yüzde 5 ve 10 arası bir oranda etkili. Meme kanseri vakalarının istatistiklerine bakıldığında ileri yaşın artık günümüzde daha büyük bir risk faktörü olduğu rahatlıkla görülebilir. Yani bu konuda büyük bir stres yaşamanıza gerek yok. Siz sadece kendi kendinize yaptığınız aylık meme kontrollerini aksatmayın ve elinize farklı bir şişlik geldiğinde bunu -ki genç kadınlarda çoğu masum olabiliyor- hemen doktorunuzla paylaşın. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#009900&gt;Düzenli Olarak Vitamin Takviyesi Almama Gerek Var mı?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Çok uzun yıllar bize vitamin takviyesi almanın sağlığı olumlu etkilediğini söyleyip durdular. Oysa şimdi, yapılan araştırmalar ve sonuçları bunun tam aksini iddia eder nitelikte; bilinçsiz kullanılan bazı vitamin takviyeleri yarar sağlamak bir yana zararlı bile olabilir! Öyleyse, dolaptaki rengarenk tüm o hapları çöpe mi atmalıyız? Hayır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bunların başlıca hangi durumlarda alınması gerektiğini sıralayalım: Kısa vadede bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, folik asit takviyesi bebekte oluşacak doğumsal anomalileri önleme açısından hayati önem taşıyacaktır. Çok düzensiz bir yaşam ve beslenme tarzına sahip kişiler için de, multivitamin takviyeleri gerçek birer sağlık sigortası yerine geçebilir. Vitaminler için söylenen en olumsuz ifadelerin, antioksidanlarla ilgili olduğunu da belirtelim. &lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Sigara tiryakileri ise, suni beta-karoten içeren herhangi bir takviye almaktan kesinlikle kaçınmalı&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;; çünkü bunların uzun vadede akciğer kanseri riskini artırdığına dair bazı bulgular mevcut. Ve tüm bunları bir sonuca bağlayacak olursak; vitamin takviyelerini asla meyve seçer gibi seçmeyin ve her zaman uzman tavsiyesiyle kullanın.&lt;/P&gt;
&lt;DIV align=center&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&quot;Hayat kalitenizi sabote eden noktaları keşfetmeye yoğunlaşın. Sorunlarınızı doktora danışmayı ihmal etmeyin.&quot;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;
&lt;DIV align=left&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#cc6600&gt;Niçin Bana Yapışıp Kalan Son Birkaç Kiloyu Asla Veremiyorum?&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;Pek çok kadın bunun için farklı şeyleri suçlar ve çoğu zaman yavaş metabolizma hızı en başta gelir. Oysa uzmanlara göre, kilonuzu belirleyen sadece üç temel faktör var; diyet, egzersiz ve genler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ne yazık ki, bu üçlü arasında başta genler geliyor ve kilonuz üzerinde belirleyici rol oynuyorlar. Bunları değiştirmenin yolu tabii ki yok ama zamanla etkileri ortaya çıkan yaşam ve beslenme alışkanlıkları önem kazanıyor. 20’li yaşlarınızda edindiğiniz zararlı alışkanlıklar her yıl sadece bir kilo almanıza yol açar. Bu da size 10 yıl içinde tam 10 kilo olarak geri döner.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sonuç olarak kilo vermenin en iyi yolunun sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak olduğunu söylediğimizde, bunun yeni bir bilgi olmadığını düşüneceksiniz büyük ihtimalle. Eğer bunu zaten yapıyorsanız ve nedeni bir türlü bulamıyorsanız bir de ken-dinize şu soruyu sorun: En düşük ideal kilomda olabilir miyim?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#339999&gt;&lt;STRONG&gt;Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkla İçin Test Yaptırmama Gerek Var mı?&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Aktif seks hayatına sahip tüm kadınların -bir ya da birden fazla partnerleri olsa bile- yılda bir kez Mamidya ve gonore gibi, erken teşhisle son derece kolay tedavi edilen cinsel hastalıklar için test yaptırmaları gerekir. Cinsel hayatı daha hareketli olan, sık partner değiştiren ve ilişkiye korunmasız giren kadınlarsa HIV testini kesinlikle ihmal etmemeli. Eğer genital organlarda oluşan kaşıntılı, küçük şişliklerden şikayetçi değilseniz her-pes testi için endişelenmenize fazla gerek olmadığını ekleyelim.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;HPV yani Human Papilloma Virüsü ne gelince; burada konunun biraz karmaşık&lt;BR&gt;olduğunu hemen söyleyelim. Çünkü bu virüs etkisini pek çok farklı şekilde ortaya koyabilir. Genital organlarda siğil oluşumuna yol açabileceği gibi, sonuçları rahimağzı kanserine kadar varabilecek hücre değişimlerine de neden olabilir. Çoğu HPV enfeksiyonu, ciddi bir semptom izlenmeksizin kendiliğinden geçer. HPV testleri, rutin olarak yapılmaz ve genellikle smear testlerinde bir sorun olduğunda gerekli görülürler. Bazı ülkelerde kız çocukları için aşı zorunlu hale getirilse de, yetişkin kadınların bu hastalıktan korunmak için alabileceği en ideal önlem, düzenli smear testlerini asla ihmal etmemek. Merak ettiklerinizi de jinekologunuza danışmaksınız. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;BU SORUNLARA PEK FAZLA TAKILMAYIN!&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Son derece ciddi görünüp, sizi bir anda paniğe sokabilirler; ancak uzmanlara göre aşağıda sıraladığımız bu sorunların pek fazla abartılacak bir yanı yok.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;BU AY REGL OLMADINIZ&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Bu durum korunmasız cinsel ;&amp;nbsp; ilişkiden sonra meydana geldiyse öncelikle bir hamilelik testi yaptırmanızda fayda var. Fakat böyle bir durum söz konusu değilse, sorun; stres, beslenme, iş ya da genel olarak yaşam alış kanlıklarınızdaki değişiklikler olabilir. Bir kez olduğunda endişelenmenize gerek olmasa da, iki kez tekrarladığında mutlaka bir doktora görünmenizde fayda var.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;SIKSIK BAŞINIZ AĞRIYOR&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Gerginlik nedeniyle oluşan baş ; ağrıları özellikle yoğun strese maruz kalan kadınlar arasında&amp;nbsp;oldukça yaygın. Ağrı kesiciler, bunun üstesinden gelmenize yardımcı olabilir, evet. Ama pek çok uzmana göre, yoga ve meditasyon gibi rahatlama tekniklerinden faydalanmanız daha yerinde...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;BİRKAÇ GÜNDÜR TUVALETE GİDEMEDİNİZ&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Bazı kişilerin bağırsakları düzenli çalışır ve her gün tuvalete gitmek onlar için son derece sıradan bir durumdur. Kimileri ise, bu işi en fazla haftada iki kez yaparlar. Esas mesele kendinizi çok rahatsız ve kabızlık çeker gibi hissedip hissetmediğiniz. Eğer bu soruya yanıtınız evetse, mutlaka bir uzmana danışın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;SAÇLARINIZ AŞIRI DÖKÜLÜYOR&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Demir eksikliği ihtimallerden biri olsa da, çoğu zaman esas neden, saçların çıkma, büyüme ve ömürlerini tamamlama döngüsü oluyor. Yani bu tamamen&lt;BR&gt;doğal ve normal bir süreç. Normal olmayan ve doktora gitmenizi gerektiren durum ise, başınızda parça parça seyrelme oluşmaya başlaması.&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kafein-detoksu&quot;&gt;Kafein Detoksu &lt;EM&gt;Prof.Dr. M.Öz&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gi-diyeti-neden-faydali&quot;&gt;Gİ Diyeti &lt;EM&gt;Prof.Dr. O.Müftüoğlu&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalca-estetigi&quot;&gt;Kalça Estetiği&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogum-ve-kilo-sorunu&quot;&gt;Doğum ve Kilo Sorunu&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/catlaklardan-kurtulma&quot;&gt;Çatlaklardan Kurtulma&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-lekelere-karsi-formul&quot;&gt;Lekelere Karşı Ne Yapılmalı? S.Dumankaya&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/nar-cekirdeginin-faydalari&quot;&gt;Nar Çekirdeğinin Faydaları Dr.E.Güveloğlu&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yag-bezelerini-gidermek&quot;&gt;Yağ Bezelerinizden Kurtulun S.Dumankaya&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Faydalı Bilgiler&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>SAÇ DÖKÜLMELERİ ARTIYOR</title> 
  <pubDate>Fri, 23 Jul 2010 01:09:43 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/sac-dokulmeleri-artiyor </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/sac-dokulmeleri-artiyor </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Kellik sorunu, üzerinde yeterince durulmayan ama erkeği olduğu kadar kadını da giderek çemberine alan bir sorun, hatta sosyal bir olgu.&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; Kelleşmenin hem kadınlar hem de erkekler üzerindeki psikolojik etkisi göz ardı edilemez, çünkü dökülen saç, kırışıklar gibi gençliğin gitmeye başladığının habercisidir. Bu nedenle günümüzde bu sorunla ilgili giderek daha çok ve çeşitli ürün, yöntem geliştirilmekte...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;SAÇ DÖKÜLMELERİ ARTIYOR&quot; src=&quot;http://img822.imageshack.us/img822/5669/sacdokulmesi.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Erkek tipi saç dökülmesinde erkeklik hormonu testosteronun etkili olduğu düşünülüyor. Kadınlarda erkeklere göre daha az, neredeyse yok denecek miktarda testosteron bulunduğundan, erkek tipi saç dökülmesi nadiren görülür. Fakat saç dökülmesinin başka çeşitleri biz kadınları da etkilemektedir, hatta kaşlarımız bile bundan nasibini alabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Besinler ve saç kaybı&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yiyecekler, saç dökülmesi de dahil olmak üzere pek çok rahatsızlığın tedavisinde uygulanan ilaç ya da bitkisel terapilerin içeriğinde büyük rol oynamaktadır. Doğru besinlerle ve diyetlerle, hormon seviyelerinizi düzenleyebilir, &lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;saç dökülmesini kontrol altına alabilirsiniz.&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt; Hormonlar dendiğinde genel olarak testosteron ve östrojen akla gelmektedir. Bu hormonlar sadece cinsiyet özelliklerimizi ve üreme sistemimizi belirlemekle kalmaz, bütün sağlığımızı korumada da önemli rol oynar. Her çeşit hormon, vücuttaki bütün mekanizmaları, vücut fonksiyonlarını ve duygularımızı düzenler.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hormonlar bu kadar önemli bir yere sahipken, onları doğru besinlerle desteklemek de çok önemlidir. Antik çağlardan bu yana bilinen ve kullanılan afrodizyak yiyeceklerin etkisi boşuna değildir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Hayvansal yağ zararlı!&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Araştırmacılar, yüksek oranda hayvansal yağ içeren beslenme biçiminin, kan dolaşımına daha fazla testosteron salgılanmasına neden olduğunu bulmuşlardır. Bu durum, testosteronun erkek tipi kellikte doğrudan bir rol oynamasından dolayı saç kaybını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, düşük hayvansal yağ ve dengeli şeker içeren bir beslenme biçimiyle saç dökülmenizi azaltabilirsiniz, aynı zamanda kilo da vererek daha sağlıklı bir görünüme sahip olursunuz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Önemli olan bir başka nokta da, diyetin hassas dengesini koruyabilmek. Beslenmede doğru protein-karbonhidrat oranını yakalayarak, yiyeceği her öğünde vücuda belli bir miktar protein ve karbonhidrat sağlayıcı olarak kullanarak bu dengeyi sağlamak mümkündür. Beslenme şeklinizi değiştirmenin bir başka artısı da, saç ve kafa derisi için önemli besinler sağlayan ve bu önemli besinlerin alımını ve emilimini en üst düzeye çıkaracak yiyecekler yediğinizde, saç dökülmesiyle savaşmakla kalmıyor, aynı zamanda saç çıkmasını da teşvik etmiş oluyorsunuz. Şeker dengeleyici bir beslenme bunu da başarmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Böyle bir beslenme için hindi, tavuk, balık, kırmızı et ve soya ürünleri gibi protein kaynakları; meyve ve sebze çeşitlerinden alınan kompleks karbonhidratlar; zeytinyağı ve kuruyemişlerden çıkarılan tekli doymamış yağlar arasında kurulan bir denge, saç kaybına karşı etkili bir beslenme şeklini size sağlayacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Bitkisel tedaviler&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Alternatif tıp adıyla da anılan doğal tedaviler, zamanın başlangıcından bu yana insanların çeşitli hastalıkların tedavisinde kullandıkları çareler olmuşlardır. Erkek tipi kelliğin önlenmesinde ve tedavisinde bitki ve besleyici maddelerin etkili olduğu kanıtlanmıştır. Tek başlarına ya da tıbbi ilaçlar ve saç ekimi gibi diğer yaklaşımlarla birlikte kullanılabilirler. Bu konuda mucizevi bitkilerden biri ‘yeşil çay’dır. Yeşil çay, vücudun normal miktarda DHT üretmesini engelleyerek erkek tipi kelliği önlemede etkili bulunmuştur. Aynı zamanda yeşil çay antioksidanlar açısından da zengindir, bileşenleri kolesterolün düşmesini sağlar, anti bakteriyel hareket sağlar ve kardiyovasküler sistemi korur. Bu nedenle hayatınızda yeşil çaya her bakımdan yer açmalısınız. Isırgan otunun da benzer yararları vardır. Romalılar ısırgan otunu erkek libidosunu arttırmak için kullanırlardı. Çay formu ise uzun süreden beri cilt ve saçların sağlığını daha iyi hale getirmede kullanılmaktadır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Evde yapabileceğiniz bir saç maskesiyle de saçlarınızı kuvvetlendirmek mümkün.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun için:&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- 1 küçük avokado&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- 3 yemek kaşığı süt&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu karışımı püre haline getirdikten sonra saçlara ve saç diplerine masaj yaparak uygulayın. 20-25 dakika bekledikten sonra saçlarınızı şampuanla iyice yıkayın. Haftada bir yapacağınız bu uygulama ile saçınızın ihtiyacı olan nemi kazandırmış olursunuz ve saçlarınızın onarımına yardımcı olursunuz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Ve tıbbi çözümler...&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Her türlü yöntemi denediniz fakat yine de saçlarınızın dökülmesini durduramadıysanız ve açıklık her geçen gün daha belirgin hale geliyorsa, saç ekimini düşünme zamanınız da gelmiş demektir. Saç ektirmeden önce, var olan teknikleri çok iyi araştırmanız gerekmektedir. Aşağıda, bu konuda size yardımcı olabilecek birkaç önemli noktaya değinmek istiyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Saç ekimi sadece kendi donör bölgenizden alınacak saçlarla yapılabilir. Aksi halde vücudunuz aktarılan saçı, dokuyu ya da folikülü reddeder.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Başın arkası ve yanlarındaki saçlar, donör bölge olarak tabir ettiğimiz alanlardır ve ekilecek saçlar bu bölgelerden alınmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Saç ekiminde sanat, tıbbi teknik kadar önemlidir çünkü kimse çim adam gibi dolaşmak istemez, doğal bir görüntü yakalamak çok önemlidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;* Saç, kafanın değişik bölgelerinde değişik yönlere doğru büyür. Bu nedenle, doğal bir görünüm için saç ekiminde bu özellik de dikkate alınarak işlem yapılmalıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Saç ekimi, doğru teknikle ve uzman eller tarafından yapıldığında çok iyi sonuçlar verebilmektedir. Bu nedenle, sizin için gerçekten doğru olan tedavinin önerilmesi, işlemin herhangi bir iz bırakmaması ve tamamen doğal sonuçlara kavuşturması çok önemlidir. Böyle yapılmış bir saç ekimiyle, &lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;bir anda 15 yaş gençleşebilir&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;, özlediğiniz görünüme kavuşabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ceyda-sener&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Ceyda ŞENER&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ceyda-sener&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 207px; FLOAT: left; HEIGHT: 100px&quot; alt=&quot;Ceyda ŞENER&quot; src=&quot;http://img188.imageshack.us/img188/2741/ceydasener.jpg&quot; width=262 height=102&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&lt;STRONG&gt;Önceki Yazılar :&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/EM&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;FONT color=#ff3399&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/saglikli-bronzlasmak-icin&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff3399&gt;Sağlıklı Bronzlaşmak İçin&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sac-ekiminde-yeni-yontem&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Saç Ekiminde Yeni Yöntem&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/led-lazerle-bolgesel-zayiflama&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff3399&gt;Led Lazerle Bölgesel Zayıflama&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff3399&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/uykuda-guzellesmek&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff3399&gt;Uykuda Güzelleşmek&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;&lt;/FONT&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/guzellik-ucgeni---yuzun-kalbi&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Güzellik Üçgeni&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/akne-tedavisine-alternatif-yaklasimlar&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Akne Tedavisine Alternatif Yaklaşımlar&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Erkek Cilt Bakım Kürleri&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/erkek-cilt-bakimi-ve-kurler&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Erkek Cilt Bakımı ve Kürler&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Selülitlere Bitkisel Çözümler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/selulitlere-karsi-bitkisel-receteler&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Selülitlere Bitkisel Çözümler&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Malezma ve Tedavisi&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/melazma-ve-melazma-tedavisi&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Malezma ve Tedavisi&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Doğal maskeler ile cilt temizliği&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogal-maskeler-ile-cilt-temizligi&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Doğal maskeler ile cilt temizliği&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Güneş yanıkları için bitkisel çözümler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gunes-yaniklari-icin-bitkisel-cozumler&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Güneş yanıkları için bitkisel çözümler&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Şişmanlatmayan gıdalar&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sismanlatmayan-gidalar&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Şişmanlatmayan gıdalar&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;A title=&quot;Kırışıklık ve lekelere son&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kirisiklik-ve-lekelere-son&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Kırışıklık ve lekelere son&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Ceyda ŞENER&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>KALICI KİLO KONTROLÜ</title> 
  <pubDate>Thu, 22 Jul 2010 23:57:46 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/kalici-kilo-kontrolu </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/kalici-kilo-kontrolu </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Kalıcı kilo kontrolü için ipuçları&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0066&gt;Beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmenin vakti geldi...&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;Kalıcı kilo kontrolü için ipuçları&quot; src=&quot;http://img823.imageshack.us/img823/9753/kalicikilokontrol.jpg&quot;&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kışın giysilerle örtülen fazla kiloların rahatsızlık verdiği bu günlerde, kilolarını verebilmek için &lt;STRONG&gt;acele etmeyin&lt;/STRONG&gt;. Kilo kaybı konusunda gerçekçi olun. &lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;1 kilo yağdan vermek için 7000 kalori harcamak gereklidir.&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt; Günlük ortalama 500 kalori azaltılarak, haftada ancak yarım kilo verilebilir. Bunun için haftada yarım veya 1 kilo arası kaybı hedefleyin. Haftada 1 kez tartılın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Hızlı Zayıflama&quot; sağlığınızı olumsuz etkiler.&lt;/STRONG&gt; 5-6 ayda aldığınız kiloları, birkaç haftada vermeye çalışmayın... Nefesinizi tuttuğunuzda, daha derin bir nefes alma ihtiyacı hissedeceğinizi düşünün... Aşırı açlıkla uygulanan diyetler de buna benzer. Sonrasında kilo almanız kaçınılmazdır. Kilo verme hızınız yavaşlarsa moralinizi bozmadan azimle diyetinize uymaya devam edin, hareketinizi artırın. Direnç kırıldığında, kendinizle gurur duyacaksınız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Mutlaka kahvaltı edin. Geceden düşen kan şekerini dengeleyen, güne başlarken bedensel ve zihinsel fonksiyonlar için çok gerekli olan enerjiyi sağlayan kahvaltıyı asla ihmal etmeyin. Diyetteyken tüm gün tok ve enerjik hissetmek için ana ve ara öğünleri atlamayın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tüm besin gruplarından, size uygun dengeli porsiyonlarda tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın. Karbonhidrat-Protein ayrımı vb. besin gruplarını ayırmak bilimsel değildir. Doğru karbonhidratları seçin. Çok tahıllı, yulaflı veya çavdar ekmeği gibi tam tahıllı ekmekler, beyaz unlu makarna yerine kepekli makarna, beyaz pirinç yerine esmer pirinç veya bulgur daha doğru seçim olacaktır. Yağsız et, yarım yağlı veya yağsız süt ürünleri vb. düşük yağlı besinleri tercih edin. Özellikle dışarıda yemek yerken porsiyon kontrolüne dikkat edin. Yemeği arkadaşınızla paylaşın.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0099&gt;Canınız tatlı istediğinde veya atıştırmalık yiyecek isterseniz, önce büyük bir bardak su veya tatlandırıcı eklenmiş meyve/bitki çayı için.&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt; İsteğiniz sürüyorsa, sebze ve meyveler ilk tercih olmalıdır. Süte veya yoğurda tatlandırıcı ve kan şekerini dengeleyen tarçın ekleyerek tüketebilir, içine meyve ekleyebilirsiniz. Yine şekersiz dondurma, şekersiz çikolata veya kalorisi düşük tatlılar da masum atıştırmalar olabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Güneşin olumsuz etkisinden korunmak için yeterli omega-3&apos;ü haftada 2-3 kez, ızgara, buğulama, fırında veya haşlanmış (kızartılmamış) balık tüketerek almak önemlidir. Ayrıca semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, fındık vb. kabuklu yemişler de omega-3 içerir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özellikle mevsime uygun sebze ve meyvelerden, günde 7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) tüketin. Her renk besinin farklı faydaları olduğundan çeşitliliğe önem verin. Hem vitamin kaybı, hem yüksek kalori alımı, hem de kanserojen madde oluşabilme riski açısından, kızartma yönteminden uzak durun.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yaz ve kış beslenmesi arasındaki en temel fark sıvı tüketimidir. Metabolik Hızın azalmaması, sindirim, emilim gibi görevlerin yapılabilmesi, hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışması, atıkların vücuttan atılması ve vücut ısısının dengelenmesi için, günde yaklaşık 2,0-2,5 litre su tüketimini ihmal etmeyin. İçeceklerinize şeker eklemeyin. Kaç tane şeker kullandığınızı gözden geçirin. Günde sadece 1 adet küp şeker azaltarak yılda yaklaşık 1 kilo verebilirsiniz...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Daha aktif olun. Günde en az 30 dakika orta şiddette egzersiz yapın. İdeal olan bu miktarı yavaş yavaş artırarak günde 45 dakika - 1 saate ulaştırmaktır. Alışkanlıkları pekiştirmek ve problemleri tespit etmek için bir günlük tutun. Bu sayede, diyetinize uyumunuz ve başarınız artacaktır. Diyetinize harfiyen uymanızı engelleyen durumları ve canınızın istediklerini hafta boyunca tespit edip not alabilir, hafta sonunda ödül olarak en çok istediğinizi seçip, aşırı olmayacak makul porsiyonda tüketebilirsiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#6600cc&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Yeterli ve Dengeli Beslenme bir yapboz gibidir. Hiç bir öneri mucize yaratamaz. Yukarıda saydığım tüm noktalar bu yapboz için önemli parçalardır...&quot;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sizi-mutlu-edecek-diyet&quot;&gt;&lt;EM&gt;Sizi Mutlu Edecek Diyet - Dilara Koçak&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/diyet-hatalari&quot;&gt;&lt;EM&gt;Diyet Hataları&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-sarac-kilonuzu-korumak-icin&quot;&gt;&lt;EM&gt;Kilonuzu Korumak İçin - Ender Saraç&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/hazimsizliga-iyi-gelen-besinler&quot;&gt;&lt;EM&gt;Hazımsızlığa İyi Gelen Besinler - Taylan Kümeli&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/saglikli-zayiflamak-icin&quot;&gt;&lt;EM&gt;Sağlıklı Zayıflamak İçin - Ayça Kaya&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Yasemin SANCAK&quot; src=&quot;http://img25.imageshack.us/img25/9900/yaseminsancak.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Dyt. E. Yasemin SANCAK &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;EM&gt;Beslenme ve Diyet Uzmanı&lt;BR&gt;Memorial Hastanesi&lt;/EM&gt;&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Diyet&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>YORGUNLUK</title> 
  <pubDate>Wed, 21 Jul 2010 00:54:16 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/yorgunluk </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/yorgunluk </guid>
  <description>&lt;STRONG&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;Sürekli yorgun ve halsiz misiniz, yoksa &lt;LINKZ id=linkz39&gt;kolay&lt;/LINKZ&gt; mı üşüyorsunuz? Çarpıntı ve nefes darlığınız da mı var?&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Demir eksikliği&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; ülkemizde sık&lt;/LINKZ&gt; rastlanan bir sağlık sorunu. Yaklaşık her 100 kişiden 40’ında bu soruna rastlanıyor.&amp;nbsp; Demir eksikliğine bağlı olarak &lt;EM&gt;&lt;STRONG&gt;kansızlık&lt;/STRONG&gt;&lt;/EM&gt; gelişiyor. Kansızlık ise pek çok yeni soruna zemin hazırlıyor. (&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kendimi-yorgun-hissediyorum&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Devamı&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;...)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;Yorgunluk Gideren Doğal Formüller&quot; src=&quot;http://img717.imageshack.us/img717/8010/yorgunluk.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;Yorgunluğun altında yukarıda yazan gibi pek çok neden olabilir bunları&amp;nbsp;öğrenmek ve gidermek için öncelikle &lt;STRONG&gt;doktor kontrolü&lt;/STRONG&gt; şart. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;Yorgunluğu giderici doğal tedavi yöntemleri : &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;&lt;BR&gt;Malzemeler :&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Defne Tohumu&lt;BR&gt;Günlük&lt;BR&gt;Haşhaş kozası&lt;BR&gt;Mahlep&lt;BR&gt;Mersin Yaprağı&lt;BR&gt;Sirke&lt;BR&gt;Su&lt;BR&gt;Susam Yağı&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;STRONG&gt;Hazırlanışı :&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#000000&gt;Bütün malzemelerden birer tutam alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su, bir çay bardağı sirke ve susam yağı dailave edilerek kaynatılır. Elde edilen yağ ile vücuda masaj yapılır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;Bitkilerle Tedavi - Sedef Deniz&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;
&lt;HR&gt;
&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Malzemeler :&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Limon&lt;BR&gt;Lavanta Çiçeği&lt;BR&gt;Kuşburnu&lt;BR&gt;Papatya&lt;BR&gt;Oğul otu&lt;BR&gt;Tarçın&lt;BR&gt;Şeker&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Hazırlanışı :&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;- Rendelenmiş limon kabukları, kurutulmuş papatya ile birlikte onbeş dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya şeker ilave edilerek tatlandırıldıktan sonra çay içilir.&lt;BR&gt;- Lavanta çiçekleri, oğul otuyla birlikte onbeş dakika süreyle kaynay suda bekletilerek demleme sağlanır. Süzülerek elde edilen demleme, şeker ile tatlandırıldıktan sonra, çay gibi içilir.&lt;BR&gt;- Kuşburnunun tomurcukları bıçakla çizildikten sonra, içi su dolu bir kağ içinde günboyu dinlendirilir. Dinlendirilen tomurcuklar onbeş dakika süreyle kaynar suda bekletilerek demlenir. Süzülerek elde edilen sıvıya tarçın ilave edilerek şeker ile tatlandırıldıktan sonra çay gibi içilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;Lokman Hekim &amp;amp; Şifalı Bitkiler&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;
&lt;HR&gt;
- 1 bardak kaynar suya, 4-10 gram oğul otu yaprağı ufalanarak konulur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.&lt;BR&gt;- Günde 15-20 gram polen kullanılır. Bu işleme 15 gün devam edilip, 1 hafta ara verilir. Sonra yeniden başlanır.&lt;BR&gt;- Centiyane, nane, oğulotu, aynı miktarda karştırılır. 1 bardak kaynar suya, 1 kaşık konulur. 10 dakika bekletilip, günde 3 bardak içilir.&lt;BR&gt;- 1 bardak kaynar suya, 4-10 gram karanfil konulur. 10 dakika bekletilip, günde 2-3 bardak içilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ahmet-maranki&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Ahmet MARANKİ&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;FONT size=2&gt;&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;
&lt;HR&gt;
&lt;EM&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/demir-eksikligi-nasil-giderilir&quot;&gt;&lt;EM&gt;Demir Eksikliği Nasıl Giderilir?&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/cocuklarda-demir-eksikligi-ve-tedavisi&quot;&gt;&lt;EM&gt;Çocuklarda Demir Eksikliği ve Tedavisi&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yorgunluk&quot;&gt;&lt;EM&gt;Yorgunluk&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kronik-yorgunlugu-gideren-bitkiler&quot;&gt;&lt;EM&gt;Kronik Yorgunluğu Gideren Bitkiler&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kronik-yorgunluk-sendromu-fibromiyalaji&quot;&gt;&lt;EM&gt;Kronik Yorgunluk Sendromu Fibromiyalaji&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yorgunluk-gideren-dogal-formuller&quot;&gt;&lt;EM&gt;Yorgunluğu Gideren Doğal Formüller (Ender Saraç)&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;- &lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kadinlarda-kansizlik&quot;&gt;&lt;EM&gt;Kadınlarda Kansızlık&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Alternatif Receteler&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN ALTIN ÖNERİLER</title> 
  <pubDate>Tue, 20 Jul 2010 00:10:34 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/cinsel-gucu-arttiran-altin-oneriler </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/cinsel-gucu-arttiran-altin-oneriler </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Erkekte cinsel gücü arttıran 5 altın öneri&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;STRONG&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;1)&lt;/STRONG&gt; Erkeklerde en iyi cinsel uyarıcı aslında uyku. Erkeklere pek çok öneride bulunulmasına rağmen cinselliğin canlanması için en yararlı yol uyumak. Uyumak istemiyorsanız 10 dakikalık kısa bir şekerleme ya da ayaklarınızı 5-10 dakika yukarı kaldırarak dinlenmek enerji toplamanıza yardımcı olur.&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; alt=&quot;CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN ALTIN ÖNERİLER&quot; src=&quot;http://img834.imageshack.us/img834/6181/cinselgucuarttiranoneri.jpg&quot;&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;2)&lt;/STRONG&gt; Güneş ışığı ve temiz hava canlandırıcıdır. Yazın güneşli bölgelerde daha canlı olmanızın sırrı biraz da budur. Güneş ışığı hormonları harekete geçirir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;3)&lt;/STRONG&gt; Güney’de özellikle Antakya’da çiftleşme dönemi öncesinde yaşlı veya kısır olan keçilerin çakşır otu bitkisinin köklerini yedikleri, ardında da yavruladıkları gözlemlenmiş. Bunun üzerine özellikle sperm sayısı az olan erkekler için çakşır kökü suyu geliştirilmiş.&lt;BR&gt;Acı bir tadı olan bu su özel bir yöntemle elde ediliyor. Sadece keçilerde değil, insanlarda da erkeklik gücünü arttırıyor, sperm sayısını çoğaltmakta olumlu bir etki yapıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;4)&lt;/STRONG&gt; Düzenli egzersiz ve kasları kuvvetlendirici hafif sporlar. Testosteron yani erkeklik hormonu düzeyini canlı tutacak her türlü bedensel aktivite erkek için yararlıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;5)&lt;/STRONG&gt; Bu beşli karışım cinselliği kuvvetlendirir &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Azgın teke otu (Epimedium Sagittatum) &lt;BR&gt;Çoban çökerten otu (Tribulus Terrestis) &lt;BR&gt;Amerikan Gingsengi (Panax Ginseng) &lt;BR&gt;Japon eriği (Gingo Biloba) &lt;BR&gt;Testere Palmiyesi (Savpalmetto) &lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;
&lt;DIV align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;İŞTE DOĞAL AFRODİZYAK TARİFİ&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=center&gt;
&lt;DIV align=center&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;DIV align=left&gt;&lt;BR&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;Bazen erkeklerde cinsel güçte düşme olabilir. Böyle durumlarda bedene enerji veren ve cinsel performansı arttıran doğal desteklerin yararı olabilir. &lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Malzemeler&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#669900&gt;&lt;EM&gt;1 kilo saf, iyi kalite bal &lt;BR&gt;3 çorba kaşığı arı poleni &lt;BR&gt;250 gram toz zencefil &lt;BR&gt;100 gram dövülmüş kişniş &lt;BR&gt;50 gram dövülmüş kakule &lt;BR&gt;150 gram dövülmüş toz kırmızı ginseng &lt;BR&gt;100 gram ısırgan tohumu &lt;BR&gt;100 gram dövülmüş ya da toz haline getirilmiş keçi boynuzu &lt;BR&gt;2 gram safran &lt;BR&gt;2 çorba kaşığı kırmızı pul biberi öğütüp karıştırın.&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Yapılışı:&lt;/STRONG&gt; Tahta bir kaşıkla macun haline getirin. Güneş görmemesi için bir folyoya sarın. Sabah ve akşam 1 tatlı kaşığı dolusu tüketin. Çok ileri safhada olmayan sertleşme sorunlarında bu macun tarifi genelde işe yarar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Faydaları:&lt;/STRONG&gt; Tabii bu karışım doğal canlandırıcıdır ve doping etkisi yapar. Baldaki doğal şeker içeriğiyle ve yapısıyla güçlendiricidir. Safran çok özel bir cinsel uyarıcıdır. Zencefil, kişniş yorgunluğu alır ve cinsel organların dolaşımını destekler. Özellikle arı poleni hücre yenilenmesi ve sperm hücrelerinin desteklenmesi için çok yararlıdır. Baba olmayı düşünenler için de iyi bir uyarıcı, sperm miktarı ve kalitesini doğal yolla arttırıcıdır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;Andropozdaki erkeğin kurtarıcısı&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;1 litre suya, 2 poşet mate çayı, 1 tatlı kaşığı öğütülmüş kırmızı-kore ginsengi, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım tatlı kaşığı öğütülmüş meyan kökü katın. Bu karışımı kaynar suda 2-3 dakika fokurdatın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kaynayınca 3-4 dakika demlenmeye bırakın. Sonrasında sıcak olarak biraz esmer şeker katın ve gün içinde için. Yüksek tansiyonu olanların içmesini önermem.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Cinsel hayatı hareketlendiren yiyecekler&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Yulaf ezmesi:&lt;/STRONG&gt; Sabah kahvaltınızla bir kahve fincanı kadar tüketin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Ginseng:&lt;/STRONG&gt; Özellikle kırmızı ginseng (Kore ginsengi) erkekler açısından daha yararlıdır. Cinsel açıdan uyarır, yorgunluğa iyi gelir, doğal testosterondur. Sperm miktarı ve sayısını artırır. Hap olarak alınabileceği gibi jelleri ve tozları da vardır. Ginseng genç ama beyni yorgun erkekler, yoğun çalışanlar için erkeklik hormonunu destekleyici doğal bir yardımcıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kırmızı pul biber:&lt;/STRONG&gt; Yemeklerinizin üzerine az miktarda katabilirsiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Fındık:&lt;/STRONG&gt; Yoğun lif ve doymamış yağ asitlerine ek olarak içerdiği yoğun E vitamini sperm üretiminin artmasını sağlar, kolesterolün olumsuz etkilerine karşı korur. Günde bir küçük avuçtan fazla yemeyin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Çikolata:&lt;/STRONG&gt; Mutluluk hissi veren beyindeki kimyasal hormonların salgılanmasına yardımcı olur, cinsel gücü arttırır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kabak çekirdeği:&lt;/STRONG&gt; İçerdiği yoğun çinko ve doymamış yağ asitleriyle erkekler için yararlıdır. Günde bir avuç ve tuzsuz olarak yenmesi yeterlidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Mesir macunu:&lt;/STRONG&gt; Karışımın içerisindeki bitkiler cinsel gücü arttırır.&lt;BR&gt;Zencefil: Tüm vücudu uyarır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Roka:&lt;/STRONG&gt; Cinsel gücü arttırır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Antepfıstığı, fıstık, fındık, ceviz, badem, Hint fıstığı, incir: Cinsel arzuyu arttırır. İçeriğinde bulunan E vitamini cinsel organlara giden kan dolaşımını hızlandırarak seks dürtüsünü arttırır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Avokado:&lt;/STRONG&gt; İçeriğindeki antioksidanlar seks hormonlarının üretimini hızlandırır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right&quot; src=&quot;http://img842.imageshack.us/img842/1511/keciboynuzu.jpg&quot; ;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;Keçi boynuzu:&lt;/STRONG&gt; Günde 2 tane keçi boynuzu yemek cinsel isteği arttırır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sade yağ (tereyağın orta kısık ateşte yakmadan sürekli karıştırılarak köpüklerini alıp atarak hazırlanmış olan şekli.) &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tropikal meyveler &lt;BR&gt;Bal kuru meyveler &lt;BR&gt;Tavuk suyu &lt;BR&gt;Peynir &lt;BR&gt;Tahin &lt;BR&gt;Pekmez &lt;BR&gt;İstiridye &lt;BR&gt;Kırmızı et (yağsız olmalı)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A title=&quot;Ender SARAÇ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ender-sarac&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Uz.Dr. Ender SARAÇ&lt;/STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;A title=&quot;Ender SARAÇ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ender-sarac&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 63px; FLOAT: left; HEIGHT: 65px&quot; src=&quot;http://i46.tinypic.com/pbmsh.jpg&quot; width=66 height=67&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Adres: Yasemin Sok. No: 9 34330 - 1. LEVENT - İSTANBUL&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Tel:212 283 10 80&lt;BR&gt;Email: &lt;A href=&quot;mailto:info@endersarac.com&quot;&gt;info@endersarac.com&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Son Yazıları : &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-saractan-zayiflatan-kurallar&quot;&gt;Ender Saraç&apos;tan Zayıflatan Kurallar&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-sarac-kilonuzu-korumak-icin&quot;&gt;Kilonuzu Korumak İçin&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ayurvedaya-gore-yapilmasi-gerekenler&quot;&gt;Ayurveda&apos;ya yapılması gerekenler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/saglikli-kilo-vermek&quot;&gt;Sağlıklı Kilo Vermek&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-sarac-ile-istah-kontrolu&quot;&gt;İştah Kontrolü&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yaza-saglikli-zayiflayarak-girin&quot;&gt;Yaza Sağlıklı Zayıflayarak Girin&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yaza-saglikli-zayiflayarak-girin&quot;&gt;&lt;IMG style=&quot;WIDTH: 20px; HEIGHT: 17px&quot; src=&quot;http://i44.tinypic.com/muv1vs.gif&quot; width=17 height=12&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sicrayarak-zayiflama-yontemi&quot;&gt;Sıçrayarak Zayıflama&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-sarac-doktorum-programinda&quot;&gt;Ender SARAÇ Doktorum Proğramında &lt;IMG style=&quot;WIDTH: 20px; HEIGHT: 17px&quot; src=&quot;http://i44.tinypic.com/muv1vs.gif&quot; width=17 height=12&gt; &lt;BR&gt;&lt;/A&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kilo-verdiren-12-altin-tavsiye&quot;&gt;Kilo Verdiren 12 Altın Tavsiye&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/evinizi-diyete-hazirlayin&quot;&gt;Evinizi Diyete Hazırlayın.&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/metabolizmaniz-kisa-hazir-mi&quot;&gt;Metabolizmanız Kışa Hazır mı?&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/tansiyon-dusuren-formuller&quot;&gt;Tansiyon Düşüren Formüller&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/a-gribine-karsi-mikropsavar-gidalar&quot;&gt;A Gribine Karşı Mikropsavar Gıdalar&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yorgunluk-gideren-dogal-formuller&quot;&gt;Yorgunluk Gideren Doğal Besinler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/keci-peynirini-deneyin&quot;&gt;Keçi Peynirini Deneyin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ender-saractan-saglikli-zayiflama-onerileri&quot;&gt;Ender SARAÇ&apos;tan Zayıflama Önerileri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/egzersiz-nasil-olmali&quot;&gt;Egzersiz Nasıl Olmalı&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;- &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/formula-7-ender-saracin-mucize-hapi&quot;&gt;Formula 7&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/ender-sarac&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;EM&gt;Tüm Yazıları İçin&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;
&lt;HR&gt;
&lt;BR&gt;* &lt;EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/cinsel-iliski-sirasinda-aci-hissi&quot;&gt;Cinsel ilişki sırasında acı hissi&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/evliliklerde-cinsel-sorunlar&quot;&gt;Evliliklerde cinsel sorunlar&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/sperm-arttirici-keciboynuzu-kuru&quot;&gt;Sperm arttırıcı kür (Prof.Dr. İ.Saraçoğlu)&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/seks-gucunu-arttirmak&quot;&gt;Seks gücünü arttırmak&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;/EM&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Ender Sarac&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>GÜNEŞ YANIKLARINDA LAVANTA VE PAPATYA</title> 
  <pubDate>Mon, 19 Jul 2010 23:39:04 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/gunes-yaniklarinda-lavanta-ve-papatya </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/gunes-yaniklarinda-lavanta-ve-papatya </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Yanıkların tedavisinde lavanta ve papatya kullanılabilir.&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;Hiç unutmam, bundan 30 yıl kadar önce bir gazete haberi ilgimi çekmişti. Sahil kasabalarımızda o sıralarda sürmekte olan yoğun yapılaşma faaliyetleri nedeniyle inşaatlarda çalışmak üzere buraya gelen iki genç, bir haftalık çalışmanın yorgunluğunu gidermek için bir pazar günü deniz kenarındaki kumun üzerine yatmış, yanmak için de annelerinden hatırladıkları şekilde &lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;ceviz yaprağını kaynatarak&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt; vücutlarına sürmüşler. Tabii yorgun bedenleri güneşin altında öylesine gevşemiş ki akşama kadar uyuyakalmışlar. Akşam vakti kalkmak istemişler ama nafile, bedenleri cayır cayır yanıyor. Ağır yanık nedeniyle hastanenin aciline kaldırılmışlar.&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; src=&quot;http://img831.imageshack.us/img831/7194/gunesyaniklari2.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ceviz taşıdığı &lt;STRONG&gt;kumarin tipi bileşikler&lt;/STRONG&gt; nedeniyle güneş ışınlarına olan hassasiyeti artırıyor. 5-6 yıl önce piyasaya çıkarılan ve hızlı bronzlaşma sağlayan güneşlenme ürünlerinin bileşiminde de bergamot esansı yer alıyordu. Bu yağın bileşiminde bulunan furanokumarin tipi madde bergapten cilde sürüldüğünde cildin güneş ışınlarına karşı hassasiyetini artırıp 15-20 dakika içerisinde ten rengini koyulaştırıyordu. Ancak deri kanseri riskini büyük ölçüde artıracağı için haklı olarak, daha sonraki yıllar piyasaya sürülmesine izin verilmedi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Geçen hafta, güneş ışınlarının sağlığımız bakımından öneminden ve olası risklerinden bahsetmiş, riskleri azaltabilmek için alınması gereken genel önlemleri incelemiştik. Bu hafta yanık oluşumundan sonra ciltte meydana gelen hasarı gidermek ve iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla yararlanılabilecek ürünlerden bahsedeceğiz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#339900&gt;&lt;STRONG&gt;ALOE VERA CİLDİ RAHATLATIYOR&lt;/STRONG&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tropik bir bitki olan aloe vera, bir ara her derde deva bir ilaç olarak ülkemizde bidonlar içerisinde pazarlanıyordu. Pazarlama stratejilerinde kullanılan abartılı iddialar nedeniyle daha sonra yasaklandı. Bu üründen farklı olarak bitkinin etli yapraklarının orta kısmından çıkarılan jelimsi kıvamdaki “aloe vera jel” taşıyan formüllerin cilt hasarlarının tedavisinde başarıyla kullanıldığı biliniyor. Bu formüllerin haricen uygulanmasıyla cildi rahatlattığı, nemlendirerek ve iyileşme süresini kısalttığı ve hatta radyasyon yanıklarını bile iyileştirebildiği ortaya konuldu. Zaten aloe vera jeli çok sayıda dermokozmetik ürününün bileşiminde de yer alıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öküzgözü (Calendula sp.) çiçekleri ve sarı kantaron (Hypericum perforatum) çiçeklerini taşıyan merhemler yanık ve yaralarda etkili oluyor. Bu iki bitkiyi birlikte ya da ayrı ayrı taşıyan formüller hem ağrıyı giderici hem de antiseptik özellikte olup iyileşme süresini kısaltıyor. Sarı kantaron çiçeklerinin saf zeytinyağı içerisinde bekletilmesiyle hazırlanan yağlı özüt, tüm dünyada etkili bir yara ve yanık ilacı olarak yüzlerce yıldır kullanılıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu bitkinin yaralar üzerindeki etkinliğini ortaya koyan kapsamlı bir bilimsel çalışmanın sonuçlarını uluslararası bir bilimsel dergide bu sene yayınladık. Yapılan bir çalışmada sarı kantaronun etkinliğinin kullanılan zeytinyağının kalitesi ile paralel olarak arttığını, saf zeytinyağıyla en yüksek etki gözlenirken ayçiçek yağı gibi ince yağlarla etkinin belirgin bir şekilde azaldığı gözlenmiş. Sarı kantaron yağının güneş yanıkları tedavisinde kullanılması durumunda, uygulamanın sadece geceleri yapılması ve gündüz ciltten silinerek uzaklaştırılmasını öneririm. Çünkü içerisinde etkili olan madde hiperisin güneş ışınlarına hassasiyeti artırmaktadır. Bu hususa dikkat edilmesi gerekir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#6600ff&gt;YİNE DE DİKKATLİ OLUN&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yanık kısımdaki ödemin ve kaşıntının giderilmesi için önerilebilecek bir başka bitki ise papatya. Güvenilir bir marka papatya çayı (Matricaria recutita) olması önemli. İki poşet papatya çayı bir bardak taze kaynatılmış su içerisinde üzeri kapatılarak 5-10 dakika demlenir. Ilıyan çayla vücut silinir ya da bu çay küvetin içerisine dökülerek içerisinde banyo alınır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yanıkların tedavisinde lavanta yağı da etkili olmaktadır. Tabii Lavandula angustifolia’dan elde edilen gerçek lavanta yağı olması önemli. Doğrudan yanık üzerine pansuman yapılır. Ayrıca yüzde 5’lik Tea tree oil taşıyan kremi sürülebilir. Atkuyruğu silisyum bakımından zengindir, dolayısıyla doku onarımında yararlı olur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bahsettiğimiz bu bitkiler ürünlerin yanı sıra yanığın derecesine göre basit bazı uygulamalar da yararlı oluyor. Yanık kısım üzerine soğuk kompres uygulanması, yanık kısmın eşit hacim suyla seyreltilmiş elma sirkesiyle pansuman yapılması bu tip basit uygulamalardır. Bu bitkisel ürünler güneş yanıklarının tedavisinde, şikayetlerin giderilmesinde yararlı olabilecektir. Ancak siz yine de dikkatli olun, bu tedavilere gerek kalmasın. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/erdem-yesilada&quot;&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Prof.Dr. Erdem YEŞİLADA&quot; src=&quot;http://i45.tinypic.com/14xndp4.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/erdem-yesilada&quot;&gt;Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA&lt;/A&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;Sorularınız İçin : &lt;A href=&quot;mailto:eyesilada@yeditepe.edu.tr&quot;&gt;eyesilada@yeditepe.edu.tr&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yesil-cay-icin-prostatdan-korunun&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Yeşil Çay için Prostat&apos;dan Kurtulun&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/limonatanin-onemi&quot;&gt;Limonata&apos;nın Önemi&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/brokoli-nasil-tuketilmeli&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Brokoli Nasıl Tüketilmeli?&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kirmizi-biber-kilo-verdirir-mi&quot;&gt;Kırmızı Biber Kilo Verdirir mi?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Ceviz Kolestrolü Düşürür mü&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ceviz-kolestrolu-dusur-mu&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Ceviz Kolestrolü Düşürür mü?&lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A title=&quot;İnatçı Öksürüğe Bitkisel Çözümler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/inatci-oksuruge-bitkisel-cozumler&quot;&gt;İnatçı Öksürüğe Bitkisel Çözümler&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Şeker Hastalığına Karşı Bitkisel Öneriler&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/seker-hastaligina-karsi-bitkisel-oneriler&quot;&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Şeker Hastalığına Karşı Bitkisel Öneriler&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Yüksek Kolestrol ve Şekere Karşı Pırasa&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yuksek-kolestrol-ve-sekere-karsi-pirasa&quot;&gt;Yüksek Kolestrol ve Şekere Karşı Pırasa&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Erdem Yeşilada&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>HAMİLELİKTE 33-34 HAFTA</title> 
  <pubDate>Mon, 19 Jul 2010 23:32:18 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-33-34-hafta </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelikte-33-34-hafta </guid>
  <description>&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Hamilelikte dişler ilgi istiyor.&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Anne adayları hamilelikte diş bakımına daha fazla özen göstermeli. Hamilelik sırasında oluşan uzun süreli diş eti hastalıkları erken doğuma bile neden olabiliyor. Anne adayları, hamilelikte günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapmalı, plak birikimine engel olmalı.&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;33’üncü haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;33’üncü haftada anne adayı&quot; src=&quot;http://img835.imageshack.us/img835/9722/37894987.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bebeğin beyninde oluşmuş olan ve nöron adı verilen milyarlarca sinir hücresi onun rahim içi yaşantısında etrafındakileri öğrenmesine yardımcı olur. Bebek duyabilir, hissedebilir ve görebilir. Bu haftalarda bebeğin baş çapı eskiye oranla daha hızlı büyümeye başlar. Bebeğin göz bebekleri tıpkı erişkin birinde olduğu gibi ışıkta küçülüp karanlıkta büyüme yeteneğini kazanır. Bebek bu sayede bulanık olarak görebilir. Bebek zamanının büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta erişkinlerdeki gibi derin uykuya dalar ve gözlerinde hızlı göz hareketleri (REM) saptanabilir. Erişkinlerdeki REM uykusu rüya görülen anları temsil eder. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bebeğin rüya görüp göremediğini bilemiyoruz ama onun rüya gördüğünü hayal etmek bile hoş bir düşünce! Bebeğin akciğerleri artık gelişimini ve olgunlaşmasını neredeyse tamamlar. Doğum sonrası vücut sıcaklığını koruma görevi yapan cilt altı yağ dokusu kalınlaşmaya devam eder. Bebekler hamileliğin son dönemlerinde hızlı kilo alır. Bu haftada bebek artık yavaş yavaş doğum pozisyonunu alır. Eğer kafası yukarıdaysa büyük bir olasılıkla makat geliş nedeniyle anne adayı sezaryen olmak zorunda kalacaktır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Peki, anne adayı neler yaşar?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bu haftada anne adayı daha hızlı kilo aldığını fark edebilir. Ellerde ve ayaklarda hafif ödem olması normaldir. Ancak anne adayının şiddetli baş ağrıları varsa, çakan ışıklar ya da noktacıklar görüyorsa, şişliklerde ani bir artış varsa, karın ağrısı, bulantı ve kusması oluyorsa preeklempsi (hamilelik tansiyonu) açısından dikkatli olmalı ve mutlaka zaman kaybetmeden doktoruyla görüşmeli. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eğer bebek çok iriyse ya da anne adayı ikiz, üçüz bekliyorsa karındaki aşırı şişlik mideye bası yapar. Rahatsızlık hissi anne adayının iştahında azalmaya neden olabilir. Anne adayı bu haftada bebeğin diz ve dirsek vurmalarını ayırt edebilir. Bu arada zaman zaman içeride bebeğin hopladığını hissederseniz telaşlanmayın. Bu bebeğinizin hıçkırmalarıdır ve tamamen normal bir durumdur. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;&lt;STRONG&gt;34’üncü haftada bebek ve annede ne tür değişiklikler olur?&lt;/STRONG&gt; &lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Bebeğin akciğerlerinde büyük bir olasılıkla artık surfaktan adı verilen madde var. Surfaktan, akciğerlerde havalanmayı sağlayan, hava yollarının birbirine yapışmasını önleyen maddedir. Zamanından çok önce doğan bebeklerde yoğun bakımda surfaktan dışarıdan verilir. Bebeğin akciğerlerinde surfaktan olması doğum durumunda solunum problemi yaşama olasılığının çok azaldığı anlamına gelir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bebeğin ağrılığı 2 kilo civarındadır. Boyu ise yaklaşık 42 santimetredir. Bebeğin böbrek üstü bezlerinden (adrenal) salgılanan hormonlar anne adayında süt üretimini başlatabilir. Bebek gözlerini uyurken kapatıp uyanıkken açık tutar. Tırnakları parmak uçlarına kadar uzamıştır. Bebeğin bağışıklık sistemi gelişmeye devam eder, basit ve hafif enfeksiyonlarla mücadele edebilecek yeteneği kazanmıştır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Anne adayına gelince... Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli şikayetlerinden biridir. Uyuma güçlükleri, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma anne adayının sorun yaşamasına neden olur. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hamile kadınlar bu dönemde cinsel isteksizlik yaşayabilir. Herhangi bir zararının olduğu gösterilmemiş olsa da anne adayı eğer istemiyorsa eşini anlayışlı olmak konusunda ikna etmeli. Bu haftalarda yaşanan bir başka sorun da doğum ve doğuma ait konularla ilgili endişelerdir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eşin ve doktorun yaklaşımı son derece önemlidir. Anne adayı, dünyada her gün binlerce kadının doğum yaptığını ve bunların sadece çok az bir kısmının sorun yaşadığını aklından çıkarmamalı. Siz bu yazıyı okurken bile binden fazla bebek ilk çığlıklarını attı!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;DÜZENLİ KONTROLDEN GEÇİN &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Hamilelik diş sağlını nasıl etkiliyor?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Eskiler her gebelik için bir diş gider derlerdi. Artık bu eki söylem pek doğru değil. Ama bu inanışın altında gerçek payı var. Gerçekten de gebelik tüm vücut sistemlerini etkilediği gibi diş ve dişeti üzerinde de etki gösterir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Uygun şekilde bakım yapılmadığı taktirde özellikle dişetlerinde iltihaplanma ortaya çıkabilir. Gingivitis adı verilen bu durum sadece dişetlerinin sağlığını bozmakla ve dişlerin dökülmesinde neden olmakla kalmaz, gebelik üzerinde de olumsuz etkiler yaratır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yapılan son çalışmalarda gingivit olan hastalarda erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerin daha sık görüldüğü bulunmuş. Anne adayının sağlığını tehdit eden ya da bozan her olay karnındaki bebeğini de etkileyebilir. Bu açıdan diş sağlığı hem anne hem de bebek için çok önemli. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff3300&gt;Anne adayı ne tür önlemler almalı?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Gebelik esnasında acil bir diş probleminin ortaya çıkmasını engellemenin en kolay yolu, düzenli olarak diş kontrollerine gitmektir. Rutin ve koruyucu diş bakımı gebeliğin herhangi bir döneminde yapılabilir. Ancak pek çok gebe kadın kendisini gebeliğin ikinci 3 ayında daha güvende hissettiğinden olası bir girişimi bu dönemlere ertelemeye çalışmalı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Diş filmi bebeğe zarar verir mi?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Gebelikte çekilen diş filminin herhangi bir olumsuz etkisi yok. Ama biz yine de gebelik ya da gebelik şüphesi mevcutsa bu filmi elimizden geldiğince ertelemeye çalışıyoruz. Eğer film çekilmesi şartsa karın bölgesine konulan kurşun plakla bebek korunur. Bu şekilde x-ışınlarının bebeğe ulaşması engellenir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Peki ilaçlar tehlikeli mi?&lt;/FONT&gt; &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Dr. Alper Mumcu:&lt;/STRONG&gt; Rutin diş tedavilerinin çoğunda herhangi bir ilaç kullanmaya gerek kalmıyor. Eğer ilaç kullanımı gerekirse gebeliğe ve anne karnındaki bebeğe olumsuz etkilerinin olmadığı bilinen ilaçlar tercih edilir. Gebelik sırasında diş etleri kırmızı, şiş ve kanamaya meyillidir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu durumun gebelikteki hormonal değişimlere bağlı olduğu kabul ediliyor. Gebelik gingivitisi bebek dünyaya geldikten sonra geriler, ancak kalıcı hasar bırakabilir. Eskiler bebeğin kalsiyumunu annenin dişlerinde aldığını söylerler. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu doğru değildir. Bebek kendi dişlerinin sağlıklı gelişmesi için ihtiyacı olan kalsiyum, fosfor ve diğer vitaminleri anneden alır ancak bunu dişlerden çekerek değil annenin yediklerinden ve içtiklerinden temin eder. Bu nedenle gebelik esnasında dengeli beslenmeye özen gösterilmeli.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; alt=&quot;Alper Mumcu&quot; src=&quot;http://a.imageshack.us/img408/545/alpermumcu.jpg&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Op.Dr. Alper Mumcu&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı &lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Amerikan Hastanesi&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Telefon&amp;nbsp;0 212 311 20 00 / 1660- 65&lt;BR&gt;0 212 311 20 00 /1612 (direkt)&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;mailto:alper@mumcu.com&quot;&gt;alper@mumcu.com&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Bebegim&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>KAFEİN DETOKSU</title> 
  <pubDate>Sun, 18 Jul 2010 19:54:04 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.xprodoksit.com/yazi/kafein-detoksu </link>
  <guid> http://www.xprodoksit.com/yazi/kafein-detoksu </guid>
  <description>&lt;DIV align=justify&gt;
&lt;DIV id=yazih1&gt;
&lt;H1&gt;Kafeine bağımlı olup olmadığınızı anlayın ve de detokslanmanın en iyi yolunu!&lt;/H1&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#663300&gt;Kafein en çok uykunuzu kaçırma özelliği içeren uyarıcı olarak bilinir. Bir kere tüketildiğinde vücudunuz tarafından emilir ve kan dolaşımınıza aktarılır. İçecek olarak tüketildiğinde 5 dakika içerisinde bütün dokularınıza ulaşmaya başlar.&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kafeinin etkileri tüketildikten kısa bir süre sonra zirveye ulaşır. Kafeinin etkileri nelerdir? Çoğunuz için bu tanıdık gelebilir: Göz bebeği büyümesi, terleme, kalp çarpıntısı, kas gerilmesi ve kan damarlarının daralması.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG style=&quot;TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; DISPLAY: block&quot; src=&quot;http://img717.imageshack.us/img717/1108/kafeindetoksu.jpg&quot;&gt;Eğer düzenli olarak günde 350 mg’dan fazla kafein kullanıyorsanız fiziksel olarak bağımlı olabilirsiniz. Yani eğer kafein kullanmazsanız, aşağıdaki belirtilerde azalma hissedeceksiniz:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Baş ağrısı&lt;BR&gt;- Yorgunluk&lt;BR&gt;- Endişe&lt;BR&gt;- Sinirlilik&lt;BR&gt;- Konsantrasyon güçlüğü&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İdeal kafein dozu günlük 200-300 mg’dır. İşte kafein tüketiminizi ölçmek için iyi bir hesap: Bir fincan kahve 100-200 mg kafein içerir, bir fincan çay ise 40-120 mg arası kafein içerir ve soda ise 20-80 mg kafein içerir. Kafein alımınızı değerlendirin. Bağımlı mısınız? Eğer öyleyse toksinlerden arınmanın tam zamanı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Birinci hafta: Detoks&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kendinizi kafeinden vazgeçirmek isteyeceksiniz- uyuşturucuyu birden kesmek iyi bir seçenek değildir!&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;Bu yolları takip edin:&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Günlük kafein tüketiminizi 200 mg’la sınırlayın (iki fincan kahveye eşdeğer)&lt;BR&gt;- İlk gününüzde, baş ağrınız başlayana kadar kafein içeren içeceğinizi içmeyi erteleyin.&lt;BR&gt;- Kafein içeren ağrı kesicilerden sakının.&lt;BR&gt;- Baş ağrılarınızı geçirmek için ibuprofen ve su kullanın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;İkinci hafta: Enerjinizi artırın &lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kendinizi canlandırın! Beslenmenizde değişiklikler yapın ve bu önerdiğimiz besinleri ekleyin:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Buzlu yeşil çay için; kahvede bulunan kafeinin çeyreği kadar kafein içerir.&lt;BR&gt;- B vitamini veya nohut, ıspanak ve tam tahıllı gevrekler gibi B vitamini içeren yiyecekleri deneyin; size enerji verecekler.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Üçüncü hafta: Yan etkileri azaltın&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Karşılaşabileceğiniz yan etkilerin bazılarıyla başa çıkmak için bu reçeteleri deneyin&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;- Sıcak içecekler:&lt;/STRONG&gt; Rooibos çayı kafein içermez ve kafeini bıraktığınızdaki gerginlik halini rahatlatır.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;- Soğuk içecekler:&lt;/STRONG&gt; Karnıyarık otuyla rahatlayın bağırsaklarınızı temizler ve düzenli olarak tuvalete çıkmanıza yardımcı olur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Dördüncü hafta: Gizli kafeinden uzak durun&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kafeinsiz kahve kullandığınızda kafeinin en az yüzde 97’sinin ortadan kalktığını unutmayın.&lt;BR&gt;- Bütün üreticiler kafein içeriğini bildirmek zorunda değildir.&lt;BR&gt;- Enerji kelimesi içeren ürünlerden uzak durun. Enerji=kafein!&lt;BR&gt;- Dondurma, çikolata ve enerji içeceklerinde bulunan gizli kafeine karşı dikkatli olun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/detoks-kilo-verdirir-mi&quot;&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;&lt;EM&gt;Detoks Kilo Verdirir mi? - Prof.Dr. Osman Müftüoğlu&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;&lt;EM&gt;* &lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/zinde-bir-kis-icin-detoks&quot;&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;&lt;EM&gt;Detoks ile Zindelik&lt;/EM&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/detoks-diyeti&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;Detoks Diyeti - Doc.Dr. Alev Eken&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/suna-dumankaya-detoks-programi&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;Detoks Proğramı - Suna Dumankaya&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ayak-detoks-videosu&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;Ayak Detoksu - Prof.Dr.Ahmet Maranki&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/uzun-suren-detoks-zararli&quot;&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#996600&gt;Uzun Süreli Detoks Zararlı mı?&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A title=&quot;Mehmet ÖZ&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;Prof.Dr. Mehmet ÖZ&lt;/STRONG&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 58px; FLOAT: left; HEIGHT: 64px&quot; alt=&quot;MEhmet ÖZ&quot; src=&quot;http://www.gaxxi.com/xprodoksit/xprodoksit/gorsel/dosya/kucuk1234656546mehmetoz.jpg&quot; width=81 height=89&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/mehmet-ozden-yeni-recete&quot;&gt;Mehmet ÖZ&apos;den Yeni Reçete&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/hamilelik-efsaneleri&quot;&gt;Hamilelik Efsaneleri&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/mehmet-oz-diyet-yapma-sirlari&quot;&gt;Diyet Yapma Sırları&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;*&amp;nbsp;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/gida-takviyeleri-tehlikeli-mi&quot;&gt;Gıda&amp;nbsp;Takviyeleri Tehlikeli mi?&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/toksik-siskinlik-ve-3-nedeni&quot;&gt;Toksik Şişkinlik ve Nedenleri&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/colyak-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri&quot;&gt;Çölyak Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kanser-risk-faktorleri&quot;&gt;Kanser Risk Faktörleri&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/iki-hafta-diyeti&quot;&gt;İki Hafta Diyeti&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; src=&quot;http://img251.imageshack.us/img251/9873/kalpz.png&quot; width=15 height=13&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalp-krizi-ve-mide-yanmasi&quot;&gt;Kalp Krizi ve Mide Yanması&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yorugunluk-ve-halsizlik-mehmet-oz&quot;&gt;Yorgunluk ve Halsizlik Aynı mı?&lt;BR&gt;&lt;/A&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/acai-bitkisinin-sirri-ne&quot;&gt;ACAİ Bitkisin Sırrı Ne?&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/yogurt-ile-gulumseyin&quot;&gt;Yoğurt ile Gülümseyin&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Doğru Beslenme Önerileri&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogru-beslenme-onerileri-mehmet-oz&quot;&gt;Doğru Beslenme Önerileri Mehmet ÖZ&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Genç Kalmak&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/genc-gorunmek-ve-genc-kalmak&quot;&gt;Genç Görünme ve Genç Kalmak&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Ev Yapımı Ketçap&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/ev-yapimi-ketcap-kullanin&quot;&gt;Ev Yapımı Ketçap Kullanın&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;* &lt;A title=&quot;Tatlandırıcı mı Şeker mi?&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/dogal-tatlandiricilar-ve-seker&quot;&gt;Doğal Tatlandırıcışar ve Şeker&lt;/A&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG style=&quot;MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left&quot; src=&quot;http://img251.imageshack.us/img251/9873/kalpz.png&quot; width=15 height=14&gt;&lt;A title=&quot;Kalp Sağlığı için 5 öneri&quot; href=&quot;http://www.xprodoksit.com/yazi/kalp-sagligi-icin-5-oneri&quot;&gt;Kalp Sağlığı için 5 Öneri&lt;/A&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A href=&quot;http://www.xprodoksit.com/bolum/mehmet-oz&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;EM&gt;&lt;FONT color=#ff0000&gt;Tüm yazılar için.......&lt;/FONT&gt;&lt;/EM&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;Mehmet OZ&lt;/category&gt;
  </item></channel>
  </rss>