| Tanıtım |
![]() |
|
|
![]() NURAN ATMANOĞLU ![]() SUNA DUMANKAYA ![]() FUSUN SAKA ![]() YASEMİN AMATO ![]() MERYEM DEDE ![]() SULEYMAN ESERDAĞ ![]() FİKRİYE ABLA ![]() |
| Reklam |
|
|
Diyeti zevke dönüştürün 'Diyet' sözünü dilimizden düşürmesek de, beslenme alışkanlığını kökten değiştirmek pek kolay değildir. Çünkü hepimiz biliriz ki, sadece beslenmek için yemek yemeyiz. Ağzımıza bir şeyleri atarken belki de acılarımızı, düş kırıklıklarımızı, öfkemizi, hayata isyanımızı, şişmanlığa karşı protesto duygularımızı yiyip çoğaltıyoruzdur, kim bilir? Olur olmaz şeyleri hırsla yiyoruz sonra da derin bir vicdan azabı duymaya başlıyoruz. Ağzımıza attığımız her çikolata, her baklava, her hamburger, her meşrubat bizi rahatlatmak bir yana, aslında sorunlarımızı artırmaktan başka bir şeye yaramıyor. Ardından kendimizi açlıkla cezalandırmaya kalkışıyoruz. Tabii yürümüyor ve bir kısır döngü içinde yaşam geçip gidiyor. YEMEK İHTİYAÇTIR Atıştırmak eksik ve kısır bir karın doyurma şeklidir. Aslolan sofradır ve sadece insanlar sofra kurarlar.
Yemek pişirmek, sunmak insanlığın evrimini gösterir. Hayvanlar karın doyurur, insanlar yemek yer ve bir tek insanın yemek yemeyi bilmek ve doymak ruhu vardır. Zevk için beslenmek son derece temel ihtiyaçlarımızı tatmin eder. Bunlardan ilki sağlık, diğeri psikolojik doyumdur. Gerek aile ile, gerekse dostlar ile paylaşılan her yemek bir törendir. Tek başına, suçlulukla dolu atıştırmalar ise yalnızlığı büyütür. Sofrayı, gıdaları iyi bir dost olarak baştan keşfetmeli ve ona egemen olmalıyız. Fazla kilolarıyla çelişki içinde olan insanların büyük çoğunluğu genellikle bir önyargının ve yanlış koşullanmanın kurbanıdırlar; 'Zevk' ve 'Acı'! Hangisi zevk, hangisi acı? Sevmediğiniz bir vücudun içinde yaşamaktan acı mı duyuyorsunuz? Kuşkusuz bu anlık değil, uzun bir zamana, geniş bir alana yayılan bir sorundur. Günün birinde dilediğiniz incelikte bir bedene sahip olursanız, sonsuz bir hazla buluşmuş olursunuz. Aynaya her baktığınızda hayata minnet duyar, kendinize yeni giysiler almaya başlarsınız. YENİ DÜŞÜNCE KALIPLARI Kilolusunuz ve canınız çikolata, börek, kızartma, cips veya baklava çekiyor. Tabii bunlar tüketilirken zevk veren gıdalardır. Ama anlık bir zevkin tuzağına düşerseniz, uzun vadeli mutluluğu biraz daha ertelemiş, biraz daha uzaklaştırmış olursunuz. Geçici zevkleri ACI, kalıcı mutlulukları HAZ ile özdeşleştirmeyi başarırsanız emin olun zafer sizin olacaktır. Örneğin mutfakta, ulaşmak istediğiniz inceliğin bir fotoğrafını karşınıza koyarsanız, asıl zevkin o olduğunu her fırsatta hatırlarsınız. Bu fotoğrafı cüzdanınızın içine de, buzdolabının kapısına da koyabilirsiniz. Alış veriş yaparken size asıl amacınızı anımsatır! Önemli olan size zarar veren lezzetleri ve hareketsizliği sıkıntı ile, sizi hedefinize ulaştıracak lezzet ve düzenleri keyifle yaşamanızdır. Bu alanda biraz yaratıcı olun. Bakın neler olacak... Dr. Yasemin Fatih Amato' ya ait önceki yazılar :SELÜLİTLERE RADYO FREKANSI DOĞRU YÜRÜYÜŞ NASIL OLMALI SAGLIKLI BİR YIL İÇİN KIŞ VE CİLDİNİZ KAHVALTININ FAYDALARI FAYDALI GÜZELLİK FORMÜLLERİ DOMATESLE SİHİRLİ MASKE YEŞİL ÇAY VE DİYET AKNE İZLERİ KAFEİNLE YAĞLARA VEDA TONİK TAVSİYELERİ DOĞAL CİLT TEMİZLEME KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ |
|
|
Selülitlere etkin çözüm: Radyo frekansı Mart geldi, yarısı geçti... Bazen kapıdan baktırıyor, bazen kazma kürek yaktırıyor ama yaz günlerinin yaklaştığını da haber veriyor. Aynalar gerçekçidir, size neler söylüyor?
Kilolar, selülitler biraz ilgi mi gerektiriyor? Çoğumuz için bu sorunun yanıtı 'Evet'tir. Bu süpriz değil tabii. Biliyoruz selülit çok inatçı bir sorundur. Hiç ihmale gelmez, çünkü sürekli bir oluşumdur. Size birçok kez bunları yazdım, bugün tekrar etmeyeceğim, Bu defa daha iyi haberler vereceğim... Radyo frekansı sellülit tedavileri ve bölgesel incelme amacıyla ülkemizde en az 1.5 yıldır daha yaygın olarak kullanılıyor. Kendi hastalarımı incelediğimde, onları hiç bu kadar iyi görmediğimi söylemeliyim. Geçen yıl selülitli bölgelere radyo frekansı uygulamaya başladığım kişilerde, seansları tamamladığımızda harika sonuçlar aldık. Onlar bu yazı çok daha mutlu karşılayacaklar... Biliyorsunuz selülit, özellikle kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşur ve birkaç evrede gelişir. Erken teşhisle tedavisi çok daha kolaydır ama ilerleyince işimiz zorlaşır. Ancak radyo frekansı ile en inatçı selülitlerde bile belli bir oranda düzelme sağlayabiliyoruz. Radyo Frekansı ile selülit tedavisi teknolojinin ulaştığı son noktalardan biridir. Amerikan FDA onayına sahip olması da önemli bir güvence oluşturuyor. Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla lifli bağların ve ödemlerin yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur. Radyo frekansı enerjisi bu lifli bağlara ve yağ tabakasına ısı gönderir. Bu şekilde hücre enerjisi canlanır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bağlar gerilir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar. Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm bir ölçüde hafifler. Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar. Tedavi keyif veriyor Klasik termaj, ortalama 70 dereceye yakın bir ısıya yükselir. Ancak bölgesel incelme ve selülit için kullanıldığında en fazla 45 derecede uygulama yapılır. Selülitli bölgelerde sistem bir ütü gibi gezdirilir. Bir bakıma, sıcak bir masaj gibidir ve çoğu hasta tedaviden keyif alır. Bu ısı ile Radyo Frekansı, kolajen dokuyu uykudan uyandırır, faaliyete geçmesini, canlanmasını ve kendini yenilemesini sağlar. Tedavi sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Kalıcı değişim için, haftada 1 kez olmak üzere 10-12 seans yapılmasını öneriyoruz. Radyo Frekansı her türlü cilt rengine yapılabilir. Lekelenmeye yol açmaz, güneşe karşı hassasiyeti artırmaz ve şu ana kadar kullandığımız yöntemler içinde en uzun ömürlü, kalıcı sonuçları almamızı sağlar. Ayrıca yaz kış her mevsim yapılabilir. Dr.Yasemin Fatih Amato (www.yasemen.biz) Dr. Yasemin Fatih Amato' ya ait önceki yazılar :DOĞRU YÜRÜYÜŞ NASIL OLMALI SAGLIKLI BİR YIL İÇİN KIŞ VE CİLDİNİZ KAHVALTININ FAYDALARI FAYDALI GÜZELLİK FORMÜLLERİ DOMATESLE SİHİRLİ MASKE YEŞİL ÇAY VE DİYET AKNE İZLERİ KAFEİNLE YAĞLARA VEDA TONİK TAVSİYELERİ DOĞAL CİLT TEMİZLEME KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ |
|
Akıllı yürüyüşler...Yürümek önemli, evet biliyoruz. Ama aklımıza birçok soru takılıyor. Ne kadar yürümeliyim, hızlı mı olmalı, yavaş mı olmalı, geri geri mi olmalı, koşar adım mı? Ya da kilo verebilmek için nasıl yürümem gerekir gibi... Sağlık için yarım saat Uzmanlar, yetişkinlerin günde en az 30 dakika, çocukların ise 1 saat aktif olmaları gerektiğini belirliyor. Her gün olmasa bile haftanın 4-5 günü yapılması zorunlu. Bu seviyedeki bir aktivite, ortalama 150 kalori yakılmasını sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalık riskini azaltır. Tabii eğer extra şekerlemeler, tatlılar, börekler atıştırarak, attığınız toksinleri fazlasıyla yerine koymazsanız. Yine de ne olursa olsun, hareket kilodan bile önemlidir!Tempo önemli Kilo kaybı ve vücudun yeniden şekillendirilmesi ise ayrı bir konudur. Kilo vermek istiyorsanız, haftanın 4-5 günü birer saatlik yürüme programı yapmanız gerekir. Bu süre içinde sizi zorlamayan ortalama bir tempo ile yürümek, birikmiş yağları eritmenize yardım eder, metabolizmanızı hızlandırır ve daha fazla kas yapmanıza yardımcı olur. Aynı zamanda sizi her türlü kalp ve damar hastalığından da korur. Beslenme şeklinizi değiştirmeseniz bile, bu aktivite extradan 300 kalori harcamanızı sağlar ki, bu 6 ayda 4 kg verebileceğiniz anlamına gelir. Yediklerinize biraz dikkat edip daha sağlıklı beslenirseniz ve gerektiği kadar su içerseniz, bu hayal değildir. Yürüyüşe başlarken, her şeyden önce, kaslarınızı uykudan uyandırmalı ve biraz hareket ettirerek mahmurluğunu atmasını sağlamalısınız. 5-10 dakika kadar yavaş bir tempoda yürürseniz kaslarınızı uyarmış olursunuz. Anlarlar ki öyle uyuşuk uyuşuk oturamayacaklar, stoklarındaki şekerleri yakmaya başlamaları gerekecek ve o da yetmezse yedekteki yağ depolarını yardıma çağırmak zorunda kalacaklar. İpuçlarına fikkat! * İşte tam da bu nedenle, ister yürüyüş bandında, ister açık havada gerçek ortamda yürümeye başlarken, metabolizma ayarlamasını yapmanız önemlidir. Kaslarınız sizin çok kararlı olduğunuzu ve sizi taşımak için elinden geleni yapması gerektiğini anlamalıdır. * Kaslarınızın ısındığını hissettiğinizde ritmi arttırın. Ancak kalp atış hızı sizi rahatsız etmeyecek bir canlılıkta olmalı. Nefesinizin farkında olun. Ancak yanınızda birisi ile konuşabilecek kadar da dışa dönük kalın. * Bu nasıl bir tempodur? Şöyle diyebilirim; Bir randevuya ucu ucuna, oyalanmadan yetişmeye çalışıyorsunuz ama içiniz rahat... * Böylece yarım saat kesintisiz yürürseniz, vücudunuzdaki yağ stoklarının rahatı bozulmuş olur, aynı zamanda kaslarınız gelişir ve bazal metabolizma hızını yeniden ayarlar. Kuşkunuz olmasın vücudunuz gün boyunca daha fazla enerji üretmeye devam eder. * Eğer hızınızı aldıysanız, rahatsanız, kendinizi enerjik hissediyorsanız ve vaktiniz de varsa, bu yürüyüşü uzatmayı deneyin! [BU YAZIYI KAYDET] Dr. Yasemin Fatih Amato' ya ait diğer yazılar : SAGLIKLI BİR YIL İÇİN KIŞ VE CİLDİNİZ KAHVALTININ FAYDALARI FAYDALI GÜZELLİK FORMÜLLERİ DOMATESLE SİHİRLİ MASKE YEŞİL ÇAY VE DİYET AKNE İZLERİ KAFEİNLE YAĞLARA VEDA TONİK TAVSİYELERİ DOĞAL CİLT TEMİZLEME KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ |
|
|
Dr. Yasemin Fatih Amato Best of 2007 -Tatlısıyla, acısıyla, bir yılı daha geride bıraktık. Bu vesile ile 2007 içinde yazdığım yazılardan birkaç konuyu derleyip toplamak, kimilerinin altını çizmek istedim..
ÖNCE SAĞLIK... Güzellik hayatın merkezinde duran bir konudur. Gerçekten çok değerlidir. Ancak konu fiziksel güzellik olunca, her şeyden önce sağlığımızdan bahsetmek gerekir. Sıvası bozuk bir duvarı boya ile ne kadar düzeltebiliriz? Aynı şekilde fizyolojik sorunları olan bir cildi de sadece kozmetik yöntemlerle düzeltmek olası değildir. Yani önce sağlık ve yaşam kalitesi gelir; güzellik onları takip eder. SPOR... Egzersiz, gençlik iksirinin ta kendisidir! Tümüyle daha genç olmamızı ve genç görünmemizi, yağları yakmamızı, cildimizin gerginleşmesini, dayanıklı olmamızı ve yaşama pozitif bakmamızı sağlar. Her derde deva bir iksir varsa, o da spor ve harekettir! GÜLMEK... Genç kalmanın en önemli sırrı nedir diye sorarsanız, hiç tereddüt etmeden neşe ve güler yüz derim. Bunların ardı sıra olumlu düşünmek, güzel uyumak ve hareketli bir yaşam sürmeyi sıralarım. İnanın bütün bunlar, tüm kozmetik yöntemlerden, tedavilerden ve ilaçlardan daha etkilidir. SİRKE-SARMISAK-BAL... Doğa anamızın cömertçe sunduğu bu geleneksel gıdalar, artık kilo kontrolünün de en önde gelen yardımcıları. Sarmısak, sirke ve bal içinde bulunan maddeler vücudumuzda bir araya gelince, sindirim sistemi içinde farklı bir kimyasal reaksiyon başlatırlar ve yağ yakımını hızlandırırlar. Günde bir öğün de olsa bu karışımı salatalarınıza ilave edin. SABAH KAHVALTISI... Kilolarla başı dertte olanların çoğunun sabah kahvaltısı yapmadıklarını biliyoruz. Kimisi öğün atlamayı kar sayar, birçoğu da sabahları kendilerini aç hissetmezler. Oysa sabah kahvaltısı uzun vadeli sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü hedefinin en önemli anahtarıdır. Sabah iştahsızlığı ise üzerinde durulması gereken bir sağlık sorunudur, çünkü birçok hastalığın ilk habercisi olabilir. KİLO... Yaşadığımız yüzyılda aşırı zayıflık güzellikle özdeşleşmişti. Son zamanlarda yeniden bir denge kurmaya doğru yol alıyoruz. Çünkü tüm araştırmalar, sağlıklı bir vücudun sıska bir vücut olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Hatta hafifçe kilolu insanların daha neşeli ve uzun ömürlü olduğu düşünülüyor. Esasında şişmanlık ve zayıflığı nasıl ölçeceğimizi bile tam olarak bilmiyoruz. Vücuk Kitle İndeksi yeterli gelmiyor çünkü kilo standartlarında bazı boşluklar var. Yaşa, cinse, beden tipine göre herkesin ayrı bir gerçeği, kendine özel normallik sınırları var. Önemli olan yaşam kalitemizdir. Yani doğal gıdalarla dengeli bir şekilde beslenmek, yeteri kadar hareket etmek ve kendimizle barışık yaşamaktır. Sevgili okuyucularımıza sağlık ve neşeyle dolu bir yıl dilerim.. Dr. Yasemin Fatih Amato'nun 2007 yılına ait yazıları : |
|
|
Cildinizi kıştan koruyun Kış mevsiminde cildimiz iki büyük sorunla karşı karşıya kalır. Bunların ilki soğuk, ikincisi ısıtılan ortamlardaki kuru havadır.
Bu nedenle cildimiz hızla nem kaybederek kurur. Bütün bunlardan en fazla yüzümüz, göz çevresi, dudaklarımız ve ellerimiz etkilenir. Ne soğuk ne sıcak! Kendinizi ve cildinizi elden geldiğince soğuktan koruyun. Bu havalarda sokağa çıkarken atkı, bere, eldiven ve özellikle gözlük takmayı ihmal etmeyin. Soğuktan olduğu kadar, aşırı kuru ve sıcak ortamlardan da korunun. Yaşadığınız odalarda buhar makinesi çalıştırın veya ısıtıcıların üzerine su kapları koyun. Ani ısı değişimleri hem vücut direncimizi düşürür hem de cildimizi mahveder. Örneğin sıcak bir ortamdan sonra hemen sokağa çıkmaktan sakının. Birkaç dakika binanın içinde bekleyin. Hele bir de rüzgar varsa daha iyi korunmak gerekir. Soğuk rüzgar yüzümüzde kılcal damar çatlamalarını artırır. Nem kaybı Kışın insan susamadığını zanneder. Oysa bu mevsimde suya ihtiyacımız kesinlikle daha az değildir. Günde Kilo almayın! Soğukların bir başka bedeli de yüksek kalorili gıdalara, özellikle tatlılara karşı isteğimizin artmasıdır. Böylece her yıl birkaç kilo üzerimize yapışıp kalabilir. Vücut direncinizi arttırmak ve formunuzu korumak için mevsim meyvelerini ve sebzelerini bol bol tüketin. Bir yandan da düzenli olarak C Vitamini alın. C vitamini hem cildimiz hem de soğuk algınlığından korunmak için en yararlı vitamindir. Kış mevsiminde tüm doğa dinlenir ve baharda yeniden doğmaya hazırlanır. Bize gelince, baharda çiçek açmak istiyorsak, şimdi cildimizi korumanın, beslemenin, gerekli tüm bakımlarla canlandırmanın zamanıdır. |
|
|
Sabah kahvaltısı obeziteyi önler Biliyor musunuz, kilolarla başı dertte olanların çoğu sabah kahvaltısı yapmazlar. Kimisi öğün |
|
|
Üç değerli sır! Basit, etkili ve doğal
* Yağlı cilt makyajı tutmaz: Yağlı cilde makyaj yapmak da, kalıcı olmasını sağlamak da zordur. Gelgelelim, zahmetsizce hazırlayabileceğiniz bir maske ile bu sorunu aşabilirsiniz. Önce yüzünüzü güzelce temizleyin, sonra aşağıdaki malzemeleri hazırlayın... * 1 yemek kaşığı üzüm suyu * 1 yemek kaşığı nane suyu (Aktarların çoğunda bulunur) * 1 yemek kaşığı limon suyu Bu üç ürünü karıştırıp yüzünüze sürün ve 20 dakika bekleyin. Bu arada gül suyunun içine birkaç parça buz koyun. Hafifçe erimeye başlayınca, yüzünüzü buzlu gül suyu ile yıkayın... Artık makyajınızı yapabilirsiniz! Ve çok daha kalıcı olacağına da emin olun. Tabii kullanacağınız kozmetikler yağsız, toz kıvamında olmalıdır... AVOKADO BAKIMI * Kuru ciltleri yenileyin: Bu harika formül cildi besler, nemlendirir, yeniler ve canlandırır. Hazırlaması da gayet kolaydır: * Akşamdan 6 tane bademi ıslatın. Ertesi gün onu havanda biraz dövün. Un gibi değil de, kum taneleri gibi olmasını sağlayın. * 2 çay kaşığı yulaf ezmesi * 4 çay kaşığı kaşığı çiğ krema * Yarım muz veya avokadoyu iyice ezin. Bu malzemeleri güzelce karıştırın. Yüzünüze sürün ve 20 dakika bekleyin. Sonra tülbent gibi yumuşak, pamuklu bir kumaşı sütle nemlendirip onunla yüzünüzü silin. Son olarak da soğuk suyla yıkayın... SAÇLARA MAYONEZ * Güneş saçlarımızı kuruttu: Yaz sonuna yaklaşırken saçlarımızın sıcağa dayanacak hali kalmadı. Kimisi dökülüyor, uçları kırık, kuru, cansız bizden yardım bekliyorlar. Aşağıdaki maske, her tür saça gayet iyi gelir. Derin nem sağlar, kuru ve hasar görmüş saçları onarır, ışıl ışıl parlatır... Mayonezin içindeki yumurta ve zeytinyağı saçlarınıza yararlıdır. Özellikle avokado ile karıştırınca harika bir nem maskesi elde edersiniz! * 1 avokado * Yarım çay bardağı sade mayonez. Avokadoyu ezin, mayonez ile karıştırıp saç diplerinden ucuna kadar masaj yaparak uygulayın. Başınıza bir duş bonesi takıp yarım saat bekleyin. Sonra da ılık su ile güzelce çalkalayın... |
|
|
DOMATESİN SİHİRLİ GÜCÜ
Domates bir sağlık ve güzellik hazinesidir. Vücut direncini arttıran, cildi güzelleştiren, yaşlanmayı önleyen en önemli gıdalar arasında yer alır. Domateste bulunan likopen maddesi, bilinen en etkili antioksidandır. Birçok besinin aksine, domates piştikçe değeri artar ve özellikle zeytinyağıyla birlikte tüketildiği zaman vücut tarafından daha kolay sindirilir. Domates cildimiz için de çok yararlıdır. Cilt hücreleri arasındaki bağları kuvvetlendirir ve güneş hasarlarını önler. Halk içinde arı sokmasında, vücuda batan diken ve camların çıkarılmasında, nasır ve siğilin temizlenmesinde, sarılık hastalığında, ateş ve güneş yanıklarında yaygın olarak kullanılır. Domates vücudumuzdaki nemin korunmasına yardımcı olur. Kışın veya yazın günde 1 domates veya 1 kaşık salça tüketmek 8 bardak su içmek kadar yararlıdır.![]() SİVİLCELERİ GEÇİRİR Cildiniz yağlı ise domates maskesi tam sizin içindir! Özellikle komedonlar (siyah noktalar) ve akneleri etkin bir şekilde iyileştirir. Çünkü domates yağ salgısını dengeler ve hafif bir peeling sağlar. Yüzünüzde bir sivilce mi başlıyor? Hemen üzerine biraz domates salçası sürün. Ağrısı geçer ve hızla iyileşir. Domates maskelerini ne şekilde uyguladığınız çok da önemli değildir. Domatesi ortadan kesip yüzünüze sürebileceğiniz gibi, rendeleyebilir yahut 1 kaşık dolusu domates püresi veya salça kullanabilirsiniz. Ardından 10-15 dakika kadar bekleyin ki, domatesin özü cildinize iyice nüfuz etsin. PEELING ETKİSİ YARATIR Sonra bir dilim domatesle hafifçe yüzünüzü ovun. Çünkü domates hafif bir peeling'e de yardımcı olur. Süre dolunca, yüzünüzü ılık su ile hafifçe yıkayın. Yüzünüzdeki belli belirsiz domates kalıntıları cildinizin PH'ını dengelemeye devam eder. Cildiniz kuruysa, domatesin içine biraz zeytinyağı karıştırın. Yine aynı şekilde 10-15 dakika bekleyin ve sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. MUCİZELER YARATIYOR! Domates maskesi yaptığınızda cildinizde tatlı bir kıpırtı duyabilirsiniz. Ancak bu yanmaya dönüşürse hemen yıkayın. Çünkü bazı insanların domatese karşı alerjisi vardır. Domates maskesi antiaging bir mucize gibidir. Ben tüm hastalarıma 25 yaşından itibaren bu uygulamaya başlamalarını öneriyorum. Çok yakında her yerde domates kremleri veya peeling'leriyle karşılaşırsanız hiç şaşırmayın! Dr. Yasemin Fatih Amato 'nun diğer yazıları için Tıkla |
| OKUNASI |
| GEZELİM GÖRELİM |
|
![]() ![]() |
| Fotoğraf Albümü |
![]() |