|
Batman: Return of the Joker
Fallout
World of Warcraft
The Lord of the Rings
Prince of Persia
|
Bir zamanlar devamlı takip ettiğim,
çok sevdiğim bir dergi vardı. Her ay yeni aldığım sayıyı okuduktan sonra yeni
sayıyı beklemeye başlardım. Ama bir çok kez gazeteciye gidip beklediğim derginin
gelmediğini görürdüm. Ben de otobüse atlar, dergiyi yazıldığı yerden satın
alırdım. Bir gün aynı şey bir kez daha başıma geldi. Dergi elimde, otobüs
durağına doğru ilerliyordum, gelen ilk otobüse atlayıp eve gidecektim. Fakat
sonra fikrimi değiştirdim ve büyük bir fast food zincirinin şubelerinde birine
girdim. Satın aldığım mönünün yanında bir tane de indirim kuponu vardı. Bu
indirim kuponu ile belirli bir "bilgisayarcı"dan istediğim bir oyunu indirimli
olarak satın alabilecektim. Yemeğimi yerken dergiyi okumaya başladım. Fallout
isimli bir oyunun incelemesini okudum ve aldığı nota baktım; not 70 civarındaydı
ve yazar oyunu pek de beğenmiş gibi bir izlenim uyandırmıyordu, sayfayı çevirip
dergiyi okumaya devam ettim. Yemeğim bittiğinde gidip indirim kuponunu
kullanmaya karar verdim, ne de olsa sadece 1 dakikalık bir mesafeye gitmem
gerekecekti.
Raflardaki oyunlara bakarken hayal kırıklığına uğramıştım
çünkü fazla çeşit yoktu ve oyunların çoğu o zamanlar mantar gibi biten oldukça
kötü Quake taklitleriydi. Arada tanıdık ve farklı olan tek oyun ise Fallout
isimli oyundu. Çaresiz, elimde dergi ve Fallout olduğu halde evin yolunu tuttum.
O sırada hayatımın artık yeni bir döneme girdiğinin pek farkında
değildim.
Sanırım bir hafta sonraydı. Okula nasıl geldiğimin farkında
bile değildim. Gözlerim kan çanağına dönmüş bir şekilde kendimi sınıfa attım.
Dersim başlamasına daha 20 dakika vardı, gözlerimi kapattım. Uyku ile uyanıklık
arasında sınıfa giren arkadaşlarıma günaydın diyordum. Arkadaşlarımdan biri
yanıma geldi; İlker bu ne hal olm, geberiyosun uykusuzluktan son günlerde.
Alem yapıyosun, sabahlara kadar barlarda pavyonlarda, sonra bööle olursun işte.
Çoook değiştin İlker, çooooook! Eskiden namazında niyazında bi adamdın
nıahahahahoano!
Arkadaşımın haklıydı, çok değişmiştim. Eskiden de
oyunları severdim ama "1 saat oynarım, sonra bırakırım" dediğimde bunu
yapabilirdim. Artık bunu yapamıyordum. Fallout oynuyordum... Ama neden bu oyunu
bu kadar sevmiştim?
Retro tarzını yapılmış her şeyden hoşlanırım, Fallout
retro denince aklıma gelen ilk oyundur. Duvarlardaki afişler, oyundaki en güçlü
zırh olan Power Armor'un dizaynı, oyunun girişindeki şarkı (Maybe)... Ayrıntılı
oyunlardan hoşlanırım, Fallout gibi geniş ve ayrıntılı oyun zor bulunur.
Mekanların, silahların, insanların kişiliklerinin ve hikayelerinin ayrıntıları
oyuncuyu etkiler, içine çeker. D&D dışındaki dünyaları da keşfetmek isterim,
Fallout bize kendi karanlık fakat komik dünyasını sunar. Bunu yaparak bugün
severek oynadığımız Forgotten Realms veya PlaneScape oyunlarının önünü açması,
"öldü" denilen Rpg'leri yeniden diriltmesi ise ayrı bir başarıdır. Eğer Fallout
bu kadar iyi bir oyun olmasaydı belki de bugün Icewind Dale
oynayamayacaktık. |