Ana Sayfa

 
Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Yıllık Arşiv
Tanıtım
Reklam


Lida | Lida | Lida
Text/Link Reklam

Gelinlik Modelleri
Facebook Grubuna Katıl

 
Tercihiniz?
Ahmet MARANKİ
Suna DUMANKAYA
İbrahim SARAÇOĞLU
Yasemin AMATO
Erkan TOPUZ
xprodoksit Blog
Twitter Takip
Son Fotoğraflar
TERLİK KİLİDİ


Video
 
Özel Arama

Ana Sayfa > Reiki
 
Vücudumuzun hayatta kalması için kan dolaşımına ihtiyacımız olduğunu biliyoruz da can dolaşımı nedir bunu bilmiyoruz.

Gerçekten de bir can dolaşımımız var mı ve varsa ne işe yarıyor? Kozmik Füsun SAKAenerji nedir, aura neye benzer, çakralar nedir ve nasıl açılır? İnsanın kendi içine yolculuğu hızlandıkça, kendi güçlerini keşfettikçe bu soruların cevabını buluyor.

Son zamanlarda şarkılara bile konu olan çakralar, doğaldır ki birçok kez yazıldı çizildi. Artık neredeyse çocuklar bile çakraların ne olduğunu biliyor, bilmeseler de az çok fikir sahibi olmuş durumdalar. Herkes bilmesine biliyor da, bu çarka adı verilen güç merkezleri nasıl kapanır, kapanırsa açılaması nasıl mümkün olur, işte bunu herkes bilmiyor.

Bu bilgeleri almak için, Psikolog Dr. NLP ve Bioenerji Uzmanı Davut İbrahimoğlu ile görüştük. İbrahimoğlu yıllardır bioenerji üzerine çalışmalar yaptığı için bir uzman yardımı olmadan tek başına insanın kendi güçlerini nasıl kullanabileceğine dair ipuçları verdi bize.

İbrahimoğlu, çarka ve aura bilgilerinden önce bioenerjinin ne olduğunun bilinmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü bioenerji her canlıda var ve o, olmadığında hayat da olmaz. Bio hayat, enerji zaten enerji demek. Yani bioenerji, hayat enerjisi demek. İbrahimoğlu, konuyu daha iyi anlamak için kan ve can dolaşımı konusunda bilgi sahibi olmak gerektiğini vurguluyor ve "Bizlerin kan dolaşımı var, bunu biliyoruz  bir de can dolaşımımız var. Bu can dolaşımı ise şöyle anlatılabilir. Vücudumuzda can dolaşımını sağlayan kanallar var ve kozmik enerji tepeden girdikten sonra bu kanallar vasıtasıyla vücudumuza dağılıyor. Dağılım görevini ise çakralar yapıyor. Çarka bir Sanskritçe kelime, yani güç merkezi demek.  Sonuçta enerji tepeden giriyor ve güç merkezleri vasıtasıyla organlara dağılıyor, hayat devam ediyor. Herhangi bir sebepten dolayı o çarkalar kapanırsa o çakranın  hizmet ettiği bölge enerji almıyor. Enerji almayan bölge de fonksiyonunu yerine getiremiyor ve hastalıklar meydana geliyor" diyor.

Çarka sistemi nedir?çakra nedir?
İbrahimoğlu'na göre; Çakralar vücutta  sürekli olarak dönen  enerji merkezleri olarak kabul ediliyor. Vücudun fiziksel , duygusal ve ruhsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu enerjilerin dağılımı , çakralar tarafından gerçekleştiriliyor. Yedi büyük çakra bedenimiz içindeki elektromanyetik aktivitelerin toplandığı yerlerde bulunuyor. Başın hemen üzerinde bulunan komuta merkezi , alın çakrası , boğaz çakrası , kalp çakrası, güneş sinirağı çakrası , sakral çakra ve temel-kök çarka adı verilen yedi çakranın her biri maddi varlığın iç salgı bezlerinden bir tanesiyle çalışıyor.

Çakralar tamamen ya da kısmen tıkanabiliyor. Böyle olunca salgı  bezleri tam kapasiteyle  çalışmadıkları için vücutta çeşitli hastalıklar meydana gelebiliyor.

Çakralar neden kapanır?

Beyinsel çatışmalardan, stresten, kötü düşüncelerden, psikolojik baskılardan, affetmemeyi bilmemekten dolayı çakralar rahatlıkla kapanabiliyor. Çakraların kapanmasında, günlük stresler, ses ve hava kirliği, kötü beslenme gibi durumlar da etkili olabiliyor. İbrahimoğlu, "Bunun manası şu; Çakraların kapanmaması için mümkün olduğu kadar yaşantımızı sükunetle devam ettirmemiz gerekiyor. Sizde iç huzur yoksa, hoşgörü yoksa, kendinizle barışık değilseniz, eğer kendinizi sevmiyorsanız kesinlikle enerji akışınızda muhakkak sorun vardır. O zaman kendimizde değişiklik yapmamız gerek. Yoksa çakralar açılsa bile iki günde yine aynı hale gelir. Bunu başarmak için sakin ortamlarda bulunmak, iyimser olmak gerekiyor. Bugünlerde kimileri su orucu yapıyor ve vücudunun direncine göre 20 güne kadar, sadece su içerek yaşıyor. Su orucu tutuyorlar yani. Günde üç dört kere duş alıyorlar. Yeşillikte dolaşıyorlar.Bu sayede mevcut toksinler tamamen atılıyor. Çünkü biz zihinsel olarak değişmediğimiz sürece hiçbir şey değişmez. O zaman kendimizden başlayacağız değişime.
Bu işte ilk aşamada da meditasyonu hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor" diyor.

Zihnimizi dingileştirmenin en etkili yolu olan meditasyon tüm Uzakdoğu felsefelerinin teme taşı adeta. Zihni bir havuz gibi niteleyen bu öğretilere göre, havuza taş atıldığında nasıl ki dibini göremezsek, akla takılan sorular, sorunlar da zihnimizi bulandırıyor. Dolayısıyla insan  kendi derinliklerini göremiyor. Kendi yeteneklerinizi de fark edemiyor. O zaman ya geçmişin esiri ya geleceğin kölesi oluyor. Bugünü ıskalıyor…

Çakralarımızı nasıl açabiliriz?

Bionereji uzmanlarına göre; Eğer çakralarımızın kapandığını öğrendiysek ve açmaya niyetliysek,  o günlerde  beslenmemizde biraz rahatlama yaşamamız, kırmızı et yemekten kaçınmamız ve sebzeli yemeklere ağırlık vermemiz, artı bol su içmemiz gerekiyor. Doğada olmak, mesela, çimlerde yürümek de çok etkili. En önemlisi, eğer sık sık denize giremiyorsak, leğene ılık su koyup, içine beş çorba kaşığı tuz, bir çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, ayaklarımızı o suyun içinde on dakika dinlendirmemiz gerçekten işe yarıyor. Aynı suyu dizlerden aşağı doğru masaj yaparak negatif enerji atılıyor.

İnsan  vücudunda 7 ana çakra olduğunu belirten Davut İbrahimoğlu, çakraları açmak için insanın öncelikle alfa aşamasına geçmesi gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor. "En zoru olan alfa aşamasına geçmeyi öğreneceksiniz. Alfa aşamasına ise beyin jimnastiğinden sonra geçiyorsunuz. Ve Alfa aşamasına geçmek için de en az kırk  gün, sabah ve akşam olmak üzere bir öğün, beyin jimnastiği yapıyorsunuz. Yataktan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkayıp, tekrar yatağa yatıyorsunuz. Uyku halinde yatar gibi bacaklar ve eller yanda uzanıyorsunuz. İlk on gün, 100'den 1'e kadar derin nefes alıp vererek sayıyorsunuz, ikinci on gün  50'den 1'e sayıyorsunuz aynı şekilde. Üçüncü on gün 25'den 1'e ve son on gün ise 10'dan 1'e  sayıyorsunuz. Bundan sonra sizin beyniniz alfa aşaması için hazır alıyor.  Bu aşamaya geçince çakralarımızı rahatlıkla açabiliriz. Ancak bunun için hangi çakramız açık, hangisi kapalı, bunu öğrenmeliyiz. Bu işlemi ise rahat bir şekilde, bir sarkaçla ya da alyansa ip bağlayarak yapabiliriz. İçimizden diyoruz ki, çarka açıksa saat istikametinde, kapalı ise ters istikamette dönsün.  Bu bizi zihinsel olarak etkiliyor ve doğanın pozitif yönü saat istikametinde olduğu için, eğer çarka açıksa o istikamette dönüyor. Kapalı ise ters istikamette dönüyor. Tars istikamette döndüğü durumda o çarka kapalı anlamına geliyor ve açılması gerekiyor. Bu durumda yapılacak işlemler var. Bunun için beynimizi kullanıyoruz. Vücudumuzda bulunan güç merkezlerinden en önemlileri olan dalak-kalp ve beyin üçlüsünden en çok beyni kullanıyoruz. Sol eli alına koyup sağ elimizi ise kapanan çarka üzerine koyuyoruz. Bu sırada 5'ten 1'e kadar rakamları sesli olarak söyleyip her sayıdan sonra derin bir nefes alıyoruz. Tabii ki sadece bunu yapmak yetmiyor. Meditasyon da çakraların açık tutulması ve açılmasında çok faydalı. Formül ise basit. 4-8-16+2 formülünü buldum. Herkes uygulayabilir. Bunu yapmak için rahat bir durumda bağdaş kuruyorsunuz. Kuyruk sokumunuz yerle temasta olsun. 4 saniye nefes alıyorsunuz, aldığınız nefesi 8 saniye içinizde tutuyorsunuz, tuttuğunuz nefesi 16 saniyede dışarı veriyorsunuz 2 saniye de bu işleme  ara veriyorsunuz ve bunu 10 kere yapınca, beş dakika meditasyon yapmış oluyorsunuz."

Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu, işlevleri farklı olsa bile bütün çakraların aynı şekilde açıldığına dikkat çekiyor. Her çarkanın bir salgı bezine tekabül ettiğini belirten İbrahimoğlu, "Çakralar; kök çakrasından(kuyruk sokumunda) başlar. Kök çakrası renk olarak kırmızıdır. Organ olarak cinsel organlara ve aşağıya doğru gider ve biz üç tür enerji,  yer enerjisi, kozmik enerji ve besinlerden enerji alırız. Kök çakrası kapalı olunca yerden enerji alamayız. Ve kök çakrası  kapalıysa fiziksel olarak kendimizi aşırı yorgun, sevgi kaynağımızı yoksun hissederiz, aşırı halsizlikle birlikte cinsel ihtiyaçlarımızı azalmış hissederiz. Depresif oluruz. İkinci çakramız haç çakrasıdır. Renk olarak turuncu bez olarak böbrek üstü ve yer olarak bağırsaklarımızdır.   Bu kapanınca neşemiz kaybolur. Kabız oluruz. Üçüncü çarka midedir, renk olarak sarı, bez olarak pankreastır. Bunun kapanması bizim yaratıcılık gücümüzü azaltır. Kalın bağırsakta sorun, midede yanma olur. Dördüncü çarka kalp çakrasıdır, rengi yeşildir.  Bezi timüs bezidir, kapanması kalp ve ciğerlerde rahatsızlıklara neden olur, kendimize hakimiyeti kaybederiz. Beşinci çarka gırtlaktır, yeri troid bezidir, renk olarak mavidir. Dünyaya açılan pencere de diyebiliriz, boğazımızı kollarımızı sarar. Bu kapalı olunca insanlara iletişim kurmakta zorluk çekilir. Boyun ve sırt ağrısı olur. Altıncı çarka alın çakrasıdır,  iki kaşın arasındadır, üçüncü gözdür, renk olarak çivit mavisidir, bez olarak hipofizdir, yer olarak göz kulak ve alnın bir bölgesini ihtiva eder. Bunun kapanması durumunda ön sezileriniz zayıflar. Kulak ve baş ağrısı yapar. En son çarka ise tepe çakrası, başın biraz üzerinde bulunur, rengi mordur. Mor rengin yüksek olması, ruhsallığınızın güçlü olmasıdır.  Kapanması halinde migren ağrıları olur. Ruhsal dünya kıt olur. Fiziksel dünyaya bağlılık artar.. Çakraların açılması insanın yeteneğine ve ne kadar kapandığına bağlıdır. Günlük meditasyon hayatımıza sokulursa kapanması zor olur. Bunlarla beraber sağlıklı düşünme de olmalı."

Çakralar

1.Kök çakrası: Üreme organlarıyla ilgilidir. Bu  çakra belkemiğimizin sonuna bağlı olup, bacaklarımızın arasından yere doğru yönelir. Rengi kırmızıdır. Bağlantılı olduğu element "toprak"tır ve yaşama içgüdüsü, bedene ve fizik plana bağlılık eğilimi ile alakalıdır. Yaşama isteğimizi ve canlılığımızı destekler. Dengeli çalışması, bedensel sağiık, güvenlik duygusu ve yaşama sevinci olarak tezahür eder. Bu çakra cinsel beze tekabül eder.

2.Haç çakrası: Böbreküstü bezleriyle alakalıdır. Rengi turuncudur. Karın bölgesinin alt kısmında yer alır. Bağlantılı olduğu element "su"dur ve cinsellik duyumları ile alakalıdır. Dengeli çalışması, duyumsal yoğunluk, cinsel doyum ve değişimi kabul etme becerisi olarak tezahür eder.

3.Güneş sinir ağı: Pankreas bezini yönetir. Rengi sarıdır. Duygusal bedenimizle bağlantılı olup, arzularımızı, yaratıcılığımızı ve ilişkilerimizi yönlendirir. Kişisel güç, irade, özsaygı duygularımız bu çakra ile ilintilidir.
  Bağlantılı olduğu element "ateş"tir. Dengeli çalışması, enerji, verimlilik,  çabuk karar verebilme ve güç faktörünü baskıcı olmadan kullanabilme yetisi olarak tezahür eder.

4.Kalp çakrası: Timus bezi ile ilgilidir . Dokunma duyumuzu kontrol eder. Sevgi ve şefkat duygularımız ile ilintilidir.
Bağlantılı olduğu element "hava"dır. Sağlıklı çalıştığında, sevgi, şefkat, barış ve güçlü bir adalet anlayışı olarak tezahür eder.

5.Gırtlak çakrası: Tiroid bezini yönetir. beşinci çakramız boğazımızdadır. Rengi parlak mavidir. Sanatsal yaratıcılığımız ve kendimizi ifade etmemiz için gereken enerjiyi sağlar. Bu çakra dünyaya açılan penceredir.

6.Alın çakrası(Üçüncü göz):Hipofiz bezi ile bağlantılıdır.  Rengi çivit mavisidir. Aynı zamanda "üçüncü göz çakrası" olarak da bilinen bu çakra, iki kaşın ortasında yer alır.Sezgilerimiz, durugörü, hayalgücümüz için gereken enerjiyi sağlar.

7. Tepe çakrası: İpofiz bezi ile alakalıdır . yedinci çakramız başımızın tepesinde tam ortasındadır. Rengi mordur. Taç çakra olarak da bilinen bu çakra, saf farkındalık olarak bilinen bilinç seviyesine karşı gelir.Beş duyunun algılayamadığı, zaman - mekan ötesi birlik alemiyle  bağlantı noktamızdır.  Bilgelimizin ve ruhsallığımızın gelişmesi ve anlayışlılığımızın artması için gereken enerjiyi sağlar.   Füsun SAKA 

UZAKTAN EĞİTİM NASIL YAPILIR?

 

Dikkatimizi verebildiğimiz her yere ve her düşünceye enerji göndermemiz mümkündür. Reiki de, enerjileri kullanarak uyguladığımız bir şifa yöntemi olduğundan, birebir eğitimle olduğu gibi uzaktan eğitimle de öğrenilebilir. Tüm dünyada bunun uygulaması yapılmaktadır.

Birebir eğitimde, bilgileri eğitmen anlatırken; uzaktan eğitimde, ders notlarını sizin okumanız gerekmektedir. Uyumlama yine uzaktan yapılır ve bunun için eğitmenle öğrenci arasında bir randevulaşma olur. Ders notları ve sertifika da, talebe göre, e-mail ya da posta vasıtasıyla ulaştırılır.

İki eğitim arasında etki anlamında bir farklılık yoktur. Uzaktan eğitimle, bir şifacı olmak için gereken zamandan ve paradan tasarruf etmeniz söz konusudur.

Yurtdışında uzaktan eğitim veren çok önemli okullar, enstitüler ve kuruluşlar vardır ve birçoğu sadece uzaktan eğitim vermektedir.

Reiki sistemlerinin ilk basamağı, Usui Reiki 1. Aşama eğitimidir. Kişi bu eğitim ve uyulmama sonucunda; kendisine, yanındakine, bitki ve hayvanlarına, yiyeceklerine, giysilerine.. kısacası dokunabildiklerine şifa aktarabilecek duruma gelir.

Usui Reiki toplamda 3 aşamalı bir eğitimdir. 

Mikao Usui geleneğindeki Reiki için ödenen karşılık, onu almak isteyen kişinin ödeme gücüne göre belirlenebilmiştir.

Usui ve inisiyeleri, kişinin hiç ödeme gücünün olmadığı yerde, karşılık olarak hizmet veya olanaklar dahilinde başka bir bedel kabul etmiştir.

Bununla birlikte, Mikao Usui’ nin temel kurallarından biri, Reiki eğitiminin bedelsiz verilmemesinin daha doğru olduğudur. Bu kural, Reiki nin karşılıksız aktarılması şeklindeki bir bağışın, alıcıyı enerjetik olarak borçlu durumda bırakacağı gibi, vereni de yıpratacağı inancına dayanır. Ayrıca bağış, Reiki’nin değerinin küçümsenmesi ve anlaşılması için yeterince çaba gösterilmemesi ile de sonuçlanabilmektedir. Reiki’yi alabilmek için kendi kaynaklarından ( para yerine emek veya hizmet de olabilir ) harcayan kişi, kendi iyileşmesi için yatırım yapıyor sayılır. Yatırımı yapmak istemeyen veya gönülsüzce kabul eden insan, Reiki alsa da ilk iyileşmeden kısa süre sonra eski haline hızla geri döner.

Reiki’nin anlamı, Japonca'da, "Evrensel Yaşam Gücü Enerjisi" dir. Reiki, iki farklı Japonca kelimenin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. REI evren anlamına gelir. KI ise ruh, yaşam gücü enerjisi demektir. Bu iki Japonca kelime aynı zamanda aydınlanma demektir.

 

Reiki; Reiki uygulayan kişinin ellerinden rahatsızlığı olan kişiye gönderilen, iyileştirici, şifa verici bir enerji çeşididir. Yumuşak, şefkatli ve bir o kadarda güvenilir ve tehlikesizdir. Vücut içinde bulunan enerji akışını düzenlemek ve böylece bedenin kendisine şifa vermesini sağlamak Reiki’ nin başlıca görevidir. Organları ve iç salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlayıcı, bağışıklık sistemini güçlendirici, hastalıkları başlangıcından itibaren tedavi edici, ağrıları azaltıcı, vücuttaki toksik maddeleri temizleyici bir uygulamadır. Kişilerin korku ve endişelerini, depresyonu, üzüntüyü yok eder, uygulananda pozitif düşünceler oluşturur. Fiziksel veya ruhsal acıları, stres ve gerginliği geçirmek, kişiye ihtiyacı olan şifayı temin etmek Reiki’nin görevidir.

 

Reiki fiziksel, duygusal, zihinsel, spiritüel olsun; acı duymayı yatıştırmaya yardımcı olur. Bu, Reikinin iyileştirebileceği anlamına gelir. Bu bildirim herhangi birinin herhangi bir hastalıktan bir veya daha çok Reiki uygulaması ile iyileşeceğinin bir garantisi veya vaadi değildir. Çoğu durumlarda Reiki, birlikte kullanıldığında tıbbi tedavinin etkilerini güçlendirir. Reikinin altında yatan prensip zarar veremeyeceğidir ve herhangi bir zarar verici amaç için kullanılamayacağıdır.

Reikinin bir başka amacı kişisel ve spiritüel tekamülü güçlendirmektir ve aydınlanma yolunda yardımcı olmaktır. Reiki herhangi bir spiritüel yola/öğretiye ait değildir ve herkes için çalışır. Reiki almak aydınlanmayı garanti etmez.

 

Uygulamayı öğrenmek ve Reikiyi başkaları ile paylaşmak için, bir Reiki Masterdan uyumlama almanız gerekir. Kendinize, ailenize ve arkadaşlarınıza, hayvanlara, bitkilere vs. Reiki vermeyi öğrenebilirsiniz. Başkalarını tedavi ederken Reiki enerjisi sizi de tedavi eder ve enerjilendirir.

 

Reiki’yi düzenli olarak kullanmanın birçok faydası vardır. Bunlardan bazıları şunlardır;


· Kronik hastalıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır.
· Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek sizi hastalıklara karşı korur.
· Stresli zamanlarınızda sizi rahatlatır ve sakinleştirir.
· Korku duygusunu yenmenize yardım eder.
· Kafanız karışık olduğunda düşüncelerinizi netleştirmenizi sağlar.
· Ağrı ve acılarınızı azaltır.
· Düşüncelerinizi doğru noktaya yönlendirmenize yardım eder.
· Var olan hastalıklarınızın ilerlemesini durdurur.
· Vücudunuzu toksinlerden arındırır ve zehirli maddelerin atımını sağlar.
· Duygusal blokajları çözer ve duygusal sorunlarınızı çözmenize yardım eder.
· Sezgisel yeteneklerinizi ve farkındalığınızı arttırır.
· Vücudunuzdaki yaraların daha kolay geçmesini sağlar
· Kötü alışkanlıklarınızdan ve size zarar veren tutumlarınızdan vazgeçmenize yardım eder.
· İnsanlarla ilişkilerinizde daha sakin ve daha yapıcı olmanıza yardım eder.
· Sanatsal üretkenliğinizi arttırır ve ilham almanızı kolaylaştırır.
· Kin, nefret, öfke gibi zarar verici duygulardan sıyrılmanıza yardım eder.
· Bilinçaltınızdan kaynaklanan sorunları tedavi eder.
· Kendiniz için daha doğru ve iyi olanı bulmanıza yardım eder.
· Enerji vererek sizi dinçleştirir ve yaşlanma etkilerini azaltır.
· Cinsel sorunlarınızın çözülmesinde yardımcı olur.
· Psikolojik rahatsızlıklarda, fobilerde ve depresyonda olumlu sonuçlar verir.
· Sevgi ve ilgi duygularınızı artırır ve duygusal ilişkilerinize olumlu katkısı olur.
· Uykusuzluk, bitkinlik ve isteksizlik gibi sorunlarınızın çözülmesine yardım eder.
· Fiziksel, psikolojik ve zihinsel sorunların çözümlenmesine yardım etmesi ve diğer pozitif etkileri hem iş yaşamında hem duygusal yaşamınızda hem de sosyal ilişkilerinizde sizi destekleyecek ve çok daha mutlu bir insan olmanıza yardım edecektir.

 

REKLAM
Saç modelleri


OKUNASI

SAĞLIK KÖŞESİ
Online Doktor
Online Doktor
 
© Copyright www.XprodoksiT.com 2006-2009 Türkiye'nin Sağlıklı Yaşam Platformu

Bu sitedeki bilgiler hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sağlığınız, hastalık belirtileriniz veya ilaçlar konusunda lütfen doktorunuza danışınız.
Norton Safe Web